İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2025 · İkinci Bölüm

MURAT AKKUŞ (2021/43842)

  • Kötü muamele yasağı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, mahpusun tutulduğu ceza infaz kurumunun fiziki koşulları nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Kötü muamele yasağıİnfaz Kurumunun fiziki koşullarıİhlalManevi tazminat

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MURAT AKKUŞ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/43842)

 

Karar Tarihi: 23/12/2025

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Yıldız SEFERİNOĞLU

Kenan YAŞAR

Metin KIRATLI

Raportör

:

Rıdvan DEMİR

Başvurucu

:

Murat AKKUŞ

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, mahpusun tutulduğu ceza infaz kurumunun fiziki koşulları nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, başka bir ceza infaz kurumundan 21/12/2017 tarihinden Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği 16/10/2021 tarihine kadar Kocaeli 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) barındırılmıştır.

3. Başvurucu, tutulduğu odada kalanların sayısının fazlalığı ile sağlık ve hijyen koşullarının uygun olmadığı şikâyetiyle infaz hâkimliğine başvurmuştur. Kocaeli İnfaz Hâkimliği (Hâkimlik); İnfaz Kurumunda kapasitenin üzerinde hükümlü/tutuklu barındırıldığı, nakil talebinde bulunularak kurumdaki yoğunluğun azaltılmasının sağlandığı ancak yeni tutuklamalar nedeniyle mevcudun sürekli artış gösterdiği, ayrıca İnfaz Kurumundaki tüm koğuşlarda mevcut olan kalabalığa bağlı olarak yatak düzeni, hijyen ve barınma hususlarında başvurucuya veya başka bir kişiye özgü uygulama olmadığı, tüm hükümlü/tutukluların aynı uygulamaya tabi tutulduğu gerekçesiyle başvurucunun talebini reddetmiştir.

4. Başvurucunun Hâkimlik kararına itirazı, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesince kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle kesin olarak reddedilmiştir.

5. Başvurucu, nihai kararı 28/7/2021 tarihinde öğrendikten sonra 5/8/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

6. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

7. Anayasa Mahkemesi, İnfaz Kurumundan başvurucunun tutulduğu sürece ilişkin ayrıntılı bilgi talep etmiştir. İnfaz Kurumu ve Adalet Bakanlığının (Bakanlık) gönderdiği yazılı cevaplara göre;

- Başvurucu; resmî kapasitesi 16 kişi olan C-5, C-4 ve A-8 No.lu koğuşlarda, kapasitesi 3 kişilik olan A-26 No.lu koğuşta kalmıştır. İnfaz Kurumundaki odalarda hükümlü/tutuklu sayısı kadar yatak ve ranza bulunmakta olup tüm hükümlü/tutuklular kendisine ait yataktan 24 saat esasına göre faydalanabilmektedir. Hükümlü/tutukluların istifade ettiği tüm yataklar 90x190 cm ölçüsündedir.   Odalarda mahkûmların özel eşyalarını ve kıyafetlerini muhafaza edebilecekleri dolaplar vardır.

- Başvurucu, kapasitesi 16 kişi olan C-5 No.lu odada 18/12/2020-18/3/2021 tarihleri arasında en fazla 30 kişiyle, kapasitesi 16 kişi olan C-4 No.lu odada 18/3/2021-26/5/2021 tarihleri arasında en fazla 28 kişiyle, kapasitesi 16 kişi olan A-8 No.lu odada 26/5/2021-2/7/2021 tarihleri arasında en fazla 28 kişiyle, kapasitesi 3 kişi olan A-26 No.lu odada 2/7/2021-16/10/2021 tarihleri arasında en fazla 16 kişiyle barındırılmıştır.

- 16 kişilik odalar iki katlı olup alt katta kapısı ayrı, 2,6 m² büyüklüğünde lavabolar bölümü ve buradan kapısı ayrı olan 1,4 m² büyüklüğünde tuvalet ile kapısı ayrı olan 1,4 m² büyüklüğünde duş, 32 m² büyüklüğünde (lavobolar, duş ve tuvalet ile merdiven boşluğu dâhil) ortak kullanım alanı, 34 m² büyüklüğünde havalandırma bahçesi, üst katta ise 43,92 m² büyüklüğünde (merdiven boşluğu dâhil) yatakhane bölümü bulunmaktadır. 16 kişilik odalar toplam 115,32 m²den oluşmaktadır. Merdiven boşluğu ise 5,456 m²dir. 16 kişilik odalarda alt ve üst katlarda havalandırma penceresi vardır.

