İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2025 · Birinci Bölüm

MEHMET GÜZ (2022/101430)

  • Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı)

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, ceza davasında delillerin eksik ve hatalı değerlendirilmesi sonucu mahkûmiyete karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı)Hakkaniyete uygun yargılanma hakkı (hukuka aykırı deliller, bariz takdir hatası vs.)İşlemden Kaldırılma—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MEHMET GÜZ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/101430)

 

Karar Tarihi: 9/12/2025

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Selahaddin MENTEŞ

İrfan FİDAN

Muhterem İNCE

Raportör

:

Hüseyin ERAL

Başvurucu

:

Mehmet GÜZ

Vekili

:

Av. Salih MAHSENOĞLU

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, ceza davasında delillerin eksik ve hatalı değerlendirilmesi sonucu mahkûmiyete karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından o tarihte polis memuru olan başvurucu hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçundan soruşturma başlatılmıştır.

3. Başsavcılık, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle 5/1/2017 tarihli iddianame düzenlemiştir. İddianamede özetle başvurucunun örgütün kripto haberleşme programı olan ByLock kullanıcısı olduğu belirtilerek atılı suçu işlediği iddia edilmiştir.

4. İddianamenin kabulüyle açılan dava, Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) görülmeye başlanmıştır. Mahkeme, CGNAT ve aynı dönemi kapsayan HTS kayıtlarına göre başvurucunun ByLock kullanıcısı olduğu ve veri inceleme raporunda emniyet içinde FETÖ/PDY mensubu olmayan ancak örgüt mensupları tarafından kazanılmaya çalışıldığı ifade edilen kişi anlamına gelen "DİL" olarak kodlandığı gerekçesiyle başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğini sabit kabul etmek suretiyle etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde örgüt üyeliği suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.

5. Mahkûmiyet kararı Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından verilen onama kararı doğrultusunda 14/9/2022 tarihinde kesinleşmiştir.   Başvurucu, nihai hükmü 2/11/2022 tarihinde öğrendikten sonra 25/11/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

6. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

7. Bireysel başvuru kapsamında yapılan inceleme sürecinde başvurucunun 21/8/2024 tarihinde vefat ettiği tespit edilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

8. Anayasa Mahkemesi, Elberan Vural ve diğerleri kararından itibaren bir başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi hâlinde varsa vekiline, yoksa tespit edilen mirasçılarına bireysel başvuruya devam edip etmeyeceklerini tebligat yoluyla sormaya başlamıştır. Bununla birlikte anılan karar sonrasındaki sürecin, Anayasa Mahkemesinin temel hak ve özgürlüklerin kamu makamlarınca ihlal edildiği iddiasıyla yapılan bireysel başvuruları inceleme görevini mevcut yoğun iş yükü karşısında yerine getirmesinde birtakım sorunlara yol açtığı gözlemlenmektedir. Bu nedenle Elberan Vural ve diğerleri kararının gelinen aşama itibarıyla yeniden değerlendirilerek geliştirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı belirtilmelidir (Abdurrahman Beycur ve diğerleri [GK], B. No: 2023/76490, 31/7/2025, § 38).

9. 6216 sayılı Kanun'un 49. maddesinin (7) numaralı fıkrası ve İçtüzük'ün 84. maddesi uyarınca yukarıda işaret edilen ilgili usul kurallarının, bireysel başvurunun niteliğine uygunluğu yönünden Anayasa Mahkemesince ayrı ayrı değerlendirildiği belirtilmelidir. Bu bağlamda kişiler ile idare arasındaki uyuşmazlıklarda uygulanan ve bireysel başvurunun niteliğe uygun olduğu değerlendirilen 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin esas alınması ve bir başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi hâlinde bu kişi yönünden başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı sonucuna varılmalıdır. Bunun yanında vefat etmiş olan başvurucunun mirasçısı olduğunu bilgi ve belgeleriyle ispat eden kişiler yönünden ise makul bir süre içinde bireysel başvuruyu takip etme iradesini ortaya koymaları hâlinde başvurunun incelenmesine devam edileceği kaydedilmelidir. Bu kapsamda bireysel başvuru yapıldıktan sonra ölen bir başvurucunun mirasçılarının başvuruyu devam ettirme yönündeki taleplerini Anayasa Mahkemesine iletme yükümlülüğünün kendileri üzerinde olduğu kaydedilmelidir. Öte yandan Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi durumunda dahi başvurunun incelenmeye devam edilebileceği vurgulanmalıdır (Abdurrahman Beycur ve diğerleri, § 39).

10. Somut olayda başvurucu, başvuru sonrası ölmüş; başvuruya mirasçılar tarafından devam edilip edilmeyeceğinin bildirilmesi için başvurucunun vekiline gönderilen bildirime ilişkin tebligat, vekile 26/4/2025 tarihinde tebliğ edilmiş ancak başvurucunun vekili veya mirasçıları verilen süre içinde başvuruya devam etme yönündeki iradelerini Anayasa Mahkemesine bildirmemiştir.

11. Tüm bu tespitler ışığında somut olayda Abdurrahman Beycur ve diğerleri kararında açıklanan ilkeler ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bununla birlikte mirasçıların makul bir süre içinde bireysel başvuruyu takip etme iradesini ortaya koymaları hâlinde başvurunun incelenmesine devam edileceği kaydedilmelidir. Ayrıca mevcut başvuruda İçtüzük'ün 80. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca incelemeye devam etmeyi gerekli kılan nedenlerden birinin bulunmadığı da belirtilmelidir.

12. Açıklanan gerekçelerle başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçeyle;

A. Başvurunun İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 9/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, MEHMET GÜZ, B. No: 2022/101430, 09.12.2025. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 17, sayfa 70–72

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.