İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm

ATAÖZGÜR ERCAN VE DİĞERLERİ (2021/59838)

  • Yaşam hakkı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, üçüncü kişi ya da kişilerce bir futbol takımı kafilesini taşıyan otobüsün içindekilere yönelik ölümcül nitelikteki saldırıya ilişkin etkili bir soruşturma yürütülmemesi ve nihayetinde bir kısım şüpheli hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Yaşam hakkıÜçüncü kişiler arası eylemler sonucu ölüm/Ağır yaralanma - Usul yükümlülüğüİhlal Olmadığı—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

ATAÖZGÜR ERCAN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/59838)

 

Karar Tarihi: 22/4/2026

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Rıdvan GÜLEÇ

Ömer ÇINAR

Metin KIRATLI

Raportör

:

Soner GÖÇER

Başvurucular

:

1. Ataözgür ERCAN

2. Burak KUNDURACIOĞLU

3. Melikşah SEZGİN

4. Murat ÇALIŞKAN

5. Umut ŞAHİN

6. Volkan DEMİREL

7. Zeki Murat GÖLE

Vekili

:

Av. İrfan COŞKUN

​

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, üçüncü kişi ya da kişilerce bir futbol takımı kafilesini taşıyan otobüsün içindekilere yönelik ölümcül nitelikteki saldırıya ilişkin etkili bir soruşturma yürütülmemesi ve nihayetinde bir kısım şüpheli hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 3/12/2021 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. 4/4/2015 günü Rize'de oynanan bir futbol müsabakası sonrasında F. Spor Kulübü futbol takımının başvurucuların da aralarında olduğu oyuncu, teknik direktör ve diğer görevlilerini taşıyan ve Trabzon Havalimanı istikametine doğru polis araçları eskortluğunda yol alan otobüse, Sürmene ilçesi Soğuksu Mahallesi viyadük mevkiine geldiği sırada ateş açılmıştır. Açılan ateş sonucu otobüs şoförü U.K. şakağının sol kısmından yaralanmış ancak kontrollü bir şekilde otobüsü durdurmayı başarmıştır. Şoför hakkında düzenlenen adli raporlarda yaralanmasının hayati tehlike yaratacak düzeyde olduğu, tedavisi sırasında bir süre entübe edildiği belirtilmiştir.

6. Olay üzerine Sürmene Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) resen soruşturma işlemlerine başlanmış, ayrıca Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü emrinde özel bir ekip oluşturulmuştur. Olay yeri inceleme ekiplerince otobüs üzerinde yapılan inceleme neticesinde otobüsün şoför mahallindeki sol camın tamamen kırıldığı, ön camın sol kısmı ile otobüsün önünde muhtemelen tüfek saçmalarından kaynaklanan delinmeler ve sekme izleri bulunduğu görülmüş; ayrıca ön konsol, gösterge paneli ve direksiyon simidi üzerinde muhtemelen tüfek saçmalarına ait deforme nüve parçaları ele geçirilmiştir. Otobüsün isabet aldığı taraftaki viyadük üzerinde, refüj kenarında cam kırıkları bulunduğu saptanmış; otobüsün hızı da dikkate alınmak suretiyle lazer marifetiyle yapılan çalışma neticesinde saldırının muhtemelen ana yolun güneyindeki ormanlık alandan yapıldığı kanaatine ulaşılmıştır. Otobüsün isabet aldığı nokta ile 40 metre mesafede olduğu ölçülen ormanlık alanda yapılan incelemede ağaç dallarında tüfek saçmasına ait olduğu değerlendirilen izler bulunmuştur. Bu alana giden toprak yol üzerinde ve civarında yapılan arama neticesinde ise atış yapılan alana yaklaşık 120 metre mesafedeki derede bir kısmı su içinde bir adet çift namlulu, Zafira ibareli, süperpoze, 12 kalibrelik av tüfeği ve namlunun içinde iki adet patlamış 12 kalibre kartuş ile saldırının yapıldığı düşünülen ormanlık alan içinde ayrıca ağız veya taban kısımları kesilmiş, bir kısmının ağız kısmında delikli alüminyum folyo bulunan pet şişeler, iki teneke meşrubat kutusu, ayran kutusu, boş sigara kutusu ve naylon poşet ele geçirilmiştir. Toprak yolun devamındaki patikada yarım şekilde ayakkabı izi tespit edilmiş, orta refüj üzerinde bir av tüfeği fişeği kartuş tapası plastiği bulunmuştur. Ayakkabı izinin alçı ile kalıbı alınmış, izin bulunduğu yerden toprak numunesi elde edilmiştir. Deliller muhafaza altına alınarak incelenmek üzere kriminal inceleme laboratuvarlarına gönderilmiştir.

7. Olay yerine yakın ikamet eden kimselerin bilgisine başvurulmuştur. Bilgi sahibi E.B. ikametgâhında bulunduğu sırada iki el silah sesi duyması üzerine camdan dışarı baktığında viyadük üzerinde dört beş kişinin koşarak viyadüğün karşısına geçtiğini ve yolda dörtlü sinyal lambası yanan bir araç gördüğünü ancak kişilerin bu araca binip binmediğini göremediğini, mesafe nedeniyle eşkâl veya plaka bilgisi veremeyeceğini fakat olay öncesi siyah renkli, modifiye edilmiş, arka camda rüzgârlık bulunan, tahminen S. marka bir aracı evin civarında dört beş kez gördüğünü ve aracın dikkatini çektiğini ifade etmiştir.

8. Sürmene İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde bekçi olarak görev yaptığı ve olay günü olay yerinde geçiş güzergâhının güvenliğini sağlamak ile görevlendirildiği anlaşılan N.Ç. alınan beyanında, viyadüğe 200 metre kala bir patlama sesi duyduğunu ancak olay yerinde şüpheli herhangi bir şahıs görmediğini ifade etmiştir. Takım otobüsüne eskortluk eden araçlarda bulunan kolluk personelince tanzim edilen tutanaklarda da şüpheli herhangi bir şahıs görülmediği kayıt altına alınmıştır. Tutanak mümzisi personel ile olaya ilk müdahale eden personelin bilgisine başvurulmuş ancak somut bir delile ulaşılamamıştır.

9. Otobüs şoförü U.K. alınan beyanında seyir hâlindeyken şoför mahallindeki sol camın bir anda patladığını, yüzünde acı hissetmesine rağmen aracı kontrollü şekilde durdurabildiğini, olay anının öncesinde veya olay anında şüpheli bir şahıs ya da aracın dikkatini çekmediğini belirtmiştir.

10. Olay yerini gören herhangi bir kameranın kaydına ulaşılamamış ancak takım otobüsüne eskortluk eden konvoydaki kolluk aracı içinde foto film ekibi tarafından çekilen görüntülerde konvoyun solundan, dağ tarafından iki kez ateş edildiği tespit edilmiştir. Saldırının yaşandığı yol üzerinde olup yolu gören kameraları bulunan işyerlerinin kamera kayıtları ile güzergâhta yer alan tünellerdeki güvenlik kamera görüntüleri celbedilerek incelenmiştir.

