İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm

HALAF ELNEMLE (2022/104737)

  • Yaşam hakkı
  • Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı
  • Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru; yaşamının tehlikeye gireceği ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi nedeniyle yaşam hakkının, bu karara karşı açılan davanın süre aşımından reddi nedeniyle yaşam hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkının, idari gözetim kararının hukuka aykırı olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ve bu hakla bağlantılı ayrımcılık yasağının, ayrıca sınır dışı etme davasında bazı usul güvencelerine aykırı davranılması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Yaşam hakkıYaşamsal tehlikeye rağmen sınır dışıBaşvuru Yollarının Tüketilmemesi—
Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkıİdari gözetimBaşvuru Yollarının Tüketilmemesi—
Yaşam hakkıYaşam hakkı ile bağlantılı etkili başvuru hakkıAçıkça Dayanaktan Yoksunluk—
Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkıKişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile bağlantılı ayrımcılık yasağıBaşvuru Yollarının Tüketilmemesi—
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)Yargılamanın sonucuna ilişkin iddialar (idare)Konu Bakımından Yetkisizlik—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

HALAF ELNEMLE BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/104737)

 

Karar Tarihi: 4/3/2026

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan y.

:

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Üyeler

:

Selahaddin MENTEŞ

İrfan FİDAN

Muhterem İNCE

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Merve ARSLANTÜRK

Başvurucu

:

Halaf ELNEMLE (Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı)

Vekili

:

Av. Sait BİÇER

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; yaşamının tehlikeye gireceği ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi nedeniyle yaşam hakkının, bu karara karşı açılan davanın süre aşımından reddi nedeniyle yaşam hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkının, idari gözetim kararının hukuka aykırı olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ve bu hakla bağlantılı ayrımcılık yasağının, ayrıca sınır dışı etme davasında bazı usul güvencelerine aykırı davranılması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olan başvurucu, 28/9/2022 tarihinde kimlik ve adres bilgilerini güncellemek için Şanlıurfa İl Göç İdaresi Müdürlüğüne (Göç İdaresi) başvurmuştur. Göç İdaresince GÖÇ-NET kurumsal yazılım sistemi üzerinden yapılan sorgulamada başvurucu hakkında G-87 (genel güvenlik) tahdit kodu tesis edildiği tespit edilmiştir.

3. Göç İdaresince 28/9/2022 tarihinde başvurucu hakkında 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendi (kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar) uyarınca sınır dışı etme, 29/9/2022 tarihinde ise aynı Kanun'un 57. maddesi kapsamında altı ay süre ile idari gözetim kararı verilmiştir. Sınır dışı etme kararında başvurucunun menşe ülkesine sınır dışı edilmesinin 6458 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 55. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi kapsamında sakıncalı olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle başvurucunun gönderilebileceği güvenli üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilmesine veya gönüllü olması hâlinde menşe ülkesine çıkışının sağlanmasına karar verilmiştir.

4. Sınır dışı etme kararı 3/10/2022 tarihinde Türkçe ve Arapça (başvurucunun anladığı dilde) düzenlenen tebliğ formu aracılığıyla, tercüman eşliğinde başvurucuya bildirilmiştir. Başvurucu, formu parmak izini basmak suretiyle tebellüğ etmiştir. Tebliğ formunda başvurucu hakkında alınan sınır dışı etme kararının gerekçesine, bu karara karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabileceğine, idare mahkemesinin başvuruyu on beş gün içinde sonuçlandıracağına ve verilen kararın kesin olduğuna ilişkin bilgilere yer verilmiştir. Ayrıca formda bir suretinin başvurucuya verildiği ve talep edilmesi hâlinde avukatlık hizmeti sağlanacağı belirtilmiştir.

5. Başvurucu, hakkında alınan sınır dışı etme kararına karşı 12/10/2022 tarihinde Şanlıurfa İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) iptal davası açmıştır. Dava dilekçesinde, her ne kadar sınır dışı etme kararının kendisine tebliğ edildiği iddia edilse de kararın bir örneğinin kendisine verilmediğini, bu kapsamda herhangi bir hukuki bilgilendirme yapılmadığını, bu nedenle sınır dışı etme kararının tebliği usule aykırı olup davanın süresinde açıldığının kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Ayrıca sınır dışı etme kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, siyasi savaş ve rejim karmaşası sonrası zulüm gördüğü ülkesini terk etmek zorunda kaldığını, sınır dışı edilmesi hâlinde yaşamının tehlikeye gireceğini iddia etmiştir.

