İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm

MEHMET YILDIRIM (2021/46011)

  • Kötü muamele yasağı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, ceza infaz kurumunda kalabalık odada tutulma nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Kötü muamele yasağıİnfaz Kurumunun fiziki koşullarıİhlalManevi tazminat
Kötü muamele yasağıİnfaz Kurumunun fiziki koşullarıİhlal Olmadığı—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MEHMET YILDIRIM BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/46011)

 

Karar Tarihi: 12/3/2026

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Rıdvan GÜLEÇ

Yıldız SEFERİNOĞLU

Metin KIRATLI

Raportör

:

Batuhan Salim YEŞİLKÖY

Başvurucu

:

Mehmet YILDIRIM

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda kalabalık odada tutulma nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu 22/8/2016 tarihinden 8/10/2021 tarihine kadar aynı ceza infaz kurumunun farklı odalarında tutuklu olarak bulunmuştur. Söz konusu ceza infaz kurumu "T tipi" olarak vasıflandırılmaktadır.

3. Başvurucu, ceza infaz kurumu yönetimine verdiği 24/5/2021 tarihli dilekçesiyle bulunduğu odaların kalabalık olmasından yakınmıştır. Ayrıca başvurucu, bu dilekçesine herhangi bir cevap verilmediğini iddia etmiştir. Bunun üzerine başvurucu 7/6/2021 tarihli dilekçesiyle infaz hâkimliğine başvuruda bulunmuştur. Söz konusu dilekçeye göre başvurucunun şikâyetleri aşağıdaki gibidir:

i. Başvurucu, 8 kişilik odalarda genel olarak 28-30 kişiyle barındırılmaktadır. Özellikle son 6 aydır bu sayı 30 kişidir.

ii. 2021 yılının Nisan ayında, kendisi de dâhil olmak üzere barındırılmakta olduğu odadaki tüm kişiler COVID-19 salgınına yakalanmıştır. Odanın kalabalık olması sebebiyle bu salgını atlatmak normalden daha zor olmuştur. Ayrıca başvurucu, yatağını koyacak yer bulamadığı için başkalarıyla nöbetleşe aynı yatağı kullanarak istirahat etmek zorunda kalmıştır. Başvurucu, yeteri kadar istirahat edemediği için henüz sağlığına tam anlamıyla kavuşamamıştır.

iii. Başvurucunun bulunduğu odanın güncel mevcudu 28 kişidir.

iv. Başvurucu temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmaktadır (Başvurucu, bu iddiasını detaylandırmamıştır.).

v. Yere yatak serecek alan dahi bulunmadığı için başvurucu, mevcut yataklarda diğer kişilerle birlikte nöbetleşerek uyumaktadır.

vi. Başvurucu, barındığı odada yalnızca bir adet tuvalet ve banyo bulunduğu için uzun süre beklemek zorunda kalmaktadır.

vii. Başvurucu, beton zemine serilen yataklarda uyumakta ve bu da yanından geçen kişilerin çarpması gibi etkilerle uyku kalitesini düşürmektedir.

viii. Başvurucu, kalabalıklık sebebiyle hijyen anlamında sorun yaşamaktadır. Bahçede ve mutfakta fareler görmekte ve sağlığından endişe etmektedir.

4. Ceza infaz kurumu yönetimi, başvurucunun şikâyet ettiği hususlarda açıklamalar içeren 9/6/2021 tarihli yazıyı infaz hâkimliği dosyasına sunmuştur. Söz konusu yazı uyarınca aşağıdaki hususların altı çizilmiştir:

i. Ceza infaz kurumunun arttırılmış kapasitesi 1.000 kişidir ancak 2016 yılının Temmuz ayında yaşanan darbe girişimi sonrasında açılan soruşturmalar neticesinde kurumda barındırılan kişi sayısında sürekli bir artış yaşanmıştır. Bu duruma bağlı olarak kurum kapasitesinin çok üzerine çıkılmıştır.

ii. Bahsedilen durum, sadece belirli kişileri ya da suç gruplarını etkilememiştir. Ülkedeki bütün ceza infaz kurumlarında barındırılan tüm hükümlü ve tutukluları etkileyen bir durumdur.

