İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm

ARDA NACAR VE DİĞERLERİ (2021/48227)

  • Yaşam hakkı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, helikopter kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına ilişkin yürütülen soruşturmanın etkili olmaması nedeniyle yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Yaşam hakkıKoruma yükümlülüğünün ihlal edildiğine ilişkin diğer iddialarDüşme—
Yaşam hakkıKoruma yükümlülüğünün ihlal edildiğine ilişkin diğer iddialarBaşvuru Yollarının Tüketilmemesi—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

ARDA NACAR VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/48227)

 

Karar Tarihi: 21/4/2026

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

İrfan FİDAN

Üyeler

:

Recai AKYEL

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Selahaddin MENTEŞ

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Soner GÖÇER

Başvurucular

:

1. Arda NACAR

2. Derya BULUT

3. İrem Selin NACAR ÖZTÜRK

4. Peyman NACAR

5. Tutku BULUT

6. Yiğit Utku BULUT

Vekili

:

Av. Muhammet Tarık GÜLERYÜZ

​

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, helikopter kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına ilişkin yürütülen soruşturmanın etkili olmaması nedeniyle yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 21/9/2021 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. 10/3/2017 tarihinde mülkiyeti E. Havacılık A.Ş.ye ait olup K. Havacılık A.Ş. tarafından işletilmekte olan sivil helikopter, Atatürk Havalimanı'ndan kalkışını müteakip seyrüseferi esnasında, E. İnşaat A.Ş. tarafından yapılıp işletilen TV verici kulesindeki antenin 199 metre yüksekliğindeki kısmına çarparak düşmüştür. Kaza sonucunda kaptan pilot A.N. ve ikinci pilot A.B. ile birlikte beş yolcu hayatını kaybetmiştir. Başvurucu Peyman Nacar, Arda Nacar ve İrem Selin Nacar Öztürk, kazada hayatını kaybeden pilot A.N.nin eşi ve çocukları; diğer başvurucular Derya Bulut, Tutku Bulut ve Yiğit Utku Bulut ise yine aynı kazada hayatını kaybeden pilot A.B.nin eşi ve çocuklarıdır.

6. Başsavcılıkça olaya ilişkin resen soruşturma işlemlerine başlanmıştır.

A. Bireysel Başvuru Öncesi Soruşturma Süreci

7. Başsavcılıkça cesetler üzerinde ölü muayene ve otopsi işlemi yapılmış, uzman ekipler ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Kaza Araştırma ve İnceleme Kurulu (İnceleme Kurulu) görevlileri eşliğinde olay yerinde incelemelerde bulunmuş, olaya ilişkin görgü tanıklarının beyanlarına başvurulmuş, helikopterin hangardan çıkış, pilot ve yolcuların helikoptere biniş görüntüleri ile kaza yerine yakın MOBESE görüntüleri celbedilmiştir. Ayrıca helikopterin kimliği, sertifikaları, olay günkü rotası, uçuş saati, pilot ve yolcuların kimlikleri gibi bilgiler ile helikopterin çarptığı TV kulesine ilişkin izin ve ruhsatlar ilgili yerlerden getirtilmiştir. Yine Atatürk Havalimanı'ndan kalkış yapıp doğu yönüne gidecek helikopter ve diğer sabit kanat hava araçlarının görerek uçuş esnasında takip etmeleri gereken VFR (görerek uçuş kuralları) rotaları da celbedilmiştir.

8. Celbedilen belgelerden ve alınan beyanlardan, düşen helikopterin E. Havacılık A.Ş.ye ait olup K. Havacılık A.Ş. tarafından işletildiği; olay günü Atatürk Havalimanı'ndan kalkışını yapan helikopterin istikametinin Bozüyük olduğu, kaza anında helikopterde bulunan yolcuların E. şirketler grubunun çalışanları ve misafirleri oldukları ve adı geçen şirketler grubunun Bozüyük'te bulunan tesislerine bir iş gezisi yaptıkları tespit edilmiştir. Yolcuların birisi Türkiye Cumhuriyeti, diğerleri ise Rusya Federasyonu vatandaşıdır.

9. Başsavcılık, İnceleme Kuruluna olay yeri incelemesinin hemen akabinde enkazın kaldırılması ve kazaya ilişkin inceleme raporu hazırlanması talimatı vermiştir.

10. Düşen helikopterin işletmecisi olan K. Havacılık A.Ş.nin ortağı ve aynı zamanda genel müdürü olan G.M.nin kollukça 8/4/2017 günü bilgi sahibi sıfatıyla beyanları alınmıştır. G.M., adı geçen Şirketin kendisi ile M.Y.H. ve M.G.H. isimli üç hâkim ortağı olduğunu, sivil hava taşımacılığı yapıldığını, kazaya karışan helikopterin sahibinin E. Havacılık A.Ş. olmakla birlikte hava aracının adı geçen Şirket adına kendi Şirketleri tarafından işletildiğini ifade etmiştir.

