İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm

MEHMET TUSKAN (2021/39959)

  • Kötü muamele yasağı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, ceza infaz kurumunda kalabalık odada tutulma ve tutulmanın diğer koşulları nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Kötü muamele yasağıİnfaz Kurumunun fiziki koşullarıİhlal Olmadığı—
Kötü muamele yasağıİnfaz Kurumunun fiziki koşullarıİhlalManevi tazminat

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MEHMET TUSKAN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/39959)

 

Karar Tarihi: 12/3/2026

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Rıdvan GÜLEÇ

Yıldız SEFERİNOĞLU

Metin KIRATLI

Raportör

:

Mustafa Erdem ATLIHAN

Başvurucu

:

Mehmet TUSKAN

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda kalabalık odada tutulma ve tutulmanın diğer koşulları nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen silahlı darbe teşebbüsü sonrasında terör örgütüne (Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması) üye olduğu gerekçesiyle 30/5/2017 tarihinde tutuklanarak Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna alınmış ve 16/6/2017 tarihinde Osmaniye 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) yerleştirilmiştir. Başvurucunun 29/4/2022 tarihinde denetimli serbestlik tedbiri kapsamında tahliye edilmiş olduğu görülmüştür.

3. Başvurucu, İnfaz Kurumundaki bazı uygulamalar hakkında 30/4/2021 tarihinde Osmaniye İnfaz Hâkimliğine (Hâkimlik) şikâyette bulunmuş ve koğuş kalabalığının giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bu kapsamda;

- Kaldığı tüm koğuşlarda mevcudun üzerinde mahpusla birlikte barındırıldığını, 8-10 mahpus için tasarlanmış bu koğuşlarda değişik zaman dilimlerinde 18, 20, 24 mahpus kaldığını, hâlâ 17 kişi ile birlikte barındırıldığını ve mahpusların dönüşümlü olarak yerde yatmak zorunda kaldığını,

-   Koğuşun kalabalık oluşu nedeniyle tek kişilik tuvalet ve banyonun yetersiz kaldığını, oksijen yetersizliği yaşandığını, ortamın hijyenik olmadığını ve gürültülü olduğunu ileri sürmüştür.

4. Hâkimlik 5/5/2021 tarihinde ve İnfaz Kurumunun kapasitesine oranla mahpus sayısının çok fazla olduğuna işaret ettikten sonra İnfaz Kurumu idaresince koğuş yerleştirmelerinin usulüne uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle başvurucunun talebinin reddine karar vermiştir.

5. Başvurucunun anılan karara avlunun çok dar olması sebebiyle spor yapamadığı şikâyetini de ekleyerek yaptığı itiraz Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin (Ağır Ceza Mahkemesi) 26/5/2021 tarihli kararıyla reddedilmiş, karar 8/7/2021 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu 13/7/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

6. Anayasa Mahkemesince, İnfaz Kurumundan başvurucunun tutulma koşullarına ilişkin ayrıntılı bilgi talep edilmesi ve Adalet Bakanlığından (Bakanlık) görüş istenmesi üzerine İnfaz Kurumunun cevabi yazısı, Bakanlık görüşü ekinde yer verilen Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 1/6/2023 tarihli yazısı ve Bakanlık görüşüne göre;

- Başvurucu 16/6/2017-5/4/2022 tarihleri arasında toplamda altı farklı koğuşta barındırılmıştır. Başvurucu 16/6/2017 tarihinde yerleştirildiği D Blok geçici oda 2'de 1 gün tek başına, 17/6/2017-21/1/2018 tarihleri arasında A-34 numaralı koğuşta 34 kişiyle, 22/1/2018-26/11/2020 tarihleri arasında A-44 numaralı koğuşta 17 kişiyle, 27/11/2020-20/12/2020 tarihleri arasında A-27 numaralı koğuşta 5 kişiyle, 21/12/2020-9/11/2021 tarihleri arasında A-44 numaralı koğuşta 23 kişiyle, 10/11/2021-5/4/2022 tarihleri arasında A-42 numaralı koğuşta 27 kişiyle kalmıştır.

