Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm
ÖMER FARUK TÜRKMEN (2021/48078)
- Kötü muamele yasağı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, kolluğun davranışları ve olumsuz tutulma koşulları nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Kötü muamele yasağı | Nezarethanenin fiziki koşuları | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
| Kötü muamele yasağı | Yakalama ve/veya gözaltı sırasında güç kullanımı | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
ÖMER FARUK TÜRKMEN BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2021/48078) |
|
|
|
Karar Tarihi: 18/6/2026 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Basri BAĞCI |
|
Üyeler |
: |
Engin YILDIRIM Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Metin KIRATLI |
|
Raportör |
: |
Mustafa Erdem ATLIHAN |
|
Başvurucu |
: |
Ömer Faruk TÜRKMEN |
|
Vekili |
: |
Av. Ayşe Süeda ÜNAL |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, kolluğun davranışları ve olumsuz tutulma koşulları nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, Kara Havacılık Okul Komutanlığı Öğrenci ve Kurslar Tabur Komutanlığında kursiyer teğmen rütbesiyle görev yapmaktayken 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 18/7/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır (15 Temmuz darbe girişimine ilişkin arka plan bilgisi için bkz. Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017). Başvurucu 29/7/2016 tarihinde sevk edildiği Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğince (Sulh Ceza Hâkimliği) tutuklanmıştır. Başvurucu, karar tarihi itibarıyla denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak tahliye olmuştur.
3. Başvurucu 28/7/2016 tarihinde kolluk görevlilerince alınan ifadesinde ve 29/7/2016 tarihinde Sulh Ceza Hâkimliğinde yapmış olduğu savunmasında -Her ikisi de müdafi eşliğinde verilmiştir.- gözaltında fiziki şiddete uğramış olduğuna ilişkin bir beyanda bulunmamıştır. Başvurucunun Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin (Ağır Ceza Mahkemesi) 26/12/2017 tarihli duruşmasında yaptığı savunmada ise başvuruya konu gözaltında fiziksel şiddet iddiasına ilişkin olarak verdiği beyanın "Spor salonunda yapılan işkencelere ben de maruz kaldım daha önce anlatıldı burada anlatmayacağım." şeklinde olduğu görülmüştür.
4. Başvurucu 21/8/2019 tarihinde gözaltında tutulduğu süreçte kötü muameleye maruz kaldığını ileri sürerek ilgililer hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) şikâyette bulunmuştur. Başvurucu bu şikâyetinde özetle gözaltına alındıktan sonra götürüldüğü Başkent Spor Salonu önünde yapılan üst araması sırasında ve arama sonrasında salona alınırken polislerin fiziksel ve sözlü şiddetine uğradığını, spor salonu içinde elleri arkadan kelepçeli olarak saatlerce diz üstü tutulduğunu, 11 gün süren tüm gözaltı süresi boyunca sürekli psikolojik ve sözlü şiddete maruz kaldığını, beton zeminde yatmak zorunda bırakıldığını, yeterli yiyecek ve içecek verilmediğini, tuvalet ihtiyacını gidermek için bile sıra beklemek zorunda kaldığını, hijyen kurallarına uyulmadığını ileri sürmüştür. Gözaltı süresince yapılan doktor kontrollerinin kolluk görevlilerinin eşliğinde gerçekleştirildiğini ve muayene yapan doktorların fiziksel şiddet iz ve emarelerini raporlara geçirmediğini/geçiremediğini de iddia eden başvurucu, gözaltında kötü muameleye uğradığı iddiasını ilk olarak yargılamasının yapıldığı Ağır Ceza Mahkemesi önündeki 26/12/2017 tarihli ilk savunmasında dile getirdiğini ifade etmiştir.
5. Başsavcılık ivedi olarak soruşturma başlatmış ve kolluğa yazılan müzekkere ile başvurucunun şikâyet dilekçesindeki iddiasının araştırılarak ilgili bilgi ve belgelerin gönderilmesini istemiştir.
6. Cevabi müzekkereden spor salonundaki kameraların geriye dönük olarak bir aylık süreyle kayıt tuttuğu ve bu bir aylık sürenin bitiminde kayıtların otomatik olarak siliniyor olması nedeniyle kamera görüntülerinin temin edilemediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
7. Başvurucunun gözaltında bulunduğu 18/7/2016-29/7/2016 tarihleri arasında Ankara Ulus Devlet Hastanesi ve Ankara Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesinden alınan toplam on iki adli muayene raporunun tamamında başvurucunun şikâyeti olmadığı ya da vücudunda herhangi bir darp veya cebir izine rastlanmadığı şeklinde kayıt düşüldüğü görülmüştür.
