Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm
EMRE GÜVENLİK KORUMA VE EĞİTİM HİZMETLERİ LTD. ŞTİ. (2021/3662)
- Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)
- Mülkiyet hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, zamanaşımı def'inin cevap dilekçesinin süresinde verilmediği gerekçesiyle dikkate alınmaması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) | Mahkemeye erişim hakkı (hukuk) | İhlal | Yeniden yargılama |
| Mülkiyet hakkı | Tazminat (kamu kurumlarının tarafı olduğu uyuşmazlıklar) | İncelenmesine Yer Olmadığı | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
EMRE GÜVENLİK KORUMA VE EĞİTİM HİZMETLERİ LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2021/3662) |
|
|
|
Karar Tarihi: 5/5/2026 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Basri BAĞCI |
|
Üyeler |
: |
Engin YILDIRIM Kenan YAŞAR Ömer ÇINAR Metin KIRATLI |
|
Raportör |
: |
Gökhan SÖNMEZ |
|
Başvurucu |
: |
Emre Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. |
|
Vekili |
: |
Av. Adnan GÜL |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, zamanaşımı def'inin cevap dilekçesinin süresinde verilmediği gerekçesiyle dikkate alınmaması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu aleyhine 9/12/2015 tarihinde rücuen tazminat davası açılmıştır. Dava dilekçesi 24/2/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu da 8/3/2016 tarihinde davaya cevap vermiştir. Cevap dilekçesinde davayı kabul etmediğini, talep konusu alacak ile ilgili zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunu belirtmiştir.
3. Eskişehir Tüketici Mahkemesi (Mahkeme) 22/1/2019 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Başvurucu, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi (Daire) 2/12/2020 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Dava dilekçesi, davalıya usulüne uygun olarak 24/02/2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı 08/03/2016 tarihinde cevap dilekçesi ibraz etmiştir. HMK'nın 317. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi işlerde cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu duruma göre davalı taraf yasal cevap süresi içinde cevap dilekçesi ibraz etmemiş, yasal cevap süresi geçtikten sonra ibraz ettiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
Buna göre uyuşmazlık, davalı tarafından zamanaşımına ilişkin süresinde bir savunmada bulunulmaması halinde, zamanaşımı savunmanın yasal süresi içinde yapılıp yapılmadığı hususunun mahkemece re’sen gözetilip gözetilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Dava, HMK'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra 09/12/2015 tarihinde açılmış olup, davalıya dava dilekçesinin 24/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı tarafın, yasal iki haftalık süreden sonra cevap dilekçesi ibraz ettiği gözetildiğinde, davalının zamanaşımının geçtiğine ilişkin savunması süresinde değildir. Davalı cevap dilekçesini kanuni sürede ibraz etmeyip, sürenin geçmesinden sonra savunmada bulunduğundan, HMK'nın 128. maddesi gereğince inkar çerçevesinde savunma yaptığı kabul edilip süresinde olmayan cevap dilekçesinde ileri sürdüğü savunmalar ve ilk itirazlar için HMK'nın 141. maddesi gereğince davacının açık muvafakati aranmalıdır. Davalının 24/02/2016 tarihli cevap dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'ine, davacı tarafından açıkça muvafakat edilmediğinden, mahkemece zamanaşımı yönünden bir araştırma ve değerlendirme yapılmasına gerek bulunmamakta olup, Dairemizce davalının zamanaşımına yönelik istinaf itirazı uygun görülmemiştir."
5. Başvurucu, nihai kararı 21/12/2020 tarihinde öğrendikten sonra 18/1/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
6. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
7. Başvurucu; dava dilekçesinin 24/2/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, cevap verme süresinin 9/3/2016 tarihinde sona ermesine rağmen 8/3/2016 tarihinde verdiği cevap dilekçesinin süresinde kabul edilmediğini belirterek zamanaşımı def'inin dikkate alınmaması nedeniyle sorumlu tutulmaması gereken miktarı ödemek zorunda bırakıldığından yakınmıştır. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.
8. Başvuru, mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmiştir.
9. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
10. Somut olayda cevap dilekçesinin süresinde kabul edilmeyerek zamanaşımı def'inin dikkate alınmaması nedeniyle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik bir müdahalenin bulunduğu görülmektedir.
