Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm
DAMLA RADYO TELEVİZYON YAYINCILIK A.Ş. VE DİĞERLERİ (2021/35242)
- Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)
- İfade özgürlüğü
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararının gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) | Makul sürede yargılanma hakkı (idare) | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
| İfade özgürlüğü | RTÜK kararları | İhlal | Gereği için gönderme (İdare), Manevi tazminat |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
DAMLA RADYO TELEVİZYON YAYINCILIK A.Ş. VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2021/35242) |
|
|
|
Karar Tarihi: 18/5/2026 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Basri BAĞCI |
|
Üyeler |
: |
Engin YILDIRIM Kenan YAŞAR Metin KIRATLI Şaban KAZDAL |
|
Raportör |
: |
Şeyda Nur ÜN |
|
Başvurucular |
: |
1. Oğuztürk Radyo Televizyon Yayıncılık San. ve Tic. A.Ş. 2. BRT 69 Bayburt Radyo Televizyon Yayıncılık A.Ş. 3. Beyza Radyo Televizyon Basın Yayın Tic. ve Paz. A.Ş. 4. Genda Radyo Tek Reklamcılık Yayıncılık Ticaret A.Ş. |
|
Vekili |
: |
Av. Emrah GENÇ 5. Yönelim Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. |
|
Vekili |
: |
Av. İsmail YEŞİLOVA 6. Damla Radyo Televizyon Yayıncılık A.Ş. |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararının gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
A. Arka Plan Bilgisi
2. Türkiye'de özel radyo yayıncılığı anayasal ve kanuni engellere rağmen 1989 yılında başlamış, daha sonra 1993 yılında Anayasa'nın 133. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik ve 13/4/1994 tarihli ve 3984 sayılı mülga Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un yürürlüğe girmesiyle radyo yayıncılığına hukuki bir zemin sağlanmıştır (İyi Haber Yayın Organizasyon Ticaret A.Ş. ve diğerleri [GK], B. No: 2018/10782, 11/1/2024, § 8).
3. 3984 sayılı mülga Kanun'dan önce çok sayıda radyo kuruluşu, frekans kullanımı ve yayın içeriği yönünden denetimsiz olarak yayınlarını sürdürmekteydi. 3984 sayılı mülga Kanun ile radyo ve televizyon yayınlarının düzenlenmesine ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK/Üst Kurul) kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin esas ve usuller belirlenmiştir. Bunlara ilave olarak geçici maddelerde Kanun'un yürürlüğünden önceki durum da dikkate alınmış ve Kanun yürürlüğe girmeden önce fiilen radyo ve televizyon yayıncılığına başlamış olan özel kuruluşların yeni hukuki duruma intibakına ve yeni uygulamaya ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Kanun'un geçici 5. maddesinde üst kurulun oluşumunu takip eden en geç dört ay içinde öncelikle ihtiyaç duyduğu kanal ve frekans bantları planlamasını yaptıracağı belirtilmiştir (Bizim Fm Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş. [GK], B. No: 2014/11028, 18/10/2017, § 15).
4. 10/3/1995 tarihli ve 22223 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyo ve Televizyon Kuruluşlarına Kanal veya Frekans Tahsisi Şartları ve Bunlara İlişkin İhale Usulleri ile Yayın Lisansı ve İzni Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) geçici 1. maddesinde, Yönetmelik'in yürürlüğe girdiği tarihte yayında bulunan radyo ve televizyon istasyonlarının yeri, kullandığı frekans kanalı, en yüksek yayın gücü ve yayın saatlerinin bir ay içinde üst kurula bildirileceği belirtilmiş; geçici 3. maddesinde ise yayın kuruluşlarının üst kurul tarafından lisans başvurusu yapılmasına ilişkin genel duyuruyu izleyen bir ay içinde bu Yönetmelik'in ilgili hükümlerine uygun olarak lisans için başvurmak zorunda oldukları, bu süre içinde başvuruda bulunmayan kuruluşların istasyonlarının derhâl kapatılması esası getirilmiştir (İyi Haber Yayın Organizasyon Ticaret A.Ş. ve diğerleri, § 10).
5. 3984 sayılı mülga Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra ulusal radyo ve televizyon frekans planı hazırlanmış ve hazırlanan yönetmelikler çerçevesinde yayın lisansı ve yayın izni verilmek üzere başvurular alınmıştır. Neticede Kanun'un öngördüğü şartlara uygun olarak 1.186 radyo kuruluşunun lisans başvuruları kabul edilmiş, bunların dışındaki radyo ve televizyonlar yayından men edilmiştir. Lisans başvurusu kabul edilen radyolar bu tarihten itibaren RTÜK'ün sıralama ihalesi yapmasını ve karasal yayın lisanslarının verilmesini beklemeye başlamıştır (Bizim Fm Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., § 17).