 - Üç kişilik odalar iki katlı olup alt katta kapısı ayrı olan 3,01 m² büyüklüğünde tuvalet ve duş, 23,32 m² büyüklüğünde (lavobolar, duş ve tuvalet ile merdiven boşluğu dâhil) genel kullanım alanı, 25 m² genişliğinde havalandırma bahçesi, üst katta ise 32 m² büyüklüğünde yatakhane bölümü bulunmaktadır. Üç kişilik odalar toplam 83,33 m²dir. Merdiven boşluğu 5,797 m²dir. Üç kişilik odalarda alt ve üst katlarda havalandırma penceresi vardır.

- Koğuşların alt kat ortak kullanım alanında bir tarafı sabit, bir tarafı açılır olmak üzere 100x120 cm ölçülerinde iki, üst kat yatakhane kısmında bir tarafı sabit, bir tarafı açılır olmak üzere 100x125 cm ölçülerinde dört pencere bulunmaktadır.   

- Tüm odalarda hükümlü/tutukluların kullanımlarına sunulmuş alt kattaki ortak yaşam alanından bağımsız, kapısı ayrı olan 16 kişilik odalarda 34 m², 3 kişilik odalarda 25 m² büyüklüğünde havalandırma bahçesi bulunmaktadır ve bu bölüm havanın aydınlaması ile kararması arasındaki sürede odadaki hükümlü/tutuklular tarafından kullanılabilmektedir.

- Kurumdaki odalara 7/24 kesintisiz soğuk su, ayrıca her gün 06.00-09.00, 12.00-14.00 ve 18.00-22.00 saatleri arasında herhangi bir kota olmaksızın sıcak su sağlanmaktadır.

- Koğuşlarda meydana gelebilecek koku ve akma gibi durumlar ile bakım ya da onarım gerektiren durumlara teknik servis personeli tarafından ivedilikle müdahale edilmekte, mahkûmların bu yöndeki taleplerine de aynı titizlikle yanıt verilmektedir.

- İnfaz Kurumunda sabah ve akşam olmak üzere iki kez rutin olarak sayım yapılmaktadır.

8. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun hangi koğuşta, kaç kişiyle, ne kadar süre barındırıldığına ilişkin olarak İnfaz Kurumundan bilgi istemiştir. İnfaz Kurumunun sunduğu tablo, kararın ekinde bulunmaktadır. Bu tablodaki verilere göre Anayasa Mahkemesince hazırlanan, başvurucuya tahsis edilen kişisel alan ve süresini gösteren tablo aşağıdadır. Banyo ve tuvalet kısımları ile havalandırma bahçesinin yüzey alanları hesaplamaya dâhil edilmemiş, toplam 75,92 m² üzerinden hesaplama yapılmıştır. Öte yandan başvurucunun üç kişilik odalarda kaldığı dönemlerde kişisel alanı 5 m²nin altına düşmediğinden hesaplama yalnızca 16 kişilik odalarda kaldığı dönemler için yapılmıştır. Kişisel alanın 2 ile 3 m² ve 3 ile 4 m² arasında bulunduğu dönemler değerlendirme için yeterli veri sunduğundan kişisel alanın 4 m²nin üzerinde olduğu dönemler de hesaplamaya dâhil edilmemiştir.

 

 Kişi Sayısı

 Tarih Aralığı

 Toplam Süre (Gün)

 Kişisel Alan (m²)

 30

18/12/2020-18/3/2021

90

Toplam = 90

 2,53 m²

 28

 18/3/2021-2/7/2021

107

Toplam = 107

 2,71 m²

II. DEĞERLENDİRME

9. Başvurucu adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

10. Başvurucu; barındırıldığı koğuşun çok kalabalık olması nedeniyle asgari yaşam koşullarının sağlanamadığını, bazen yerde yatmak zorunda kaldığını, bazen de kalabalıklık nedeniyle nöbetleşe uyuduklarını ileri sürmüştür. Bakanlık görüşünde; hükümlü/tutuklu sayısının arttığı zamanlarda İnfaz Kurumunda geçici olarak yer sıkıntıları yaşanabildiği ancak bu sıkıntıların en kısa sürede giderilebilmesi için önlemler alındığını belirterek kabul edilebilirlik ve esas yönünden yapılacak incelemede Anayasa'nın, mevzuat hükümlerinin, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının dikkate alınması gerektiği bildirilmiştir.