6. İdare Mahkemesi 30/11/2022 tarihinde davanın süre aşımı nedeniyle kesin olarak reddine karar vermiş; karar gerekçesinde dava konusu işlemin 28/9/2022 tarihinde başvurucuya tercüman eşliğinde tebliğ edildiğini, bu nedenle davanın en geç 5/10/2022 tarihinde açılması gerekirken 12/10/2022 tarihinde açıldığını belirtmiştir. Başvurucu, nihai kararı 12/12/2022 tarihinde öğrendikten sonra aynı gün bireysel başvuruda bulunmuştur.

7. Başvurucunun hakkında alınan idari gözetim kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla sulh ceza hâkimliğine yaptığı itiraz başvurusu, idari gözetim kararında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle 13/1/2023 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu anılan karara karşı 18/1/2023 tarihinde 2023/6729 başvuru numarasıyla bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu hakkındaki idari gözetim kararı, Sulh Ceza Hâkimliğince 20/6/2023 tarihinde sona erdirilmiştir.

8. Komisyon, başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Bölüm 13/12/2022 tarihinde Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 73. maddesi uyarınca sınır dışı etme işleminin tedbiren durdurulmasına karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

9. Konu yönünden hukuki irtibat bulunması nedeniyle 2023/6729 numaralı bireysel başvuru dosyasının 2022/104737 numaralı başvuru dosyasıyla birleştirilerek birlikte incelenmesine karar verilmesi gerekir.

A.   Adli Yardım Talebi Yönünden

10. Anayasa Mahkemesi tarafından adli yardım talebinin kabul edilebilmesi için gerekli şartlar Mehmet Şerif Ay ([2. B.], B. No: 2012/1181, 17/9/2013, § 23) kararında, yabancıların adli yardım talepleri konusunda benimsenen ilkeler ise Nadali Agheli Kohne Shari ([1. B.], B. No: 2014/12633, 9/9/2015, §§ 17, 18) kararında yer almaktadır. Anılan ilkelere göre adli yardım için gerekli şartlar mevcutsa karşılıklılık şartı gerçekleşmese bile yabancının adli yardım talebi kabul edilmelidir. Somut başvuruda yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Yaşam Hakkıyla Bağlantılı Etkili Başvuru Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

11. Başvurucu, sınır dışı edilmesi hâlinde Suriye'nin güncel güvenlik durumu nedeniyle yaşamının tehlikeye gireceğini ileri sürerek yaşam hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Ayrıca yabancı olması nedeniyle kanunları bilmediğini ve anlayamadığını, bu nedenle süresinde dava açamadığını ileri sürmüştür.

12. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, başvurucunun ileri sürdüğü iddiaların değerlendirilmesinde Anayasa'nın 17. maddesinin, 6458 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin, Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadı ile birlikte somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

13. Anayasa'nın "Devletin temel amaç ve görevleri" başlıklı 5. maddesinin ilgili kısmı ve "Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı" başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrası ile "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Madde 5:

Devletin temel amaç ve görevleri, ... kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."

Madde 17:

Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

...

Madde 40:

Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.

..."

14. Başvurucunun sınır dışı edilmesi hâlinde yaşamının tehlikede olacağına ilişkin şikâyetleri Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına alınan yaşam hakkı, yabancı olması nedeniyle mevzuatı anlayamayıp süresinde dava açamadığı yönündeki şikâyetleri ise anılan maddeyle bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkı kapsamında görülmüştür. Somut olayda öncelikli olarak etkili başvuru hakkı bakımından bir inceleme yapılacaktır. Bu incelemenin sonucuna göre yaşam hakkı yönünden ayrıca değerlendirme yapılıp yapılmayacağına karar verilecektir.

15. Anayasa’nın 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkı anayasal bir hakkının ihlal edildiğini ileri süren herkese hakkın niteliğine uygun olarak iddialarını inceletebileceği makul, erişilebilir, ihlalin gerçekleşmesini veya sürmesini engellemeye ya da sonuçlarını ortadan kaldırmaya (yeterli giderim sağlamaya) elverişli idari ve yargısal yollara başvuruda bulunabilme imkânı sağlar. Bunun için sözü edilen başvuru yollarının sadece hukuken mevcut olması yeterli olmayıp uygulamada da etkili olması, başarı şansı sunması gerekir. Bununla birlikte bir başvuru yolunun gerek hukuken gerekse uygulamada genel anlamda etkili olması, somut olay bakımından etkili başvuru hakkına ilişkin bir müdahale olup olmadığının değerlendirilmesine engel değildir (Yusuf Ahmed Abdelazım Elsayad [2. B.], B. No: 2016/5604, 24/5/2018, §§ 60, 61). Ayrıca etkili başvuru hakkı bakımından inceleme yapılabilmesi kural olarak bu hakla arasında bağlantı kurulan hakkın, özgürlüğün ya da yasağın ihlal edildiğine önceden karar verilmiş olmasına bağlı değildir (Abdullah Yaşa [GK], B. No: 2015/12486, 5/11/2020, § 64).

16. Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre kötü muamele yasağı kapsamında inceleme yapılabilmesi için sıkı ispat kriterleriyle donatılmış, savunulabilir nitelikte bir iddianın varlığı aranırken anılan yasakla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğinin makul şekilde açıklanması inceleme için yeterli görülebilir (Yusuf Ahmed Abdelazım Elsayad, § 63). Bu değerlendirme, yaşam hakkı bağlamında dile getirilen iddialar için de geçerlidir.

17. Somut olayda sınır dışı etme kararı başvurucuya hem Türkçe hem de başvurucunun anladığı dil olan Arapça düzenlenen tebliğ formu aracılığıyla ve tercüman eşliğinde bildirilmiştir. Tebliğ formunda kararın gerekçesi, itiraz süresi, başvuru yapılabilecek merci ve hukuki yardım hakkına açıkça yer verilmiş; başvurucu, formu parmak izini basmak suretiyle tebellüğ etmiştir. Ayrıca tebliğ formuna göre formun bir sureti başvurucuya verilmiştir. Bu hususlar dikkate alındığında başvurucunun kararın içeriğini ve başvuru yollarını anlayabilecek durumda olduğu ve sınır dışı kararına karşı etkili başvuru yapma imkânından yoksun bırakıldığının söylenemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.

18. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Yaşam Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

19. Başvurucu, sınır dışı edilmesi hâlinde ülkesinde yaşanan savaş nedeniyle yaşam hakkının ihlal edileceğini ileri sürmüştür.

20. Bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulabilmesi için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının anayasal ödevi olup, bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt [2. B.], B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).

21. Bir kanun yolunun tüketildiğinden söz edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun bir başvuru yapılmalı, yapılan başvurunun sonucu beklenmeli, öngörülen yöntem, biçim, süre ve diğer koşullara inceleme süresince uygun hareket edilmelidir (Özlem Türkeş [2. B.], B. No: 2014/505, 17/7/2014, § 31).

22. Somut olayda başvurucu, hakkında alınan sınır dışı etme kararına karşı İdare Mahkemesinde iptal davası açmış ancak bu davayı süresinde açmadığından dava esasa girilmeksizin reddedilmiştir. Dolayısıyla başvurucu, söz konusu iddiasını etkili bir yargı mercii önünde ileri sürebilecek imkâna sahip olmasına rağmen bu yola başvurmamıştır. Bu durumda başvuru yollarının usulüne uygun tüketildiğinden bahsedilemeyeceği açıktır.

23. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

Ç.   İdari Gözetim Kararının Hukuka Aykırı Olması Nedeniyle Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

24. Başvurucu, hakkında verilen idari gözetim kararının hukuka aykırı olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

25. Anayasa Mahkemesi B.T. ([GK], B. No: 2014/15769, 30/11/2017) başvurusunda idari gözetimi sona erdirilen başvurucuların hukuka aykırı olarak idari bir kararla özgürlüklerinden yoksun bırakılmaları nedeniyle uğradıklarını öne sürdükleri maddi ve manevi zararlarının karşılanması bakımından başarı şansı sunma, yeterli giderim sağlama kapasitesini haiz ve ulaşılabilir olduğu görülen tam yargı davası yolunu tüketmeden yaptıkları başvuruların incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna varmıştır (B.T., § 73; A.A. [1. B.], B. No: 2014/18827, 20/12/2017, § 37).

26. Somut olayda başvurucu hakkındaki idari gözetim kararı sona erdirilmiş olup (bkz. § 7) başvurucunun anılan kanun yoluna başvurduğuna ilişkin herhangi bir bilgi veya belge mevcut değildir.

