Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm
NEVZAT HAN VE DİĞERLERİ (2021/52470)
- Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, kapalı görüşlerin dinlenerek kaydedilmesi nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı | Haberleşme-ceza infaz kurumu uygulamaları (sakıncalı mektup hariç) | İhlal | Yeniden yargılama, Manevi tazminat |
| Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı | Ceza infaz kurumu uygulamaları | İhlal | Yeniden yargılama, Manevi tazminat |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
NEVZAT HAN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2021/52470) |
|
|
|
Karar Tarihi: 22/4/2026 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Basri BAĞCI |
|
Üyeler |
: |
Engin YILDIRIM Rıdvan GÜLEÇ Ömer ÇINAR Metin KIRATLI |
|
Raportör |
: |
Muhammed Kerem ÇÖMEZ |
|
Başvurucular |
: |
Nevzat HAN ve diğerleri [bkz. ekli listenin (C) sütunu] |
|
Vekilleri |
: |
[bkz. ekli listenin (F) sütunu] |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, kapalı görüşlerin dinlenerek kaydedilmesi nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucular, somut olaya konu idari uygulamaların yapıldığı tarihlerde ceza infaz kurumlarında hükümlü veya tutuklu olarak bulunmaktadır.
3. Başvuru konusu olay 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 83. maddesine 17/6/2021 tarihinde eklenen (4) numaralı fıkra etrafında şekillenmiştir. Başvurucular, söz konusu fıkra kapsamında kapalı görüşlerin teknik araçlarla dinleneceği ve kaydedileceğine ilişkin uygulamadan ceza infaz kurumlarının bildirimiyle veya başka yollarla haberdar olmuştur. Başvurucuların bir kısmı uygulamaya son verilmesi ve kayıtların silinmesi istemiyle idareye başvurmuşsa da anılan talepleri bahse konu yasal düzenlemeye atıf uyarınca reddedilmiştir. Başvurucular, uygulamadan haberdar olmalarıyla veya taleplerinin reddedilmesi üzerine kapalı görüşlerin dinlenip kayda alınması uygulamasının kaldırılması için infaz hâkimliklerine şikâyette bulunmuştur.
4. İnfaz hâkimliklerince şikâyetler reddedilmiştir. Karar gerekçelerinde; öncelikle 17/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik'in (Ziyaret Yönetmeliği) 7. maddesine atıf yapılmış, ardından 5275 sayılı Kanun'un 83. maddesine eklenen (4) numaralı fıkraya değinilmiştir. Sözü edilen fıkrayla kapalı görüşlerin dinlenmesi ve kaydedilmesi usulünün kanuni bir nitelik kazandığı ve bu bağlamda Anayasa Mahkemesinin Eşref Köse ([1. B.], B. No: 2017/38098, 3/6/2020) kararında belirtilen kanunilik şartının karşılandığı vurgulanmıştır. Son olarak ceza infaz kurumlarının mevzuatla verilen görevleri yapmak dışında herhangi bir yetkisinin bulunmadığının ve mevcut uygulamanın Adalet Bakanlığının (Bakanlık) takdir yetkisinde olduğunun altı çizilmiştir. Bir kısım infaz hâkimliği ise anılan gerekçelerden farklı olarak uygulamanın Ziyaret Yönetmeliği'nin 7. maddesine veya 5275 sayılı Kanun'un 83. maddesine göre yapıldığını belirterek usul ve kanuna uygun olduğu sonucuna ulaşmıştır.
5. Başvurucuların itirazları ağır ceza mahkemeleri tarafından kararların usule ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.
6. Komisyonca başvurucuların adli yardım taleplerinin kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
7. Aralarında bağlantı bulunması nedeniyle süresi içinde yapılan 2021/56496, 2021/52553, 2021/58595, 2021/61941 numaralı başvuruların süresinde yapılan 2021/52470 numaralı başvuru ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekir.
8. Başvurucular, ceza infaz kurumunda ziyaretçileriyle gerçekleştirdiği kapalı görüşlerdeki konuşmalarının dinlenerek kaydedilmesi ve bir kısım başvurucuların kayıtların silinmesi taleplerinin reddine ilişkin yargı makamlarına yaptığı şikâyet ve itirazın reddedilmesi nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bakanlık görüşünde, başvurucuların özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine yönelik şikâyetleri hakkında Anayasa Mahkemesi tarafından yapılacak incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucuların bir kısmı, Bakanlığın görüşüne karşı sunulan beyan dilekçelerinde başvuru formlarında dile getirilen hususları tekrar etmiştir.
9. Başvuru, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyeti kapsamında incelenmiştir.
10. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
11. Somut olayda başvurucuların kapalı görüş için tahsis edilen telefonla yaptığı konuşmaların idare tarafından teknik araçla dinlenmesinin ve kaydedilmesinin özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyetine müdahale oluşturduğu değerlendirilmiştir (aynı yönde değerlendirmeler için bkz. Erkam Bedir Türkmenoğlu ve diğerleri [GK], B. No: 2021/54500, 23/10/2025, § 40; Eşref Köse, §§ 54-59).