6. 1994 yılından itibaren uygulanan 3984 sayılı Kanun, 15/2/2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un yürürlüğe girmesiyle ilga edilmiştir. Yeni Kanun'da, karasal sayısal yayınla ilgili net ve kesin bir yol haritasına yer verilmiştir. 6112 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesine göre RTÜK'ün radyo ve televizyon alanında frekans planlamalarını Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapması gerekmektedir. Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten dört yıl sonra yani 3/3/2015'te analog karasal yayınların sona erdirileceği belirtilmiştir. Karasal radyo yayınları için sıralama ihalesi ise analog televizyon yayınlarının kapatılmasının ardından altı ay içinde yapılacaktır. Başka bir deyişle karasal radyo yayınlarının sıralama ihalesi için son tarih 3/9/2015 olarak belirlenmiştir (İyi Haber Yayın Organizasyon Ticaret A.Ş. ve diğerleri, § 12).
7. Anayasa Mahkemesi Bizim Fm Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş. kararında, 3984 sayılı mülga Kanun'un ve bu Kanun yerine getirilen 6112 sayılı Kanun'un emredici hükümlerine rağmen idarece bir sıralama ihalesi yapılmadığını tespit etmiştir. Dolayısıyla Türkiye'de hâlen karasal yayın yapan radyolar, 1995 öncesi yayına başlayan radyolar ile bu tarihten sonra idari kararlar veya mahkeme kararları ile yayına başlayan radyolardan oluşmaktadır. Başka bir deyişle 1995 yılından itibaren mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmiş sıralama ihalesi ile kanal ve frekans tahsisi yapılmış bir radyo yayına başlamamıştır. Bu sebeple ilk kez veya yayınına ara verip yeniden yayın yapmak isteyen yayıncı kuruluşlar sıralama ihalesi yapılmadığı için yaklaşık yirmi sekiz yılı aşkın süredir beklemektedir (Bizim Fm Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., §§ 59, 60).
B. Somut Başvuruya İlişkin Süreç
8. Başvurucular, yerel ve bölgesel yayın izinleri uyarınca 1995 yılından bu yana kesintisiz radyo yayını yapmaktadır. Başvurucular farklı tarihlerde RTÜK'e başvurarak "yeniden yayına başlama ve frekans tahsisi, yerel yayın izninin ulusal yayın iznine çevrilmesi ve frekans tahsisi, bölgesel yayın izninin ulusal yayın iznine çevrilmesi ve frekans tahsisi, bölgesel yayın izni uyarınca belirli il ve ilçe merkezlerine yönelik frekans tahsisi, " şeklinde çeşitli taleplerde bulunmuşlardır.
9. RTÜK'ün başvurucuların taleplerini reddetmesi üzerine başvurucular farklı tarihlerde ret işlemlerinin iptali için idare mahkemelerinde dava açmıştır. İdare mahkemeleri farklı tarihlerde verdikleri kararlarda genel olarak "frekans tahsisi için öncelikle Üst Kurul tarafından sıralama ihalesi yapılması gerektiği" gerekçesiyle davaların reddine karar vermiştir. Başvurucuların istinaf ve temyiz talepleri de bölge idare mahkemeleri ve Danıştay Onüçüncü Dairesince reddedilmiştir.
10. Aralarında bağlantı bulunması nedeniyle süresi içinde yapılan 2023/2280, 2023/3570 ve 2023/3579 numaralı başvuruların süresinde yapılan 2022/50073 numaralı başvuru ile birleştirilmesine Komisyonca karar verilmiştir. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
11. Aralarında bağlantı bulunması nedeniyle süresi içinde yapılan 2022/50073, 2022/50080 ve 2022/77457 numaralı başvuruların süresinde yapılan 2021/35242 numaralı başvuru ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekir.
