Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm
AHMET DENİZ (2021/694)
- Mülkiyet hakkı
- Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)
- Ayrımcılık yasağı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, kamu zararından kaynaklanan alacak davasının yargılaması sırasında taşınmazlar üzerine konulan ihtiyati tedbirin uzun süredir devam etmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Mülkiyet hakkı | Geçici hukuki koruma (İhtiyati tedbir, haciz, ihtiyati haciz) | Süre Aşımı | — |
| Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) | Silahların eşitliği ilkesi / çelişmeli yargılama ilkesi (hukuk) | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
| Ayrımcılık yasağı | Ayrımcılık | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
AHMET DENİZ BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2021/694) |
|
|
|
Karar Tarihi: 18/5/2026 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Basri BAĞCI |
|
Üyeler |
: |
Engin YILDIRIM Kenan YAŞAR Metin KIRATLI Şaban KAZDAL |
|
Raportör |
: |
Gökhan SÖNMEZ |
|
Başvurucu |
: |
Ahmet DENİZ |
|
Vekili |
: |
Av. Hakan DENİZ |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, kamu zararından kaynaklanan alacak davasının yargılaması sırasında taşınmazlar üzerine konulan ihtiyati tedbirin uzun süredir devam etmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucunun da aralarında bulunduğu davalılar aleyhine Bayındırlık ve İskân Bakanlığı (Kurum) tarafından 23/7/2004 tarihinde Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) kamu zararına neden olunduğu iddiasıyla alacak davası açılmıştır. Davada 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun uyarınca ödenen hazır konut kredisine başvurucunun hazırladığı sahte ve tahrif edilmiş belgelerle başvurusu sonucunda haksız yere yapılan ödemeden kaynaklanan kamu zararından sorumlu olduğu iddia edilmiştir.
3. Mahkeme 8/9/2004 tarihinde başvurucuya ait taşınmazlar üzerine üçüncü kişilere devri ve temliki önler nitelikte ihtiyati tedbir konulmasına karar vermiştir.
4. Mahkemenin başvurucunun da dâhil olduğu bazı davalılar aleyhine davanın kısmen kabulü ile bir miktar paranın davacı Kuruma ödenmesi yönünde 12/2/2015 tarihinde vermiş olduğu karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (Daire) tarafından dava dosyalarının tefrik edilerek her bir dosyadaki talep ve iddiaların ayrı ayrı değerlendirilmesi, gerekirse uzman bilirkişi görüşüne başvurularak denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli rapor alınarak sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle 30/10/2017 tarihinde bozulmuştur.
5. Mahkeme, bozma kararı doğrultusunda dava dosyalarını tefrik ettikten sonra iki emekli Sayıştay denetçisi ve bir hukukçu bilirkişiden oluşan heyetten bilirkişi raporu aldırmıştır. Bilirkişi raporunda;
i. Başvurucunun 10/6/2002 tarihli dilekçeyle hazır konut kredisi kullanmak istediğini bildirdiği, dilekçedeki imzanın talep taahhütnamesindeki ve borçlandırma senedindeki imzalara benzemediği, başvurucunun krediyi almış olmasının sahte imzalı başvurulardan haberdar olduğunu gösterdiği ifade edilmiştir.
ii. Tapu kayıtlarına göre Düzce ili Merkez ilçesi Şerefiye Mahallesi 60 ada ve 63 parsel sayılı taşınmazda 14 numaralı bağımsız bölümde başvurucunun hak sahibi olduğu ve banka lehine ipotek tesis edildiği, bağımsız bölümün orta hasar onarım ve güçlendirme ruhsatlı olup bağımsız bölüme yapı kullanım izin belgesi düzenlenmediği tespitine yer verilmiştir.
iii. Son olarak Bayındırlık ve İskân Müdürlüğünce yürütülen işlemler sırasında bankanın ipotek ve borçlandırma belgelerini göndermek suretiyle kredi tutarının aktarılmasına ilişkin yazılı talebi aranmadığı, Müdürlüğün taşınmaza ipotek konulması için banka şubesine yazı göndermediği ve sunulan yapı ruhsatlarının ikisinin de başka ada ve parsel sayılı taşınmazlara ait olmasına rağmen bu hususların görmezden gelinerek başvurucuya kredi kullandırılması nedeniyle ödenen hazır konut kredisinin başvurucudan geri alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.
6. Başvurucu 22/5/2019 tarihinde bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde alacağın zamanaşımına uğradığını, bilirkişi raporunun Kurum tarafından dava açılmadan önce düzenlenen inceleme raporunun bire bir aynısı olduğunu, imzada sahtecilik yapmadığını, hak sahibi olmadan afet yardımından yararlandığı iddiasının yersiz olduğunu ifade etmiştir.