-   Başvurucunun 1 gün süreyle barındırıldığı D Blok geçici oda 2'nin resmî kapasitesi 10 kişi olup ortak yaşam alanı 46,19 m², tuvalet 1,66 m², banyo 1,66 m²dir. Başvurucunun barındırıldığı A-34 ve A-44 numaralı koğuşların resmî kapasitesi 16 kişi olup alt kat ortak yaşam alanı 24,37 m², üst kat ortak yaşam alanı 39,27 m², merdiven boşluğu/alanı 6,33 m², banyo ve tuvalet 5,7 m², havalandırma bahçesi 33,44 m²dir. Başvurucunun barındırıldığı bir diğer oda olan A-27 No.lu odanın resmî kapasitesi 8 kişi olup ortak yaşam alanı 16,37 m², yatakhane 28,71 m², tuvalet ve banyo 3,33 m², havalandırma bahçesi 25 m²dir. Başvurucunun barındırıldığı son oda olan A-42 No.lu koğuşun resmî kapasitesi 16 kişi olup alt kat ortak yaşam alanı 24,37 m², yatakhane 27 m², merdiven dairesi 6,33 m², banyo ve tuvalet 5,7 m², havalandırma bahçesi 33,44 m²dir.

-   Başvurucunun barındırıldığı koğuşların yatakhane kısmında 100x125 cm² ebatlarında tek kanadı açılır dört pencere, odanın ortak kullanım alanında ise 100x125 cm² ebatlarında tek kanadı açılır iki pencere bulunmaktadır.

-   Başvurucunun barındırıldığı koğuşlarda birer tuvalet ve banyo ile iki lavabo vardır. Tuvalet ve banyo kullanımı 24 saatte kişi başı yaklaşık 85 dakika, lavabo kullanımı ise 24 saatte kişi başı 2 saat 50 dakikadır. İnfaz Kurumunda barındırılan hükümlü/tutukluların tamamına pazartesi, perşembe ve cumartesi günleri üçer saat, kişi başı 100 litre sıcak su, salı ve cuma günleri birer saat ihtiyaç için kişi başı 100 litre sıcak su, ayrıca kişi başı her gün 180 litre içme ve kullanma suyu verilmektedir.

-   Başvurucunun bireysel başvuru tarihi itibarıyla tutulduğu A-44 No.lu koğuşta uyumak ve dinlenmek için kullanıma tahsis edilmiş ranza sayısı 16 olup bir kişi için mekân yatak sağlanmakta ancak hükümlüler kendi aralarında yer değişikliği yaparak yer yatağında ve ranzada yatabilmektedir. Yerde ve ranzada yatma süresi hükümlü/tutukluların kendi iradeleriyle belirlendiğinden ne kadar süre yer yatağında yattığının tespiti mümkün değildir. Başvurucunun kendisine ait eşya dolabı olup özel eşyasını muhafaza etmesi için kantinden komidin satın almasına imkân sağlanmıştır.

-   Başvurucunun kaldığı koğuşlarda ve İnfaz kurumundaki diğer koğuşlarda hükümlü/tutuklular havanın aydınlanmasından havanın kararmasına kadar havalandırma bahçesini kullanabilmektedir.

-   Başvuru tarihi itibarıyla başvurucunun barındırıldığı A-44 No.lu koğuşta kalan mahpusların ya da başvurucunun başvuru tarihinde veya başvuruya yakın tarihlerde barındırıldıkları odanın bakımı ile ilgili olarak herhangi bir dilekçesine rastlanmamıştır. Odada barındırılan diğer hükümlüler, elbise dolabının kilidinin bozuk olduğunu bildiren bir dilekçe yazmıştır. Söz konusu dilekçeye istinaden sorun giderilmiş, ayrıca koğuşun fiziki durumu ile ilgili olarak arıza veya herhangi bir olumsuz durum beklenmeden rutin olarak kontrol ve bakımlar ile ilaçlama (böcek, sinek vs.) yapılmıştır.

-   Tuvalet ve duşların temizlik ve hijyeni koğuşta barındırılan hükümlü/tutuklular tarafından sağlanmaktadır. İnfaz Kurumunda barındırılan hükümlü ve tutuklular, kantinden ihtiyaçları olan temizlik malzemelerini satın alabilmekte; çamaşır suyu ile kireç çözücü temizlik malzemeleri güvenlik açısından koğuşlara ait kapı önü dolaplarında muhafaza edilmekte, talep edildiğinde ihtiyaç duyulduğu kadar malzeme hükümlü ve tutuklulara dağıtılmaktadır.

