Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm
DENİZ ŞAH VE İLHAN KAYA (3) (2021/39195)
- Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı)
- İfade özgürlüğü
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru; ceza infaz kurumunda bulunan başvuruculara verilen disiplin cezasına ilişkin infaz hâkimliğince yapılan inceleme sırasında duruşmada hazır bulunma talebinde bulunulmasına rağmen yalnızca ses ve görüntü aktarımı yoluyla duruşmaya katılma imkânı verilmesi nedeniyle duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | Sözlü yargılanma hakkı (aleni yargılanma, duruşmada hazır bulunma vs.) | İhlal Olmadığı | — |
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | Silahların eşitliği ilkesi / çelişmeli yargılama ilkesi (ceza) | Anayasal ve Kişisel Önemin Olmaması | — |
| İfade özgürlüğü | Ceza infaz kurumunda ifade | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | Tanık dinletme ve sorgulama hakkı (ceza) | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
DENİZ ŞAH VE İLHAN KAYA BAŞVURUSU (3) |
|
(Başvuru Numarası: 2021/39195) |
|
|
|
Karar Tarihi: 17/6/2026 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
İrfan FİDAN |
|
Üyeler |
: |
Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Yılmaz AKÇİL |
|
Raportör |
: |
Mutlu ALAF |
|
Başvurucular |
: |
1. Deniz ŞAH 2. İlhan KAYA |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru; ceza infaz kurumunda bulunan başvuruculara verilen disiplin cezasına ilişkin infaz hâkimliğince yapılan inceleme sırasında duruşmada hazır bulunma talebinde bulunulmasına rağmen yalnızca ses ve görüntü aktarımı yoluyla duruşmaya katılma imkânı verilmesi nedeniyle duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucular, başvuru tarihinde İzmir 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu/İdare) bulunmaktayken 31/3/2021 tarihinde oda kapılarına vurarak slogan atmıştır. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı (Disiplin Kurulu) başvurucular hakkında disiplin soruşturması başlatmıştır. Yapılan soruşturma sonucunda Disiplin Kurulu 13/4/2021 tarihinde başvurucuların gereksiz olarak slogan atma eylemini gerçekleştirdikleri gerekçesiyle haklarında 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 42. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (e) bendi uyarınca 2 ay süre ile ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma disiplin cezası uygulanmasına karar vermiştir.
3. Başvurucular, Ceza İnfaz Kurumunun kararına itiraz etmiş; itiraz dilekçelerinde de savunmalarını mahkeme huzurunda avukatları ile yapmak istediklerini beyan etmiştir. İtirazı inceleyen İzmir 1. İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) 21/5/2021 tarihli duruşmada başvurucuları Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) kullanarak hazır etmiştir. Başvurucular, savunmalarını mahkeme huzurunda yapmak istediklerini beyan etmiştir. İnfaz Hâkimliği, aşağıdaki gerekçe ile talebi reddetmiştir:
"Her ne kadar itiraz eden savunmasını bizzat duruşma salonuna gelerek vermek istediğini talep etmiş ise de gerek ülkemizde gerekse dünyanın tamamında gerçekleşen covid-19 salgını nedeniyle hükümlülerin cezaevi dışına çıkartılarak duruşmaya getirilmesinin itiraz edenlerin ve adliyeye getirecek olan görevlilerin sağlığına zarar verebileceği, cezaevinde bulunan diğer hükümlüler ile cezaevi görevlileri için hastalık yönünden tehlike oluşturulacağı CMK'nın 196/4 maddesi gereğince SEGBİS sistemi ile alınan savunmanın duruşma salonunda alınan savunma ile eş değer olacağı diğer yandan 7242 sayılı yasa ile infaz hakimliğinin görev alanının 01/09/2020 tarihinden sonra genişlemiş olmasına göre ve bu nedenle infaz hakimliğince günlük rutin olarak verilen 5275 sayılı yasanın 105/A ve 107,108 maddelerine dayalı tahliye işlemleri nedeniyle ceza infaz kurumunda bu aşamada savunma alınamayacak olmasına göre itiraz edenin duruşma salonuna gelme talebinin reddine karar verilerek savunma yapmadıkları takdirde savunma haklarından vazgeçmiş sayılacakları ihtar edilerek..."