11. Sosyal medyada "F...lileri Trabzon Havaalanı yol güzergahında bekliyoruz, biz nöbetteyiz, havaalanına giremeyeceksiniz, burası Trabzon." şeklinde paylaşım yaptığı tespit edilen M.D. ertesi gün gözaltına alınmıştır. Olay günü üzerinde bulunan ceket rızasıyla muhafaza altına alınarak iz arama ekibine verilmiş ve koku duyarlı eğitimli köpeğe koklatılarak iz takibi yapılmış ancak köpek ceketteki kokuya tepki vermemiştir. Şüpheli, kollukça alınan ifadesinde Araklı ilçesinde ikamet ettiğini, olay günü de Araklı'da olduğunu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımları saldırıdan sonra Trabzon halkına yönelik söylemler dolayısıyla sinirlenerek yazdığını hatta sonrasında korkuya kapılarak ilçe emniyete giderek nöbetçi memura yaptığı paylaşımdan bahisle bir sıkıntı yaşayıp yaşamayacağını sorduğunu, saldırıya bir dahli olmadığını, zaten saldırıdan sonra paylaşım yaptığını beyan etmiştir.

12. Özellikle bilgi sahibi E.B.nin beyanları dikkate alınarak yapılan araştırmalar kapsamında olayın meydana geldiği güzergâhta siyah renkli bir aracın akşamları gelerek yol kenarına sık sık park ettiği, yine olayın meydana geldiği anda bu aracın olay yerine yakın bir yerde park ettiği belirlenmiştir. Aracın kullanıcısı olduğu tespit edilen E.A.nın F. isimli sosyal paylaşım sitesinde olayın hemen akabinde "Hak etmemişti şoför aslında olması gereken olmadı, günahı olmayan cezayı çekti", " F. otobüsüne ateş açıldı, sürmene girişinde yol trafiğe kapalı.", "Abim cana zarar gelmeseydi de başka onlara ne yapılırsa gözümü kırpmam şoföre acıdım." şeklinde yorumlar yaptığı, olay yerini gösteren resim ve videolar paylaştığı yani olay anında olay yerinde olduğu tespit edilerek şüpheli sıfatıyla soruşturmaya dâhil edilmiştir. Adı geçen şüphelinin kuzeni N.S.nin sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımların incelenmesi neticesinde adı geçenin avcılık yaptığının, bir kısım fotoğrafta olay yerinde ele geçirilen av tüfeğine benzer bir tüfeği elinde tuttuğunun görülmesi üzerine N.S. de şüpheli sıfatıyla soruşturmaya dâhil edilmiştir.

13. Şüpheli E.A.nın ikametgâhında ve arabasında arama yapılmış ancak herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştır. Şüpheli N.S.nin ikametgâhında ve arabasında yapılan arama neticesinde ikametgâhında, bulundurma ruhsatlı bir tabanca ile bu tabancaya ait şarjör ve mermiler, bir pompalı tüfek, bir çifte tüfek, ayrıca farklı markalarda av tüfeği kartuşları ele geçirilmiştir. Kartuşların bir kısmının olay yerinde bulunan tüfekten ele geçirilen kartuşlar ile benzer olduğu değerlendirilmiş ancak başka bir suç unsuruna rastlanmamıştır. Ele geçirilen mermi ve kartuşlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde silahı tespit edilemeyen olaylar arşivi üzerinden yapılan mukayesede eşleşme tespit edilememiştir. Yine ikametgâhın çevresinde yapılan aramada ele geçirilen av fişeği kovanlarından mukayeseye elverişli olan kırk kadarı üzerinde yapılan inceleme neticesinde kovanların saldırıda kullanıldığı değerlendirilen tüfekten atılmadığı tespit edilmiştir. Saldırı noktası olduğu değerlendirilen yerden alınan toprak örnekleri ile mukayese edilmek üzere şüphelilerin bazı ayakkabı ve botlarına el konulmuş ancak üzerlerinde yeteri miktarda toprak kalıntısı bulunmadığı için mukayese yapmak mümkün olmamıştır. Saldırı noktasından alınan yarım ayakkabı izi ile şüphelilerin ayakkabı ve botları mukayese edilmiş yalnızca şüpheli E.A.nın botu ile benzerlik olduğu görülmüş ancak mukayese izinin sınıfsal karakteristiğinin sınırlı, bireysel karakteristiğinin ise yetersiz olduğu mütalaa edilmiştir. Şüphelilerin bazı kıyafetlerine el konularak atış artığı incelemesi yapılmış ancak svaplarda atış artığına rastlanmamıştır. Şüphelilerin kullandığı cep telefonlarına da el konulmuş ancak cep telefonlarında herhangi bir suç unsuru elde edilememiştir. Ayrıca her iki şüpheli bakımından -iki farklı tarih aralığında- iletişimin tespit edilmesi, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi tedbirine başvurulmuş ancak herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştır.

14. Şüpheliler alınan savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir. Şüpheli E.A. bir otobüs firmasında muavinlik yaptığını, S. marka bir aracı olduğunu ancak aracın kuzeni N.S. adına kayıtlı olduğunu, olay günü bir alacak verecek meselesini görüşmek üzere Rize'de ikamet eden arkadaşı Y.G.yi görmek için amcasının oğlu K.A. ile birlikte Rize'ye gittiklerini, arkadaşı ile görüştükten sonra 22.15 sıralarında Sürmene'ye hareket ettiklerini, saat 22.40 sıralarında Sürmene girişindeki viyadüğün kapalı olduğunu gördüklerini, yolun sağ tarafındaki tali yoldan geçerek araçlarını yol kenarına park ettiklerini, ne olduğunu anlamak için otobüsün yanına gittiklerini, telefonla resim ve video çekerek F. isimli sosyal medya platformunda bunları paylaştığını ifade etmiştir. E.A. sosyal medyada paylaştığı görüntülerin altına yazdığı yorumları taraftarı olduğu takıma duyduğu sevgiden yaptığını, olaya tesadüf ettiğini ileri sürmüştür. Şüpheli N.S. ise alınan beyanında Sürmene-Trabzon arasında minibüsçülük yaptığını, S. marka aracın adına kayıtlı olduğunu ancak aracı kuzeni E.A.nın kullandığını, arkadaşları ile zaman zaman ava çıktığını, ikametgâhındaki çift namlulu av tüfeğinin rahmetli babasından hatıra kaldığını, diğer otomatik av tüfeğinin ise ağabeyi Ne.S.nin olduğunu, tabancanın bulundurma ruhsatı olduğunu, dosyadaki av görüntülerinin ise arkadaşları ile birlikte gittikleri domuz avına ait olduğunu, saldırı günü 20.00 sıralarında Sürmene'ye geldiğini, minibüsünü park ederek kendine ait çift kabin kamyonet ile 21.00 sıralarında ikametgâhına geldiğini, bu saatten sonra dışarıya çıkmadığını, olay günü kuzeni E.A. ile yüz yüze değil birkaç kez telefonla görüştüğünü, saldırıyı ertesi gün televizyondan öğrendiğini belirtmiştir.