- Hükümlü ve tutuklular mahkemelerce yasaklanmaması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahiptir. Başvurucu, telefonla görüşme hakkından faydalanmakta, sosyal ve kültürel faaliyetlere katılabilmektedir. İnfaz Kurumunda merkezî yayın sisteminden 21 televizyon, 6 radyo kanalı hükümlü ve tutukluların hizmetine sunulmuştur.

7. Bu bilgiler ışığında başvurucunun hangi koğuşta, kaç kişi ile, ne kadar süre barındırıldığına ilişkin ayrıntılı durum aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. Koğuşun ölçüleri Bakanlık tarafından bildirilen verilere dayanmaktadır. Koğuşun toplam boyutu koğuş içi sıhhi tesisler, merdiven dairesi ve havalandırma alanları hariç tutularak hesaplanmıştır.

 Kişi Sayısı

Kaldığı Tarih Aralığı

 Koğuşu

 Toplam Süre (gün)

 Kişisel Alan (m²)

1

16/6/2017-16/6/2017

D Blok geçici oda 2

1

 46,19 m²

34

16/6/2017-21/1/2018

A-34 koğuşu

220

1,87 m²

 17

 22/1/2018-26/11/2020

A-44 koğuşu

1.040

 3,74 m²

 5

 27/11/2020-20/12/2020

A-27 koğuşu

24

 9,01 m²

 23

 21/12/2020-9/11/2021

A-44 koğuşu

324

 2,76 m²

 27

10/11/2021-5/4/2022

A-42 koğuşu

147

 1,90 m²

8. Tabloya göre başvurucu; İnfaz Kurumunda kaldığı süre boyunca geçici koğuş ve birbiriyle aynı/yakın özellikte çok kişilik beş koğuşta barındırılmıştır. Bu süreçte başvurucuya tahsis edilen kişisel alanın en az olduğu dönem başvurucunun A-34 koğuşunda 220 gün süreyle tutulduğu dönemdir. Başvurucunun 16/6/2017-21/1/2018 tarihlerini kapsayan bu dönemde tutulduğu koğuşta 1,87 m² kişisel alanı vardır. Başvurucu, toplam 691 gün (A-34, A-44 koğuşunda ikinci defa barındırıldığı dönem ve A-42 koğuşlarında) 3 m²nin altında bir kişisel yaşam alana sahip olmuştur. Başvurucu, İnfaz Kurumunda tutulma süresinin yaklaşık 2 yıl 10 ay 4 gününde ise 3 m² ile 4 m² arasında kişisel bir yaşam alanında barındırılmıştır.

9. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

10. Başvurucu adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

11. Başvurucu, İnfaz Kurumundaki tutulma koşullarından şikâyet etmiş; özellikle kalabalık odada tutulmasından yakınmıştır. Başvurucu; hijyen, gürültü, oksijensizlik gibi diğer yakınmalarının da esas olarak kalabalık odada tutuluyor olmasının sonucu olduğunu dile getirmiş; bunun yanında süreç boyunca sosyal ve kültürel faaliyetlerden yararlandırılmadığını ileri sürmüştür. Bakanlık görüşünde, barındırıldığı İnfaz Kurumunun koşulları nazara alındığında başvurucunun özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu olan kaçınılmaz elem seviyesinden daha fazla sıkıntılı veya eziyetli bir durum içinde olmadığı bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

12. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

13. Başvurucunun sosyal ve kültürel faaliyetlerden yararlanamadığı iddiasını ilk defa bireysel başvuru formunda ileri sürdüğü görülmüştür. Başvurucunun şikâyetlerini dile getiriş biçimi dikkate alındığında iddialarının özünün tutulduğu İnfaz Kurumundaki koşulların kötü muamele yasağını ihlal ettiğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle başvuru Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan kötü muamele yasağı kapsamında incelenmiştir. Değerlendirme başvurucunun tutulma koşulları yönünden -sahip olduğu kişisel yaşam alanı gözetilerek- iki başlık altında yapılacaktır:

1. Başvurucunun 3 m²den Daha Az Kişisel Yaşam Alanına Sahip Olduğu Dönem Yönünden

14. İnsan onurunun korunması amacıyla Anayasa'nın 17. maddesinin ilk fıkrasında maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı güvence altına alınmış; aynı maddenin üçüncü fıkrasıyla da kişilere işkence ve eziyet yapılması, kişilerin insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulması yasaklanmıştır. Bu yasak için herhangi bir istisnanın kabul edilmemesi ve Anayasa'nın 15. maddesinde savaş, seferberlik veya olağanüstü hâllerde de maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamayacağının ifade edilmesi, yasağın mutlak niteliğini ortaya koymaktadır (Cezmi Demir ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 80; Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, §§ 72, 74; K.K. [GK], B. No: 2020/34532, 29/5/2024, § 26).