11. Başvurucular vekili, 10/4/2017 tarihinde soruşturma dosyasına vekâlet sunmuş ve dosyanın bir nüshasını almıştır.

12. Başsavcılıkça muhtelif tarihlerde İnceleme Kuruluna yazılan müzekkereler ile raporun akıbeti sorulmuş; İnceleme Kurulu 9/5/2017, 11/7/2017 tarihlerinde verdiği cevaplarında araştırma ve inceleme faaliyetlerinin sürdüğünü, Türkiye'nin tabi olduğu uluslararası kurallar gereği kazaya karışan hava taşıtının tasarlandığı, imal edildiği, tescil edildiği ve işletildiği devletlerin de araştırma sürecine dâhil edilmelerinin zorunlu olduğunu, bu doğrultuda düşen hava taşıtının tasarlandığı ve imal edildiği ülkeler olan Amerika Birleşik Devletleri'nin, Fransa'nın ve kazada hayatını kaybeden vatandaşlarının bulunması nedeniyle Rusya Federasyonu'nun temsilcilerinin de çalışmalara dâhil edildiğini bildirmiştir. İnceleme Kurulu, inceleme faaliyetinin kokpit ses kayıt cihazı ile uçuş verileri kayıt cihazının yurt dışında deşifre edilmesi benzeri safhalarının sürdüğü veya tamamlandığı hususlarında da zaman zaman bilgiler vermiştir.

13. İnceleme Kurulu tarafından hazırlanmış olan Hava Aracı Kazası Araştırma ve İnceleme Ön Raporu, 26/7/2017 tarihinde soruşturma dosyasına ulaşmıştır. İlk bulgu ve tespitlere yer verilen raporda, çalışmaların sürdüğü, çalışmaların tamamlanmasının ardından hazırlanacak taslak nihai raporunun ilgili devletlerle paylaşılmasının ardından nihai raporun hazırlanacağı belirtilmiştir. Raporda ayrıca yürütülen araştırma ve inceleme faaliyetlerinin nihai ve tek amacının benzer kazaların önlenmesi olduğu, çalışmaların kazada sorumluluğu bulunan kimseleri tespit etmek gibi bir amacının olmadığı ifade edilmiştir.

14. Başvurucular vekili 17/10/2017 havale tarihli dilekçesi ile İnceleme Kurulunca hazırlanacak raporun sorumluların tespitine hizmet etmeyeceğini ileri sürerek dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiştir.

15. Ulaştırma Bakanlığınca gönderilen 13/12/2017, 11/5/2018, 2/10/2018, 18/3/2019 tarihli müzekkere yanıtları ile araştırma ve inceleme faaliyetlerinin sürdüğü, çalışmaların tamamlanmasının ardından hazırlanacak taslak nihai raporunun ilgili devletlerle paylaşılmasının ardından nihai raporun hazırlanacağı bildirilmiş, bu süreçte adı geçen Bakanlığın teşkilat yapısında yapılan değişiklikler nedeniyle İnceleme Kurulu lağvedildiği için çalışmalara -bahsi geçen İnceleme Kurulu yerine oluşturulmuş olan- Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi Başkanlığı devam etmiştir.

16. Nihayetinde adı geçen Başkanlıkça hazırlanmış olan 10/8/2020 tarihli Hava Aracı Kazası Araştırma ve İnceleme Nihai Raporu, 12/8/2020 günü soruşturma dosyasına ulaşmıştır. Pilotlara, bakım personeline, hava aracına, bakım sürecine, olay günü hava aracının durumuna, meteorolojik verilere, kaza öncesi, kaza anı ve kaza sonrasına ilişkin diğer bulgulara yer verilen raporda şu tespitler ön plana çıkmaktadır:

 i. Uçuş ekibi, hava koşullarının uygun olmaması nedeniyle yolcuların Kanyon Heliport isimli yerden alınmalarını iptal etmiş ancak havaalanı rasatlarının görsel uçuşa uygun oluşu nedeniyle yolcuların havalimanına gelerek kalkışın oradan yapılması teklifine itiraz edememişlerdir. İki aydır gelen ilk uçuş talebi olması nedeniyle uçuş ekibi uçuşu gerçekleştirmek için baskı hissetmiş ve meteorolojik olarak gerekli şartlar sağlanamamasına rağmen uçuşa devam etmekte ısrar etmişlerdir. Uçuş sırasında pilotların yaklaşma hattına yaklaşma ve 1.500 feet üzerine çıkma yönünde kaygıları vardır.

 ii. Helikopterin çarptığı kule, engel veri tabanında yer almadığı için helikopterdeki cihazların mânia haritalarında gösterilmemektedir. Kulenin ışıklandırması ve işaretlemesi ulusal ve uluslararası gereklilikleri karşılamamaktadır.

 iii. Kazanın oluşumunda hava koşullarının etkisi olmuştur. Kalkış yapılan havalimanındaki hava koşulları görerek uçuşa uygundur ancak havalimanına yakın çevredeki bulutlu hava görerek uçuş şartlarını sağlamamaktadır.

 iv.  Görerek uçuş rotası -uluslararası standartlara aykırı olarak- helikopterin çarptığı kuleye yakın belirlenmiştir. Rota ile kule arasında en az 600 metre mesafe bulunması gerekirken fiilî mesafe 371 metredir.

 v. Kulenin yüksekliğinin 1.358 feet olduğu gözetildiğinde esasen görerek uçuş sırasında minimum irtifa 2.358 feet olmalıdır. Ancak ulusal ve uluslararası standartlara göre kazaya karışan hava aracının 1.500 feet üzerine çıkması uçuş emniyetsizliği yaratacaktır. Bu ikircikli durum İstanbul üzerinde yapılan görerek uçuşlarda ekseriyetle yaşanmaktadır.