5. Kocaeli İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) başvurucunun şikâyet başvurusunu 16/6/2021 tarihinde reddetmiştir. Kararın gerekçesinde; ülkede bulunan ceza infaz kurumlarının kapasitesi ile hükümlü ve tutuklu sayıları arasında orantısızlık olduğunu, bu sebeple tüm ceza infaz kurumlarının kapasitesinin üzerinde hükümlü ve tutuklu barındırdığını, doğrudan başvurucuya yönelen ve sadece başvurucu açısından çözümlenebilecek bir sorununun bulunmadığını belirtmiştir.

6. Başvurucunun anılan karara yönelik itirazı Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/7/2021 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

7. Başvurucu, nihai kararı 4/8/2021 tarihinde öğrendikten sonra 16/8/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu bireysel başvuruda bulunduktan sonra 8/10/2021 tarihinde tahliye edilmiştir.

8. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

9. Anayasa Mahkemesi 27/9/2022 tarihinde ceza infaz kurumundan başvurucunun tutulma koşullarıyla ilgili bilgi istenmiştir. Ceza infaz kurumu yönetiminin 29/9/2022 tarihli yazı cevabına göre başvurucunun tutulma koşullarıyla ilgili bilgiler aşağıdaki gibidir:

i. Başvurucunun kaldığı odalar 16 kişinin kalabileceği şekilde dizayn edilmiştir.

ii. Teknik servis personelleri tarafından 10/12/2021 tarihinde yapılan ölçümlere göre ceza infaz kurumundaki 16 kişilik bütün odalar iki kattan oluşmaktadır. Alt katta; kapısı ayrı olan 1,4 m² büyüklüğünde tuvalet, 1,4 m² duş alanı, içinde mutfak bölümü de bulunan 32 m² büyüklüğünde genel kullanım alanı, 34 m² genişliğinde havalandırma bahçesi bulunmaktadır. Üst katta ise yatakların bulunduğu bölüm yer almaktadır ve bu bölümün yüzey alanı 43,92 m² büyüklüğündedir.

iii. Ceza infaz kurumunda bulunan odalarda meydana gelebilecek olan koku ve akma gibi durumlara teknik servis personelleri tarafından ivedilikle müdahale edilmekte, bakım ya da onarım gerektiren durumlara ayrıca tutuklu veya hükümlülerin bu yöndeki taleplerine de aynı titizlikle müdahale edilmektedir. Başvurucunun barındırıldığı odanın başvuru tarihi itibarıyla ve şu anda herhangi bir koku, akma ya da bakım veya onarım gerektirecek bir ihtiyacının bulunmadığı anlaşılmıştır.

iv. Başvurucunun barındırıldığı odada başvuru tarihinde 23 kişinin bulunduğu gözönüne alındığında, bu odada bulunan her kişinin günlük ortalama tuvalet ve banyo kullanım süresi 62 dakikadır.

v. Başvurucunun ceza infaz kurumunda kaldığı tüm odalarda kişi sayısı kadar yatak ve ranza bulunmakta olup her kişi kendisine ait olan yataktan 24 saat esasına göre faydalanmaktadır.

vi. Başvurucunun kaldığı odada ve ceza infaz kurumunda bulunan tüm odalarda hükümlü ve tutukluların havanın aydınlanmasından kararmasına kadar kullanımlarına sunulmuş, alt kattaki ortak yaşam alanından bağımsız, ayrı kapısı olan 16 kişilik odalarda 34 m² büyüklüğünde havalandırma bahçesi bulunmaktadır.

vii. Başvurucunun kaldığı odanın alt kat ortak kullanım alanında bir tarafı sabit bir tarafı açılır olmak üzere iki adet pencere bulunmaktadır. Üst kat yatakhane kısmında ise bir tarafı sabit bir tarafı açılır olmak üzere dört adet pencere bulunmaktadır.

viii. Ceza infaz kurumundaki tüm odalarda mahkûmların özel eşyalarını ve kıyafetlerini muhafaza edebilecekleri dolaplar bulunmaktadır.

10. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun hangi koğuşta, kaç kişi ile ne kadar süre barındırıldığına ilişkin ceza infaz kurumundan bilgi istemiştir. Ceza infaz kurumunun 25/10/2024 tarihinde sunduğu tablo, kararın ekinde bulunmaktadır. Bu tablodaki verilere göre Anayasa Mahkemesince hazırlanan ve başvurucuya tahsis edilen kişisel alan ve süresini gösteren tablo aşağıda gösterilmiştir. Banyo ve tuvalet kısımları ile havalandırma bahçesinin yüzey alanları hesaplamaya dâhil edilmemiş ve buna göre toplam 75,92 m² üzerinden hesaplama yapılmıştır. Kişisel alanın 2 m² ile 3 m² ve 3 m² ile 4 m² arasında bulunduğu dönemler değerlendirme için yeterli veri sunduğundan, kişisel alanın 4 m²nin üzerinde olduğu dönemler de hesaplamaya dâhil edilmemiştir.

Kişi Sayısı

Tarih Aralığı

Toplam Süre (Gün)

Kişisel Alan (m²)

30

 4/2/2021-14/2/2021

 20/5/2021-25/5/2021

10

5

Toplam = 15

2,53 m²

29

 3/3/2017-8/3/2017

 2/5/2017-15/6/2017

 26/1/2021-3/2/2021

15/2/2021-22/2/2021

17/5/2021-19/5/2021

5

44

8

7

2

Toplam =66

2,61 m²

28

 24/2/2017-2/3/2017

 9/3/2017-23/3/2017

16/6/2017-4/7/2017

13/6/2018-20/6/2018

22/1/2021-25/1/2021

23/2/2021-29/2/2021

2/3/2021-17/3/2021

30/3/2021-31/3/2021

6

14

28

7

3

6

15

1

Toplam = 80

2,71 m²

27

24/3/2017-26/3/2017

13/4/2017-16/4/2017

14/7/2017-31/7/2017

14/8/2017-12/9/2017

25/10/2017-8/11/2017

26/4/2018-12/6/2018

21/6/2018-28/6/2018

18/12/2020-27/12/2020

4/1/2021-21/1/2021

1/4/2021-8/4/2021

21/6/2021-1/7/2021

2

3

17

29

14

47

7

9

17

7

10

Toplam = 162

2,81 m²

26

7/2/2017-20/2/2017

27/3/2017-30/3/2017

5/7/2017-13/7/2017

1/8/2017-13/8/2017

13/9/2017-14/9/2017

16/10/2017-24/10/2017

29/6/2018-11/7/2018

28/12/2020-30/12/2020

18/3/2021-28/3/2021

9/4/2021-14/4/2021

27/5/2021-31/5/2021

 4/6/2021-20/6/2021

8/7/2021-13/7/2021

13

3

8

12

1

8

12

2

10

5

4

16

5

Toplam =99

2,92 m²

25

 5/4/2017-6/4/2017

17/4/2017-1/5/2017

15/9/2017-17/9/2017

3/10/2017-15/10/2017

4/12/2017-5/12/2017

4/4/2019-5/4/2019

5/4/2019-14/4/2019

9/8/2019-4/9/2019

18/12/2019-3/2/2020

12/3/2020-19/4/2020

29/9/2020-25/10/2020

31/12/2020-3/1/2020

