İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm

HASAN TOPÇU (2021/48452)

  • Mülkiyet hakkı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, el konulan dijital materyallerin ve paranın iade edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Mülkiyet hakkıMüsadere ve elkoymaBaşvurunun Reddi—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

HASAN TOPÇU BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/48452)

 

Karar Tarihi: 22/7/2026

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

İrfan FİDAN

Üyeler

:

Recai AKYEL

Selahaddin MENTEŞ

Yılmaz AKÇİL

Şaban KAZDAL

Raportör

:

Ahmet Faruk TANYILDIZI

Başvurucu

:

Hasan TOPÇU

Vekili

:

Av. Yasemin KAVAK

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, el konulan dijital materyallerin ve paranın iade edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçundan yürütülen soruşturma sırasında ikametinde yapılan aramada cep telefonları, SIM kartlar, 200 USD ve 15.000 TL'ye el konulmuştur.

3. Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) yürütülen yargılama neticesinde başvurucunun mahkûmiyetine karar verilmiş, başvurucuya ait dijital materyaller ve para hakkında hüküm kurulmamıştır. Mahkeme kararı istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek 3/3/2021 tarihinde kesinleşmiştir.

4. Başvurucu, nihai kararı 14/6/2021 tarihinde öğrendikten sonra 3/9/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

5. Komisyon, başvurucunun silahların eşitliği ilkesi ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle, diğer hakların ihlal edildiğine ilişkin iddiaların ise kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamaması nedeniyle kabul edilemez olduğuna, başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının değerlendirilmesinin Bölüm kararı gerektirdiğini belirterek kabul edilebilirlik hususunu karara bağlamadan başvurunun Bölüme gönderilmesine, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar vermiştir.

6. Bireysel başvuru tarihinden sonra Mahkemenin 20/9/2021 tarihli ek kararla başvurucuya ait 200 USD ve 15.000 TL'nin iadesine karar verdiği, anılan ek kararın 11/10/2021 tarihinde başvurucuya tebliğ edildiği tespit edilmiştir. Dijital materyallerin ise İzmir İl Emniyet Müdürlüğünde (İdare) bulunduğu, İdareden talep edilmesi gerektiği başvurucuya bildirilmiştir. Bu kapsamda İdarenin 8/5/2026 tarihli yazı cevabında vurgulandığı üzere dijital materyallerin başvurucunun talebi doğrultusunda 11/1/2022 tarihinde eşi Fatma Topçu'ya iade edildiği anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME

7. Başvurucu; suç unsuru olup olmadığına veya ait olduğu kişiye bakılmaksızın ikametinde yapılan aramada tüm dijital materyaller ile paraya el konulduğunu, el konulan materyallerin ve paranın iadesi hususunda karar verilmediğini, kendisine ait olmayan cep telefonları elkoyma kararında belirtilmesine rağmen bunların iade edilmediğini belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edilip edilmediği hususunda inceleme yapılırken Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiği bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

8. Başvurucu, her ne kadar nihai kararı müddetnamenin tebliğiyle 14/6/2021 tarihinde öğrenmiş ve 3/9/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuş ise de mahkeme kararında elkonulan dijital materyaller ve para hakkında hüküm kurulmadığı, bireysel başvuru tarihi itibarıyla elkoyma tedbirinin devam ettiği nazara alındığında başvurucunun başvuruyu süresi içinde yaptığı değerlendirilmiştir.

9. Başvuru, mülkiyet hakkı kapsamında incelenmiştir.

10. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un "Başvuru hakkının kötüye kullanılması" başlıklı 51. maddesi şöyledir:

"Bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine, yargılama giderlerinin dışında, ayrıca ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasına hükmedilebilir."

11. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) "Başvuru hakkının kötüye kullanılması" başlıklı 83. maddesi şöyledir:

"Başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde incelemenin her aşamasında başvuru reddedilir ve yargılama giderleri dışında, ilgilinin ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilebilir."

12. İlgili düzenlemeler vasıtasıyla genel hukuk teorisinde bir kamu düzeni kuralı olarak ele alınan ve genel olarak bir hakkın açıkça öngörüldüğü amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk düzenince himaye edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının bireysel başvuru alanında özel olarak ele alındığı görülmektedir. Bu bağlamda bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve Anayasa Mahkemesinin başvuruyu gereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür (S.Ö. [2. B.], B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28).

13. Bu kapsamda özellikle Anayasa Mahkemesini yanıltmak amacıyla gerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge sunulması, başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında Anayasa Mahkemesinin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya tahrik edici bir üslup kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla bağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (S.Ö., § 29).

14. Başvuruya konu olayda başvurucu, dijital materyalleri ile parasının iade edilmemesinden yakınmaktadır. Bu kapsamda dijital materyaller ile paranın iade edilmemesi hususunun devam edip etmediği başvurucunun mağdur statüsünün değerlendirilmesi bakımından oldukça önemlidir. Bu bağlamda bireysel başvurudan sonra Mahkemenin 20/9/2021 tarihli ek kararla 200 USD ve 15.000 TL'nin başvurucuya iadesine karar verdiği, dijital materyallerin ise başvurucunun talebi doğrultusunda eşi Fatma Topçu'ya 11/1/2022 tarihinde iade edildiği tespit edilmiştir. Buna karşılık başvurucu, Anayasa Mahkemesini bu konuda bilgilendirmemiştir.

15. Bu bilgiler ışığında yukarıda belirtilen ilkelerden ayrılmayı gerektiren bir durum olmayıp başvurucunun başvurusunun değerlendirilmesiyle ilgili esaslı olan bir unsur hakkında bilgi vermediği görülmüştür. Bireysel başvuru tarihinden sonra vuku bulan ve bireysel başvurunun değerlendirilmesini etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmelerle ilgili olarak Anayasa Mahkemesini bilgilendirmemek suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasını engellediği anlaşıldığından başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

16. Başvurunun mahiyeti gözetildiğinde 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi ve İçtüzük'ün 83. maddesi uyarınca başvurucu aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesine gerek görülmemiştir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle REDDİNE,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 22/7/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, HASAN TOPÇU, B. No: 2021/48452, 22.07.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 10, sayfa 495–497

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.