İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm

MURAT ŞEN (2021/59130)

  • Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı
  • Mülkiyet hakkı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru; olağanüstü hal tedbirleri kapsamında kapatılan bir eğitim kurumuna ödediği okul kayıt ücretinin kişinin terör örgütüne aidiyeti, bu örgütle irtibatı veya iltisakı olmasından dolayı kişiye iade edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının, kişisel verilerin paylaşılması nedeniyle de özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkıKişisel verilerin korunmasıBaşvuru Yollarının Tüketilmemesi—
Mülkiyet hakkıMüsadere ve elkoymaİhlalYeniden yargılama

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MURAT ŞEN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/59130)

 

Karar Tarihi: 7/1/2026

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Rıdvan GÜLEÇ

Kenan YAŞAR

Ömer ÇINAR

Raportör

:

Kamber Ozan TUTAL

Başvurucu

:

Murat ŞEN

Vekili

:

Av. Serra ŞEN

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; olağanüstü hal tedbirleri kapsamında kapatılan bir eğitim kurumuna ödediği okul kayıt ücretinin kişinin terör örgütüne aidiyeti, bu örgütle irtibatı veya iltisakı olmasından dolayı kişiye iade edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının, kişisel verilerin paylaşılması nedeniyle de özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Başvurucu 5/4/2016 tarihinde erken kayıt yaptırdığı Kayseri'de bulunan B. Özel Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Ticaret Sanayi A.Ş.ye ait okullara taksitle iki çocuğunun 2016-2017 eğitim ve öğretim yılı ücreti olarak 17.000 TL ödeme yapmıştır.

3. Başvurucunun kayıt yaptırdığı eğitim kurumları 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan darbe teşebbüsü sonrasında ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) tedbirleri kapsamında çıkarılan 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi gereğince kapatılmıştır.

4. Başvurucu 8/10/2016 tarihinde, 17/8/2016 tarihli ve 29804 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5. maddesi kapsamında Kayseri Valiliğine müracaat ederek ödediği okul kayıt ücretinin iadesini talep etmiştir. Valilik 22/9/2020 tarihinde 670 sayılı KHK'nın 5. maddesinde aranan şartların gerçekleşmediğini belirterek talebi reddetmiştir.

5. Başvurucu 22/10/2020 tarihinde işlemin iptali ile 17.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi talebiyle dava açmıştır. Başvurucu, gerçek bir hukuki işleme dayanan okul ücretine ilişkin ödemenin iade edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, 670 sayılı KHK'nın 5. maddesinde yer alan "Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)'ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle" şeklindeki ibare Anayasa'ya aykırı olduğundan somut norm denetimi yoluna başvurulması gerektiğini ileri sürmüştür. Kayseri 2. İdare Mahkemesi 12/7/2021 tarihinde davayı reddetmiş; kararda 670 sayılı KHK'nın kanunlaşmış hâli olan 8/2/2018 tarihli ve 7091 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 5. maddesine göre geri ödemeler için gerçek bir mal ve hizmet alım ilişkisinin yanında terör örgütüne aidiyetin, bu örgütle irtibat veya iltisakın bulunmaması gerektiğini belirtmiştir. Ödediği okul ücretinin iadesini isteyen başvurucunun ise Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması üyesi olduğu gerekçesiyle Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince mahkûmiyetine karar verildiğini, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedildiğini ve kararın temyiz aşamasında olduğunu kaydetmiştir. Buna göre ilgili kanunda aranan şartların gerçekleşmemesi karşısında kapatılan kurumdan olan alacağın iadesi talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını açıklamıştır.

6. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi 3/11/2021 tarihinde kararı hukuka uygun bulduğunu belirterek başvurucunun dava dilekçesindeki iddialar kapsamındaki istinaf başvurusunu kesin olmak üzere reddetmiştir.   

7. Başvurucu, nihai kararı 16/11/2021 tarihinde öğrendikten sonra 9/12/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

8. Komisyon adli yardım talebinin kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

9. Başvurucu; okul kayıt ücretinin iade edilmemesi, Anayasa'ya aykırılık itirazının ilgili ve yeterli bir gerekçeyle karşılanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, başvurucunun mevcut mülkü veya meşru bir beklentisi olmadığı, Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesi içtihadı ve somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiği bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı başvuru formundaki iddiaları yanı sıra ayrıca Bakanlık görüş ekinde kişisel verileri içeren 423 kişilik sorgu listesine ilişkin bir belge sunulmasının özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğini iddia etmiştir.

A. Özel Hayata Saygı Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

10. Başvurucu, Bakanlık görüşünde sunulan ve kişisel verileri içeren sorgu listesinin başka başvuruculara da gönderilmesinin kişisel verilerin korunması yükümlülüğüne aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

11. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği, Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini öncelikle yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (İsmail Buğra İşlek [1. B.], B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

12. Somut olayda başvurucu, Bakanlık görüşünde ortaya çıktığını ileri sürdüğü ihlal iddialarını ilk elden Anayasa Mahkemesi önünde ileri sürmüştür. Başvurucunun iddialarını idari makamlar ve yargı mercileri önünde ileri sürmeden doğrudan bireysel başvuruya konu etmesi, ihlal iddiasının öncelikle idari ve yargısal mercilerce incelenmesi gereğini ortadan kaldırmış olacaktır. Dolayısıyla idari ve yargısal yollara başvurulmaksızın öne sürülen iddianın incelenmesi bireysel başvuru yolunun ikincilliği ilkesi gereği mümkün değildir. Sonuç olarak ihlale neden olduğu ileri sürülen söz konusu iddiaya ilişkin başvuru yollarının usulünce tüketilmediği anlaşılmaktadır.

13. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

14. Başvurucunun okul kayıt ücreti olarak ödediği tutarın iade edilmemesine bağlı şikâyetlerinin esas itibarıyla mülkiyet hakkını ilgilendirdiği anlaşıldığından başvuru mülkiyet hakkı kapsamında incelenecektir.

15. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

16. Eldeki olayda başvurucunun okul kayıt ücreti olarak ödediği para mülk teşkil etmektedir. Söz konusu tutarın başvurucunun terör örgütüne aidiyeti, bu örgütle irtibatı veya iltisakı olduğu gerekçesiyle kendisine iade edilmemesi mülkiyet hakkına bir müdahale oluşturmuştur. Amacı gözetildiğinde müdahale mülkün kullanımının kontrolü veya düzenlenmesine ilişkin üçüncü kural kapsamında incelenmelidir (benzer yöndeki değerlendirme için bkz. Ünal Şenel [1. B.], B. No: 2019/4445, 28/2/2024, § 33).

17. Mülkiyet hakkına yapılan bir müdahalenin öncelikle kanuni bir dayanağı olmalı, kamu yararına dayalı meşru bir amacı bulunmalı ve son olarak ise müdahale ölçülü olmalıdır (Recep Tarhan ve Afife Tarhan [1. B.], B. No: 2014/1546, 2/2/2017, § 62). Başvuruya konu olayda OHAL tedbirleri kapsamında kapatılan bir okula ödediği kayıt ücretinin iadesi talebi başvurucunun terör örgütüne aidiyeti, bu örgütle iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle 7091 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca reddedilmiştir.

18. Anayasa Mahkemesi 26/10/2022 tarihli ve E.2018/85, K.2022/127 sayılı kararı ile 7091 sayılı Kanun'un 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “…aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle…” ibaresinin iptaline karar vermiştir. Söz konusu kuralın kapsamına muvazaalı veya varlığı kuşkulu alacakların girmediği, üstelik idarenin hileli işlemlere dayandığını tespit ettiği alacaklar bakımından yeterli araçlarla donatıldığı görüldüğünden kural ile terör örgütüne aidiyeti, örgütle irtibatı veya iltisakı olanların alacaklarının ödenmesinin engellenmesinin amaçlandığı açıktır (AYM, E.2018/85, K.2022/127, 26/10/2022, § 118).

19. Anayasa Mahkemesi, salt alacaklısının terör örgütüyle irtibatlı veya iltisaklı olduğu değerlendirilerek hukuka uygunluğu konusunda kuşku bulunmayan bir alacağın ödenmemesinin bir hukuk devletinde meşru görülemeyeceğini açıklamıştır. Terör örgütleriyle irtibatlı veya iltisaklı oldukları somut olarak ortaya konulan kişilerle ilgili tedbir alınmasında devletin takdir yetkisi olmakla birlikte bu kişilerin özel hukuk ilişkileri çerçevesinde ifa ettikleri yükümlülüklerinden doğan alacaklarının ödenmemesine yönelik yapılan düzenlemenin makul ve meşru tedbirler arasında olamayacağını kaydetmiştir. Bu hâliyle söz konusu kuralın kamu yararına yönelik meşru bir amaca dayandığının söylenemeyeceğini belirtmiş, Anayasa'nın 13. ve 35. maddelerine aykırı olduğuna karar vermiştir (AYM, E.2018/85, K.2022/127, 26/10/2022, §§ 119-121).

20. OHAL tedbirleri kapsamında kapatılan bir eğitim kurumuna yapılan ödemenin iadesi talebinin reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia Ebamüslüm Yıldız ([2. B.], B. No: 2019/677, 20/6/2023) başvurusunda da incelenmiştir. Anılan başvuruda, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağı olan 7091 sayılı Kanun'un 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “…aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle…” ibaresinin iptaline ilişkin norm denetimi kararında belirtilen ilkeler ve varılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir (Ebamüslüm Yıldız, §§ 27-31).

21. Anayasa Mahkemesi, yine OHAL kapsamında bir eğitim kurumuna ödediği kayıt ücretinin iadesi talebinin başvurucunun terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle reddedilmesine dair şikâyeti Ünal Şenel başvurusunda da değerlendirmiştir. Söz konusu başvuruda, okul kayıt ücretinin iade edilmemesinin kanuni dayanağıyla ilgili olarak norm denetimindeki kamu yararına yönelik meşru bir amacının bulunmadığına ilişkin tespit ve söz konusu kuralın iptali dikkate alınarak başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin meşru bir amacı olmadığı belirtilmiştir (Ünal Şenel, § 44).

22. Bu kapsamda eldeki başvurunun koşulları değerlendirildiğinde yukarıda belirtilen kararlarda ulaşılan ilke ve sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir neden bulunmamaktadır.

23. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

24. Başvurucu, okul kayıt ücretinin iade edilmemesine dayanak kuralın Anayasa'ya aykırılığı itirazının ilgili ve yeterli bir gerekçeyle karşılanmadığını ileri sürmüştür. Başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmış ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar verildiğinden gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden bu aşamada inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

III. GİDERİM

25. Başvurucu; ihlalin tespiti, okul kayıt ücretinin iadesi ile 200.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

26. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

27. İhlalin niteliğine göre yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Diğer ihlal iddiasının İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA,

D. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Kayseri 2. İdare Mahkemesine (E.2020/1067, K.2021/1057) GÖNDERİLMESİNE,

E. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

F. 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

G. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 7/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, MURAT ŞEN, B. No: 2021/59130, 07.01.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 01, sayfa 364–368

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.