15. Anılan yasak kapsamında kalan hususlar, ceza infaz kurumlarında farklı şekillerde tezahür edebilir. Bunlar ceza infaz kurumu idaresi ve görevlilerinin kasıtlı davranışlarından kaynaklanabileceği gibi yönetimsel hatalar veya yetersiz kaynaklar sebebiyle de ortaya çıkabilir (Turan Günana [1. B.], B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 37).

16. Anayasa'nın 17. maddesi, tutuklu ve hükümlülerin tutulma koşullarının da insan onuruna yakışır bir şekilde olmasını koruma altına alır. Bu nedenle tutuklu ve hükümlüler özgürlükten mahrum kalmalarının doğal sonucu olan kaçınılmaz elem seviyesinden daha fazla sıkıntı veya eziyet çekecekleri bir duruma sokulmamalıdır. Ayrıca bu kişilerin sağlık ve esenlikleri yeterli bir şekilde güvence altına alınmalı ve bu kişilere gerek duydukları tıbbi yardım sağlanmalıdır (Turan Günana, § 39).

17. Bir muamelenin Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının kapsamına girebilmesi, asgari bir ağırlık derecesine (ciddiyet seviyesine) ulaşmasına bağlıdır. Ceza infaz kurumundaki tutulma koşullarının bahsi geçen asgari ağırlık eşiğine ulaşıp ulaşmadığı konusunda yapılacak değerlendirmede tutulma süresi, açık havada egzersiz yapma olanakları, koşulların neden olduğu fiziksel ve psikolojik etkiler, bazı durumlarda mahpusun yaşı, cinsiyeti, sağlığı ve davanın tüm koşulları gibi birçok faktörün önemli rol oynadığı belirtilmelidir. Bunlarla birlikte tutulma koşullarının kötü muamele oluşturup oluşturmadığı belirlenirken kişisel alan faktörünün temel bir unsur olarak dikkate alınması gerektiği vurgulanmalıdır (Cengiz Yetgin [GK], B. No: 2019/39068, 14/6/2023, § 58; geri gönderme merkezindeki tutulma koşulları yönünden yapılan benzer değerlendirme için bkz. K.A. [GK], B. No: 2014/13044, 11/11/2015, § 93).

18. Ceza infaz kurumlarındaki aşırı kalabalıklaşma ve buna bağlı oluşan kişisel alan eksikliğine ilişkin şikâyetlerin incelenmesinde dikkate alınacak temel ilkeler Levent Cantekin ([GK], B. No: 2019/34408, 9/10/2024, §§ 33, 34) kararında ortaya konmuştur. Sözü edilen ilkelere göre tutuklu ve hükümlülerin tutulduğu çok kişilik koğuşlarda kişi başına düşen yüzey alanı en az 3 m² olmalıdır. Mahpus başına düşen yüzey alanının hesabında banyo ve tuvalet gibi sıhhi tesis bölümü ile havalandırma bahçesi yaşam alanına dâhil edilmese de mobilyaların kapladığı alan dâhil edilir. Çok kişilik koğuşlarda mahpus başına düşen yüzey alanı 3m²den az ise ya da her tutuklu ve hükümlünün ayrı bir uyku yeri yoksa veya koğuşun genel yüzeyi tutuklu ve hükümlülerin mobilyalar arasında serbestçe hareket etmesine izin vermiyorsa tutulma koşullarının kötü muamele yasağını ihlal ettiği yönünde güçlü bir karine oluşur. Bu karine ancak üç unsurun bir arada bulunması durumunda ortadan kaldırılabilir. İlk unsur asgari kişisel alanın 3 m²nin altına düşmesinin kısa süreli, küçük çaplı ve ara sıra olmasıdır. İkinci unsur bu tür azalmaların koğuş dışı yeterli dolaşım özgürlüğü ve yeterli koğuş dışı etkinliklerle desteklenmesidir. Son unsur tutuklu ve hükümlünün genel olarak uygun nitelikte olan ve tutulma koşullarını ağırlaştırıcı başka bir unsur taşımayan bir ceza infaz kurumunda tutulmasıdır.

