Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm
T.E. (2021/4176)
- Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)
- Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı
- Mülkiyet hakkı
- Suçta ve cezada kanunilik
- Maddi ve manevi varlığın korunması hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, hizmet süresinin uzatılmamasının kendi kusurundan kaynaklanan bir sebebe dayandığı gerekçesiyle tazminat ödemesi alamayan sözleşmeli subaya dair kusur teşkil eden olguların yargı kararlarında ortaya konulmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) | Gerekçeli karar hakkı (idare) | İhlal | Yeniden yargılama |
| Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) | Silahların eşitliği ilkesi / çelişmeli yargılama ilkesi (İdare) | İncelenmesine Yer Olmadığı | — |
| Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı | Meslek (atama, disiplin, OHAL hariç işten çıkarma) | İncelenmesine Yer Olmadığı | — |
| Mülkiyet hakkı | Tazminat (kamu kurumlarının tarafı olduğu uyuşmazlıklar) | İncelenmesine Yer Olmadığı | — |
| Suçta ve cezada kanunilik | Suçta ve cezada kanunilik | İncelenmesine Yer Olmadığı | — |
| Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) | Hakkaniyete uygun yargılanma hakkı (bariz takdir hatası, içtihat farklılığı vs.-idare) | İncelenmesine Yer Olmadığı | — |
| Maddi ve manevi varlığın korunması hakkı | Fiziksel ve ruhsal bütünlük (şiddet, kazalar vs) | İncelenmesine Yer Olmadığı | — |
| Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) | Mahkemeye erişim hakkı (idare) | İncelenmesine Yer Olmadığı | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
T.E. BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2021/4176) |
|
|
|
Karar Tarihi: 5/5/2026 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
|
Başkan |
: |
Basri BAĞCI |
|
Üyeler |
: |
Engin YILDIRIM Kenan YAŞAR Ömer ÇINAR Metin KIRATLI |
|
Raportör |
: |
Mehmet Fatih GÖKÇEK |
|
Başvurucu |
: |
T. E. |
|
Vekili |
: |
Av. Ülkü ÖZTÜRK DEMİR |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, hizmet süresinin uzatılmamasının kendi kusurundan kaynaklanan bir sebebe dayandığı gerekçesiyle tazminat ödemesi alamayan sözleşmeli subaya dair kusur teşkil eden olguların yargı kararlarında ortaya konulmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, sözleşmeli subay olarak görev yapmaktayken 29/8/2019 tarihinde sözleşme süresi sona ermiş ve Millî Savunma Bakanlığı (İdare) Kara Kuvvetleri Komutanlığınca sözleşmesi yenilenmemiştir.
A. Bireysel Başvuruya Konu Tam Yargı Davasına İlişkin Süreç
3. Sözleşmesinin yenilenmemesi üzerine başvurucu, sözleşmesinin kendi kusuru olmaksızın sona erdiğini belirterek 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun'un 18. maddesi uyarınca kendisine tazminat ödenmesi istemiyle İdareye 19/9/2019 tarihinde başvuruda bulunmuştur. Başvuru, İdare tarafından zımnen reddedilmiştir.
4. Başvurucu 3/12/2019 tarihinde Kayseri 1. İdare Mahkemesine (Mahkeme) dava açmıştır. Dava dilekçesinde, İdareye yapmış olduğu başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptalini ve hizmet süresi karşılığı hesaplanacak tazminatın sözleşmesinin sona erdiği 29/8/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
5. Mahkeme 3/9/2020 tarihinde davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Olayda davacı tarafından, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle Kayseri 2. İdare Mahkemesi'nin E:2019/... sayılı dosyasında açılan davada, 'davacının, Kayseri 1. Komando Tugay Komutan Yardımcılığı emrinde sözleşmeli P.Yüzbaşı rütbesiyle görev yapmakta iken FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanmasına yönelik ceza soruşturmaları kapsamında 3/12/2018 tarihinde tutuklandığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/... soruşturma numaralı dosyası üzerinden hakkında yürütülen soruşturma sürecinde düzenlenen 2018/... sayılı iddianame üzerine 'Silahlı Terör Örgütüne(FETÖ) Üye Olma' suçundan hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin .../2019 tarih ve E:2019/..., K:2019/... sayılı kararı ile 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçunu işlediğinin sabit görüldüğü, 7 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine hükmedildiğine ilişkin tespitlerin yapılarak, Değerlendirme Komisyonunca davacının sözleşmesinin yenilenmesinin uygun olmadığı yönündeki değerlendirmesinin temelsiz olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından makul ve hakkaniyete uygun düştüğü anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin yenilenmemesi ve askerlik hizmeti ile ilişiğinin kesilmesi işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği' anlaşılmıştır.