A. İfade ve Basın Özgürlüklerinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia
12. Başvurucular genel olarak;
i. Türkiye'deki radyo yayıncılığının hâlen 3984 sayılı mülga Kanun ile getirilen geçici rejime dayalı olarak sürdürüldüğünü, RTÜK'ün gerekli idari düzenlemeleri yapmayarak 6112 sayılı Kanun'u etkin bir şekilde işletme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, geçici rejime dayalı mevzuat açık ve belirgin olmadığından yayıncı kuruluşların akıbetlerini öngöremediklerini, idare mahkemelerine yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını, bu nedenle yargı mercilerinin radyo yayını yapmak isteyen kuruluşlara 6112 sayılı Kanun'un uygulanmaması dolayısıyla ortaya çıkan keyfîlik bakımından yeterli güvence sağlayamadığını,
ii. RTÜK'ün 3984 sayılı mülga Kanun ile oluşumundan bugüne kadar geçen sürede usulüne uygun bir sıralama ihalesi yapmamasının geçici rejime dayalı olarak yayınlarına devam eden yayın kuruluşları ile ilk kez veya yeniden yayın yapmak isteyen ya da mevcut yayın alanlarını genişletmek isteyen yayın kuruluşları arasında eşitsizliğe yol açtığını ve geçici olan rejimin sürekli ve kalıcı hâle gelmesine neden olduğunu ifade etmiştir.
13. 2021/35242 ve 2022/50080 numaralı başvurularda Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, başvurucuların ifade özgürlüğünün ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. 2021/35242 numaralı başvuruda başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında -genel hatlarıyla- bireysel başvuru formundaki iddialarını yinelemiştir.
14. Başvuru, ifade ve basın özgürlükleri kapsamında incelenmiştir.
15. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
16. Olayda başvurucular 1995 yılından itibaren geçici rejime dayalı olarak yayınları sürdürmekte olup farklı tarihlerde RTÜK'e başvurarak bölgesel ve ulusal yayın izni ve frekans tahsisi talebinde bulunmuşlar, buna karşın RTÜK ve RTÜK'ün kararı üzerine açılan iptal davalarını karara bağlayan yargı mercileri, Üst Kurul tarafından sıralama ihalesi yapılmadığından bahisle başvurucuların taleplerini reddetmiştir.
17. Anayasa Mahkemesi Bizim Fm Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş. kararında, radyo yayını yapmak amacıyla gerçekleştirilen başvuruların RTÜK tarafından frekans tahsisine ilişkin sıralama ihalesi yapılamadığı gerekçesiyle reddedilmesinin ve frekans tahsisi için gerekenlerin yapılmamasının düşüncenin iletilmesini ve dolaşımını gerçekleştiren yayın hakkını olumsuz olarak etkileyen yapısal bir sorun olduğunu tespit etmiştir (Bizim Fm Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., § 65). Kararda, ilgili Kanun'da emredici hükümler bulunmasına rağmen geçici rejimin sonlandırılmamasının, fiilî olarak yayınlarına devam eden yayın kuruluşları ile yayın yapmak isteyen kuruluşlar arasında eşitsiz uygulamaların doğmasına neden olduğu ve bu durumun devam ettiği ifade edilmiştir (Bizim Fm Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., § 61). Anayasa Mahkemesi bahsi geçen kararda ayrıca ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerinin, idari kararların ve mahkeme kararlarının, başvurucunun yayına başlaması için kendisine ne zaman radyo frekansı verileceğini yeterli derecede öngörmesine imkân vermediğine ve bir bütün olarak öngörülebilirlik şartını yerine getirmediğine de vurgu yapmıştır (Bizim Fm Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., § 62). Son olarak frekans tahsisinin yapılamaması nedeniyle yeni kuruluşlara yayın izni verilmemesinin, özellikle radyoculuk sektöründe rekabeti düşürme etkisine işaret edilmiş; bu kadar uzun bir zaman diliminde ulusal medyanın çeşitliliğinin korunması yönünde tedbirlerin alınmamış olmasının, bu alandaki rekabeti engellediği ve demokratik bir toplumda yaşamsal önemdeki ifade ve basın özgürlüklerine zarar verdiği kabul edilmiştir (Bizim Fm Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., § 64).
18. Bu bağlamda devletin medyada etkili çoğulculuğu sağlamak ve medya organlarının basın ve haber verme özgürlüğünü güvence altına almak için gerekli yasal ve idari düzenleme yapma ve var olan mevzuatı etkili bir şekilde işletme pozitif yükümlülüğünü yerine getirmediğini ifade eden Anayasa Mahkemesi, ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar vermiştir (Bizim Fm Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., §§ 66-68).