 vi. Kazanın muhtemel nedeni, olumsuz hava şartlarına rağmen otorite ve pilotların görerek uçuş (VFR) kararı vermeleri, görerek uçuş rotasının standartlara aykırı olarak kuleye yakın belirlenmiş olması, en az 2.358 feet yükseklikte uçuş yapılması gerekirken otorite tarafından 1500 feetin üzerindeki irtifaya aletle uçuş (IFR) rotasındaki hava trafiği ile kesişmeyi engellemek kastıyla izin verilmemesi, pilotların görerek uçuş (VFR) şartları kaybolmasına rağmen geri dönmek yerine uçuşa devam etmekte ısrar etmeleridir. Bulgular topluca değerlendirildiğinde kazanın, hava durumuna, idareye ve pilotaja bağlı olarak meydana geldiği düşünülmektedir.

17. Raporda, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne, Harita Genel Müdürlüğüne ve kazaya karışan helikopterin işleteni olan K. Havacılık A.Ş.ye yönelik tavsiyelere yer verilmiştir. Bu kapsamda K. Havacılık A.Ş.ye şu tavsiyelerde bulunulmuştur:

 i.   Meteorolojik şartların kritik olduğu durumlarda uçuşun yapılıp yapılmamasına yönelik karar yalnızca pilota bırakılmamalı, Şirketin karar sürecine dâhil olduğu bir prosedür geliştirilmelidir.

 ii.   Sadece kalkış yapılacak meydanın değil gidilecek güzergâhın meteorolojik şartları da dikkate alınmalıdır.

18. Başvurucular vekili; soruşturma dosyasına sunduğu 16/12/2020 tarihli dilekçesi ile meydana gelen kazanın gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmamasından kaynaklandığını, elverişsiz hava koşullarına rağmen pilotlara uçuş talimatı verildiğini ileri sürerek kazanın meydana geldiği tarihte E. Havacılık A.Ş. ve K. Havacılık A.Ş.nin Yönetim Kurulu üyeleri ile merhum pilotlara doğrudan talimat verme yetkisi bulunan yetkililerin tespiti ile şüpheli sıfatıyla soruşturmaya dâhil edilmelerini, ayrıca Şirketlerde arama yapılarak şüphelilerin bilgisayar sistemleri ve telefonlarına el konulmasını talep etmiştir. Başvurucular vekili, sunduğu 4/3/2021 tarihli dilekçe ile ayrıca pilotların gerçek işvereninin kim olduğu ve olay günü kimin uçuş talimatı verdiğinin tespiti maksadıyla merhum pilotların telefon kayıtlarının celbedilmesini talep etmiştir. Yine aynı tarihli başka bir dilekçe ekinde her iki Şirketin müteselsilen sorumlu olduğuna yönelik olarak adli mahkemelerde açılmış davalarda alınan bilirkişi raporları ile dinlenen tanıkların beyanları ve mahkeme kararları sunulmuştur.

19. Başsavcılıkça kaptan pilot/hukukçu ve yüksek uçak mühendisi bilirkişilerden oluşan iki kişilik bir heyetten kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu alınmıştır.

-13/4/2021 havale tarihli raporda şu tespitlere yer verilmiştir:

i. Helikopterin işleteni K. Havacılık A.Ş. ile helikopterin maliki E. Havacılık A.Ş. yönünden: Merhum pilotlar Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre K. Havacılık A.Ş.nin çalışanıdır ancak merhum pilotlara E. Havacılık A.Ş. yetkililerince doğrudan uçuş görevi verilmektedir. Kaza günü meteorolojik şartların uçuşa uygun olmaması nedeniyle pilotlarca Kanyon Heliport isimli yerden yapılacak uçuş iptal edilmiştir. Kaza günü İstanbul'un genelinde görerek uçuş yapan başka hava aracı bulunmamaktadır. Yalnızca kalkış yapılacak havalimanının değil uçuş güzergâhının meteorolojik şartlarının dikkate alınması gerekirken K. Havacılık A.Ş. yetkililerince bu durum dikkate alınmaksızın uçuş görevi verilmiştir.

ii. Helikopterin çarptığı kulenin müteahhidi ve işleteni E. İnşaat A.Ş. yönünden: Helikopterin çarptığı TV verici kulesi standartlara uygun şekilde işaretlenip ışıklandırılmamıştır.

iii. Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü yönünden: Bahsi geçen TV kulesi, engel veri tabanına işlenmemiştir. Görerek uçuş rotası uluslararası standartlara aykırı olarak, helikopterin çarptığı kuleye yakın belirlenmiştir. 1.500 feetin üzerindeki bir irtifada uçmak yasaktır oysa kulenin yüksekliği 1.358 feettir.

iv. Meteoroloji Genel Müdürlüğü yönünden: Yayımlanan meteorolojik raporların 16 km yarıçaplık bir alan için geçerli olması gerekirken yalnızca kalkış yapılan havalimanı ve çevresi için raporlama yapılmıştır.

