İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2025 · İkinci Bölüm

TURAJ AGHAYEVA VE DİĞERLERİ (2021/5834)

  • Mülkiyet hakkı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, yabancı uyruklu olan tıpta uzmanlık öğrencilerine döner sermaye ek ödemelerinin yapılmaması nedeniyle mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Mülkiyet hakkıMülkiyet hakkı ile bağlantılı ayrımcılık yasağıİhlalYeniden yargılama

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

TURAJ AGHAYEVA VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/5834)

 

Karar Tarihi: 23/12/2025

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Yıldız SEFERİNOĞLU

Kenan YAŞAR

Metin KIRATLI

Raportör

:

Kamber Ozan TUTAL

Başvurucular

:

1. Turaj AGHAYEVA

2. Afag MANAFOVA

3. Ahmet CAFEROĞLU

4. Aıda TAGHIYEVA

5. Aysel NAMAZOVA

6. Chyngyz ZHYLCHYEV

7. Jeyhun PASHAYEV

8. Nazrın AGHAZADA

9. Nuray YUSIFLI

10. Nurlan HASANOV

Vekili

:

Av. Cengiz AKSU

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, yabancı uyruklu olan tıpta uzmanlık öğrencilerine döner sermaye ek ödemelerinin yapılmaması nedeniyle mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Tıp fakültesi hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinde yabancı uyruklu kontenjanından tıpta uzmanlık öğrenimi gören başvurucuların döner sermaye gelirlerinden yapılan ek ödemeden ve diğer ek ödemelerden yararlandırılması talepleri idarelerce reddedilmiştir. Başvurucular, söz konusu ret işlemlerinin iptali ile idarelere başvuru tarihinden altmış gün öncesinden itibaren yararlandırılmaları gereken ek ödemelerin yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle davalar açmıştır.

3. Yargılamalar sonucunda verilen nihai kararlarla davalar reddedilmiştir. Kararların gerekçesinde; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ek 33. maddesinde sadece nöbet ücretlerinin ödenmesine ilişkin hükümler olduğu, söz konusu maddede yapılan değişikliğin ancak nöbet ücretini kapsadığı, 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesi ile 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 58. maddesi kapsamına yabancı uyruklu olan tıpta uzmanlık öğrencilerinin girmediği belirtilmiştir. Ayrıca farklı kontenjanlar kapsamında uzmanlık eğitimine başlayan yabancı uyruklu öğrencilerin Türk uyruklu öğrenciler ile aynı statüde olmadıkları açıklanmıştır.

4. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

5. Adli yardım talebinde bulunan başvurucuların ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekir. Aralarında bağlantı bulunması nedeniyle süresi içinde yapılan 2021/37479, 2022/2243, 2022/61201, 2022/28138, 2022/28163, 2022/28777, 2022/28807, 2022/45726 ve 2022/64071 numaralı başvuruların süresinde yapılan 2021/5834 numaralı başvuru ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekir.

6. Başvurucular; döner sermaye gelirine eşit şekilde katkı sundukları hâlde döner sermaye gelirinden pay alamadıklarını, pandemi döneminde çalışmalarına rağmen ek ödemelerin yapılmadığını, yabancı uyruklu asistan doktorlara döner sermaye ödemesi yapılamayacağını düzenleyen açık bir kanun hükmü olmadığını, mevzuat hükümlerinin Türk vatandaşı/yabancı uyruklu ayrımı yapmadığını ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın koşullarının dikkate alınması gerektiği bildirilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı formdaki iddialarını yinelemiştir.

7. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

8. Anayasa Mahkemesi benzer şikâyeti Arıf Huseynlı ve diğerleri ([2. B.], B. No: 2019/39033, 28/6/2022) kararında incelemiş ve başvurucuların Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 10. maddesinde teminat altına alınan ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar vermiştir.

9. Arıf Huseynlı ve diğerleri kararında   Türk vatandaşı olan tıpta uzmanlık öğrencileri döner sermaye ek ödemesinden yararlanmaktayken yabancı uyruklu olan tıpta uzmanlık öğrencilerinin bundan yararlanmamasının farklı muamele teşkil ettiği hususunun ilk bakışta anlaşılabilecek nitelikte olduğu belirtilmiş, durumları benzer olan tıpta uzmanlık öğrencileri arasında döner sermaye ek ödemesinden yararlanma yönünden uyrukluk temelinde farklılık yaratıldığı tespit edilmiştir (Arıf Huseynlı ve diğerleri, § 54). Anılan kararda başvurucuların yabancı uyruklu olduğu için maruz kaldıkları farklı muamelenin nesnel ve haklı bir temeli olduğunun ortaya konulamadığı vurgulanmış, farklı muamelenin ilgili mevzuatın anayasal hükümler gözetilmeden yorumlanmasından kaynaklandığına işaret edilmiştir (Arıf Huseynlı ve diğerleri, §§ 55, 56). Mahkemelerin önlerindeki uyuşmazlığa uygulayacakları mevzuat hükümlerini anayasal ilke ve güvenceleri gözeterek yorumlama mecburiyetinde olduğunun altının çizildiği kararda ödeme yapılmasını öngören açık bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle başvurucuların döner sermaye ek ödemesinden yararlandırılmamasının haklılaştırılmasının yargı mercilerinin mevzuat hükümlerini anayasal güvenceler ışığında yorumlama yükümlülüğüne aykırılık oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır (Arıf Huseynlı ve diğerleri, §§ 57, 58). Yine Tural Balayev ve diğerleri ([1. B.], B. No: 2019/42294, 1/2/2023) başvurusunda da mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

10. Koşulları yönünden aynı olan eldeki başvuruda Arıf Huseynlı ve diğerleri kararında ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

11. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 10. maddesinde teminat altına alınan ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

12. Başvurucular; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

13. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

14. Öte yandan ihlalin niteliğine göre yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE,

B. Adli yardım taleplerinin KABULÜNE,

C. Mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

D. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 10. maddesinde teminat altına alınan ayrımcılık yasağının İHLAL EDİLDİĞİNE,

E. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesine (E.2020/1004, K.2020/1430) iletilmek üzere İzmir 6. İdare Mahkemesine (E.2019/841, K.2019/1452), İzmir 5. İdare Mahkemesine (E.2020/1281, K.2021/390), İstanbul 11. İdare Mahkemesine (E.2020/1834, K.2021/992), Sakarya 1. İdare Mahkemesine (E.2020/499, K.2021/518), Sakarya 2. İdare Mahkemesine (E.2020/279, K.2021/258), Kütahya İdare Mahkemesine (E.2020/348, K.2021/20), İzmir 6. İdare Mahkemesine (E.2020/837, K.2021/1473), İstanbul 5. İdare Mahkemesine (E.2020/1484, K.2020/1841), İstanbul 3. İdare Mahkemesine (E.2020/1491, K.2021/1403), İzmir 4. İdare Mahkemesine (E.2020/605, K.2021/434) GÖNDERİLMESİNE,

F. Başvurucuların tazminat talebinin REDDİNE,

G. 487,60 TL başvuru harcının başvurucu Turaj Aghayeva'ya ÖDENMESİNE, 40.000 TL vekâlet ücretinin ise başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

H. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

I. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 23/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, TURAJ AGHAYEVA VE DİĞERLERİ, B. No: 2021/5834, 23.12.2025. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 17, sayfa 616–619

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.