11. Başvuru, kötü muamele yasağı kapsamında incelenmiştir.

12. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

13. İnsan onurunun korunması amacıyla Anayasa'nın 17. maddesinin ilk fıkrasında maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı güvence altına alınmış; aynı maddenin üçüncü fıkrasıyla da kişilere işkence ve eziyet yapılması, kişilerin insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulması yasaklanmıştır. Bu yasak için herhangi bir istisnanın kabul edilmemesi ve Anayasa'nın 15. maddesinde savaş, seferberlik veya olağanüstü hâllerde de maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamayacağının ifade edilmesi, yasağın mutlak niteliğini ortaya koymaktadır (Cezmi Demir ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 80; Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, §§ 72, 74; K.K. [GK], B. No: 2020/34532, 29/5/2024, § 26).

14. Anılan yasak kapsamında kalan hususlar, ceza infaz kurumlarında farklı şekillerde tezahür edebilir. Bunlar ceza infaz kurumu idaresi ve görevlilerinin kasıtlı davranışlarından kaynaklanabileceği gibi yönetimsel hatalar veya yetersiz kaynaklar sebebiyle de ortaya çıkabilir (Turan Günana [1. B.], B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 37).

15. Anayasa'nın 17. maddesi, tutuklu ve hükümlülerin tutulma koşullarının da insan onuruna yakışır bir şekilde olmasını koruma altına alır. Bu nedenle tutuklu ve hükümlüler özgürlükten mahrum kalmalarının doğal sonucu olan kaçınılmaz elem seviyesinden daha fazla sıkıntı veya eziyet çekecekleri bir duruma sokulmamalıdır. Ayrıca bu kişilerin sağlık ve esenlikleri yeterli bir şekilde güvence altına alınmalı, bu kişilere ihtiyaç duydukları tıbbi yardım sağlanmalıdır (Turan Günana, § 39).

16. Bir muamelenin Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının kapsamına girebilmesi, asgari bir ağırlık derecesine (ciddiyet seviyesine) ulaşmasına bağlıdır. Ceza infaz kurumundaki tutulma koşullarının bahsi geçen asgari ağırlık eşiğine ulaşıp ulaşmadığı konusunda yapılacak değerlendirmede tutulma süresi, açık havada egzersiz yapma olanakları, koşulların neden olduğu fiziksel ve psikolojik etkiler, bazı durumlarda mahpusun yaşı, cinsiyeti, sağlığı ve davanın tüm koşulları gibi birçok faktörün önemli rol oynadığı belirtilmelidir. Bunlarla birlikte tutulma koşullarının kötü muamele oluşturup oluşturmadığı belirlenirken kişisel alan faktörünün temel bir unsur olarak dikkate alınması gerektiği vurgulanmalıdır (Cengiz Yetgin [GK], B. No: 2019/39068, 14/6/2023, § 58; geri gönderme merkezindeki tutulma koşulları yönünden yapılan benzer değerlendirme için bkz. K.A. [GK], B. No: 2014/13044, 11/11/2015, § 93).

17. Ceza infaz kurumlarındaki aşırı kalabalıklaşma ve buna bağlı oluşan kişisel alan eksikliğine ilişkin şikâyetlerin incelenmesinde dikkate alınacak temel ilkeler Levent Cantekin ([GK], B. No: 2019/34408, 9/10/2024, §§ 33, 34) kararında ortaya konmuştur. Sözü edilen ilkelere göre tutuklu ve hükümlülerin tutulduğu çok kişilik koğuşlarda kişi başına düşen yüzey alanı en az 3 m² olmalıdır. Mahpus başına düşen yüzey alanının hesabında banyo ve tuvalet gibi sıhhi tesis bölümü ile havalandırma bahçesi yaşam alanına dâhil edilmese de mobilyaların kapladığı alan dâhil edilir. Çok kişilik koğuşlarda mahpus başına düşen yüzey alanı 3m²den az ise ya da her tutuklu ve hükümlünün ayrı bir uyku yeri yoksa veya koğuşun genel yüzeyi tutuklu ve hükümlülerin mobilyalar arasında serbestçe hareket etmesine izin vermiyorsa tutulma koşullarının kötü muamele yasağını ihlal ettiği yönünde güçlü bir karine oluşur. Bu karine ancak üç unsurun bir arada bulunması durumunda ortadan kaldırılabilir. İlk unsur asgari kişisel alanın 3 m²nin altına düşmesinin kısa süreli, küçük çaplı ve ara sıra olmasıdır. İkinci unsur bu tür azalmaların koğuş dışı yeterli dolaşım özgürlüğü ve yeterli koğuş dışı etkinliklerle desteklenmesidir. Son unsur tutuklu ve hükümlünün genel olarak uygun nitelikte olan ve tutulma koşullarını ağırlaştırıcı başka bir unsur taşımayan bir ceza infaz kurumunda tutulmasıdır.