v. Merhum pilotlar yönünden: Hava koşullarının uygun olmaması nedeniyle uçuş ekibi Kanyon Heliport isimli yerden başlayacak uçuşu iptal etmiştir. Ancak pilotlar toplam 36 gündür uçmadıkları için kendilerini baskı altında hissetmişler ve Atatürk Havalimanı meydan rasatlarının görerek uçuşa elverişli olması nedeniyle işverenden gelen uçuş görevine itiraz edememişlerdir. Havaalanı hava raporlarının 16 kilometre yarıçapında bir alanı kapsaması gerekirken rapor sadece Atatürk Havalimanı meydan rasatları ile sınırlıdır. Kokpit ses kaydı başta olmak üzere eldeki veriler, pilotların görerek uçuş şartlarını yani ufki rüyeti kaybettiklerine ilişkin bir emare içermemektedir. Pilotlara atfı kabil kusur bulunmamaktadır.

-   Yüksek uçak mühendisi bilirkişi tarafından sunulan, ek kanaat bildirir aynı tarihli yazıda ise sorumlu kaptan pilotun hava aracının can ve mal güvenliğini sağlayacak surette sevk ve idaresinden birinci derecede sorumlu olup olağanüstü durumlarda gereken önlemleri almaya yetkili olduğuna dair 14/10/1983 tarihli ve 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun 100. maddesi hükmü dikkate alındığında, soruşturma konusu kazanın meydana gelmesinde, uçuşu reddetmeyen ve uçuş rotasını değiştirmeyen kaptan pilotun asli derecede sorumlu olduğu kanaati bildirilmiştir.

20. Başsavcılık, kolluğa hitaben yazdığı 27/4/2021 tarihli yazı ile kazaya karışan helikopterin sahibi E. Havacılık A.Ş. ile işletmecisi K. Havacılık A.Ş.nin ve helikopterin çarptığı TV kulesinin müteahhidi ve işleteni E. İnşaat A.Ş.nin Yönetim Kurulu üyelerinin şüpheli sıfatıyla beyanlarının alınması; ayrıca bilirkişi raporu doğrultusunda soruşturma konusu olayda kusuru bulunan Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü kamu personelinin kimlik bilgilerinin tespiti talimatı vermiştir.

21. Başvurucular vekili 5/5/2021, 18/5/2021 ve 24/5/2021 tarihli dilekçeleri ile daha önce dile getirdiği arama ve elkoyma taleplerini yinelemiş; ek bilirkişi raporu alınmasını, ayrıca şüphelilerin Başsavcılıkça dinlenilmesini talep etmiştir. Başsavcılık, 23/5/2021 tarihli Dosya İnceleme Tutanağı ile taleplerin -gerek görülmesi hâlinde yeniden değerlendirilmek üzere şimdilik- reddine karar vermiştir. Başvurucular vekili, Başsavcılığın kararına karşı sulh ceza hâkimliği nezdinde itirazda bulunmuş ise de itiraz 4/6/2021 ve 18/6/2021 tarihlerinde -genel soruşturma yetkisi kapsamında yetkinin Başsavcılıkta olduğu gerekçesiyle- reddedilmiştir.

22. Kollukça Başsavcılığa hitaben yazılan 1/7/2021 tarihli yazı ile talimat doğrultusunda K. Havacılık A.Ş. yetkilileri ile E. İnşaat A.Ş.nin yetkilileri O.N.E. ve T.T.nin beyanlarının alındığı, E. İnşaat A.Ş.nin diğer yetkilisi M.E.Ö.nün yurt dışında olması nedeniyle beyanının alınamadığı, E. Havacılık A.Ş. yetkililerinin ise yazılı beyanlarının alındığı, kamu personeli yönünden Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü ve Meteoroloji Genel Müdürlüğünün yapılan incelemenin sürdüğü yönünde yanıt verdiği bildirilmiştir. E. Havacılık A.Ş. yetkilileri verdikleri yazılı savunmalarda E. Havacılık A.Ş.nin kazaya karışan helikopterin maliki olmakla birlikte hava taşımacılığı ruhsatına sahip olmadığı için helikopterin işletmesinin K. Havacılık A.Ş.ye verildiğini, şirketlerinin uçuş hizmeti alma gereksinimi doğduğunda K. Havacılık A.Ş.ye başvurduklarını, hava şartları veya helikopterin durumu müsait ise uçuşun gerçekleştirildiğini, bu kadar teknik bilgi gerektiren bir konuda kendilerinin uçuş yapılması yönünde direktif vermelerinin mümkün olmadığını, kaza günü yapılan uçuşa ilişkin bir bilgileri bulunmadığını, sonradan öğrendiklerine göre Şirketlerinin Bozüyük'teki fabrikasına gidilmesi için bir uçuş gerçekleştirildiğini, kendilerinin ya da Şirketlerinin olayda bir kusuru bulunmadığını ileri sürmüşlerdir. E. Havacılık A.Ş. yetkilileri vekili, meydana gelen kazada kusurun pilotlarda olduğu, şirket yetkililerinin kusuru bulunmadığı yönünde bir uzman görüşünü 6/7/2021 tarihli dilekçeleri ekinde soruşturma dosyasına sunmuşlardır.