15. Şüpheli E.A.nın ifadesinde adı geçen amcasının oğlu K.A. beyanında; E.A.nın beyanlarını teyit etmiştir. Yine E.A.nın ifadesinde adı geçen Y.G. de otobüs şoförü olduğunu, olay günü E.A.nın kendisini görmek için Rize'ye geldiğini, Gürcistan'dan getirdiği 50-60 karton sigarayı E.A.ya verdiğini, daha sonra ayrıldıklarını söylemiştir. Şüpheli N.S.nin ifadesinde adı geçen ağabeyi Ne.S. de kardeşinin beyanlarını teyit etmiş, ayrıca daha önce sosyal medyada paylaşılan ve olay yerinde bulunan tüfeğe benzetilen av tüfeğinin fotoğraflarda elinde görüldüğünü, aramada N.S.nin evinde ele geçirilen ve kendisine ait olan ruhsatlı av tüfeği olduğunu beyan etmiştir. Fotoğrafta yer alan diğer kişilerin de ifadelerine başvurulmuş, onlar da benzer yönde beyanda bulunmuştur. Soruşturma sürecinde olay günü şüpheliler E.A. ve N.S.nin telefonla görüştüğü kimselerin de bilgisine başvurulmuştur.

16. Saldırının yapıldığı düşünülen noktada ve civarında ele geçirilen pet şişeler ve tüfek üzerinden alınan parmak ve avuç izleri üzerindeki kriminal inceleme neticesinde veri tabanında kayıtlı vücut izleriyle eşleşme sağlanamamıştır. Ele geçirilen diğer materyal üzerinden ise mukayeseye elverişli iz elde edilememiştir.

17. Saldırıda kullanıldığı düşünülen Zafira ibareli av tüfeğinin üzerinde seri numarası bulunmakla birlikte yapılan araştırmada av tüfeğine ilişkin herhangi bir kayda rastlanmamış, üretimi veya satışı yapılan yerin tespiti mümkün olmamıştır.

18. Soruşturma sürecinde yolu gösteren kamera kayıtlarından, baz istasyonu sinyal bilgisinden veya olay sonrası sosyal medya ve TV kanallarından yapılan yayınlardan olay yerinde bulunduğu tespit edilen birçok kişinin bilgisine başvurulmuştur. Ayrıca bölgedeki taraftar gruplarının liderlerinin ve avcılık kulüpleri mensuplarının da ifadeleri alınmış, olay yerinin yakınında bulunan tüfekle aynı marka tüfeklere ilişkin daha önce kayıp ilanında bulunan kimseler dinlenmiştir.

19. Saldırı noktası olduğu düşünülen yerin etrafında ele geçirilen materyal ile saldırıda kullanıldığı değerlendirilen tüfek üzerinde yapılan biyolojik inceleme neticesinde bir kısım svap örneğinin genetik analize cevap vermediği, bir kısım örneğin ise genotip mukayeselendirmeye uygun olmadığı görülmüştür. Saldırıya uğrayan otobüsten ele geçirilen deforme nüve parçalarının mukayeseye elverişli olmadığı tespit edilmiştir. Başsavcılık, saldırının öldürücü niteliğinin tespiti maksadıyla Adli Tıp Kurumundan rapor istemiştir. Raporda yara balistiği açısından ateşli silahlarda tesir mesafesinin kimi şartlara bağlı olması nedeniyle bu hususta kesin bir mütalaa verilemeyeceği ancak olayda kullanılan tüfeğin etki mesafesinin kuş saçmaları için 15-40 m civarında, şevrotinler (iri saçmalar) için ise 150 m civarında, tek silindirik ve küresel olanlar için ise daha fazla olabileceği, dolayısıyla adli dosya içindeki olay yeri krokisinde belirtilen 35-40 m'lik mesafenin iri saçma taneleri (şevrotin) de dâhil olmak üzere tek silindirik ve küresel kurşunlar için de geçerli olduğu açıklanmıştır.

20. Kolluk tarafından tanzim edilen 16/6/2016 tarihli araştırma raporunda; olay mahalline en yakın mesken ve işyerlerinden başlayarak ilçeye kadar devam eden çalışmalarda birden fazla kez farklı kişilerle görüşüldüğü, olay yeri ve çevresindeki işyerleri ile bu alana giden güzergâhı gösteren tüm kameraların kayıtlarının temin edilerek tekrar tekrar incelendiği, ilçede daha evvel av tüfeği olup da son aylarda tüfeği yanında veya evinde görülmeyen kişilere ilişkin araştırma yapıldığı, ilçe merkezindeki kahvehanelerde bulunan dolmuşçuluk, taksicilik, kuaförlük yapan kişilerle tekrar tekrar sözlü olarak görüşüldüğü, sosyal medya paylaşımlarının günlük olarak kontrol edildiği, futbol takımı sempatizanları ile zaman zaman görüşmeler yapıldığı, suç aleti olduğu değerlendirilen av tüfeğinin resimlerinin ilçede ikamet eden yurttaşlara ve av malzemesi satan bayilere tekrar tekrar gösterilerek bilgi edinilmeye çalışıldığı, çevre il ve ilçe kolluk kuvvetleri ile zaman zaman irtibat kurularak olayın faillerini tespit etmeye yarar bilgi veya duyum olup olmadığının sorulduğu, tüm bu çalışmalara rağmen somut bir bilgi veya delil elde edilemediği ifade edilmiştir.

21. Saldırıya uğrayan otobüsteki futbol takımı F. Spor Kulübü ve F. Futbol A.Ş. adına 28/5/2015 tarihinde soruşturma dosyasına vekâletname sunulmuş ve sorumlulardan şikâyetçi olunduğu ifade edilmiştir. Yine soruşturma sürecinde saldırıda yaralanan şoför dışında otobüste bulunanların mağdur sıfatıyla istinabe yolu ile beyan ve şikâyetleri alınmıştır.

22. Soruşturma sürecinde T.K., şüpheli E.A. ile aynı otobüs şirketinde şoför olarak çalışması ve olayın hemen sonrasında birçok kişiye telefonla ulaşarak saldırı hakkında bilgi vermesi nedeniyle şüpheli olarak soruşturmaya dâhil edilmiştir. Adı geçen şüpheli; alınan beyanında otobüs şoförü olduğunu, olay günü Sürmene ilçesinden geçerken olay yerine geldiğinde kaza yaptığını düşündüğü otobüsün yanında durduğunu, otobüsün yanında, aynı firmada muavinlik yapması nedeniyle tanıdığı E.A.ya rastladığını ifade etmiştir. Yine soruşturma sürecinde yapılan istihbari çalışmalarda şüpheli şahıs ya da şahısların kaçış istikameti olarak değerlendirilen mevkide ikamet eden Y.Ö.nün olay günü aynı yerde oturan bir akrabasından av tüfeği fişeği istediğine yönelik duyumlar üzerine Y.Ö. de şüpheli sıfatıyla soruşturmaya dâhil edilmiştir. Şüphelinin kullandığı cep telefonu alınan karara istinaden dinlenmiş ancak delil elde edilememiş, şüpheli de alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

23. Yürütülen soruşturmada Başsavcılık 4/8/2020 tarihinde yukarıda isimleri geçen şüpheliler bakımından ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (ek takipsizlik) vermiştir.