4. İnfaz Hâkimliği 24/5/2021 tarihli kararla başvurucuların şikâyetini reddetmiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:
"... Yasa koyucu slogan atmayı bir disiplin suçu olarak yasaklamıştır. Zira ceza infaz kurumunun toplu bir yaşam alanı olması, kurumda barındırılan tutuklu ve hükümlülerin farklı suç gruplarından oluşması ve buna göre de kurum düzen ve disiplinin salt bu nedenle dahi bozulacak olması karşısında yasanın 37. maddesindeki genel unsurun öncelikle oluştuğu kanaatine varılmış, tutanağa göre de yasaklanan disiplin eyleminin gerçekleştiği, disiplin kurulunca itiraz edenler hakkında tayin edilen cezanın takdirinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından itirazların ayrı ayrı reddine şeklinde karar verilmiştir..."
5. Başvurucular, İnfaz Hâkimliğinin kararına itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) 22/6/2021 tarihinde kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle başvurucuların itirazını kesin olarak reddetmiştir.
6. Başvurucular, nihai kararı 6/7/2021 tarihinde öğrendikten sonra 26/7/2021 tarihinde süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
7. Başvurucular, adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucuların adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
A. Duruşmada Hazır Bulunma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
8. Başvurucular; SEGBİS nedeniyle yüz yüzelik ilkesinin gereğinin yerine getirilmediğini, duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, başvurucuların duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi içtihatları ile somut olayın kendine özgü koşulları gözönüne alınarak değerlendirme yapılması gerektiği ifade edilmiştir.
9. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
10. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Ercan Yıldız ve Diğerleri (2) ([GK], B. No: 2022/60188, 8/7/2025) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Kararda başvurucuların disiplin cezasına yönelik yaptıkları şikâyetin incelenmesinde İnfaz Hâkimliğinin SEGBİS yöntemiyle sorgulama yapması ölçülülük kapsamında değerlendirilmiştir. İnfaz Hâkimliğinin yargılamanın hızlandırılmasına yönelik meşru bir amaca ağırlık vererek duruşmada hazır bulunma hakkına sınırlama getirmesinin anlaşılabilir bir durum olduğuna değinilmiştir. Bu kapsamda başvurucuların duruşmada hazır bulunma hakkına yapılan müdahalenin makul sürede yargılama yapılması amacına ulaşılması bakımından elverişli bir araç olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. Müdahalenin gerekli olup olmadığı yönünden yapılan incelemede ise başvuruya konu uyuşmazlığın -klasik idari veya hukuk yargılamalarından farklı olsa bile- medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin olduğu ve bu tür uyuşmazlıklarda duruşmada hazır bulunma hakkının daha esnek uygulanabileceği değerlendirilmiştir. Bu esnekliğin uygulanabilirliğinin ise somut olayın özelliklerine göre değişebileceğine işaret edilmiştir. Bu kapsamda başvuruya konu olayda yargılamanın karmaşık bir niteliğinin olmadığı, başvurucuların da esasen -hazır bulunmak istedikleri duruşmada- işlediklerini kabul ettikleri eylemin neden disiplin suçunu oluşturmayacağı konusunda savunma yapacaklarının anlaşıldığı, başvurucuların Ceza İnfaz Kurumu koşulları altında SEGBİS ile ifade vermelerinin ne gibi sakıncaları olduğu hususuna yönelik herhangi bir açıklamada bulunmadıkları ve bu bağlamda SEGBİS ile ifade vermek istememelerinin gerekçelerini ortaya koyamadıkları tespitleri yapılmıştır. Bu nedenle başvurucular hakkında uygulanan disiplin yaptırımının türü ve niteliği de dikkate alındığında duruşmada fiziken hazır bulunmanın gerekli olduğunun söylenemeyeceği sonucuna varılmıştır.