18. Mahpusların 3 m² ile 4 m² arasında kişisel alana sahip olduğu hâllerde alan faktörü, tutulma koşullarının yeterliliğinin değerlendirilmesinde önemlidir ve bu durumun uygunsuz tutulma koşullarının diğer yönleriyle birleşmesi hâlinde kötü muamele yasağı ihlal edilmiş olur. Mahpusların daha fazla kişisel alana sahip olmaları nedeniyle kişisel alan sorununa ilişkin herhangi bir sorunun ortaya çıkmadığı durumlarda ise tutulma koşullarının yeterliliği konusunda tutulma koşullarının diğer yönleri değerlendirilmelidir. Tutulma koşullarının diğer yönleri arasında temel sıhhi ve hijyen gereklerine uygunluk, tuvalet ve banyonun mahrem kullanılması, açık hava egzersizine, doğal ışık veya havaya erişim, havalandırma ve ısıtma sistemlerinin yeterliliği yer alır. Belirtilen koşullar altında tutulmanın süresi de dikkate alınmalıdır (Levent Cantekin, § 35).

19. Her mahpusa düzenli biçimde muhafaza edeceği ayrı bir yatak ile yatağını temiz tutması için gerekli sıklıkta değiştirebileceği ayrı ve uygun bir yatak takımı sağlanmalıdır. Bu bakımdan mahpusun bir yatağı aynı anda başka mahpuslarla birlikte kullanmak veya nöbetleşe olarak paylaşmak veya yataksız zeminde uyumak zorunda bırakılmasının kabul edilemez olduğu değerlendirilmektedir (Cengiz Yetgin, § 62).

20. Olayda başvurucu, kesintisiz olarak 90 gün boyunca 2,53 m², 107 gün boyunca da 2,71 m² yüzey alanına sahip olmuştur. Dolayısıyla kişisel alanın 3 m²nin altına düşmesi kısa süreli olmamıştır. Bu nedenle meydana gelen alan azalmalarının -tutulma koşullarının ayrı ayrı ve başvurucu üzerindeki toplu etkileri de hesaba katılarak- Anayasa'nın 17. maddesi anlamında kötü muamele yasağı olarak nitelendirilmesi için gerekli olan ağırlık seviyesine ulaştığı sonucuna varılmıştır. Güçlü karinenin ortadan kalkması için aranan ilk unsurun sağlanmadığı anlaşıldığından asgari kişisel alandaki azalmaların koğuş dışı yeterli dolaşım özgürlüğü ve yeterli koğuş dışı etkinliklerle desteklenmesine, başvurucunun genel olarak uygun nitelikte olan ve tutulma koşullarını ağırlaştırıcı başka bir unsur taşımayan bir ceza infaz kurumunda tutuluyor olmasına ilişkin iki unsurun değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

21. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

22. Başvurucu, ihlalin tespiti ile tür belirtmeksizin 1.000 Avro tazminat talebinde bulunmuştur.

23. Başvurucunun 4/8/2022 tarihinde denetimli serbestliğe ayrıldığı anlaşıldığından ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.

24. Öte yandan ihlalin niteliği dikkate alınarak ve başvurucunun talebiyle bağlı kalınarak 1.000 Avronun başvuru tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası avro efektif satış kuru esas alınarak hesaplanan karşılığı olan net 10.131 TL'nin başvurucuya manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Başvurucuya net 10.131 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Kocaeli İnfaz Hâkimliğine (E.2021/5764, K.2021/6784), Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine (2021/1277 D.İş) ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 23/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, MURAT AKKUŞ, B. No: 2021/43842, 23.12.2025. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 18, sayfa 59–63

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.