24. Müştekiler F. Spor Kulübü ve F. Futbol A.Ş. vekilleri aracılığıyla verdikleri dilekçeyle ek takipsizlik kararına itiraz etmiştir. Müştekiler; özellikle şüpheliler E.A. ve N.S.nin beyanları ile HTS kayıtlarının örtüşmediğini, fotoğraflarda N.S.nin elinde gözüken ve saldırıda kullanılan silaha benzeyen silahın saldırıda kullanılmamışsa nerede olduğunun sorulmadığını, diğer şüpheliler yönünden ise tekil değerlendirmeler yapıldığını, aralarında ilişki olup olmadığının araştırılmadığını ileri sürmüştür. Trabzon 1. Sulh Ceza Hâkimliği (Sulh Ceza Hâkimliği) 24/3/2021 tarihli kararla ek takipsizlik kararına yapılan itirazın reddine karar vermiştir. Karar, müşteki F. Spor Kulübü ve F. Futbol A.Ş.nin vekiline UYAP üzerinden elektronik olarak tebliğ edilmiş ve 25/3/2021 günü okunmuştur.

25. 3/11/2021 günü bu kez başvurucular soruşturma dosyasının tarafı olan F. Spor Kulübü ve F. Futbol A.Ş.nin vekili olan avukata verdikleri ayrı vekâletnameler aracılığıyla ek takipsizlik kararına itiraz etmiştir. Başvurucular vekili; dilekçesinde daha önce F. Spor Kulübü ve F. Futbol A.Ş. adına yaptığı itirazların aynısını dile getirmiştir. Başsavcılık, işbu itiraz dilekçesini sulh ceza hâkimliğine göndermemiş; başvuruculara ve başvurucular vekiline Trabzon 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin daha önce -F. Spor Kulübü ve F. Futbol A.Ş. adına yapılan itiraz üzerine verdiği- 24/3/2021 tarihli kararın tebliği ile yetinmiştir. Tebliğden 30/11/2021 günü haberdar olan başvurucular vekili 3/12/2021 günü bireysel başvuruda bulunmuştur.

26. Bireysel başvuru sonrası devam eden soruşturmada 8/2/2022 tarihinde olayın fail ya da faillerinin tespit edilemediği, atılı suçların dava zamanaşımı süresinin otuz yıl olduğu gerekçesiyle soruşturma dosyasının daimî arama kaydına alınmasına karar verilmiştir.

27. Süreçte daha önce veri tabanında kayıtlı vücut izleri ile eşleşme sağlanmayan, saldırının yapıldığı düşünülen noktada ve etrafında ele geçirilen, taban kısmı kesilmiş, ağzında delikli alüminyum folyo bulunan 2,5 litrelik pet şişe üzerinden tespit edilen vücut izlerinin Ö.K.nın parmak izleri ile uyumlu olduğunun belirlenmesi üzerine adı geçen hakkında 5/5/2025 tarihinde soruşturma işlemlerine başlanmıştır. Adı geçenin iki ayrı adresinde arama yapılmış aramada tetik mekanizması bozuk bir tabancaya ve 39 fişeğe el konulmuş ancak saldırıya ilişkin delil elde edilememiştir. Ayrıca şüphelinin cep telefonu, HTS kayıtları ve banka kayıtları incelenmiş; yine soruşturma konusu suça ilişkin bir delil elde edilememiştir. Şüpheli; olay tarihinde Beşköy Mahallesi'nde HES'te çalıştığını, 17.00-18.00 saatlerinde mesaisinin bittiğini, işten sonra Sürmene ilçesine geldiğini, saat 21.00 civarında ailesinin ikametgâhına döndüğünü, saldırıyı televizyondan öğrendiğini, olay yerine yakın yerde bulunan pet şişenin nasıl orada olduğunu bilmediğini, kola vb. bir şey içip atmış olabileceğini, üniversite yıllarında arkadaş ortamında bir iki kez uyuşturucu madde kullandığını ancak Sürmene'ye geldikten sonra kullanmadığını, olay ile ilgili olarak daha önce gözaltına alınan E.A.yı yalnızca simaen tanıdığını, N.S.yi ise tanımadığını beyan etmiştir. Başsavcılığın talebi üzerine Sürmene Sulh Ceza Hâkimliğince 20/6/2025 tarihinde şüphelinin kullandığı, kendi adına kayıtlı olan GSM hattının iki ay süre ile dinlenmesine, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine izin verilmiştir. Uygulanan bu tedbir vesilesiyle olayla ilgili bir delil elde edilip edilmediğine dair bilgiye UYAP üzerinden ulaşılamamıştır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

28. Anayasa Mahkemesinin 22/4/2026 tarihinde yaptığı toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları ve Bakanlık Görüşü

29. Başvurucular, soruşturmanın etkili şekilde yürütülmediğini, iddialarının ve sundukları delillerin dikkate alınmadığını, toplanan delillerin kapsamlı ve nesnel bir analizi yapılmadan şüpheliler hakkında takipsizlik kararı verildiğini belirterek yaşam hakkının, adil yargılanma hakkının, gerekçeli karar hakkının, mahkemeye erişim hakkının ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuruculara göre:

 i. Hakkında takipsizlik kararı verilen şüpheli E.A.nın beyanları ile HTS kayıtları arasında çelişkiler bulunmasına, şüphelinin aracının olayın meydana geldiği anda ve güzergâhta park etmiş vaziyette olduğu belli olmasına ve şüphelinin sosyal medya hesabından olaya ilişkin olarak sıcağı sıcağına paylaşımlar yapmasına rağmen hakkında kamu davası açılmadığı gibi soruşturma da derinleştirilmemiştir.

 ii. Şüpheli E.A.nın kuzeni olan ve hakkında takipsizlik kararı verilen şüpheli N.S.nin beyanları ile HTS kayıtları arasında çelişkiler bulunmasına, olay günü defalarca E.A. ile görüşmesine, baz bilgilerinin örtüşmesine, olayda kullanılan silahla bir hayli benzer olan bir silahın daha önce sosyal medyada paylaşılan fotoğraflarda N.S.nin elinde görülmesine, kolunda izler bulunmasına rağmen N.S. hakkında kamu davası açılmadığı gibi soruşturma da derinleştirilmemiştir. Fotoğraflarda N.S.nin avcılık yaptığı sırada elinde bulunan ve olayda kullanılan silahla bir hayli benzer olan silahın kime ait olduğu, kimin zilyetliğinde olduğu yeterince araştırılmamış; N.S.nin elinde görülen silah ile olayda kullanılan silah birbirinden farklı silahlar ise fotoğraftaki silahın nerede olduğu sorulmamıştır.

 iii. Soruşturma her bir şüpheli bakımından müstakilen yürütülmüş, aralarında bir bağlantı olup olmadığı yeterince araştırılmamıştır. Bu şüpheliler yönünden de dava açılması için yeterli delil mevcut olmasına rağmen takipsizlik kararı verilmiştir.

 iv. Takipsizlik kararına yapılan itiraz değerlendirmeye alınmadan daha önce verilen itirazın reddi kararının tebliği ile yetinilmiştir.

30. Bakanlık görüşünde, olaylar ve soruşturma süreci özetlenmiş; başvurucuların iddialarını yetkili makamlar önünde dile getirme imkânına sahip oldukları, Başsavcılığın soruşturmayı olabildiğince genişletip derinleştirdiği ifade edilerek Anayasa Mahkemesi tarafından yapılacak incelemede Anayasa'nın, ilgili mevzuat hükümlerinin, Anayasa Mahkemesi içtihadı ve somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiği bildirilmiştir.

