Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm
ALİ ÇAPKIN (2021/21612)
- Mülkiyet hakkı
- Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, rütbesinin geri alınması sonrasında pilotluk lisansının iptal edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, özel hayata saygı hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Mülkiyet hakkı | Ruhsat, lisans, tahsis | Başvurunun Reddi | — |
| Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı | OHAL diğer tedbirler (lisans iptali, rütbe sökme, resen emeklilik, geri çağırma vs) | Başvurunun Reddi | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
ALİ ÇAPKIN BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2021/21612) |
|
|
|
Karar Tarihi: 22/4/2026 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Basri BAĞCI |
|
Üyeler |
: |
Engin YILDIRIM Rıdvan GÜLEÇ Ömer ÇINAR Metin KIRATLI |
|
Raportör |
: |
Mehmet ALTUNDİŞ |
|
Başvurucu |
: |
Ali ÇAPKIN |
|
Vekili |
: |
Av. Aysun OKUR |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, rütbesinin geri alınması sonrasında pilotluk lisansının iptal edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, özel hayata saygı hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
A. Bireysel Başvurudan Önceki Süreç
2. P. Hava Taşımacılığı A.Ş. bünyesinde pilot olarak görev yapan başvurucuya Hava Kuvvetleri Komutanlığının 8/1/2020 tarihli yazısıyla, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı ile Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 35/D madde uyarınca rütbesinin geri alındığı bildirilmiştir. Bu gelişmeye istinaden başvurucuya ait TR-A-12445 numaralı havayolu nakliye pilotu lisansı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Uçuş Operasyon Daire Başkanlığının 28/1/2020 tarihli işlemiyle iptal edilmiştir.
3. Söz konusu lisansın iptali üzerine başvurucu, iptal davası açmıştır. Davaya bakan Ankara 13. İdare Mahkemesi (Mahkeme) ilgili mevzuat hükümleri ve somut olayı birlikte değerlendirerek başvurucunun Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekli olduğu ancak 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı KHK'ye eklenen geçici 35/D madde uyarınca rütbesinin geri alındığı, bu hüküm doğrultusunda kamu görevinden çıkarılan kişilere ait pilot lisanslarının da iptal edilmesinin zorunlu olduğu, dolayısıyla davalı idarenin bağlı yetki kapsamında işlem tesis ettiği, takdir yetkisinin bulunmadığı kanaatine varmıştır.
4. Öte yandan başvurucunun rütbesinin geri alınmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı dava Eskişehir 2. İdare Mahkemesinin 26/10/2020 tarihli kararıyla reddedilmiştir.
5. Bunun üzerine Mahkeme 12/11/2020 tarihli kararla davanın reddine hükmetmiş; söz konusu kararda başvurucunun rütbesinin geri alınması işlemiyle birlikte pilot lisansının iptal edilmesinin mevzuata uygun olduğunu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını ifade etmiştir.
6. Başvurucu, Mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş; başvuru dilekçesinde pilot lisansını kamu göreviyle bağlantılı olarak kazanmadığını, bunun kişisel emek ve çabayla elde ettiği bir kazanılmış hak olduğunu, dolayısıyla kamu görevinden çıkarıldığı gerekçesiyle lisansın iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı KHK'ye eklenen geçici 35/D maddenin 31/7/2018 tarihinde yürürlüğe girdiğini, oysa 2015 yılında malulen emekli olduğunu, bu nedenle anılan maddenin uygulanmasının hukuken mümkün olmadığını savunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İstinaf başvurusunu inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi 12/2/2021 tarihinde istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiştir.
7. Başvurucu, nihai kararı 3/3/2021 tarihinde öğrendikten sonra 31/3/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
8. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
B. Bireysel Başvurudan Sonraki Süreç
9. Anayasa Mahkemesinin 30/6/2022 tarihli ve E.2018/137, K.2022/86 sayılı kararıyla, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı KHK'ye eklenen geçici 35/D maddesi iptal edilmiştir.
10. İptal kararı sonrasında başvurucu 19/1/2023 tarihli dilekçeyle pilot lisansının iade edilmesini talep etmiştir. Bunun üzerine başvurucunun pilot lisansı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından 14/3/2023 tarihli yazıyla iade edilmiştir.