21/4/2021-5/5/2021

2/7/2021-6/7/2021

30/7/2021-4/8/2021

1

14

2

12

1

1

9

26

47

38

26

3

14

4

5

Toplam = 203

3,03 m²

24

1/11/2016-3/11/2016

14/12/2016-29/1/2017

2/2/2017-6/2/2017

18/9/2017-1/10/2017

6/12/2017-26/12/2017

3/4/2018-12/4/2018

18/4/2018-24/4/2018

20/7/2018-24/7/2018

15/4/2019-16/5/2019

26/7/2019-5/8/2019

5/9/2019-12/9/2019

4/2/2020-13/2/2020

20/4/2020-11/5/2020

26/10/2020-9/11/2020

6/5/2021-16/5/2021

5/8/2021-11/8/2021

2

46

4

13

20

24

6

4

31

10

7

9

21

14

10

6

Toplam = 227

3,16 m²

23

28/11/2016-13/12/2016

7/4/2017-9/4/2017

28/2/2018-28/3/2018

13/4/2018-15/4/2018

25/7/2018-31/7/2018

17/5/2019-25/7/2019

6/8/2019-7/8/2019

13/9/2019-22/9/2019

10/10/2019-27/10/2019

14/2/2020-11/3/2020

12/5/2020-3/6/2020

12/6/2020-28/9/2020

10/11/2020-22/11/2020

26/11/2020-17/12/2020

12/8/2021-16/8/2021

15

2

28

2

6

69

1

9

17

26

22

108

12

21

4

Toplam = 342

3,30 m²

22

4/11/2016-27/11/2016

30/1/2017-1/2/2017

29/3/2018-2/4/2018

1/8/2018-7/8/2018

24/9/2019-26/9/2019

7/10/2019-9/10/2019

4/6/2020-11/6/2020

23

2

4

6

2

2

7

Toplam = 46

3,45 m²

21

30/9/2016-31/10/2016

28/12/2017-17/1/2018

18/12/2018-19/12/2018

25/12/2018-27/12/2018

25/3/2019-28/3/2019

27/9/2019-6/10/2019

28/10/2019-29/10/2019

19/4/2021-20/4/2021

31

20

1

2

3

9

1

1

Toplam =68

3,61 m²

20

28/9/2016-29/9/2016

21/2/2018-25/2/2018

9/8/2018-27/8/2018

26/10/2018-17/12/2018

20/12/2018-24/12/2018

28/12/2018-16/1/2019

11/2/2019-21/3/2019

29/3/2019-4/4/2019

30/10/2019-9/12/2019

15/4/2021-8/4/2021

1

4

18

52

4

19

38

6

40

3

Toplam =185

3,79 m²

19

18/1/2018-21/1/2018

17/2/2018-20/2/2018

5/10/2018-25/10/2018

17/1/2019-10/2/2019

22/3/2019-24/3/2019

10/12/2019-17/12/2019

3

3

20

24

2

7

Toplam =59

3,99 m²

11. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun bulunduğu odalarda kaç ranza ve kaç yatak olduğu konusunda ceza infaz kurumundan bilgi istemiştir. Ceza infaz kurumunun 9/1/2025 tarihinde bireysel başvuru dosyasına sunduğu tabloya göre her odada 16 tane sabit ranza bulunmakta ve yatak sayısı odada bulunan mahpus sayısıyla eşit olmaktadır.