23. Başsavcılıkça 14/9/2021 tarihinde dosya kaptan pilot, yüksek uçak mühendisi, yüksek meteoroloji mühendisi ve iş güvenliği uzmanından teşekkül etmiş dört kişilik bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor talep edilmiştir.

24. Başvurucular vekili 7/7/2021 ve 13/9/2021 tarihli dilekçeleri ile arama ve elkoyma taleplerini yinelemiş, yazılı olarak savunmaları alınan E. Havacılık A.Ş. yetkilisi şüphelilerin sözlü olarak savunmalarının alınmasını talep etmiş, 21/9/2021 tarihli dilekçesinde ise Başsavcılığın yeni bir bilirkişi heyeti teşekkül ettirilmesine dair kararından rücu etmesini talep etmiştir.

25. Başvurucular 21/9/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

B. Bireysel Başvuru Sonrası Soruşturma ve Kovuşturma Süreci

26. Her ne kadar Meteoroloji Genel Müdürlüğünde görevli kamu personeli hakkında soruşturma izni verilmemesine karar verilmiş ise de başvurucuların itirazı üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 13/10/2021 tarihli kararı ile itiraz kabul edilerek soruşturma izni verilmemesine dair karar kaldırılmıştır. Bunun üzerine ilgili personelin kolluk vasıtasıyla beyanları alınmıştır.

27. Başvurucular, soruşturma dosyasına vekilleri aracılığıyla verdikleri 3/1/2022 tarihli dilekçeleri ile şüpheliler E. Havacılık A.Ş. ile K. Havacılık A.Ş. ve bunların tüm yetkilileri hakkında herhangi bir cezai şikâyetleri bulunmadığını beyan etmişlerdir.

28. Kaptan pilot, yüksek uçak mühendisi, yüksek meteoroloji mühendisi ve iş güvenliği uzmanından teşekkül etmiş dört kişilik bilirkişi heyetince tanzim edilen 4/1/2022 tarihli raporda kazanın nedenleri olarak olumsuz hava koşulları, uzun süreden beri görev yapılmamasının uçuş ekibi üzerinde oluşturduğu baskının da tesiri ile olumsuz hava koşullarına rağmen uçuşa karar verilmesi, görerek uçuş rotası, kulenin ışıklandırma ve işaretlenmesinin yetersizliği, kulenin engel veri tabanında olmaması gösterilmiştir. Bilirkişi heyetine göre havalimanlarında yayımlanan rasatlar yalnızca o anki hava durumunu temsil eden gözlemler olup pilotların rota planları için ihtiyaç duydukları tahmin ürünlerini brifing veya doküman şeklinde meteoroloji ofislerinden temin edebilecekleri gözönüne alındığında ve uçuşa ilişkin nihai kararın pilot tarafından verileceği değerlendirildiğinde kaptan pilotun da kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmaktadır.

29. Helikopterin çarptığı kulenin müteahhidi ve işleteni E. İnşaat A.Ş.nin daha önce beyanları alınamayan diğer bir yetkilisi olan M.E.Ö. hakkında 17/1/2022 tarihinde yakalama kararı çıkartılmıştır. Yakalanması üzerine yapılan sorgusunda işin teknik boyutuna hâkim olmadığını ancak kulenin yapımında bir eksiklik olmadığını düşündüğünü beyan etmiştir.

30. Yürütülen soruşturmada Başsavcılıkça bir kısım şüpheli hakkında iki farklı ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı (ek takipsizlik) verilmiştir:

i. Başsavcılık 18/1/2022 tarihinde, şüpheliler -helikopterin maliki- E. Havacılık A.Ş. ve Şirketin Yönetim Kurulu üyeleri F.B.E., R.F.E., M.S.B. ile -helikopterin işleteni- K. Havacılık A.Ş. ve Şirketin Yönetim Kurulu üyeleri G.M., M.Y.H., M.G.H., ayrıca -Meteoroloji Genel Müdürlüğü personeli- Ş.U., K.U., İ.B. ve A.Ö.M. hakkında ek takipsizlik kararı vermiştir. Kararda -özetle- helikopterin maliki ve işleteni olan şirket yetkililerinin kazanın meydana gelmesiyle nedensellik bağı taşıyan bir kusurunun tespit edilemediği, yine havalimanlarında yayımlanan rasatların yalnızca o anki hava durumunu temsil eden gözlemler olduğu, somut olayda kaza öncesi düzenlenen rasatların da uluslararası standartlara uygun olduğu gözetildiğinde, yayımlanan rasat ile kaza arasında bir illiyet bağı kurulamayacağı ifade edilmiştir. Karar, başvurucular vekilince UYAP üzerinden 25/1/2022 günü okunduğu gibi, 1/2/2022 günü elektronik olarak tebliğ edilmiştir.

ii. Başsavcılık 23/5/2022 tarihinde, şüpheli Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü personeli hakkında ek takipsizlik kararı vermiştir. Kararda helikopterin çarptığı TV kulesinin mânia veri tabanlarında yer almaması sebebiyle Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü personeli yönünde soruşturma genişletilmiş ise de 2920 sayılı Kanun ve Uluslararası Havacılık Kuruluşu (ICAO) tarafından yayımlanan eklerde (Annex-14) yer verilen hükümlere aykırı bir hususa rastlanmadığı, bu nedenle bahsi geçen personelin kazaya ilişkin kusuru bulunmadığı ifade edilmiştir. Karar, başvurucular vekilince UYAP üzerinden 21/7/2022 günü okunmuştur.