27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

D. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkıyla Bağlantılı Ayrımcılık Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

28. Başvurucu, kendisiyle aynı durumda bulunan yabancılar hakkında verilen idari gözetim kararlarının kaldırılmasına rağmen kendisi hakkında idari gözetim kararının devam ettirilmesinin farklı muamele oluşturduğunu ve bu farklılığın nesnel ve makul bir gerekçeye dayanmadığını belirterek eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

29. Anayasa'nın 10. maddesi ayrımcılık yasağı biçiminde düzenlenmemiş olsa bile eşitlik ilkesinin anayasal bağlamda her durumda dayanılacak normatif bir değer taşıması nedeniyle ayrımcılık yasağının da etkili bir şekilde hayata geçirilmesi gerekir (AYM, E.1996/15, K.1996/34, 23/9/1996). Başka bir deyişle eşitlik ilkesi somut bir ölçü norm olarak ayrımcılık yasağını da içerir (Tuğba Arslan [GK], B. No: 2014/256, 25/6/2014, § 108; Nurcan Yolcu [GK], B. No: 2013/9880, 11/11/2015, § 30; Gülbu Özgüler [GK], B. No: 2013/7979, 11/11/2015, § 37). Ayrımcılık yasağının Anayasa'da güvenceye bağlanan hak ve özgürlüklerden yararlanılma bağlamında bir etkisi olduğundan ayrımcılık yasağı maddi haklardan bağımsız olmayıp diğer hakların tamamlayıcısı mahiyetindedir. Ayrımcılık yasağına ilişkin güvencelerin tatbik edilmesi diğer hükümlerin ihlal edilmesini zorunlu kılmasa da ihtilaf konusu mesele Anayasa'daki diğer haklardan birinin veya birkaçının kapsamına girmedikçe bu yasağa ilişkin güvencelerin uygulanması mümkün değildir (Nuriye Arpa [2. B.], B. No: 2018/18505, 16/6/2021, § 43).

30. Bireysel başvuru yolunda Anayasa Mahkemesinin Anayasa'nın 10. maddesi kapsamında inceleyebileceği bir meselenin varlığından söz edilebilmesi için aynı veya göreceli olarak benzer durumda olan kişilere yönelik olarak farklı muamelenin varlığı şarttır. Benzer durumun varlığının gösterilmesi şartı kıyaslanan grupların tıpatıp olmasını gerektirmez (Nuriye Arpa, § 55).

31. Somut olayda başvurucu, kendisiyle aynı durumda bulunan yabancılar hakkındaki idari gözetim kararlarının kaldırılmasına rağmen kendi hakkında tedbirin devam ettirilmesinin ayrımcılık yasağını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Bununla birlikte idari gözetim kararlarının yabancıların kişisel durumları ve olayın somut koşullarına göre farklılık göstermesi tek başına ayrımcılık teşkil etmez. Ayrıca başvurucu, benzer durumdaki yabancılar hakkında verilen kararların gerekçeleri ile kendi durumunu karşılaştırarak farklı muamelenin hangi somut temele dayandığını ortaya koyabilecek nitelikte bir açıklama yapmamış, herhangi bir bilgi ya da belge sunmamıştır. Bu nedenle başvurucunun eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddiasının dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varılmıştır.

32. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

E. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

33. Başvurucu; sınır dışı etme ve idari gözetim kararlarının gerekçesiz olduğunu, savunma hakkının kısıtlandığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

34. Yabancıların ülkeye girişleri, ülkede ikamet etmeleri ve ülkeden çıkarılmaları, uluslararası hukukta da kabul edildiği üzere devletin egemenlik yetkisi kapsamındadır ancak anılan işlemlerin Anayasa’da güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklere müdahale oluşturması hâlinde bireysel başvuruya konu edilebilmesi mümkündür (A.A. ve A.A. [GK], B. No: 2015/3941, 1/3/2017, § 54).

35. Sınır dışı işlemleri, suç isnadı veya medeni hak ve yükümlülükle ilgili olmadığından adil yargılanma hakkının konusuna girmemektedir (Aıgul Mavlıanova [1. B.], B. No: 2016/6293, 9/11/2017, § 27).

36. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE,

C. 1. Yaşam hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. İdari gözetim kararının hukuka aykırı olmasından dolayı kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

 4. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkıyla bağlantılı ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,    

5. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,    

Ç. Sınır dışı etme işlemine ilişkin verilen tedbir kararının SONLANDIRILMASINA,

D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,

E. Kararın bir örneğinin İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 4/3/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, HALAF ELNEMLE, B. No: 2022/104737, 04.03.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 05, sayfa 383–389

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.