19. Bizim Fm Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş. kararından sonra idare tarafından söz konusu yapısal sorunun giderilmesine yönelik olarak herhangi bir işlem yapılmadığını ve sorunun devam ettiğini tespit eden Anayasa Mahkemesi, İyi Haber Yayın Organizasyon Tic. A.Ş. ([1. B.], B. No: 2014/13819, 10/1/2018) ve Sabah Yıldızı Radyo ve Televizyon Yayın İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (2) ([1. B.], B. No: 2015/3369, 8/2/2018) kararlarında da önceki içtihadını sürdürmüş, idare tarafından söz konusu yapısal sorunun giderilmesi için herhangi bir işlem yapılmadığını ve sorunun devam ettiğini gözeterek başvurucuların ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi aynı yöndeki kararını Medya İzmir Basın Yayın Rek. San. ve Tic. A.Ş. ([1. B.], B. No: 2015/7019, 8/2/2018) ve Ömür Radyo Televizyon Ticaret Anonim Şirketi ([1. B.], B. No: 2015/14943, 21/2/2018) başvurularında da tekrarlamıştır.
20. Son olarak Anayasa Mahkemesi İyi Haber Yayın Organizasyon Ticaret A.Ş. ve diğerleri kararında da önceki içtihadını sürdürmüş, yapısal sorunun varlığının tespit edildiği 18/10/2017 tarihli ilk karardan bu yana geçen sürede idarenin yapısal sorunun çözümüne yönelik kararlı bir irade ortaya koymadığını ve yapısal sorunun devam ettiğini belirtmiştir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi tarafından verilen bir ihlal kararının gereklerinin yerine getirilmemesinin daha önce verilen ihlalin devam ettiği anlamına geldiğini belirten Anayasa Mahkemesi anılan kararda, mevcut başvuru yönünden yapılacak incelemenin olayların baştan itibaren yeniden değerlendirilmesi değil daha önce verilen ihlal kararının gereklerinin yerine getirilip getirilmediğinin ve bu kapsamda başvurucuların anayasal haklarının ihlal edilip edilmediğinin tespitiyle sınırlı olacağını ifade etmiştir (aynı kararda bkz. §§ 53, 54).
21. Anayasa Mahkemesi İyi Haber Yayın Organizasyon Ticaret A.Ş. ve diğerleri kararında yaptığı incelemede; mevcut yapısal sorunun sadece Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuş yayıncı kuruluşları etkileyen bir olgu olmadığını, ilk kez veya yeniden yayın yapmak isteyen yayıncı kuruluşların sıralama ihalesi yapılmadığı için beklemeye devam ettiği gibi geçici rejim sürerken idari ve yargısal kararlar üzerine yapılan münhasır frekans tahsislerinin, frekans tahsisi yönünde idari ve yargısal bir karar edinemeyen diğer yayıncı kuruluşlar aleyhine sistemdeki sorunun daha da derinleşmesine neden olduğunu ifade etmiştir (aynı kararda bkz. § 61). Devamında Anayasa Mahkemesi Anayasa kurallarının ve kanunların emredici hükümlerine rağmen karasal radyo yayıncılığı organize edilerek bu alanda frekansların hakkaniyete uygun bir yöntemle tahsislerinin sağlanması suretiyle bir düzen kurulmadığı için yapısal sorunun hâlen devam ettiğini; devletin, medyada etkili çoğulculuğu sağlamak ve medya organlarının basın ve haber verme özgürlüğünü güvence altına almak için gerekli yasal ve idari düzenleme yapma ve var olan mevzuatı etkili bir şekilde işletme yükümlülüğünü yerine getirmediği için ifade ve basın özgürlüklerine yönelik daha önce tespit edilen ihlallerin devam ettiğini, dolayısıyla da bu aşamada mezkûr şikâyetlerle Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunan başvurucular yönünden "yapısal sorunun devam ettiği" gerekçesiyle ayrıca bir ihlal kararı daha vermekte hukuki bir fayda bulunmadığını belirtmiştir (aynı kararda bkz. §§ 61-65).
22. Mevcut başvuruda da Anayasa Mahkemesinin İyi Haber Yayın Organizasyon Ticaret A.Ş. ve diğerleri kararında ulaştığı sonuçtan ayrılmayı gerektirir bir yön bulunmamaktadır. Bu kapsamda Anayasa kurallarının ve kanunların emredici hükümlerine rağmen karasal radyo yayıncılığının organize edilerek bu alanda frekansların hakkaniyete uygun bir yöntemle tahsislerinin sağlanması suretiyle düzen kurulmamasından mütevellit yapısal sorun nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği şeklindeki Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmamış olması Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde yer alan güvencelere aykırıdır.