19. Mahpusların 3 m² ile 4 m² arasında kişisel alana sahip olduğu hâllerde alan faktörü, tutulma koşullarının yeterliliğinin değerlendirilmesinde önemlidir ve bu durumun uygunsuz tutulma koşullarının diğer yönleriyle birleşmesi hâlinde kötü muamele yasağı ihlal edilmiş olur. Mahpusların daha fazla kişisel alana sahip olmaları nedeniyle kişisel alan sorununa ilişkin herhangi bir sorunun ortaya çıkmadığı durumlarda ise tutulma koşullarının yeterliliği konusunda tutulma koşullarının diğer yönleri değerlendirilmelidir. Tutulma koşullarının diğer yönleri arasında temel sıhhi ve hijyen gereklerine uygunluk, tuvalet ve banyonun mahrem kullanılması, açık hava egzersizine, doğal ışık veya havaya erişim, havalandırma ve ısıtma sistemlerinin yeterliliği yer alır. Belirtilen koşullar altında tutulmanın süresi de dikkate alınmalıdır (Levent Cantekin, § 35).

20. Başvurucuya tüm mahpusluğu süresince 16/6/2017-21/1/2018 tarihleri arasında A-34 koğuşunda, 21/12/2020-9/11/2021 tarihleri arasında A-44 koğuşunda ve 10/11/2021-5/4/2022 tarihleri arasında A-42 koğuşunda olmak üzere toplam 691 gün boyunca en az 1,87 m² ile en çok 2,76 m²lik bir kişisel alan sağlanabilmiştir. Asgari kişisel yaşam alanındaki bu azalma kendi başına tutulma koşullarının kötü muamele yasağını ihlal ettiği yönünde güçlü bir karine oluşturmaktadır.

21. Anayasa'nın 17. maddesinin ihlaline yönelik ortaya çıkan güçlü karine üç unsurun bir arada bulunması hâlinde ortadan kaldırılabilecektir. İlk olarak değerlendirilmesi gereken, asgari kişisel alanın 3 m²nin altına inmesinin süresi, sıklığı ve çapıdır. Bu kapsamda toplam 4 yıl 9 ay 20 günlük bir süre içinde 1 yıl 10 ay 20 gün boyunca 3 m²nin altında kişisel alanda barındırılmış olan başvurucu için kişisel alan eksikliğinin kısa süreli, küçük çaplı ve ara sıra olduğu söylenemeyecektir. Bu nedenle meydana gelen alan azalmalarının -tutulma koşullarının ayrı ayrı ve başvurucu üzerindeki toplu etkileri de hesaba katılarak- Anayasa'nın 17. maddesi anlamında kötü muamele yasağı olarak nitelendirilmesi için gerekli olan asgari ağırlık eşiğine ulaştığı sonucuna varılmıştır. Güçlü karinenin ortadan kalkması için aranan ilk unsurun sağlanmadığı anlaşıldığından asgari kişisel alandaki azalmaların koğuş dışı yeterli dolaşım özgürlüğü ve yeterli koğuş dışı etkinliklerle desteklenmesine, başvurucunun genel olarak uygun nitelikte olan ve tutulma koşullarını ağırlaştırıcı başka bir unsur taşımayan bir ceza infaz kurumunda tutuluyor olmasına ilişkin iki unsurun değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

22. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

2. Başvurucunun 3 m² İle 4 m² Arasında Kişisel Yaşam Alanına Sahip Olduğu Dönem Yönünden

23. Başvurucunun toplam 4 yıl 9 ay 20 gün tutulma süresinin 2 yıl 10 ay 4 gününde 3 m² ile 4 m² arasında kişisel alanda barındırıldığı tespit edilmiştir (bkz. § 8). Anayasa Mahkemesi mahpusların asgari kişisel alana sahip olduğu hâllerde kötü muamele yasağı kapsamında bir değerlendirme yaparken kişisel yaşam alanı büyüklüğünün asgari standardı karşılamasının her zaman tek başına yeterli olmadığını, tutulma koşullarının diğer yönlerinin yeterliliğinin de incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu durumda alan faktörü asgari standardı karşılasa da açık hava egzersizine, doğal ışığa veya havaya erişim, havalandırmanın mevcudiyeti, ısıtma düzenlemelerinin yeterliliği, tuvaleti özel olarak kullanma, temel sıhhi ve hijyen gerekliliklere uygunluk gibi diğer unsurların eksikliğiyle birleştiğinde 17. maddenin ihlal edildiğine karar verilebilecektir (bkz. § 19). Bu nedenle başvurucunun alan faktörü dışındaki tutulma koşulları incelenmelidir.

