İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm

İ.B. (2021/57736)

  • Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı
  • Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı)

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, vefat eden babasının taziyesini kabul etmesi için mahpusa izin verilmemesi nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkıCeza infaz kurumu uygulamalarıSüre Aşımı—
Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı)Yargılamanın sonucuna ilişkin iddialarKonu Bakımından Yetkisizlik—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

İ.B. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/57736)

 

Karar Tarihi: 18/5/2026

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

GİZLİLİK TALEBİ KABUL

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Kenan YAŞAR

Metin KIRATLI

Şaban KAZDAL

Raportör

:

Güzay ŞERBETCİ

Başvurucu

:

İ.B.

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, vefat eden babasının taziyesini kabul etmesi için mahpusa izin verilmemesi nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Başvuru tarihinde Akhisar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) barındırılan başvurucunun 21/1/2021 tarihinde babası vefat etmiştir. Başvurucu, babasının taziyesine katılma talebiyle Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) 27/1/2021 tarihinde müracaat etmiştir. Başsavcılıkça taziye kabulüne katılım talebi 29/1/2021 tarihinde reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucunun babasının 21/1/2021 tarihinde vefat ettiği, babasının vefatından başvurucunun kardeşi ile yapmış olduğu görüşme neticesinde 27/1/2021 tarihinde haberdar olduğu ve defin işleminin üzerinden üç gün geçmiş olması nedeniyle taziye kabulüne katılım talebinin reddine karar verildiği belirtilmiştir.

3. Bunun üzerine başvurucu; babasının vefatını üç gün içinde öğrenme şansının olmadığını, yasal izin hakkının kullandırılması ve talepleri hakkında işlem yapmayan Ceza İnfaz Kurumu görevlilerinin görevlerini kötüye kullandıklarını, sorumluların tespit edilmesi ve cezalandırılması gerektiğini belirterek adli ve idari tahkikat yapılması talebiyle Başsavcılığa 22/2/2021 tarihinde başvurmuştur. Başsavcılıkça atfı kabil bir kusur ya da suç teşkil eden eylemin bulunmadığı gerekçesiyle 27/5/2021 tarihinde soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Karara karşı yapılan itiraz Akhisar Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/11/2021 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

4. Başvurucu, nihai kararı 15/11/2021 tarihinde öğrendikten sonra 7/12/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

5. Komisyon tarafından adli yardım talebinin kabulüne, başvurucunun nakil talebi yönünden özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilemez olduğuna, taziyeye katılma talebi yönünden aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Özel Hayata ve Aile Hayatına Saygı Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

6. Başvurucu, babasının taziyesini kabul etmesi için izin verilmemesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

7. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, başvurucunun aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden yapılan incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru formundaki iddia ve taleplerini yinelemiştir.

8. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası gereğince bireysel başvuru da bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmesi gerekmektedir. 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca da bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketildiği tarihten başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmektedir (A.C. ve diğerleri [GK], B. No: 2013/1827, 25/2/2016, § 25).

9. Anayasa Mahkemesi Rasul Kocatürk ([GK], B. No: 2016/8080, 26/12/2019) kararında, cenaze ve taziye izni konusunda infaz hâkimliğine şikâyet başvurusunda bulunulmasının istenmesinin başvuruculara aşırı külfet yüklenmesi anlamına geleceğine, taziye kabulüne katılma yönünden şikâyet yolunun tüketilmesinin zorunlu olmadığına ve Başsavcılığa iletilen talebin başvuru yollarının tüketildiğinin kabulü yönünden yeterli olacağına hükmetmiştir (Rasul Kocatürk, § 38).

10. Somut olayda başvurucunun taziyeye katılma talebi 29/1/2021 tarihinde reddedilmiştir. Bu durumda Rasul Kocatürk kararında belirtildiği üzere şikâyet yoluna gidilmeden Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulması mümkündür. Suç duyurusunda bulunulması, taziyeye katılım talebinin karşılanması konusunda etkili bir yol olmadığından özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden tüketilmesi gereken bir yol olarak nitelendirilemez. Dolayısıyla başvurucunun taziyeye katılma talebinin reddine ilişkin olarak Başsavcılıkça verilen 29/1/2021 tarihli kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde bireysel başvuruda bulunulması beklenmektedir. Bu durumda başvurucunun anılan karardan en geç adli ve idari tahkikat yapılması talebiyle Başsavcılığa dilekçe sunduğu 22/2/2021 tarihinde haberdar olduğu ve otuz günlük sürenin dolmasından sonra 7/12/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.

11. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

12. Başvurucu; taziyeye katılma talepli dilekçesinin Başsavcılığa gönderilmediğini, ihmali olan ve görevlerini kötüye kullanan personel hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, yürütülen soruşturmada inceleme ve araştırmanın eksik yapıldığını ve bu eksik inceleme ve araştırma ile soruşturmaya yer olmadığına karar verildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

13. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için kamu gücü tarafından müdahale edildiği iddia edilen hakkın Anayasa'da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye'nin taraf olduğu ek protokollerin kapsamına da girmesi gerekir. Bir başka ifadeyle Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz [1. B.], B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

14. Sözleşme'nin 6. maddesinde adil yargılanmaya ilişkin hak ve ilkelerin medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıkların ve bir suç isnadının esasının karara bağlanması esnasında geçerli olduğu belirtilerek hakkın kapsamı bu konularla sınırlandırılmıştır. Dolayısıyla bahsedilen hâller dışında kalan adil yargılanma hakkının ihlali iddiasına dayanan başvurular, Anayasa ve Sözleşme kapsamı dışında kalacağından bireysel başvuruya konu olamaz. Bir ceza davasında üçüncü kişilerin cezalandırılmasını talep eden mağdur, suçtan zarar gören, şikâyetçi veya katılan sıfatını haiz kişiler Sözleşme'nin 6. maddesinin koruma alanı dışında kalmaktadır (Onurhan Solmaz, §§ 23, 24). Eldeki olayda da başvurucu hakkında suç isnadına ilişkin olmayan ve üçüncü kişilerin cezalandırılmasına yönelik ihlal iddialarının adil yargılanma hakkının kapsamına girmediği anlaşılmıştır.

15. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,

B. 1. Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 18/5/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, İ.B., B. No: 2021/57736, 18.05.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 09, sayfa 119–121

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.