11. Ayrıca Ceza İnfaz Kurumunun bulunduğu il merkezinin büyüklüğü ile Ceza İnfaz Kurumundan mahkemeye sevk esnasında oluşabilecek gecikmeler ve güvenlik sorunları dikkate alındığında ve İnfaz Hâkimliği tarafından şikâyete konu disiplin yaptırımının dayanağını oluşturan olayla ilgili olarak yapılan yargısal denetimde başvurucuların savunmasının alınması haricinde esaslı bir işlem yapılmadığı görülmekle duruşmada hazır bulunma hakkına yapılan müdahalenin gerekli olmadığının söylenemeyeceği sonucuna varılmıştır. Orantılılık yönünden yapılan değerlendirmede ise duruşmada bizzat hazır bulundurulmayan başvurucuların yargılamanın diğer tarafını oluşturan Ceza İnfaz Kurumunun disiplin cezası kararından ve bu karara ilişkin bilgi ve belgelerden haberdar olduğunun açıkça görüldüğü tespiti yapılmıştır. Bundan başka yargılama sürecinde başvurucuların yokluğunda herhangi bir esaslı işlemin yapıldığının da tespit edilemediğine işaret edilmiştir. Sonuç olarak somut olayda duruşmada hazır bulunma hakkına yapılan müdahalenin orantılı olmadığının söylenemeyeceği değerlendirilmiştir. Bu itibarla duruşmada hazır bulunma hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının ve meşru amacının bulunduğu, aynı zamanda ölçülü olduğu, duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edilmediği sonucuna varılmıştır.
12. Başvuruya konu olayda başvurucular disiplin cezası almış ve bu karara karşı yapmış oldukları şikâyet İnfaz Hâkimliği tarafından reddedilmiştir. Başvurucular, yargılama sırasında duruşmada savunma vermek istediklerini bildirmişler fakat talepleri reddedilmiştir. Yargılamaya konu olayın karmaşık bir niteliğinin olmadığı, SEGBİS ile ifade vermelerinin ne gibi sakıncaları olduğu hususuna yönelik başvurucuların herhangi bir açıklamada bulunmadıkları, şikâyete konu disiplin yaptırımının dayanağını oluşturan olayla ilgili olarak yapılan yargısal denetimde başvurucuların savunmasının alınması haricinde esaslı bir işlem yapılmadığı görülmüştür. Bu itibarla başvuruda anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
13. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.
B. Diğer İhlal İddiaları
14. Başvurucuların savcılığın mütalaasının kendilerine tebliğ edilmediği gerekçesiyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasının Deniz Şah ve İlhan Kaya (2) ([GK], B. No: 2021/39476, 16/12/2025) kararı doğrultusunda anayasal önemden yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
15. Başvurucuların tanıklarının dinlenmediği ve kamera kayıtlarının incelenmediği gerekçeleriyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği yönündeki iddialarının ise İnfaz Hâkimliğindeki yargılama esnasında ileri sürülmediği, dolayısıyla hukuk sisteminde mevcut yargısal yolları tüketmeksizin bireysel başvuruda bulundukları anlaşıldığından Nebahat Baysal Gül ([2. B.], B. No: 2016/14634, 28/5/2019) kararı doğrultusunda başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
16. Başvurucuların ifade özgürlüğünün ihlal edildiği yönündeki iddialarının Cihat Özdemir ([2. B.], B. No:2015/214, 9/5/2018) kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım taleplerinin KABULÜNE,
B. 1. Duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Diğer ihlal iddialarının kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamaması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazır bulunma hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
Ç. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucuların yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,
D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 17/6/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, DENİZ ŞAH VE İLHAN KAYA (3), B. No: 2021/39195, 17.06.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 09, sayfa 601–604
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.