11. Anılan müdahale, Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa'nın 36. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu sebeple müdahalenin başvuruya ilişkin olarak Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenmiş olan kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe dayanma, ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Bu nedenle öncelikle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının bulunup bulunmadığı incelenecektir.
12. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yapılacak müdahalelerin ve sınırlandırmaların kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfî müdahaleyi engelleyen, hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin en önemli unsurlarından biridir (Tahsin Erdoğan [2. B.], B. No: 2012/1246, 6/2/2014, § 60). Müdahalenin kanuna dayalı olması öncelikle şeklî manada bir kanunun varlığını zorunlu kılar. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından çıkarılan şeklî anlamda bir kanun hükmünün bulunmaması hakka yapılan müdahaleyi anayasal temelden yoksun bırakır (Ali Hıdır Akyol ve diğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, § 56).
13. Kanunun varlığı kadar kanun metninin ve uygulamasının da bireylerin davranışlarının sonucunu öngörebileceği kadar hukuki belirlilik taşıması gerekir (Necmiye Çiftçi ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/1301, 30/12/2014, § 55). Müdahalenin kanuna dayalı olması, iç hukukta müdahaleye ilişkin yeterince ulaşılabilir ve öngörülebilir kuralların bulunmasını gerektirir (Türkiye İş Bankası A.Ş. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, § 44). Kanunilik unsuru yönünden değerlendirme yapılırken yargı mercilerince müdahaleye imkân tanıyan kanun hükümlerinin yorumu ve bu hükümlerin olaya uygulanması bariz takdir hatası ya da açık bir keyfîlik içermediği sürece bu alanda bir inceleme yapılması bireysel başvurunun amacıyla bağdaşmaz. Ancak yargı mercilerinin müdahaleye imkân tanıyan kanun hükmünü açık bir biçimde hatalı yorumladıklarının ve uyguladıklarının tespiti hâlinde müdahalenin kanunilik temelinden yoksun olduğu sonucuna ulaşılabilir (Ramazan Atay [1. B.], B. No: 2017/26048, 29/1/2020, § 29).
14. Anayasa Mahkemesi icra takibine yapılan itirazın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasının incelendiği Naci Ataboy ([1. B.], B. No: 2021/52240, 23/10/2024) kararında dava açma süresinin resmî tatil olan cumartesi gününe rastladığı, başvurucunun davasını resmî tatili takip eden ilk iş günü açtığı gözetildiğinde mahkemenin davayı süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddetmesinin kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır (Naci Ataboy, § 30).
15. Bireysel başvuruya konu olayda başvurucu 24/2/2016 tarihinde tebliğ edilen dava dilekçesine 8/3/2016 tarihinde cevap vermiştir. Cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunduğunu belirtmiştir. Daire, başvurucunun cevap dilekçesini süresinde sunmaması nedeniyle zamanaşımı yönünden değerlendirme yapamayacağını ifade etmiştir.
16. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 317. maddesinin (2) numaralı fıkrasında cevap süresinin dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki hafta olduğu düzenlenmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 92. maddesinin (2) numaralı fıkrasında süre hafta olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biteceği kuralı yer almıştır.
17. Daire kararında dava dilekçesinin 24/2/2016 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiştir. Bu tarihten itibaren başlayan iki haftalık cevap verme süresinin son günü olan 9/3/2016 tarihi çarşamba gününe denk gelmektedir.
18. Olayda başvurucunun cevap verme süresi içinde olan 8/3/2016 tarihinde cevap dilekçesini sunduğu gözetildiğinde zamanaşımı def'inin süresinde ileri sürülmediğinden bahisle dikkate alınmamasının kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla Naci Ataboy kararında yer alan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır.
19. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
20. Başvurucu, mülkiyet hakkının da ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı yönünden ulaşılan sonuç gözetildiğinde söz konusu ihlal iddiası yönünden ayrıca inceleme yapılmasına gerek olmadığına karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
21. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ile 15.556,22 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
22. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
23. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Diğer ihlal iddiasının İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA,
D. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Eskişehir Tüketici Mahkemesine (E.2018/80, K.2019/70) GÖNDERİLMESİNE,
E. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,
F. 487,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.487,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
G. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 5/5/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, EMRE GÜVENLİK KORUMA VE EĞİTİM HİZMETLERİ LTD. ŞTİ., B. No: 2021/3662, 05.05.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 08, sayfa 227–230
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.