24. Başvurucu, alan faktörü dışındaki tutulma koşullarına ilişkin şikâyetlerini -esas olarak yine kendisi tarafından- kalabalık bir ortamda barındırılmasının sonucu olarak dile getirmiştir. Başvurucu, mahpusların dönüşümlü olarak yerde yatmak zorunda kaldığını, tek kişilik tuvalet ve banyonun yetersiz kaldığını, oksijen yetersizliği yaşandığını, ortamın hijyenik olmadığını ve gürültülü olduğunu iddia ederek koğuş kalabalığının giderilmesine karar verilmesini Hâkimlikten talep etmiştir. Avlunun çok dar olması sebebiyle spor yapamadığı şikâyetini ilk defa Ağır Ceza Mahkemesine hitaben yazdığı itiraz dilekçesinde, sosyal ve kültürel faaliyetlerden yararlanamadığı iddiasını ise ilk defa bireysel başvuru formunda ileri sürmüştür.

25. Somut olayda başvurucu, gün ışığı ve temiz havadan yararlanabileceği ve temel bireysel egzersiz için kullanabileceği havalandırma bahçesine gün ışığında sınırsız şekilde erişme imkânına sahiptir. Bu durum, kişisel alan kısıtlılığının yol açtığı olumsuz etkiyi önemli ölçüde hafifletici bir faktör olarak dikkate alınmalıdır. Bunun yanında koğuşların her birinin havalandırma ve ışık sağlayan birden fazla penceresi olduğu, başvurucunun kaldığı odalardaki sıhhi tesislerin odalardan bir kapı ile tamamen ayrıldığı, başvurucunun her gün hem soğuk hem de sıcak suya erişebildiği, koğuşların rutin olarak kontrol, bakım ve ilaçlamalarının yapıldığı görülmüş, odaların ve sıhhi tesislerin temizliği, mevcut tuvalet ve lavabo sayısı, mahpusların bunları kullanmak için harcadıkları zamanın yetersiz olduğu tespit edilmemiştir. Ayrıca başvurucu, zaman zaman yerde yatmak zorunda kalmış olsa bile İnfaz Kurumundan elde edilen bilgilerden başvurucunun kendisine ait bir yatağı olduğu ve bu yatağı başka bir mahpusla paylaşmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle temizlik, havalandırma ve aydınlatma dâhil genel koşulların tutulma koşullarının standartlarına göre yeterli olduğu sonucuna varılmıştır (bkz. § 6).

26. Sonuç olarak tutulma koşullarının fiziksel ve ruhsal etkileri ayrı ayrı ve başvurucu üzerindeki toplu etkisi hesaba katılarak değerlendirildiğinde başvurucunun 3 m² ile 4 m² arasında kişisel yaşam alanına sahip olduğu dönemdeki tutulma koşullarının Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamına girebilmesi için aranan asgari ağırlık eşiğine ulaşmadığı neticesine varılmıştır.

27. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

28. Başvurucu, ihlalin tespiti ile miktar belirtmeksizin maddi ve 300.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

29. Başvurucunun şikâyetçi olduğu İnfaz Kurumunda bulunmadığı anlaşıldığından ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. İhlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvurucuya manevi zararları karşılığında talebi ile bağlı kalınarak net 300.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvurucunun yeterli bilgi ve belge sunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. 1. Başvurucunun 3 m²den daha az kişisel yaşam alanına sahip olduğu dönem yönünden Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının İHLAL EDİLDİĞİNE,

2. Başvurucunun 3 m² ile 4 m² arasında kişisel yaşam alanına sahip olduğu dönem yönünden Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

D. Başvurucuya net 300.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Osmaniye İnfaz Hâkimliğine (E.2021/2408, K.2021/2489), Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine (2021/466 D.İş) ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 12/3/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, MEHMET TUSKAN, B. No: 2021/39959, 12.03.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 06, sayfa 168–174

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.