31. Bireysel başvuru dosyasına ulaşan bir yanıt bulunmamakla birlikte UYAP üzerinden yapılan incelemede başvurucuların soruşturma dosyasına -Anayasa Mahkemesine iletilmek üzere- Bakanlık görüşüne karşı yanıtlarını içerir bir dilekçe verdikleri görülmüştür. Başvurucular, bireysel başvuru dilekçesinde dile getirdikleri hususlar dâhilinde haklarının ihlal edildiğinin tespit edilmesini talep etmiştir.

B.    Değerlendirme

1. Nitelendirme ve Uygulanabilirlik

32. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadı uyarınca ölüm gerçekleşmese dahi bazı hâllerde başvurunun yaşam hakkı çerçevesinde incelenebilmesi mümkündür (Mehmet Karadağ [2. B.], B. No: 2013/2030, 26/6/2014, § 20) ve bu hâllerde başvurunun yaşam hakkı kapsamında incelenip incelenmeyeceğinin tespitinde diğer faktörlerle birlikte kişiye karşı kullanılan gücün derecesi ve türü de değerlendirilir (Mustafa Çelik ve Siyahmet Şeran [2. B.], B. No: 2014/7227, 12/1/2017, § 69).

33. Bireysel başvuru konusu saldırıda başvurucular yaralanmasalar da saldırının yapıldığı otobüstedirler. Saldırı seyir hâlindeki otobüsün şoförü hedef alınarak ve ateşli silah vasıtasıyla yapılmıştır. Otobüsün şoförü yüzünden, başından ve boynundan hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmıştır. Soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporunda saldırının yapıldığı 35-40 metrelik mesafenin tesir mesafesi dâhilinde olduğu mütalaa edilmiştir. Şoför yaralanmasına rağmen otobüsü kontrollü şekilde durdurmayı başarsa da bu durum saldırının otobüsteki başvurucular yönünden yakın bir ölüm tehlikesi yarattığı gerçeğini değiştirmez. Bu sebeple Anayasa'nın yaşam hakkını güvence altına alan 17. maddesinin başvuruya uygulanabilir olduğu sonucuna varılmıştır.

34. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucuların bütün iddialarının yaşam hakkının ekili soruşturma yürütme yükümlülüğüne ilişkin usul boyutu kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

35. Anayasa'nın "Devletin temel amaç ve görevleri" başlıklı 5. maddesi şöyledir:

"Devletin temel amaç ve görevleri, ... kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."

36. Anayasa'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes, yaşama ... hakkına sahiptir."

2. Kabul Edilebilirlik Yönünden

37. Bireysel başvuruya konu soruşturmada bir kısım şüpheli hakkında 4/8/2020 tarihinde ek takipsizlik kararı verilmiş, başvurucular da bu karar yönünden bireysel başvuruda bulunmuştur. Soruşturmanın sonraki safhasında -8/2/2022 tarihinde- daimî arama kararı verilmiş ve şüpheli Ö.K. hakkında bir kısım soruşturma işlemi yapılmıştır. En son 20/6/2025 tarihinde şüphelinin iletişimin dinlenmesi ve kayıt altına alınması tedbirine başvurulmasına karar verilmiştir.

38. Daha önce aynı olaya ilişkin olarak sorumluluğu bulunduğu iddia edilen kişiler hakkında yürütülen adli süreçlerin bir kısmı devam ederken bir kısım şüpheli/sanık yönünden sürecin sona ermesi üzerine yapılan bireysel başvurularda Anayasa Mahkemesi, somut olayın ve tüm adli sürecin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle başvuru yollarının tüketilmediği sonucuna ulaşmıştır (birçok karar arasından bkz. Bülent Kurt [1. B.], B. No: 2013/7408, 20/1/2016, § 40).

39. Anılan yaklaşımın bazı hukuki sorunlara yol açacağı aşikârdır. Bir kere, başvuruya konu edilen yargısal sürecin -somut bireysel başvuruda olduğu gibi- ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla ilgili olması durumunda bazı şüpheli ya da sanık hakkında yürütülen soruşturma veya kovuşturma, haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen kişilerin cezai sorumluluklarının belirlenmesinde etkili olmayacaktır. Zira yapılacak soruşturma veya kovuşturma hiç kuşkusuz haklarında soruşturma devam eden veya kamu davası açılan kişilerin ceza sorumluluklarının tespitiyle sınırlıdır. Ayrıca bir kısım şüpheli hakkında verilmiş ek takipsizlik kararına karşı yapılan bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi gerekçe gösterilerek kabul edilemez bulunması suretiyle başvuru hakkının soruşturma veya kovuşturmanın tamamıyla nihayete ermesine kadar ötelenmesi durumunda -aradan geçen süre nedeniyle- haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen kişilere isnat edilen suçlar dava zamanaşımına uğrayabilir veya bu kişilerle ilgili deliller kaybolabilir (haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıklarla ilgili başvurular yönünden benzer değerlendirmeler için bkz. Kemal Şengül [GK], B. No: 2021/27249, 20/11/2025, §§ 23, 24). Bu bakımdan başvurucuların devam eden soruşturmanın sonucunu beklemelerine gerek olmadığı ve işbu başvurunun başvuruya konu edilen yargısal süreç yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

40. İncelenen başvuruda başvuru yollarının tüketilmesi kriteri bakımından irdelenmesi gereken bir husus daha vardır. Olaya ilişkin yürütülen soruşturma dosyasında bir kısım şüpheli hakkında verilen ek takipsizlik kararına müştekiler F. Spor Kulübü ve F. Futbol A.Ş. -dosyaya daha önce vekâletnameleri sunulan- avukatları aracılığıyla itiraz etmiş; Sulh Ceza Hâkimliği 24/3/2021 tarihli kararla itirazın reddine karar vermiştir. Akabinde dosyada müşteki sıfatıyla taraf olan başvurucular, soruşturma dosyasında F. Spor Kulübü ve F. Futbol A.Ş.nin de vekili olan avukata verdikleri ayrı vekâletnameler aracılığıyla ek takipsizlik kararına itiraz etmişlerdir. Başvurucular vekili, dilekçesinde daha önce F. Spor Kulübü ve F. Futbol A.Ş. adına yaptığı itirazların aynısını dile getirmiştir. Başsavcılık, işbu itiraz dilekçesini Sulh Ceza Hâkimliğine göndermemiş; başvuruculara ve başvurucular vekiline Sulh Ceza Hâkimliğinin daha önce F. Spor Kulübü ve F. Futbol A.Ş. adına yapılan itiraz üzerine verdiği 24/3/2021 tarihli kararını tebliğ etmekle yetinmiştir. Her ne kadar daha önce başka müştekiler adına yapılan ve reddedilen itiraz dilekçesi ile aynı minvalde itirazlar dile getirilmiş olsa da -başvurucuların dosyada müşteki sıfatını haiz olduğu düşünüldüğünde- başvurucular adına yapılan itirazın da bir karar verilmek üzere Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesi gerekirdi. Hâl böyle olmakla birlikte Başsavcılıkça bu gerekliliğe uygun davranılmadığı gibi sonrasında da bu eksikliğin giderilmediği, daha önce aynı minvaldeki itirazların zaten Sulh Ceza Hâkimliğince reddedildiği, kısacası bu hususta başvuruculara atfedilecek bir kusur bulunmadığı gözetilerek başvurucuların şikâyet konusu ettiği bir kısım şüpheli hakkında ek takipsizlik kararı verilmesinde başvuru yollarının tüketilmesi kriteri yönünden bir sorun görülmemiştir.

41. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

3. Esas Yönünden

a. Genel İlkeler

42. Yaşam hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülükleri kapsamında devlet, yaşam hakkını korumak için oluşturulan yasal ve idari çerçevenin gereği gibi uygulanmasını ve bu hakka yönelik ihlallerin durdurulup cezalandırılmasını sağlayacak etkili bir yargısal sistem kurmakla da yükümlüdür. Bu usul yükümlülüğü şüpheli her ölüm olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili bir soruşturma yürütülmesini gerektirir (Fatma Akın ve Mehmet Eren [GK], B. No: 2017/26636, 10/11/2021, § 97).

43. Ölüme kasten neden olunması veya ölümün saldırı sonucu meydana gelmesi hâlinde etkili yargısal sistem kurma yükümlülüğü ölüm olayı hakkında ceza soruşturması yürütülmesini gerektirir (Asya Göres ve diğerleri [GK], B. No: 2018/15851, 1/12/2022, § 74). Bu tür soruşturmanın Anayasa'nın 17. maddesinin gerektirdiği şekilde etkili olduğunun kabul edilebilmesi için soruşturma makamlarının resen harekete geçerek ölüm olayını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütün delilleri tespit etmesi, soruşturmanın makul bir özen ve süratle yürütülmesi, soruşturmanın veya sonuçlarının gerektiği ölçüde kamu denetimine açık olması ve meşru menfaatlerini korumak için ölen kişinin yakınlarının soruşturma sürecine gerekli olduğu ölçüde katılabilmesi gerekir (Salih Akkuş [1. B.], B. No: 2012/1017, 18/9/2013, § 30; Fatma Akın ve Mehmet Eren, § 99). Bununla birlikte etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü bir sonuç yükümlülüğü değil uygun araçların kullanılması yükümlülüğüdür. Anayasa'nın 17. maddesi başvuruculara üçüncü kişileri bir suç nedeniyle yargılatma ya da cezalandırma hakkı vermediği gibi devlete tüm yargılamaları mahkûmiyetle sonuçlandırma ödevi de yüklemez (Fatma Akın ve Mehmet Eren, § 98).

b. İlkelerin Olaya Uygulanması

44. Eldeki olayda 4/4/2015 günü yaşanan saldırı sonrası Başsavcılıkça özel bir ekip oluşturulmak suretiyle resen soruşturmaya başlanmıştır. Olayın hemen akabinde uzman olay yeri inceleme ekiplerince otobüs üzerinde ve saldırının gerçekleştiği otoyolda incelemeler yapılmış, deforme nüve parçaları ile benzeri deliller muhafaza altına alınmıştır. Devam eden çalışmalarda saldırının yapıldığı ve ormanlık alan içinde kalan muhtemel saldırı noktası tespit edilmiş; burada da delil niteliğinde olabilecek pet şişe, meşrubat ve ayran kutusu, sigara kutusu, naylon poşet gibi malzemelere el konulmuştur. Muhtemel saldırı noktasına giden toprak yol üzerinde ve civarında yapılan arama neticesinde saldırının yapıldığı düşünülen silah bulunmuştur. Yine toprak yolun devamındaki patikada yarım şekilde bir ayakkabı izi saptanmış ve izin kalıbı alınmıştır.

45. Muhafaza altına alınan deliller incelenmek üzere kriminal inceleme laboratuvarlarına gönderilmiş ancak yapılan kriminal incelemelerde pet şişelerde ve tüfekte tespit edilen parmak ve avuç izleri üzerinde veri tabanında kayıtlı vücut izleri ile eşleşme sağlanmamış, ele geçen diğer materyal üzerinden ise mukayeseye elverişli iz elde edilememiştir. Yine saldırıda kullanıldığı düşünülen av tüfeğine ilişkin herhangi bir kayda rastlanmamış, üretimi veya satışı yapılan yerin tespiti mümkün olmamıştır. Ele geçirilen materyal ile av tüfeği üzerinde yapılan biyolojik inceleme neticesinde bir kısım svap örneği genetik analize cevap vermediği, bir kısım örneğin ise genotip mukayeselendirmeye uygun olmadığı görülmüştür. Saldırıya uğrayan otobüsten ele geçen deforme nüve parçalarının ise mukayeseye elverişli olmadığı tespit edilmiştir.

46. Olay yerini gören herhangi bir kamera kaydına ulaşılamamış ancak takım otobüsüne eskortluk eden konvoyda yer alan kolluk aracı içindeki foto film ekibi tarafından çekilen görüntüler incelenmiş ayrıca saldırının yaşandığı yol üzerinde bulunup yolu gören kameraları olan işyerlerinin kamera kayıtları ile güzergâhta yer alan tünellerdeki güvenlik kamera görüntüleri celbedilerek incelenmiştir. Bunların yanında olay yerine yakın ikamet eden kimselerin, saldırıya uğrayan otobüse eskortluk eden araçlarda ve konvoy güzergâhında görev alan kolluk personelinin, otobüs şoförünün bilgisine başvurulmuştur. Sosyal medya paylaşımları üzerinde de titiz bir çalışma yapılmıştır.

47. Tanık beyanları, kamera kayıtları ve sosyal medya paylaşımları dikkate alınarak bir kısım şüpheli hakkındaki soruşturma derinleştirilmiştir.

48. Şüpheliler E.A.nın ve N.S.nin ikametgâhlarında ve arabalarında arama yapılmış; N.S.nin ikametgâhında bir pompalı tüfek, bir çifte tüfek, ayrıca farklı markalarda av tüfeği kartuşları ele geçirilmiş ancak yapılan kriminal incelemelerde somut saldırı ile bağlantı kurulabilecek bir veriye ulaşılamamıştır. Yine şüphelilerin ikametgâhlarının çevresinde yapılan aramada ele geçirilen av fişeği kovanları üzerinde yapılan inceleme neticesinde kovanların saldırıda kullanıldığı değerlendirilen tüfekten atılmadığı tespit edilmiştir. Şüphelilerin el konulan kıyafetleri üzerinde atış artığına rastlanmamış, ayakkabı ve botlarının üzerlerinde yeteri miktarda toprak kalıntısı bulunmadığı için mukayese yapmak mümkün olmamış, saldırı noktasından alınan yarım ayakkabı izi ile şüphelilerin ayakkabı ve botları mukayese edilmiş ise de bu incelemeden de tatmin edici bir netice alınamamıştır. Şüphelilerin kullandığı cep telefonlarına da el konulmuş ancak cep telefonlarından herhangi bir suç unsuru elde edilememiştir. Her iki şüpheli bakımından -iki farklı tarih aralığında- iletişimin tespit edilmesi, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi tedbirine başvurulmuş ancak herhangi bir suç unsuruna rastlanılmamıştır. Suçlamayı kabul etmemiş olan şüphelilerin ifadelerinde adı geçen kimseler, şüphelilerin beyan ve savunmalarını teyit etmişler; şüphelilerin olay günü telefon ile görüştüğü kimselerin de bilgisine başvurulmuş ancak şüpheliler ile saldırı arasında bağ kuracak somut bir bilgiye ulaşılamamıştır.