II. DEĞERLENDİRME

12. Başvurucu adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

13. Başvurucu; ceza infaz kurumunda kaldığı süre boyunca kalabalık odalarda tutulduğunu, bulunduğu odanın kapasitesinin 8 kişi olmasına rağmen bu odada barındırılan kişi sayısının 30 kişiye kadar çıktığını, barındırıldığı odalarda kişi başına düşen yüzey alanının 4 m²den az olduğunu, tuvalet ve yemekhane bölümünde uzun süre sıra beklemek zorunda kaldığını, havalandırma alanının kapatılma saatinden sonra odada havasız bir ortam oluştuğunu, yağışlı havalarda pencereleri açamadıkları için bu ortamın dayanılmaz bir hâl aldığını, ayrıca kalabalık sebebiyle yatağını koyacak yer bulamadığını ve diğer kişilerle aynı yatağı nöbetleşe kullanarak uyumak zorunda kaldığını, bu sebeple COVID-19 salgınına yakalandığı dönemde yeteri kadar istirahat edemediğini, öte yandan barındırıldığı odada COVID-19 salgınına karşı herhangi bir tedbir alınmadığını belirterek kötü muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, ihlal iddialarının incelenmesi sırasında ilgili mevzuat hükümleri ve içtihatlar ile somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiğini bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

14. Başvuru, kötü muamele yasağı kapsamında incelenmiştir.

15. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

16. İnsan onurunun korunması amacıyla Anayasa'nın 17. maddesinin ilk fıkrasında maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı güvence altına alınmış; aynı maddenin üçüncü fıkrasıyla da kişilere işkence ve eziyet yapılması, kişilerin insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulması yasaklanmıştır. Bu yasak için herhangi bir istisnanın kabul edilmemesi ve Anayasa'nın 15. maddesinde savaş, seferberlik veya olağanüstü hâllerde de maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamayacağının ifade edilmesi, yasağın mutlak niteliğini ortaya koymaktadır (Cezmi Demir ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 80; Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, §§ 72, 74; K.K. [GK], B. No: 2020/34532, 29/5/2024, § 26).

17. Anılan yasak kapsamında kalan hususlar, ceza infaz kurumlarında farklı şekillerde tezahür edebilir. Bunlar ceza infaz kurumu idaresi ve görevlilerinin kasıtlı davranışlarından kaynaklanabileceği gibi yönetimsel hatalar veya yetersiz kaynaklar sebebiyle de ortaya çıkabilir (Turan Günana [1. B.], B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 37).

18. Anayasa'nın 17. maddesi, tutuklu ve hükümlülerin tutulma koşullarının da insan onuruna yakışır bir şekilde olmasını koruma altına alır. Bu nedenle tutuklu ve hükümlüler özgürlükten mahrum kalmalarının doğal sonucu olan kaçınılmaz elem seviyesinden daha fazla sıkıntı veya eziyet çekecekleri bir duruma sokulmamalıdır. Ayrıca bu kişilerin sağlık ve esenlikleri yeterli bir şekilde güvence altına alınmalı, bu kişilere ihtiyaç duydukları tıbbi yardım sağlanmalıdır (Turan Günana, § 39).

19. Bir muamelenin Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının kapsamına girebilmesi, asgari bir ağırlık derecesine (ciddiyet seviyesine) ulaşmasına bağlıdır. Ceza infaz kurumundaki tutulma koşullarının bahsi geçen asgari ağırlık eşiğine ulaşıp ulaşmadığı konusunda yapılacak değerlendirmede tutulma süresi, açık havada egzersiz yapma olanakları, koşulların neden olduğu fiziksel ve psikolojik etkiler, bazı durumlarda mahpusun yaşı, cinsiyeti, sağlığı ve davanın tüm koşulları gibi birçok faktörün önemli rol oynadığı belirtilmelidir. Bunlarla birlikte tutulma koşullarının kötü muamele oluşturup oluşturmadığı belirlenirken kişisel alan faktörünün temel bir unsur olarak dikkate alınması gerektiği vurgulanmalıdır (Cengiz Yetgin [GK], B. No: 2019/39068, 14/6/2023, § 58; geri gönderme merkezindeki tutulma koşulları yönünden yapılan benzer değerlendirme için bkz. K.A. [GK], B. No: 2014/13044, 11/11/2015, § 93).