12. Müdahalenin dayanağı olan 5275 sayılı Kanun'un 83. maddesinin (4) numaralı fıkrasının kanunilik ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır. Belli türde suçtan hükümlü veya tutuklu olanların kapalı görüşlerinin dinlenmesi ve kaydedilmesi şeklindeki müdahalenin kamu düzeninin korunması ile kişi, toplum ve kurum güvenliğinin sağlanması veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği anlaşıldığından meşru amaç taşıdığı değerlendirilmiştir (Erkam Bedir Türkmenoğlu ve diğerleri, §§ 42-45).
13. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı olması gerekir (Ferhat Üstündağ [1. B.], B. No: 2014/15428, 17/7/2018, § 45; Çetin Arkaş ve Nasrullah Kuran [2. B.], B. No: 2016/371, 13/1/2021, § 73; İzge Hakan Günal (2) [2. B.], B. No: 2018/25425, 27/11/2024, § 15). Bu itibarla müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluğu yönünden inceleme yapılacaktır.
14. Anayasa Mahkemesi Erkam Bedir Türkmenoğlu ve diğerleri kararında 5275 sayılı Kanun'un 83. maddesinin (4) numaralı fıkrası kapsamında uygulanan kapalı görüşlerin dinlenmesi ve kaydedilmesi şeklindeki tedbire ilişkin geniş açıklamalarda bulunmuştur. Anılan kararda öncelikle ziyaret hakkının dış dünyayla iletişim kurmanın ve aile birlikteliğinin sürdürülebilirliğinin sağlanmasının önemli bir aracı olduğu ifade edilmiştir. Bunun yanında söz konusu hakkın gereği gibi kullanılmasının mahremiyet koşullarının oluşturulmasına ya da gereklilik hâlinde bu mahremiyete en az etki edecek yolun seçilmesine bağlı olduğu belirtilmiştir. Ardından dinleme ve kaydetme şeklindeki tedbire başvurulması ve bu tedbirin uygulanma süresi gibi hususların yasal sınırlar dâhilinde idarenin takdirinde olduğu vurgulanmıştır (Erkam Bedir Türkmenoğlu ve diğerleri, §§ 50-52).
15. Bununla birlikte idarenin bu takdir yetkisini kullanırken ziyaret hakkının esasları ile ilgili mahpusların öznel durumları, suç türleri, tehlikelilik durumları gibi karara etki edebilecek tüm unsurları gözeterek, tedbirin gerekliliğini gösterir bireyselleştirilmiş, makul, öngörülebilir ve denetime imkân verecek nitelikte ilgili ve yeterli bir gerekçe sunması gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca idarenin uygulanacak tedbiri somut olayın koşullarını dikkate alarak makul bir süreyle sınırlandırması ve müdahalenin devamına ihtiyaç duyulup duyulmadığının veya daha hafif araçlarla meşru amaca ulaşma olasılığının tespiti için kararlarını belirli aralıklarla gözden geçirmesinin müdahalenin ölçülü kabul edilebilmesi bakımından son derece önemli olduğu belirtilmiştir. Nihayetinde söz konusu ilkeler ışığında müdahalenin demokratik toplum gereklerine uygun olduğu ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya konulamadığından başvurucuların özel hayata ve aile hayatına saygı hakları ile haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır (Erkam Bedir Türkmenoğlu ve diğerleri, §§ 53-59).
16. Buna göre incelenen olayda infaz kurumu uygulamasının tüm mahpusların kapalı görüşlerinin koşulsuz bir biçimde dinlenerek kaydedilmesini öngörmesine ve başvurucuların şikâyetinin esas itibarıyla bu uygulamaya yönelmesine rağmen yargı makamlarının bu konuda herhangi bir değerlendirme yapmadıkları anlaşılmıştır. Bu nedenle mevcut başvuruda Anayasa Mahkemesinin böyle bir durumda yapılmasını beklediği ve yukarıda sıraladığı açıklamalara uygun bir incelemenin yapıldığı söylenemez (bkz. §§ 14, 15).
17. Sonuç olarak eldeki başvuruda Erkam Bedir Türkmenoğlu ve diğerleri kararında açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
18. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile Anayasa'nın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
19. Başvurucular; ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
20. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
21. Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvuruculara manevi zararları karşılığında net 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvurucular, maddi zarara ilişkin olarak bilgi/belge sunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE,
B. Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile Anayasa'nın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme hürriyetinin İHLAL EDİLDİĞİNE,
D. Kararın bir örneğinin özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ekli listenin (Ç) sütununda belirtilen mahkemelere GÖNDERİLMESİNE,
E. Başvuruculara net 50.000 TL manevi tazminatın AYRI AYRI ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
F. Vekille temsil edilen başvuruculara ekli listenin (G) sütununda belirtilen vekâlet ücretlerinin listede gösterildiği şekilde ÖDENMESİNE,
G. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 22/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, NEVZAT HAN VE DİĞERLERİ, B. No: 2021/52470, 22.04.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 08, sayfa 15–18
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.