Bu durumda davacı tarafından 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun 18. maddesi kapsamında talep edilen tazminatın hak edilmesinin ön koşulunun sözleşmeli subay ve sözleşmeli astsubayların kendi kusuru olmaksızın hizmet sürelerinin uzatılmaması olduğu, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin ise; yukarıda anılan yargı kararında yapılan tespitlerden de açıkça anlaşıldığı üzere davacının kendi kusurundan kaynaklı olarak, hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği ve davacının ilgili mevzuatta belirtilen kendi kusuru olmaksızın hizmet süresinin uzatılmaması koşulunu taşımadığı anlaşılmış olup, 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun 18. maddesi kapsamında davacının başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Öte yandan, 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun 18. maddesi kapsamında belirlenen şartları taşımadığı açık olan davacının tazminat isteminin kabulüne de hukuken olanak bulunmadığı açıktır."
6. Başvurucu, bu karara karşı 28/9/2020 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 25/11/2020 tarihinde istinaf başvurusunu kesin olarak reddetmiştir.
7. Başvurucu, nihai kararı 16/12/2020 tarihinde öğrendikten sonra 12/1/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
8. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
B. Başvurucunun Diğer Davalarına İlişkin Süreçler
9. Başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasında Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesi 27/6/2019 tarihinde başvurucunun 7 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar vermiştir. Bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 29/4/2021 tarihli kararıyla esastan reddedilmiştir. Söz konusu karar Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 9/10/2025 tarihli kararıyla bozulmuş ve dava dosyası Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Bozma kararı sonrasında yargılama derdesttir.
10. Öte yandan başvurucunun sözleşmesinin yenilenmemesi ve görevle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davada Kayseri 2. İdare Mahkemesinin 18/6/2020 tarihli kararıyla davanın reddine hükmedilmiştir. Bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 28/1/2021 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bu karar Danıştay Onikinci Dairesinin 9/4/2025 tarihli kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
11. Başvurucu adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
12. Başvurucu, kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararı gerekçe gösterilerek hukuka aykırı olarak davasının reddedildiğini ve tazminat ödenmemesi için mevzuatta aranan kusur şartının somut uyuşmazlıkta ne şekilde gerçekleştiğinin ortaya konulmadığını belirtmiştir. Hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmediği sürece masum olduğunu ve Mahkeme tarafından da bu şekilde değerlendirme yapılması gerektiğini ifade etmiştir. Mahkeme kararının ceza mahkemesinin mahkûmiyet kararına atıf yapmak dışında somut bir gerekçe içermediğini belirterek adil yargılanma hakkının, gerekçeli karar hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
13. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, başvurucunun iddiaları mahkemeye erişim hakkı bağlamında ele alınmıştır. Başvurucunun adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda inceleme yapılırken Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri, Anayasa Mahkemesi içtihadı ve somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınmasının faydalı olacağı belirtilmiştir.
14. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı başvuru formunda belirtilen hususları tekrar etmiştir.
15. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucunun iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
16. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
17. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı, kişilerin hakkaniyete uygun bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve bu amaca uygunluk yönünden yargılamanın denetlenmesini amaçlamaktadır. Mahkeme kararlarının, davanın temel maddi ve hukuki sorunları ile taraflarca ileri sürülen ve davanın sonucunu etkileyen iddia ve itirazlar hakkında delillerle bağ kurulmak suretiyle yeterli gerekçe içermesi zorunludur. Uyuşmazlığın hukuki ve maddi sorunlarıyla ilgisiz değerlendirmelere kararda yer verilmesi de gerekçeli karar hakkıyla bağdaşmamaktadır. Karar gerekçesinin belirtilen unsurları taşıması, yargılamanın adil yargılanma hakkı güvencelerine uygun şekilde yürütülüp yürütülmediğinin taraflarca öğrenilmesini sağladığı gibi ayrıca demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gereklidir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).
18. Diğer taraftan kanun yolu incelemesi yapan mercinin, yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya aynı atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterli görülebilir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince karşılanmayan veya ancak ilk defa kanun yolu merciinde ileri sürülebilecek nitelikteki esaslı iddia ve itirazların kanun yolu merciince de değerlendirilmemesi gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açabilir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Mehmet Yavuz [1. B.], B. No: 2013/2995, 20/2/2014, § 51).