31. Yürütülen soruşturma neticesinde Başsavcılık 1/6/2022 tarihinde helikopterin çarptığı kulenin müteahhidi ve işleteni E. İnşaat A.Ş.nin olay tarihinde Yönetim Kurulu üyesi olan şüpheliler M.E.Ö., O.N.E. ve T.T. hakkında taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan kamu davası açmıştır. İddianamede TV kulesinin ulusal ve uluslararası standartlara uygun bir şekilde işaretlenmediği ve ışıklandırılmadığı, bu nedenle şüphelilerin kazanın meydana gelmesinde kusurlu oldukları ileri sürülmüştür. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yürütülen kovuşturma neticesinde 25/2/2025 tarihinde sanıklardan O.N.E. ve T.T.nin taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkûm edilmelerine; kovuşturma sürecinde yakalanamayan diğer sanık M.E.Ö. yönünden ise dosyanın tefrik edilerek yeni esasına kaydedilmesine karar verilmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi kararında helikopterin çarptığı kulenin belirlenen standartlarda işaretlenmediği ve ışıklandırılmadığı için kazanın meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde kulenin müteahhidi ve işleteni E. İnşaat A.Ş.nin Yönetim Kurulu üyesi olan şüpheliler O.N.E. ve T.T.nin kusurlu oldukları ifade edilmiştir. Sanıklar müdafiince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla dosya derdesttir. Kamu davası ayrılmış olan sanık M.E.Ö. yönünden ise yargılamanın akıbeti konusunda bireysel başvuru dosyası kapsamında bilgi yoktur.

C. Başvurucularca Açılmış Olan Hukuk Davaları

32. Başvurucular resen yürütülen ceza soruşturma ve kovuşturma süreci yanında bir kısım hukuk davası da açmıştır. Bu kapsamda başvurucular, helikopterin maliki E. Havacılık A.Ş. ve helikopterin işleteni K. Havacılık A.Ş.ye karşı hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacakların tahsili talebiyle 14/6/2017 tarihinde İstanbul 1. ve 8. Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde iki dava açmış, davalar İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası üzerinden birleştirilerek görülmüştür. Başvurucular ayrıca adı geçen şirketler ile birlikte helikopterin çarptığı kulenin müteahhidi ve işleteni E. İnşaat A.Ş.ye karşı ölüm nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararlarının tazmini talebiyle 4/12/2018 tarihinde İstanbul 8. ve 13. İş Mahkemeleri nezdinde iki dava açmıştır. Başvurucular, 3/1/2022 tarihinde davalardan feragat etmişlerdir. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde görülmekte olan dava -istinaf aşamasında iken- feragat nedeniyle 9/2/2022 tarihinde, İş Mahkemeleri nezdinde görülmekte olan davalar ise -ilk derece yargılaması safhasında- yine feragat nedeniyle 5/1/2022 ve 10/1/2022 tarihlerinde reddedilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

33. Anayasa Mahkemesinin 21/4/2026 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

34. Başvurucular, olaya ilişkin ceza soruşturmasının devam ettiği aşamada yaptıkları işbu bireysel başvuruda başvuru tarihi itibarıyla soruşturma dosyasında müteveffa pilotların gerçek işvereni asıl şüpheli E. Havacılık A.Ş. Yönetim Kurulu üyelerinin usule uygun, sözlü ifadelerinin hâlâ alınmadığını, defalarca talep etmelerine rağmen delillerinin toplanmadığını, gelinen aşamada güçlü şirket ve şahısların korunduğu izlenimi oluştuğunu, ayrıca gerekmediği hâlde Bakanlıkça hazırlanacak "Hava Aracı Kazası Araştırma ve İnceleme Raporu"nun beklenmesi nedeniyle uzun bir süre dosyada işlem yapılmadığını, sonrasında da gelen nihai rapor ve alınan bilirkişi raporlarında kusur ortaya konulmasına rağmen kamu davası açılmadığını, etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü ile makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

1. Başvurunun Nitelendirilmesi

35. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucuların yakınmalarının soruşturmanın makul özen ve süratle yürütülmediği hususuna ilişkin olduğu görülmekle başvurunun bir bütün hâlinde yaşam hakkının usul boyutu kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

36. Anayasa'nın "Devletin temel amaç ve görevleri" başlıklı 5. maddesi şöyledir:

"Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."

37. Anayasa'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

2. Helikopterin Maliki E. Havacılık A.Ş. ile Helikopterin İşleteni K. Havacılık A.Ş.nin Yetkilileri Yönünden

38. Somut olayda başvurucular, bireysel başvuru sonrası soruşturma dosyasına vekilleri aracılığıyla verdikleri 3/1/2022 tarihli dilekçeleri ile şüpheliler E. Havacılık A.Ş. ve K. Havacılık A.Ş. ve bunların tüm yetkilileri hakkında herhangi bir cezai şikâyetleri bulunmadığını beyan etmişlerdir (bkz. § 27). Başvurucular ayrıca -yine bireysel başvuru sonrası- E. Havacılık A.Ş. ile K. Havacılık A.Ş.ye karşı hem hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacakların tahsili talebi hem de ölüm nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararlarının tazmini talebi ile açmış oldukları hukuk davalarından 3/1/2022 tarihinde feragat etmişler, bu feragatlerin sonucu olarak davalar reddedilmiştir (bkz. § 32).

39. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar” başlıklı 50. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

“Davadan feragat hâlinde, düşme kararı verilir.”

40. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün “Düşme kararı” başlıklı 80. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

   "a) Başvurucunun davadan açıkça feragat etmesi.

   b) Başvurucunun davasını takipsiz bıraktığının anlaşılması.

   c) İhlalin ve sonuçlarının ortadan kalkmış olması.

   ç) Bölümler ya da Komisyonlarca saptanan herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi.

   (2) Bölümler ya da Komisyonlar; yukarıdaki fıkrada belirtilen nitelikteki bir başvuruyu, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde incelemeye devam edebilir."

41. Başvurucuların şüpheliler E. Havacılık A.Ş. ve K. Havacılık A.Ş. yetkilileri hakkında herhangi bir cezai şikâyetleri bulunmadığını bildirdikleri -hatta E. Havacılık A.Ş. ile K. Havacılık A.Ş.ye karşı açtıkları hukuk davalarından feragat ettikleri- dikkate alındığında ve başvurunun bu kısmının incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden de bulunmadığı gözetildiğinde, başvurunun bu kısmı bakımından düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

42. Açıklanan gerekçelerle E. Havacılık A.Ş. ile K. Havacılık A.Ş.nin yetkilileri bakımından dile getirilen yakınmalar yönünden başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekir.

3. Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Personeli Yönünden

43. Bireysel başvuru sonrası, yürütülmekte olan soruşturma dosyasında Başsavcılıkça; şüpheliler Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü personeli yönünden ek takipsizlik kararları verilmiş, başvurucular bu kararlara karşı itiraz yoluna başvurmamışlardır (bkz. § 30). Başvurucuların bireysel başvuru öncesi başvuru yollarını tükettikleri söylenemez.

44. Açıklanan gerekçelerle Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü personeli bakımından dile getirilen yakınmalar yönünden başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

4. Helikopterin Çarptığı Kulenin Müteahhidi ve İşleteni E. İnşaat A.Ş. Yetkilileri Yönünden

45. Bireysel başvuru sonrası süreçte, yürütülen soruşturma neticesinde Başsavcılıkça helikopterin çarptığı kulenin müteahhidi ve işleteni E. İnşaat A.Ş.nin olay tarihinde Yönetim Kurulu üyesi olan şüpheliler M.E.Ö., O.N.E. ve T.T. hakkında taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan kamu davası açılmış; yürütülen kovuşturma neticesinde sanıklardan O.N.E. ve T.T.nin taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkûm edilmelerine, kovuşturma sürecinde yakalanamayan diğer sanık M.E.Ö. yönünden ise dosyanın tefrik edilerek yeni esasına kaydedilmesine karar verilmiş; sanıklar müdafiince mahkûmiyet kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur (bkz. § 31). Yine bireysel başvuru sonrası süreçte, başvurucular helikopterin çarptığı kulenin müteahhidi ve işleteni E. İnşaat A.Ş.ye karşı ölüm nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararlarının tazmini talebiyle açtıkları hukuk davasından 3/1/2022 tarihinde feragat etmişler, bu feragatin sonucu olarak dava reddedilmiştir (bkz. § 32).

46. Etkili yargısal sistem kurma yükümlülüğü, kasıtlı öldürme ya da saldırı veya kötü muameleler sonucu meydana gelen ölüm olayları ile yaşamın kasıtlı olarak tehlikeye atıldığı durumlarda sorumluların tespitine ve cezalandırılmalarına imkân verebilecek nitelikte cezai soruşturmalar yürütülmesini gerektirir. Kasıtsız olarak ölüme sebebiyet verilmesi veya yaşamların kasıtsız olarak tehlikeye atılması durumunda ise mağdurlar için hukuki, idari hatta disiplinle ilgili hukuk yollarının açık olması yükümlülüğünün yerine getirilmesi için yeterlidir (Nafia Sevin Ergün Sefada ve diğerleri [GK], B. No: 2014/14844, 1/12/2016, §§ 62, 63). Bununla beraber etkili yargısal sistem kurma yükümlülüğü kastın söz konusu olmadığı bazı istisnai hâllerde de ceza soruşturması yürütülmesini gerektirebilir. Bu hâllere; kamu makamlarının muhakeme hatası veya dikkatsizliği aşan bir kusurunun olduğu durumlar (Mehmet Ali Emir ve diğerleri [2. B.], B. No: 2012/850, 7/11/2013, § 51; Dilek Genç ve diğerleri [GK], B. No: 2014/3944, 1/2/2018, § 63.) ile kamu görevlisi olmayan kişilerin hukuki sorumluluklarını pervasızca ihmal etmeleri sonucu yaşamın tehlikeye atıldığı veya ölümün gerçekleştiği hâller örnek gösterilebilir (Asuman Şahin ve diğerleri [GK], B. No: 2021/14318, 23/10/2025, § 79).