23. Açıklanan gerekçelerle -mahkemeye erişim hakkının sağladığı güvencelerle de bağdaşmayacak şekilde- Anayasa Mahkemesinin ihlal kararının uygulanmaması nedeniyle Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
24. 2022/50073 ve 2023/2280 numaralı bireysel başvuru dosyalarında başvurucular, söz konusu yargılamaların uzun sürmesi nedeniyle ayrıca makul sürede yargılanma haklarının da ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
25. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Veysi Ado ([GK], B. No: 2022/100837, 27/4/2023) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'un geçici 2. maddesinde 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile yapılan değişikliğe göre 9/3/2023 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla derdest olan, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarıyla yapılan başvurulara ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı neticesine varmıştır. Somut başvuruda da anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
26. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
27. Başvurucular, ihlalin tespiti ile yeniden yargılama yapılması talebinde bulunmuştur. Başvurucular ayrıca farklı miktarlarda maddi ve manevi tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
28. İfade ve basın özgürlükleri yönünden Anayasa Mahkemesinin Bizim Fm Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş. ve İyi Haber Yayın Organizasyon Ticaret A.Ş. ve diğerleri kararlarında tespit edilen tüm ihlallerin sonuçlarının ortadan kaldırılması ve bahsi geçen ihlal kararlarının gereğinin yerine getirilmesi zorunludur. Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi tarafından hükmedilen ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için kararın bir örneğinin ilgili kuruluş olan RTÜK'e gönderilmesi kararı uyarınca anılan idare tarafından yapısal sorunun çözümüne yönelik işlemlerin yerine getirilmeye başlanması mecburiyeti bulunmaktadır. Bu amaçla işbu kararın gereği için RTÜK'e gönderilmesi gerekir.
29. Öte yandan 3/3/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6112 sayılı Kanun'un emredici hükümlerine rağmen ön şartları yerine getirmiş müracaatçı kuruluşlara yayın izni ve lisans vermekle görevlendirilen RTÜK'ün belirlenen zaman zarfında usulüne uygun bir sıralama ihalesi gerçekleştirerek kanal veya frekans tahsisi yapamadığı dikkate alındığında, ihlalin ve sonuçlarının giderilebilmesi ve benzeri yeni ihlallerin önüne geçilebilmesi için karasal radyo yayıncılığı alanındaki hukuki belirsizliğin giderilmesi de yapısal sorunun çözümüne katkı sunabilir. Bu sebeple kararın bir örneğinin bilgi için Türkiye Büyük Millet Meclisine de gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
30. Bu kararda mevcut başvurulara özgü olaylar değerlendirilmemiş, daha önce verilen ihlal kararlarının gereklerinin yerine getirilmemesinden mütevellit yapısal sorun devam ettiğinden başvurucuların ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Mahkemelerce idari işlem niteliğinde karar verilemeyeceğinden ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
31. Diğer taraftan başvuruculara manevi zararları karşılığında ayrı ayrı net 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvurucular, maddi zararlarına ilişkin olarak bilgi/belge sunmadığından maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE,
B. 1. 2022/50073 ve 2023/2280 numaralı başvurular yönünden makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin İHLAL EDİLDİĞİNE,
D. Kararın bir örneğinin ifade ve basın özgürlüklerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
E. Kararın bir örneğinin bilgi için Türkiye Büyük Millet Meclisine GÖNDERİLMESİNE,
F. Başvuruculara net 50.000 TL manevi tazminatın AYRI AYRI ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
G. 1. 40.000 TL vekâlet ücretinin Yönelim Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.ye ÖDENMESİNE,
2. 40.000 TL vekâlet ücretinin Oğuztürk Radyo Televizyon Yayıncılık San. ve Tic. A.Ş., BRT 69 Bayburt Radyo Televizyon Yayıncılık A.Ş., Beyza Radyo Televizyon Basın Yayın Tic. ve Paz. A.Ş. ve Genda Radyo Tek Reklamcılık Yayıncılık Ticaret A.Ş.ye MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
H. 1. 487,60 TL harcın Damla Radyo Televizyon Yayıncılık A.Ş.ye ÖDENMESİNE,
2. 2.144,50 TL harcın BRT 69 Bayburt Radyo Televizyon Yayıncılık A.Ş.ye ÖDENMESİNE,
3. 664,10 TL harcın Oğuztürk Radyo Televizyon Yayıncılık San. ve Tic. A.Ş. ve Yönelim Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.ye AYRI AYRI ÖDENMESİNE,
4. 1.480,40 TL harcın Beyza Radyo Televizyon Basın Yayın Tic. ve Paz. A.Ş. ve Genda Radyo Tek Reklamcılık Yayıncılık Ticaret A.Ş.ye AYRI AYRI ÖDENMESİNE,
I. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
J. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 18/5/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, DAMLA RADYO TELEVİZYON YAYINCILIK A.Ş. VE DİĞERLERİ, B. No: 2021/35242, 18.05.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 09, sayfa 93–99
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.