20. Ceza infaz kurumlarındaki aşırı kalabalıklaşma ve buna bağlı oluşan kişisel alan eksikliğine ilişkin şikâyetlerin incelenmesinde dikkate alınacak temel ilkeler Levent Cantekin ([GK], B. No: 2019/34408, 9/10/2024, §§ 33, 34) kararında ortaya konmuştur. Sözü edilen ilkelere göre tutuklu ve hükümlülerin tutulduğu çok kişilik koğuşlarda kişi başına düşen yüzey alanı en az 3 m² olmalıdır. Mahpus başına düşen yüzey alanının hesabında banyo ve tuvalet gibi sıhhi tesis bölümü ile havalandırma bahçesi yaşam alanına dâhil edilmese de mobilyaların kapladığı alan dâhil edilir. Çok kişilik koğuşlarda mahpus başına düşen yüzey alanı 3m²den az ise ya da her tutuklu ve hükümlünün ayrı bir uyku yeri yoksa veya koğuşun genel yüzeyi tutuklu ve hükümlülerin mobilyalar arasında serbestçe hareket etmesine izin vermiyorsa tutulma koşullarının kötü muamele yasağını ihlal ettiği yönünde güçlü bir karine oluşur. Bu karine ancak üç unsurun bir arada bulunması durumunda ortadan kaldırılabilir. İlk unsur asgari kişisel alanın 3 m²nin altına düşmesinin kısa süreli, küçük çaplı ve ara sıra olmasıdır. İkinci unsur bu tür azalmaların koğuş dışı yeterli dolaşım özgürlüğü ve yeterli koğuş dışı etkinliklerle desteklenmesidir. Son unsur tutuklu ve hükümlünün genel olarak uygun nitelikte olan ve tutulma koşullarını ağırlaştırıcı başka bir unsur taşımayan bir ceza infaz kurumunda tutulmasıdır.

21. Mahpusların 3 m² ile 4 m² arasında kişisel alana sahip olduğu hâllerde alan faktörü, tutulma koşullarının yeterliliğinin değerlendirilmesinde önemlidir ve bu durumun uygunsuz tutulma koşullarının diğer yönleriyle birleşmesi hâlinde kötü muamele yasağı ihlal edilmiş olur. Mahpusların daha fazla kişisel alana sahip olmaları nedeniyle kişisel alan sorununa ilişkin herhangi bir sorunun ortaya çıkmadığı durumlarda ise tutulma koşullarının yeterliliği konusunda tutulma koşullarının diğer yönleri değerlendirilmelidir. Tutulma koşullarının diğer yönleri arasında temel sıhhi ve hijyen gereklerine uygunluk, tuvalet ve banyonun mahrem kullanılması, açık hava egzersizine, doğal ışık veya havaya erişim, havalandırma ve ısıtma sistemlerinin yeterliliği yer alır. Belirtilen koşullar altında tutulmanın süresi de dikkate alınmalıdır (Levent Cantekin, § 35).

22. Her mahpusa düzenli biçimde muhafaza edeceği ayrı bir yatak ile yatağını temiz tutması için gerekli sıklıkta değiştirebileceği ayrı ve uygun bir yatak takımı sağlanmalıdır. Bu bakımdan mahpusun bir yatağı aynı anda başka mahpuslarla birlikte kullanmak veya nöbetleşe olarak paylaşmak veya yataksız zeminde uyumak zorunda bırakılmasının kabul edilemez olduğu değerlendirilmektedir (Cengiz Yetgin, § 62).

23. Anayasa Mahkemesinin tutulma koşullarına ilişkin başvurularda yerleşik olan ispat standardı burada da dikkate alınacaktır. Anayasa Mahkemesi başvurucuların tutulma koşullarına ilişkin iddialarını kanıtlamak için delil toplamada yaşadıkları nesnel zorlukların farkındadır. Yine de başvurucular, şikâyet edilen olguların ayrıntılı ve tutarlı açıklamasını yapmalı ve bazı durumlarda farklı kanıtlar sunabilmelidir. Bu aşamadan sonra kişisel alan darlığını yeterince telafi edebilecek faktörlerin bulunduğunu ispat yükü kamu makamlarına geçecektir (Cengiz Yetgin, § 69).