7. Mahkeme 26/9/2019 tarihinde başvurucu yönünden davanın kabulü ile 10.000 TL alacağın 14/8/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile başvurucudan alınarak davacı Kuruma ödenmesine, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar vermiştir. Kararda, başvurucunun Düzce'de 1999 yılında meydana gelen deprem sonrası hasar gören konutu için "Ağır Hasar Talep ve Taahhütnamesi" ile hazır konut kredisi kullanmak üzere davacı Kuruma başvurması üzerine 10.000 TL'nin kendisine ödendiği ancak başvurucunun satın aldığını bildirdiği taşınmazda hak sahibi olmadığı, konut kredisi almak için sahte belge ile Kuruma başvurarak hakkı olmadığı hâlde krediden yararlandığı ve zarardan sorumlu olduğu belirtilmiştir.
8. Mahkeme, başvurucunun talebi ve Kurumun muvafakati üzerine ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına 3/1/2020 tarihinde karar vermiştir.
9. Davacı Kurum ve başvurucu temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Daire, temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermiştir.
10. Başvurucu, nihai kararı 25/11/2020 tarihinde öğrendikten sonra 24/12/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
11. Komisyon makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilemez olduğuna, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
A. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
12. Başvurucu, taşınmazı üzerindeki ihtiyati tedbirin uzun sürmesinden yakınmıştır. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, temel hak ve hürriyetlerin ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanında bireysel başvuru formunda belirttiği hususları yinelemiştir.
13. Bireysel başvurunun ön şartlarından biri de başvuru süresidir. Süre, başvurunun her aşamasında dikkate alınması gereken bir usul hükmüdür (Deniz Baykal [2. B.], B. No: 2013/7521, 4/12/2013, § 32).
14. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereği bireysel başvurunun başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.
15. Bireysel başvuru süresinin işlemeye başlaması yönünden nihai kararın gerekçesinin tebliği, öğrenme şekillerinden biridir (Mehmet Ali Kurtuldu [2. B.], B. No: 2013/5504, 28/5/2014, § 27). Ancak öğrenme, gerekçeli kararın tebliği ile sınırlı olarak gerçekleşmez; başka şekillerde de öğrenme söz konusu olabilir. Başvurucunun nihai kararın gerekçesini dava dosyasını incelemek suretiyle öğrenmesi mümkündür. Bu doğrultuda dosyadan suret alınması gibi hâllerde başvurucunun gerekçeli kararı öğrendiği kabul edilebilir. Başvurucuların nihai kararın gerekçesini öğrendiklerini beyan ettikleri tarih de bireysel başvuru süresinin başlangıcı olarak ele alınabilir (İlyas Türedi [1. B.], B. No: 2013/1267, 13/6/2013, §§ 21, 22).
16. Diğer yandan somut olayın koşullarında başvurucunun nihai karardan daha erken bir tarihte haberdar olması gerektiğinin değerlendirilmesi durumunda Anayasa Mahkemesi, başvuru süresinin başlangıcı için bu tarihi de esas alabilir (Ögeday Akın [1. B.], B. No: 2014/2345, 10/6/2015, § 38).
17. İncelenen olayda başvurucu vekili tarafından imzalanan başvuru formu Düzce Hukuk Mahkemeleri Ön Bürosuna 24/12/2020 tarihinde ibraz edilerek bireysel başvuruda bulunulmuştur. Ayrıca bireysel başvuru formunda başvuru konusu dava nedeniyle 8/9/2004 tarihinde taşınmazları üzerine konulan ihtiyati tedbirin 3/1/2020 tarihinde talep üzerine kaldırıldığı beyan edilmiştir (bkz. § 8). Bu durumda ihtiyati tedbirin sona erdiğini öğrenme tarihinden itibaren otuz günlük başvuru süresi geçtikten sonra 24/12/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır.
18. Açıklanan gerekçelerle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Diğer İhlal İddiaları
19. Başvurucu; bilirkişi raporunun davacı Kurum tarafından hazırlanan inceleme raporunun bire bir aynısı olduğuna ilişkin olarak bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazın dikkate alınmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının, yargılamada davacı Kurum ile eşit görülmemesi nedeniyle eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
20. Başvurucunun adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının Yaşasın Aslan ([2. B.], B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 37) ve Yüksel Hançer ([1. B.], B. No: 2013/2116, 23/1/2014, § 21) kararları doğrultusunda, eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddiasının Cemal Günsel ([GK], B. No: 2016/12900, 21/1/2021) kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 18/5/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, AHMET DENİZ, B. No: 2021/694, 18.05.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 09, sayfa 51–54
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.