8. Yapılan soruşturma neticesinde Başsavcılık 30/10/2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Başsavcılık, bu kararına gerekçe olarak başvurucunun gözaltında bulunduğu süre içinde emniyet görevlileri tarafından darbedildiğine ilişkin kamera görüntülerinin ya da herhangi bir tanık beyanının bulunmaması ile başvurucu hakkında düzenlenen adli muayene raporlarında da herhangi bir bulguya yer verilmemiş olmasını göstermiştir.
9. Başvurucunun anılan karara karşı yaptığı itiraz Ankara 1. Sulh Ceza Hâkimliğince 29/1/2021 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir.
10. Başvurucu, nihai kararı 5/10/2021 tarihinde öğrendikten sonra 4/11/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
11. Komisyonca adli yardım talebinin kabulüne ve başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
A. Gözaltında Tutulma Koşullarından Dolayı Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
12. Başvurucu; spor salonunda gözaltında tutulduğunu, kendisine yeterli yiyecek ve içecek verilmediğini, hijyen koşullarına uygun ortam sağlanmadığını, yatma ve ısınma için gerekli malzemelerin verilmediğini belirterek kötü muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
13. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, Anayasa Mahkemesinin bazı kararlarına yer verilmiş; inceleme yapılırken Anayasa'nın ve mevzuatın ilgili hükümlerinin, Anayasa Mahkemesi içtihadının ve somut olayın kendine özgü şartlarının dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru formundaki iddialarını yinelemiştir.
14. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (İsmail Buğra İşlek [1. B.], B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).
15. Anayasa Mahkemesi gözaltında tutulan kişilerin nezarethanede tutulma koşullarının yetersizliği nedeniyle kötü muameleye maruz kaldığı yönündeki iddialarıyla ilgili olarak temel ilkeleri ortaya koyduğu ve değerlendirmelerde bulunduğu kararında şikâyete konu yetersiz koşullardaki tutma hâli sona ermişse idari yargı yolunda açılacak tam yargı davasını etkili bir yol olarak kabul etmiştir (Nebahat Baysal Gül [2. B.], B. No: 2016/14634, 28/5/2019, §§ 17-31; ayrıca yetersiz miktarda yiyecek ve içecek verilmesi iddiası yönünden bkz. Tuncay Gürsen [1. B.], B. No: 2016/35379, 15/1/2020, §§ 17-24). Bu başvuruda da anılan içtihatta belirlenen temel ilkeden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
16. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Kolluk Görevlilerinin Kasıtlı Eylemlerinden Dolayı Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
17. Başvurucu; gözaltına alındıktan sonra götürüldüğü Başkent Spor Salonu önünde üst araması yapılırken, arama sonrasında salona alınırken ve tutukluluk yargılaması için adliyeye götürülürken polislerin fiziksel şiddetine uğradığını ve gözaltında tutulduğu tüm süre boyunca da sözlü ve psikolojik şiddete maruz kaldığını, spor salonu içinde elleri arkadan kelepçeli olarak saatlerce diz üstü bekletildiğini, yargılamasını yapan makamların işkenceyi destekler tutumları nedeniyle gözaltında uğramış olduğu fiziksel ve psikolojik şiddetin korkusunu üzerinden atamadığını ancak yargılaması sonlandıktan sonra üzerindeki baskının bir nebze olsun hafiflediğini hissederek şikâyet yoluna gidebildiğini, bu şikâyet hakkında yürütülen soruşturmanın ise etkili olmadığını belirtmek suretiyle kötü muamele yasağı ile bir kısım anayasal hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
18. Bakanlık görüşünde, Anayasa Mahkemesinin bazı kararlarına yer verilmiş; inceleme yapılırken Anayasa'nın ve mevzuatın ilgili hükümlerinin, Anayasa Mahkemesi içtihadının ve somut olayın kendine özgü şartlarının dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru formundaki iddialarını yinelemiştir.