1. Başvurucunun 3 m²den Daha Az Kişisel Yaşam Alanına Sahip Olduğu Dönem Yönünden

24. Başvurucunun kişisel alanının 2 m² ile 3 m² arasında bulunduğu süre toplamda 422 gündür (hesaplamanın yer aldığı tablo için bkz. § 10). Asgari kişisel yaşam alanına ilişkin bu belirleme kendi başına tutulma koşullarının kötü muamele yasağını ihlal ettiği yönünde güçlü bir karine oluşturmaktadır.

25. Anayasa'nın 17. maddesinin ihlaline yönelik ortaya çıkan güçlü karine üç unsurun bir arada bulunması hâlinde ortadan kaldırılabilecektir. İlk olarak değerlendirilmesi gereken asgari kişisel alanın 3 m²nin altına inmesinin süresi, sıklığı ve çapıdır. Bu kapsamda toplam 422 gün boyunca kesintisiz olarak 3 m²nin altında kişisel alanda barındırılmış olan başvurucu için kişisel alan eksikliğinin kısa süreli, küçük çaplı ve ara sıra olduğu söylenemeyecektir. Bu nedenle söz konusu durumun Anayasa'nın 17. maddesi anlamında kötü muamele yasağı olarak nitelendirilmesi için gerekli olan asgari ağırlık eşiğine ulaştığı sonucuna varılmıştır. Güçlü karinenin ortadan kalkması için aranan ilk unsurun sağlanmadığı anlaşıldığından asgari kişisel alandaki azalmaların koğuş dışı yeterli dolaşım özgürlüğü ve yeterli koğuş dışı etkinliklerle desteklenmesine, başvurucunun genel olarak uygun nitelikte bulunan ve tutulma koşullarını ağırlaştırıcı başka bir unsur taşımayan bir ceza infaz kurumunda tutuluyor olmasına ilişkin diğer iki unsurun değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

26. Varılan sonuç da dikkate alınarak başvurucunun alan faktörü dışındaki iddiaları hakkında ayrı bir değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.

27. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

2. Başvurucunun 3 m² İle 4 m² Arasında Kişisel Yaşam Alanına Sahip Olduğu Dönem Yönünden

28. Somut olayda başvurucunun kişisel alanının 3 m² ile 4 m² arasında bulunduğu dönemin süresi 1.130 gündür (hesaplamanın yer aldığı tablo için bkz. § 10). Anayasa Mahkemesi mahpusların asgari kişisel alana sahip olduğu hâllerde kötü muamele yasağı kapsamında bir değerlendirme yaparken kişisel yaşam alanı büyüklüğünün asgari standardı karşılamasının her zaman tek başına yeterli olmadığını, tutulma koşullarının diğer yönlerinin yeterliliğinin de incelenmesi gerektiğini belirtmektedir. Bu durumda alan faktörü asgari standardı karşılasa da açık hava egzersizine, doğal ışığa veya havaya erişim, havalandırmanın mevcudiyeti, ısıtma düzenlemelerinin yeterliliği, tuvaleti özel olarak kullanma, temel sıhhi ve hijyen gerekliliklerine uygunluk gibi diğer unsurların eksikliğiyle birleştiğinde 17. maddenin ihlal edildiğine karar verilebilecektir (bkz. § 21). Bu nedenle başvurucunun alan faktörü dışındaki tutulma koşullarının incelenmesi gerekmektedir.

29. Başvuru formunda yeterli doğal ışığa erişme veya egzersiz yapma ya da diğer amaçlı aktivitelere katılma fırsatlarına sahip olunmadığına dair herhangi bir şikâyet bulunmamaktadır. Başvurucunun hijyen kaynaklı bir yakınması da yoktur. Başvurucunun alan faktörü dışında yalnızca üç yakınması mevcuttur. Bunlar kendine ait bir yatağının olmayışı, kalabalık nedeniyle COVID-19 salgınına yakalanması ve buna ilişkin herhangi bir tedbir alınmaması ve yine kalabalık nedeniyle odalarda havasız bir ortam oluşmasıdır.