49. Sosyal medya paylaşımları nedeniyle soruşturmaya dâhil edilen şüpheli M.D.nin olay günü üzerinde bulunan ceket rızası ile muhafaza altına alınarak iz arama ekibine verilmiş ve koku duyarlı eğitimli köpeğe koklatılarak iz takibi yapılmış ancak köpek ceketteki kokuya tepki vermemiştir. Olayın hemen sonrasında birçok kişiye telefonla ulaşarak saldırı hakkında bilgi vermesi nedeniyle şüpheli olarak soruşturmaya dâhil edilen T.K. otobüs şoförü olduğunu, olay günü Sürmene ilçesinden geçerken olay yerine geldiğinde kaza yaptığını düşündüğü otobüsün yanında durduğunu ve böylece saldırıdan haberdar olduğunu ifade etmiştir. Saldırıyı yapan şahıs ya da şahısların kaçış istikameti üzerinde ikamet etmesi nedeniyle soruşturmaya dâhil edilen şüpheli Y.Ö.nün kullandığı cep telefonu alınan karara istinaden dinlenmiş ancak delil elde edilememiştir.

50. Soruşturma sürecinde yolu gösteren kamera kayıtlarından, baz bilgisinden veya olay sonrası sosyal medya ve TV kanallarından yapılan yayınlardan olay yerinde bulunduğu tespit edilen birçok kişinin de bilgisine başvurulmuştur. Ayrıca bölgedeki taraftar gruplarının liderlerinin ve avcılık kulüpleri mensuplarının ifadeleri alınmıştır. Olay yerinin yakınında bulunan tüfek ile aynı marka tüfeklere ilişkin daha önce kayıp ilanında bulunan kimseler de dinlenmiştir. Kolluk tarafından tanzim edilen araştırma raporundan (bkz. § 20) anlaşıldığı kadarıyla olay mahalline en yakın mesken ve işyerlerinden başlayarak ilçeye yayılan çalışmalarda birden fazla kez farklı kişilerle, ayrıca ilçe merkezinde bulunan kahvehanelerdeki kişiler, dolmuşçuluk, taksicilik, kuaförlük yapan kimselerle av malzemesi satan bayilerle ve futbol takımı sempatizanları ile sözlü olarak tekrar tekrar görüşülmüş; saldırı güzergâhını gösteren kamera kayıtları tekrar incelenmiş, ilçede daha evvel av tüfeğine sahip olup da son aylarda tüfeği yanında veya evinde görülmeyen kişilere ilişkin araştırma yapılmış, sosyal medya paylaşımları düzenli olarak takip edilmiş, çevre il ve ilçe kolluk kuvvetleri ile zaman zaman irtibat kurularak olayın faillerinin tespitine yarar bilgi veya duyum olup olmadığı sorulmuş ancak bütün bu çalışmalara rağmen somut bir bilgi veya delil elde edilememiştir.

51. Olayın fail ya da faillerinin tespit edilememesi nedeniyle 8/2/2022 tarihinde daimî arama kaydına alınan dosyada -bireysel başvuru sonrası- daha önce veri tabanında kayıtlı olan vücut izleri ile eşleşme sağlanmayan, saldırının yapıldığı düşünülen noktada ele geçirilen pet şişe üzerinden tespit edilen vücut izlerinin Ö.K.nın parmak izleri ile uyumlu olduğunun belirlenmesi üzerine adı geçen hakkında 5/5/2025 tarihinde soruşturma işlemlerine başlanmış ancak yürütülen soruşturmada anılan şüpheliyi başvuru konusu saldırı ile irtibatlandıracak bir bulguya rastlanamamış, adı geçen hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma ve kullanma suçundan yürütülen soruşturma tefrik edilmiştir.

52. Soruşturma sürecinde, saldırıya uğrayan otobüsteki kulüp ve şirket yetkilileri ile başvurucular dâhil otobüsteki kişilerin mağdur sıfatıyla istinabe yoluyla beyan ve şikâyetleri alınmıştır.

53. Başvurucular, haklarında ek takipsizlik kararı verilen şüpheliler yönünden soruşturmanın etkili yürütülmediğini, bir kısım delilin toplanmadığını, eksik inceleme yapıldığını ileri sürmüştür (bkz. § 29). Olayı çevreleyen koşulların ve varsa sorumluların tespitine engel olmadığı sürece soruşturma makamlarının mağdur veya müştekilerin her türlü iddialarını ve taleplerini karşılama zorunluluğu yoktur (Yavuz Durmuş ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/6574, 16/12/2015, § 62; Mahpulah Özarslan [2. B.], B. No: 2016/12544, 15/9/2020, § 62). Soruşturma kapsamında şüpheliler bakımından toplanıp incelenen deliller dikkate alındığında başvurucuların toplanmasını talep ettiği delillerin olayı çevreleyen koşulların tespitine engel olmadığı görülmüştür. Başvurucular toplanan delillerin şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını sağlayacak düzeyde yeterli şüphe oluşturduğunu iddia etmiştir. Toplanan delillerin kamu davası açılması için yeterli şüpheyi sağlayacak düzeye ulaşıp ulaşmadığı soruşturma makamlarının takdirindedir. Anayasa Mahkemesinden bu yönde bir değerledirme yapması beklenemez. Böyle olmakla birlikte Anayasa Mahkemesi, soruşturma makamlarınca olayın sebebinin objektif analizinin yapılmasını ve soruşturma sonucunda veya sürecinde alınan kararın elde edilen tüm bulguların kapsamlı, nesnel ve tarafsız bir analizine dayalı olmasını bekler. Bu perspektiften olaya bakıldığında bir kısım şüpheli hakkında verilen ek takipsizlik kararında toplanan delillerin makul ölçülerde ve mantık çerçevesinde irdelenmediği söylenemez.

54. Başvuru konusu olayda soruşturma makamları, olaydan haberdar olur olmaz resen harekete geçerek saldırıyı aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek delilleri toplamıştır. Başvurucuların meşru menfaatlerini korumak için soruşturma sürecine gerekli olduğu ölçüde katılımı sağlanmış, makul bir özenle yürütülen soruşturmada bir kısım şüpheli hakkında elde edilen bulguların kapsamlı, nesnel ve tarafsız analizine dayalı bir değerlendirmeyle ek takipsizlik kararı verilmiştir. Somut olayda soruşturma Anayasa'nın 17. maddesinin gerektirdiği nitelikte yürütülmüş olup etkili yargısal sistem kurma yönündeki usul yükümlülüğünün yerine getirilmediği söylenemez. Her ne kadar hâlihazırda şüpheli veya şüphelilere ulaşılamamış ise de etkili soruşturmanın bir sonuç yükümlülüğü değil uygun araçların kullanılması yükümlülüğü olduğu unutulmamalıdır.

55. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.   

Engin YILDIRIM bu sonuca katılmamıştır.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,

B. Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun İHLAL EDİLMEDİĞİNE Engin YILDIRIM'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 22/4/2026 tarihinde karar verildi.

​

​

​

KARŞIOY GEREKÇESİ

1. Başvuru, Fenerbahçe spor kulübü futbol takımı kafilesini taşıyan otobüse yönelik ölümcül nitelikte silahlı saldırı sonrasında yürütülen ceza soruşturmasının etkililiğine ilişkindir. Çoğunluk, soruşturmanın Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında gerekli usul güvencelerini karşıladığı sonucuna ulaşmıştır.

2. Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında devletin pozitif yükümlülükleri, yalnızca yaşamı koruyucu normatif bir çerçeve oluşturmakla sınırlı olmayıp, yaşam hakkına yönelik ihlallerin etkili bir şekilde soruşturulmasını da zorunlu kılar. Bu yükümlülük, şüpheli ölüm ya da öldürmeye teşebbüs vakalarında olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını sağlayabilecek, sorumluların tespitine ve gerektiğinde cezalandırılmasına imkân tanıyacak nitelikte bir soruşturma yürütülmesini gerektirir (Fatma Akın ve Mehmet Eren [GK], B. No: 2017/26636, 10/11/2021, § 97-98).

3. Etkili soruşturma yükümlülüğü, bir “sonuç yükümlülüğü” olmamakla birlikte, soruşturmanın özenli, derinlikli, tutarlı ve çelişkileri gidermeye yönelik bir şekilde yürütülmesini zorunlu kılar. Bu bağlamda soruşturma makamlarının pasif bir tutum takınması ya da mevcut deliller arasındaki açık çelişkileri gidermemesi, usul yükümlülüğünün ihlaline yol açabilir.

4. Somut olayda, soruşturmanın bu standartları karşıladığını söylemek güçtür. Nitekim dosya kapsamından, şüpheliler E.A. ve N.S. bakımından önemli nitelikte delil ve emarelerin bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna rağmen bu delillerin bütüncül ve eleştirel bir değerlendirmeye tabi tutulmadığı görülmektedir.

5. Öncelikle, şüpheli E.A.’nın kolluk ifadesinde beyan ettiği konum ile HTS kayıtları arasında açık çelişkiler bulunmaktadır. Aynı şekilde, E.A.’nın olay anına ilişkin sosyal medya paylaşımları, olay yerinde bulunmuş olabileceğine işaret eden güçlü bir emare niteliğindedir. Şüpheli E.A.'nın, saldırının hemen akabinde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar son derece çarpıcı niteliktedir: “Hak etmemişti şoför aslında, olması gereken olmadı, günahı olmayan cezayı çekti” ve “…şoföre acıdım” ifadeleri, şüphelinin saldırıdan önceden haberdar olduğuna ya da olayın faillerine yakınlığına işaret eden kuvvetli olgusal göstergelerdir. Buna rağmen bu çelişkilerin giderilmesine yönelik herhangi bir derinleştirme yapılmamış, örneğin şüphelinin olay yerindeki konumunu kesinleştirecek teknik analizlere başvurulmamıştır.

6. Benzer şekilde, E.A. ile diğer şüpheli N.S. arasındaki iletişimin mahiyeti yeterince araştırılmamıştır. Kolluk beyanlarında sınırlı bir temas olduğu ifade edilmesine karşın, HTS kayıtları aynı gün içinde çok sayıda görüşme yapıldığını ortaya koymaktadır. Şüpheli E.A., kolluk beyanında N.S. ile yalnızca bir kez görüştüğünü ifade etmiştir. Oysa HTS kayıtları, iki şüphelinin olay günü tek bir gün içinde 16 kez görüştüğünü ortaya koymaktadır. Bu çarpıcı çelişki soruşturma makamlarınca görmezden gelinmiş, görüşmelerin içeriği, süresi ve zamanlaması incelenmemiştir. Üstelik her iki şüphelinin baz istasyonu verileri, beyan ettikleri konumlarla örtüşmemekte olup bu husus da hiçbir biçimde yeterince irdelenmemiştir. Bu durum, olayın organizasyonu bakımından kritik olabilecek bir olguya işaret etmesine rağmen, görüşmelerin içeriği ve bağlamı araştırılmamış ve bu çelişki giderilmeden soruşturma sonlandırılmıştır.

7. N.S. yönünden ise, sosyal medya paylaşımlarında olayda kullanılan silaha benzer bir tüfekle görüntülenmiş olması önemli bir delil niteliği taşımaktadır. Buna rağmen söz konusu silahın aidiyeti, akıbeti ve olayda kullanılıp kullanılmadığı hususlarında esaslı bir araştırma yapılmamıştır. Fotoğraflarda görülen silah ile olayda kullanılan silahın aynı olup olmadığına ilişkin kriminal incelemelerin derinleştirilmemesi, soruşturmanın eksik yürütüldüğünü göstermektedir.

8. Şüphelilerin mobil telefon içeriklerine el konulmuş ve dinleme kararı alınmış olmasına rağmen bu yoldan delil elde edilemediğinin takipsizlik kararında gerekçe olarak öne sürülmesi kendi içinde çelişkilidir. Zira telefon dinleme tedbiri zaten ileriye yönelik, gerçek zamanlı bir delil elde etme aracıdır. Geçmişe ait ve kritik nitelikteki iletişim içeriklerinin analiz edilmemesi başlı başına soruşturmanın yetersizliğini ortaya koymaktadır.

9. Ayrıca, şüpheli E.A., beyanında R.A. ve Ş. ile birlikte köye gittiğini ifade ederken, N.S., E.A. ve R.A. ile birlikte köye geldiklerini beyan etmiştir. Bu karşılıklı beyanlar arasındaki çelişki soruşturma dosyasına yansımasına rağmen giderilmemiş, tanıkların ifadeleri yüzleştirme yoluyla netleştirilmemiş, anlatıların gerçekliği bağımsız delillerle doğrulanmamıştır.

10. Her iki şüphelinin olay günü bulundukları yer ve zaman dilimlerine ilişkin beyanları ile teknik veriler arasında uyumsuzluklar bulunduğu hâlde bu çelişkilerin giderilmesine yönelik karşılaştırmalı analizlerin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Soruşturma makamlarının bu tür açık tutarsızlıkları gidermeden sonuca ulaşması, etkili soruşturma yükümlülüğü ile bağdaşmamaktadır.

11. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, soruşturmanın belirli şüpheliler üzerinde yoğunlaşmasına rağmen bu kişilere ilişkin delillerin derinleştirilmeden ve çelişkiler giderilmeden takipsizlik kararı verilmesi, soruşturmanın yüzeysel kaldığını göstermektedir. Bu durum, olayın aydınlatılması bakımından makul ölçüde gerekli olan araştırma yükümlülüğünün yerine getirilmediğine işaret etmektedir.

12. Çoğunluk, soruşturmanın genel olarak makul bir çerçevede yürütüldüğünü kabul etmekte ise de, soruşturmanın şeklen yürütülmüş olması yeterli değildir. Önemli olan, elde edilen tüm bulguların kapsamlı, nesnel ve tutarlı bir analizine dayalı bir sonuca ulaşılmasıdır.

13. Sonuç olarak, yaşam hakkının korunmasına ilişkin usul yükümlülüğünün gerektirdiği şekilde etkili, derinlikli ve çelişkileri giderici bir soruşturma yürütülmediğinden, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği sonucuna ulaşılması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Üye
Engin YILDIRIM

​

​

​

AYM, ATAÖZGÜR ERCAN VE DİĞERLERİ, B. No: 2021/59838, 22.04.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 08, sayfa 29–43

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.