19. İspat külfetinin devlete geçtiği durumların söz konusu olmadığı hâllerde kötü muameleye uğramaları nedeniyle mağdur olduklarını ileri süren kişiler, kötü muamele yasağı kapsamına giren ağırlıkta bir muamele görmüş olabileceklerini gösteren emare ve delilleri -haklı bir gerekçeleri olmadığı sürece- zamanında yetkili makamlara sunma konusunda özenli davranmakla yükümlüdür. Olgulara dayanmayan yetersiz açıklamalar, iddiaların deliller ile desteklenmemesi hatta kimi zaman delillerin uyumsuzluğu veya kötü muamelenin yapıldığı yer, zaman ve diğer konulardaki çelişkili ifadeler gibi hususlar kötü muamelenin gerçekliğini şüpheye düşürür. Bu durumda iddianın savunabilir olduğundan, dolayısıyla bu iddialara ilişkin derhâl resmî bir soruşturma başlatılması gerekliliğinden söz edilemez. Kaldı ki iddialarını güçlü bir dayanakla birlikte yetkili merciler nezdinde dile getirmemeleri hâlinde mağdur olduğunu ileri süren kişilerin etkili bir soruşturma yürütülmesine ilişkin meşru (haklı) bir beklentiye girebileceklerinin söylenebilmesi mümkün değildir (Beyza Metin [1. B.], B. No: 2014/19426, 12/12/2018, §§ 45-47).
20. Somut olayda başvurucu, gözaltındayken kötü muameleye maruz kaldığını ileri sürmüştür. Başvurucu, gözaltında tutulduğu süre zarfında farklı doktorlar tarafından muayene edilmiş ve hakkında toplamda on iki genel adli muayene raporu düzenlenmiştir. Bu raporların tamamında başvurucunun vücudunda herhangi bir darp veya cebir izine rastlanmadığının belirtilmiş olduğu görülmüştür. Başvurucu, bireysel başvuruya konu ettiği soruşturmaya kadar bu doktor raporlarına dair herhangi bir itirazı ya da şikâyeti olduğunu da öne sürmemiştir. Bu durumda anılan raporların -başvurucunun gözaltına alındığı ilk andan itibaren fiziksel şiddet uygulandığını iddia etmiş olması karşısında- başvurucunun tüm gözaltı süreci boyunca devam ettiğini öne sürdüğü ağır fiziksel şiddet iddiasını desteklemediği açıktır.
21. Bu noktada başvuru konusu edilen kötü muamele iddiasını müdafii eşliğinde alınan ifadesinde ya da sulh ceza hâkimince alınan savunmasında dile getirmemiş olan ve Ağır Ceza Mahkemesinin 26/12/2017 tarihli duruşmasında yaptığı savunmasında herhangi bir olay anlatımı yapmaksızın ve şikâyet belirtmeksizin tek bir cümleyle olaya değinen başvurucunun olaya ilişkin ilk somut/ciddi şikâyetini 21/8/2019 tarihinde dile getirmiş olmasının da üzerinde durmak gerekir (bkz. § 4). Kötü muamele iddiasını yetkili makamlara iletebilmesinin önünde engel teşkil edecek -herhangi bir veriye dayanmayan şekilde, yargılamasını yapan Ağır Ceza Mahkemesinin tutumunu gerekçe göstermek suretiyle- kişisel korkusu dışında somut bir durumun varlığından söz etmeyen başvurucunun kötü muameleye maruz kaldığını ileri sürdüğü tarih ile Başsavcılığa verdiği dilekçenin tarihi arasında üç yıldan fazla bir süre vardır. Başvurucu, kötü muamele iddialarıyla ilgili olarak gözaltı tarihinin sonlanmasından itibaren üç yıldan fazla süre beklemekle, soruşturma kapsamında alacağı yeni bir sağlık raporuyla gözaltı sırasında yapılan muayeneler sırasında polislerin hazır bulunması nedeniyle hakkında düzenlenen genel adli muayene raporlarına bulguların tam olarak yazılmadığı iddiası ile varsa olaya ilişkin kamera görüntülerini tespit etme ve böylece fiziksel şiddet iddiasının gerçekliğini denetleyebilme imkânını da Başsavcılığın elinden almıştır. Sonuç itibarıyla başvurucunun kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin savunulabilir bir iddia ortaya koyamadığı kanaatine ulaşılmıştır.
22. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
C. Diğer İhlal İddiaları
23. Başvurucu, kötü muamele yasağı dışında kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma hakkı kapsamındaki diğer bazı güvencelerin yanı sıra birçok anayasal hakkının ihlal edildiğini de ileri sürmüştür. Bireysel başvuruya konu olay ve olgular, başvurucunun ihlal iddiaları ve başvuruya konu temel şikâyete ilişkin yukarıda yapılan tespitler birlikte değerlendirildiğinde başvurucunun Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ortak koruma alanında yer alan temel haklara ilişkin diğer şikâyetlerinin kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamaması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Gözaltında tutulma koşullarından dolayı kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Kolluk görevlilerinin kasıtlı eylemlerinden dolayı kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
3. Diğer ihlal iddialarının kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamaması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 18/6/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, ÖMER FARUK TÜRKMEN, B. No: 2021/48078, 18.06.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 10, sayfa 110–114
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.