30. Öncelikle ifade etmek gerekir ki başvurucu, COVID-19 hastası olmadan önce gerekli tedbirlerin alınması için infaz hâkimliğine başvurmamış, hastalığa yakalanmasından sonra da tedbir alınmaması sonucunda doğan zararın tazmini için yargısal yollara müracaat etmemiş, bu yolların etkisiz olduğunu da ileri sürmemiştir. Başvurucunun koğuşun kalabalık olması nedeniyle infaz hâkimliğine yaptığı başvuru, gerçekleşen ihlali tespit etme ve doğan zararı giderme kapasitesini haiz değildir. Bu bakımdan bu iddia yönünden başvuru yolları tüketilmeden başvuru yapılmıştır. Bu sebeple başvurucunun bu iddiası değerlendirmeye etki etmeyecektir.

31. Başvurucu, ceza infaz kurumunda kaldığı süre boyunca kendisine ait bir yatağının olmadığını ileri sürse de ceza infaz kurumu yönetimi, kurumlarında kişi sayısı kadar yatak bulunduğunu ifade etmiştir (bkz. § 9). Ayrıca ceza infaz kurumu her odada sabit olarak 16 tane ranza bulunduğunu belirtmiştir (bkz. § 11). Bu durumda Anayasa Mahkemesi başvurucunun kendisine ait bir yatağının olmadığı sonucuna varamaz.

32. Başvurucu, bulunduğu odanın kalabalık olması sebebiyle tuvalet, banyo ve yemek alanlarının kullanımında sorunlar yaşadığından yakınmaktadır. Ayrıca yine kalabalıklık sebebiyle havasızlık sorunu yaşadığını da ifade etmektedir. Ceza infaz kurumu yönetimi tarafından sunulan bilgilere göre başvurucunun bulunduğu odanın kendine ait bir havalandırma alanı, havalandırma için pencereleri ve genel kullanım alanı içinde ayrı bir mutfak bölümü bulunmaktadır (bkz. § 9). Ayrıca yine söz konusu bilgilere göre başvurucunun bulunduğu odada her bir kişi için tuvalet ve banyo kullanım süresi 62 dakikadır. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, başvurucuya hijyen ve havalandırma konusunda yeteri kadar imkân tanınmadığını ifade edebilmek mümkün değildir.

33. Netice itibarıyla tutulma koşullarının fiziksel ve zihinsel etkileri ayrı ayrı ve başvurucu üzerindeki toplu etkileri hesaba katılarak değerlendirildiğinde başvurucunun söz konusu 3 m² ile 4 m² arasında kişisel yaşam alanına sahip olduğu dönem yönünden Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağı olarak nitelendirmek için gerekli olan ağırlık seviyesine ulaşılmadığı sonucuna varılmıştır.

34. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

35. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 100.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

36. Başvurucu 8/10/2021 tarihinde tahliye edildiğinden ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı değerlendirilmiştir.

37. Ayrıca başvurucuya manevi zararları karşılığında talebiyle bağlı kalınarak net 100.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. 1. Başvurucunun 3 m²den daha az kişisel yaşam alanına sahip olduğu dönem yönünden Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının İHLAL EDİLDİĞİNE,

2. Başvurucunun 3 m² ile 4 m² arasında kişisel yaşam alanına sahip olduğu dönem yönünden Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

D. Başvurucuya net 100.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Kocaeli İnfaz Hâkimliğine (E.2021/6002, K.2021/6388), Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine (2021/1257 D.İş) ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 12/3/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, MEHMET YILDIRIM, B. No: 2021/46011, 12.03.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 06, sayfa 186–194

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.