İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm

EGE ZİRAAT TOHUM SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (2021/8998)

  • Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle incelenmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)Mahkemeye erişim hakkı (hukuk)Süre Aşımı—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

EGE ZİRAAT TOHUM SANAYİ VE TİCARET A.Ş. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/8998)

 

Karar Tarihi: 5/5/2026

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Kenan YAŞAR

Ömer ÇINAR

Metin KIRATLI

Raportör

:

Volkan SEVTEKİN

Başvurucu

:

Ege Ziraat Tohum Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Vekili

:

Av. Hasan ALICI

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle incelenmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucunun açtığı ihalenin feshi davasında Ezine İcra Hukuk Mahkemesinin (Mahkeme) 8/7/2020 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararında; tarafların yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildiği belirtilmiştir.

3. Mahkemece gerekçeli karar, başvurucu vekiline 28/9/2020 tarihinde tebliğ edilmiş; başvurucu vekili 15/10/2020 tarihinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.

4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin (İstinaf Dairesi) 11/11/2020 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun süre yönünden reddine kesin olarak karar verilmiştir. Kararın gerekçesi ve hükmün ilgili kısmı şöyledir:

"İİK'nın 363/1 maddesi gereğince, icra hukuk mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvuru süresi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 10 gündür. Tarafların 10 günlük yasal süre içerisinde süre tutum dilekçesi sunmaları halinde, süre tutum dilekçesini sunan tarafa gerekçeli karar tebliğ edilir ve süre tutum dilekçesi sunan taraf gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 10 günlük yasal süre içerisinde ayrıntılı istinaf dilekçesini sunmak zorundadır. Aksi halde, ayrıntılı istinaf dilekçesini sunmamış sayılır.

İlk Derece Mahkemesi tarafından hüküm kurulan 08/07/2020 tarihli duruşmada davacı vekili hazırdır. Her ne kadar ilk derece mahkemesince tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmiş ise de; kanundan doğan süreleri hakim uzatamaz ve kısaltamaz. Bu hali ile davacı vekilinin hak düşürücü istinaf başvuru süresi tefhimle başlamıştır. İstinaf başvuru dilekçesinin kabul tarihi istinaf başvuru harçlarının yatırıldığı -15/10/2020- tarihidir. Anılan tarih itibariyle davacı tarafın istinaf başvuru dilekçesi kanuni süresi içinde verilmemiştir. Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin İİK.'nun 363/1. maddesinin son cümlesi ve HMK.'nun 352/1-c maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM   : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,

1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun İİK.'nun 363/1. fıkra son cümlesi ve HMK.'nun 352/1-c maddesi uyarınca süre yönünden REDDİNE,

…

Dair yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi."

5. İstinaf Dairesinin kesin olarak verdiği karar başvurucu vekiline 23/12/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir.

6. Başvurucu, İstinaf Dairesinin 11/11/2020 tarihli kesin kararını tebliğden önce öğrenmesi üzerine 20/12/2020 tarihli dilekçesi ile 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olarak verdiğini ancak söz konusu ihalenin feshi davasında dava değerinin 1.921.000 TL olup davanın miktar veya değerinin kesinlik sınırının çok üzerinde olduğunu belirterek 6100 sayılı Kanun'un 304. maddesine göre kararın tashihi ve tavzihi talebinde bulunduğunu belirtmiştir.

7. İstinaf Dairesi 22/12/2020 tarihli ek kararıyla tashih ve tavzih talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine bir haftalık yasal süre içinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"Bölge Adliye Mahkeme kararlarının, kanun yolunun kesin veya temyiz yolu açık olduğuna dair şerhlerin sonuca müessir değildir. Başka bir deyişle kesin olmasa dahi kesin olarak verilen kararların temyizi kabildir. Davacı vekilinin talebinin bu anlamda hukuki yararı bulunmaması yanında talebin tashih veya tavzih ile halli mümkün bulunmadığından hukuki yarar yokluğundan talebin REDDİNE…"

8. Bu defa başvurucu vekili 27/12/2020 tarihinde İstinaf Dairesinin 11/11/2020 tarihli kararını temyiz etmiştir. İstinaf Dairesinin 29/12/2020 tarihli ek kararı ile anılan kararın 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu vurgulanarak aynı Kanun'un 366. maddesi atfıyla 346. maddesinin (2) numaralı fıkrası gereğince temyiz talebinin reddine kesin olarak karar verilmiştir.

9. Bu defa da başvurucu vekili 29/12/2020 tarihinde aynı gerekçelerle istinaf başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin İstinaf Dairesinin 11/11/2020 tarihli kararı ile 22/12/2020 ve 29/12/2020 tarihli ek kararlarını temyiz etmiştir.

10. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 3/2/2021 tarihli kararı ile temyiz talebinin reddine ilişkin 29/12/2020 tarihli ek kararın onanmasına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"… Somut olayda, davacının icra mahkemesine başvurduğu, Ezine İcra Hukuk Mahkemesinin 08/07/2020 tarihli ve 2019/17 E. 2020/14 K. sayılı kararı ile talebin reddine karar verildiği, davacı tarafından, talebin reddine dair ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 11/11/2020 tarih ve 2020/2108 E. 2020/1939 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince temyiz talebinin de reddine karar verildiği, bu kez son kararın temyiz konusu yapıldığı anlaşılmaktadır.

2.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 363/1. maddesine göre istinaf yoluna başvuru süresi tefhim veya tebliğden itibaren on gündür.

Somut olayda, İcra Mahkemesi kararı istinaf edene 08/07/2020 tarihinde tefhim edildiği halde, istinaf dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra, 15/10/2020 tarihinde verilip kaydettirilmiştir.

Şikayetçinin istinaf yoluna başvurusu süresinde olmadığından, İİK’nin 365/3. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin reddi kararı doğru olup, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin son kararının onanması gerekmiştir."

11. Bu karar başvurucu vekiline 23/2/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvuru 1/3/2021 tarihinde yapılmıştır. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

12. Başvurucu, istinaf süresinin gerekçesi açıklanmayan kararın tefhim edildiği tarihten başlatılarak istinaf talebinin süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı ve bu kapsamda gerekçeli karar hakkı ile kanun önünde eşitlik ilkesinin ayrıca dava konusu yapılan ihale sonucu taşınmazlarının değerinin altında satıldığını belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

13. 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi" başlıklı 363. maddesinin olay tarihindeki ilgili kısmı şöyledir:

"... İstinaf yoluna başvuru süresi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gündür."

14. 2004 sayılı Kanun'un "İstinaf dilekçesinin reddi" başlıklı 365. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları şöyledir:

"İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir.

Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar."

15. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmektedir (Yasin Yaman [1. B.], B. No: 2012/1075, 12/2/2013, §§ 18, 19). Bireysel başvurunun kabul edilebilirlik koşullarından olan başvuru süresine riayet edilmesi, bireysel başvuru incelemesinin her aşamasında resen nazara alınmalıdır (Taner Kurban [2. B.], B. No: 2013/1582, 7/11/2013, § 19).

16. Etkili olmadığı açıkça belli olan yolların tüketilmesinden sonra bireysel başvuru yapılması hâlinde süre aşımı söz konusu olabilir. Buna karşılık etkili olup olmadığı ancak nitelikli bir hukuki tartışmadan sonra anlaşılabilen bir yolun tüketilmesinden sonra yapılan bireysel başvuruların esasının incelenmesi gerekir. Bu nedenle bir başvuru yolunun makul bir başarı şansı sunabilecek ve bir çözüm sağlayabilecek nitelikte, kullanılabilir ve etkili başvuru yolu olup olmadığının her somut olayın özel şartları içinde denetlenmesi gerekmektedir (Murat Durmuş [1. B.], B. No: 2015/13800, 9/6/2020, § 22; Ümit Durak Özdemir [1. B.], B. No: 2019/30047, 24/1/2024, § 12).

17. Somut olayda İstinaf Dairesi 2004 sayılı Kanun'un 363. maddesinin birinci fıkrası gereğince yasal süre geçtikten sonra istinaf kanun yoluna başvurulduğu gerekçesiyle anılan Kanun'un 365. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca başvurucunun istinaf başvurusunun süre yönünden reddine kesin olarak karar vermiştir (bkz. § 4).

18. Anılan mevzuata göre İstinaf Dairesinin verdiği kararın kesin olduğu, bir başka ifadeyle başvurucuya temyiz kanun yolunun açıkça kapatıldığı ve bu hususta tartışmalı bir durumun söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki başvurucunun Mahkemenin gerekçeli kararının tebliğ edildiği 28/9/2020 tarihinden itibaren iki haftalık istinaf süresi içerisinde de istinaf isteminde bulunmadığı, bu süre geçirildikten sonra 15/10/2020 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır (bkz. § 3).

19. Bu nedenlerle bireysel başvuru süresinin istinaf kanun yolu mercinin kesin kararının öğrenilmesinden itibaren başlayacağı, başvurucunun kesin karara karşı üst kanun yoluna temyiz başvurusunda bulunmasında kabul edilebilir nedenlerinin bulunmadığı, başvurucunun İstinaf Dairesinin kesin nitelikte nihai kararını tashih ve tavzih talebinde bulunduğu 20/12/2020 tarihinde öğrendiği (bkz. § 6), bireysel başvurunun ise otuz günlük başvuru süresi geçtikten sonra 1/3/2021 tarihinde yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır.

20. Açıklanan gerekçelerle başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 5/5/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, EGE ZİRAAT TOHUM SANAYİ VE TİCARET A.Ş., B. No: 2021/8998, 05.05.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 08, sayfa 241–244

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.