47. Anılan yükümlülük, şüpheli ölüm vakasının söz konusu olduğu hâller ile yaşamı tehlikeye atan olayların gerçekleşme koşullarının belirsiz olduğu hâllerde de ceza soruşturması yürütülmesini gerektirir. Öte yandan bahsi geçen hâllerde yürütülen ceza soruşturmasında ölüm vakasının veya yaşamın tehlikeye atılmasının kasıtlı olarak meydana getirilmediği saptanırsa önceki paragrafta belirtilen istisnai durumlardan biri olmadıkça ve kasıtlı olmayan eylemlerle yapılan müdahaleden doğan sorumluluk belirsiz bırakılmadıkça mağdurlar için hukuki, idari hatta disiplinle ilgili hukuk yollarının açık olması yeterli kabul edilir (sorumluluğun belirsiz bırakılmaması konusunda bkz. Kadri Ceyhan [GK], B. No: 2014/1924, 17/5/2018, § 80; trafik kazasına karışan ikinci sürücünün tespit edilmediği iddiasıyla yapılan ve ceza soruşturmasında olaya karışan sürücünün tespit edilmemesi nedeniyle ihlal sonucuna ulaşılan başvuru için bkz. Aydın Keskin [1. B.], B. No: 2019/4746, 17/11/2021).

48. Havacılığın ve hava taşımacılığının bünyesinde barındırdığı yüksek risk dikkate alındığında aynı riskin çok yüksek kule yapım ve işletme faaliyeti bakımından da geçerli olduğu; bu çalışma sahalarının insan yaşamı yönünden barındırdığı yüksek risk nedeniyle dikkat gerektirdiği aşikârdır. Böyle olmakla birlikte havacılık kaynaklı kazalarda yaşam hakkı bakımından devletin etkili yargısal sistem kurma şeklindeki pozitif yükümlülüğünün kategorik olarak ceza soruşturma ve kovuşturmasını gerektirdiği söylenemez (Anayasa Mahkemesinin uçak kazasında meydana gelen ölüm olayında yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasını tazminat davası üzerinden incelediği bir örnek için bkz. Hatice Gülden Şahin ve diğerleri [2. B.], B. No: 2019/11341, 23/2/2022). Etkili soruşturma yükümlülüğünün ceza soruşturmasını gerektirip gerektirmediğinin her somut olayda, Anayasa Mahkemesinin yukarıda özetlenen kararları çerçevesinde irdelenmesi gerekir.

49. Her ne kadar helikopterin çarptığı kulenin müteahhidi ve işleteni E. İnşaat A.Ş.nin olay tarihinde Yönetim Kurulu üyesi olan şüpheliler M.E.Ö., O.N.E. ve T.T. hakkında taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan kamu davası açılmış; yürütülen kovuşturma neticesinde sanıklardan O.N.E. ve T.T.nin taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla mahkûm edilmelerine karar verilmiş ise de mahkûmiyete gerekçe olarak helikopterin çarptığı kulenin belirlenen standartlarda işaretlenmemesi ve ışıklandırılmamasında kulenin müteahhidi ve işleteni olan Şirketin Yönetim Kurulu üyelerinin kusurlu olmaları gösterilmiştir. Başvuru kapsamında hiçbir unsur, helikopterin çarptığı kulenin müteahhidi ve işleteni E. İnşaat A.Ş. yetkililerinin ihmalin ötesinde kusurlarının bulunduğu yani olası sonuçların farkında olmalarına rağmen yetkilerini pervasızca ihmal ettiklerini göstermemektedir. Başvuru konusu olay bakımından yürütülen soruşturma ve kovuşturmanın olayın gerçekleşme koşullarını veya kasıtlı olmayan eylemlerle yapılan müdahaleden doğan sorumluluğu belirsiz bıraktığı söylenemez. Bu durumda, helikopterin çarptığı kulenin müteahhidi ve işleteni E. İnşaat A.Ş. yönünden başvurucular için tazminat davası yolunun açık olması yeterli kabul edilmelidir.

50. Somut başvuru bakımından devletin etkili yargısal sistem kurma şeklindeki pozitif yükümlülüğü tazminat davası yoluyla yerine getirilebilir. Bireysel başvuru sonrası süreçte, başvurucular helikopterin çarptığı kulenin müteahhidi ve işleteni E. İnşaat A.Ş.ye karşı ölüm nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararlarının tazmini talebi ile açtıkları hukuk davasından 3/1/2022 tarihinde feragat etmişler, bu feragatin sonucu olarak dava reddedilmiştir (bkz. § 32). Bu husus dikkate alındığında ve başvurunun bu kısmının incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden de bulunmadığı gözetildiğinde, başvurunun bu kısmı bakımından düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

51. Açıklanan gerekçelerle E. İnşaat A.Ş.nin yetkilileri bakımından dile getirilen yakınmalar yönünden başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. E. Havacılık A.Ş. ile K. Havacılık A.Ş.nin yetkilileri yönünden başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi nedeniyle DÜŞMESİNE,

B. Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü personeli yönünden başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. E. İnşaat A.Ş.nin yetkilileri yönünden başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi nedeniyle DÜŞMESİNE,

D. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 21/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, ARDA NACAR VE DİĞERLERİ, B. No: 2021/48227, 21.04.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 07, sayfa 266–277

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.