19. Mahkeme başvurucunun sözleşmesinin yenilenmemesi ve görevle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine yönelik Kayseri 2. İdare Mahkemesi kararındaki tespitlerden hareketle dava konusu işlemi hukuka uygun bulmuştur. Kayseri 2. İdare Mahkemesi kararına atıf yapılan kısımda, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla tutuklandığı ve sonrasında düzenlenen iddianame üzerine açılan davada ceza mahkemesince mahkûmiyetine karar verildiği belirtilmiştir. Ayrıca anılan kararın alıntılanan diğer bir kısmında, Değerlendirme Komisyonunca başvurucunun sözleşmesinin yenilenmesinin uygun olmadığı yönündeki değerlendirmesinin temelsiz olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından makul ve hakkaniyete uygun düştüğü vurgulanmıştır.
20. Öncelikle başvurucunun mahkûmiyetine ilişkin ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği belirtilmelidir. Mahkeme başvurucu hakkında Kayseri 2. İdare Mahkemesince yapılan tespitlere yer vererek bu tespitlerden hareketle başvurucunun ilgili mevzuatta belirtilen "kendi kusuru olmaksızın hizmet süresinin uzatılmaması" koşulunu taşımadığı sonucuna varmıştır. Mahkeme dolaylı yoldan -bir başka mahkeme kararı gerekçesine atıf yaparak- başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyet kararı verildiğini bildirmiş, bu olguyu aktarmakla birlikte herhangi bir şekilde değerlendirmemiştir.
21. Başvurucunun sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin hukuka uygun olup olmadığı başvuruya konu edilen sonraki dava açısından önem arz etmekle birlikte tazminat açısından belirleyici olan nokta başvurucunun kendi kusuruyla hizmet süresinin uzatılmamasına sebep olup olmadığıdır. Mahkeme, kararında Kayseri 2. İdare Mahkemesi kararının gerekçesine yer vermiş ve dolaylı olarak ceza mahkemesinin mahkûmiyet kararına atıf yapmışsa da başvurucunun hangi eylemleri nedeniyle kusurlu kabul edildiğine dair bir gerekçeye yer vermemiştir.
22. Belirtmek gerekir ki başvurucunun yalnızca ceza mahkemesince mahkûmiyetine karar verildiği bilgisine kararda yer verilmesi yeterli değildir. Ceza yargılamasında yer alan bilgi ve belgelere ulaşılarak söz konusu verilerin tazminat ödenip ödenmemesi açısından başvurucunun kusur durumuna etkisinin değerlendirilmesinin önünde -masumiyet karinesine uygun olmak koşuluyla- herhangi bir engel bulunmamaktadır. Olaya bakıldığında ise Mahkeme tarafından ceza yargılamasında yer alan olguların dava konusu işleme olumsuz etkisi irdelenmemiştir.
23. İncelenen olayda Mahkeme kararının yukarıda belirtilen bağlamda bir gerekçe içermediği, Bölge İdare Mahkemesi tarafından ise bu karara atıf yapılarak herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır.
24. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
25. Başvurucunun suçta ve cezada kanunilik ilkesinin, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin, mahkemeye erişim hakkının, hakkaniyete uygun yargılanma hakkının, maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ve mülkiyet hakkının da ihlal edildiğini ileri sürdüğü görülmekte ise de gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşıldığından diğer ihlal iddiaları ile ilgili olarak bu aşamada bir değerlendirme yapılmasına gerek olmadığına karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
26. Başvurucu, ihlalin tespiti ile miktar belirtmeksizin maddi ve 175.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
27. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
28. Öte yandan hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın neticesiyle ilgili bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne ya da reddine karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Kural olarak yargılamanın her aşamasında olduğu gibi ihlalin sonuçlarını gidermek üzere yeniden yapılacak yargılama sonunda da delillerin dava ile ilişkisini kurma ve bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.
29. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,
C. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
D. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
E. Diğer ihlal iddialarının İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA,
F. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Kayseri 1. İdare Mahkemesine (E.2019/1239, K.2020/680) GÖNDERİLMESİNE,
G. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,
H. 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
I. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
J. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 5/5/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, T.E., B. No: 2021/4176, 05.05.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 08, sayfa 231–236
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.