11. Başvurucu, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü aleyhine maddi ve manevi tazminat talebiyle Ankara 5. İdare Mahkemesi nezdinde tam yargı davası açmıştır. Mahkeme 6/3/2024 tarihli kararla davanın reddine hükmetmiştir. Söz konusu karar, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin 20/11/2024 tarihli kararıyla istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
12. Başvurucu, rütbesinin geri alınması sonrası pilotluk lisansının iptal edilmesi nedeniyle açtığı iptal davasının reddedilmesinden yakınmıştır.
13. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; mevcut başvuruda kabul edilebilirlik şartlarının karşılanıp karşılanmadığının incelenmesi gerektiği, yargı mercilerinin dava konusu maddi olay ve olgular ile iddiaları ve delilleri değerlendirdikleri, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanmasını, uyuşmazlıkla ilgili vardıkları sonucu ve kullandıkları takdir yetkisinin sebeplerini gerekçelendirdikleri, inceleme yapılırken Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri, Anayasa Mahkemesi içtihadı ve somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı ihlal iddialarını yinelemiştir.
14. Genel olarak bir hakkın açıkça öngörüldüğü amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk düzenince himaye edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılması bireysel başvuru alanında özel olarak ele alınmaktadır. Bu bağlamda bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve mahkemenin başvuruyu gereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür (Mehmet Güven Ulusoy [GK], B. No: 2013/1013, 2/7/2015, § 31; S.Ö. [2. B.], B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28).
15. Bu kapsamda özellikle mahkemeyi yanıltmak amacıyla gerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge sunulması, başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında mahkemenin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya tahrik edici bir üslup kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla bağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (Mehmet Güven Ulusoy, § 32; S.Ö., § 29).
16. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 51. maddesi ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 83. maddesi gereği başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde başvuru reddedilir.
17. Bireysel başvuru, temel hak ve özgürlüklerin korunmasına yönelik etkili bir başvuru yolu sağlamak amacıyla düzenlenmiş olup bu başvuru yolunun Anayasa ve ilgili mevzuat uyarınca belirlenen sınırlar çerçevesinde dürüstlük kuralına uygun biçimde kullanılması zorunludur. Bu nedenle bireysel başvuru süreci yalnızca ihlal iddialarının bildirilmesini değil aynı zamanda başvurunun değerlendirilebilmesi bakımından önem taşıyan her türlü olgunun Anayasa Mahkemesine zamanında ve eksiksiz biçimde iletilmesini de kapsar.
18. Başvurucunun başvurunun konusu ile ilgili olarak bireysel başvurudan sonraki aşamalarda gerçekleşen ve başvurunun kabul edilebilirliği ile esasına etki edebilecek nitelikteki gelişmeleri Anayasa Mahkemesine bildirme yükümlülüğü vardır. Aksi durum bireysel başvuru hakkının Anayasa ve İçtüzük uyarınca tanımlanan amacına açıkça aykırılık teşkil eder ve başvurunun kötüye kullanılması sonucunu doğurur.
19. İncelenen olayda başvurucu 31/3/2021 tarihinde bireysel başvuru yapmış ancak başvurunun konusunu doğrudan etkileyen ve bireysel başvuru tarihinden sonra gerçekleşen önemli gelişmeleri Anayasa Mahkemesine bildirmemiştir. Özellikle 30/6/2022 tarihli Anayasa Mahkemesi kararıyla pilot lisansının iptaline dayanak teşkil eden 375 sayılı KHK'ye eklenen geçici 35/D maddenin iptal edilmesi ve akabinde başvurucunun pilot lisansının 14/3/2023 tarihinde iade edilmesi başvurunun esasına ve mağdur statüsüne doğrudan etki edecek gelişmelerdir. Ayrıca başvurucu, pilot lisansının iadesi sonrasında açtığı tam yargı davasının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen 6/3/2024 tarihli kararla reddedildiğini de Anayasa Mahkemesine bildirmemiştir.
20. Bu çerçevede bireysel başvuru sürecinde yaşanan gelişmeler hakkında Anayasa Mahkemesinin bilgi sahibi olması başvurunun kabul edilebilirliği ve esas bakımından yapılacak değerlendirme açısından büyük önem arz etmektedir. Başvurucunun bu gelişmeleri saklaması ya da bildirmemesi Anayasa Mahkemesinin doğru ve tam bir değerlendirme yapmasına engel teşkil etmiş, dolayısıyla başvurucu bireysel başvuru hakkını amacı dışında, yanıltıcı şekilde kullanmıştır.
21. Sonuç itibarıyla başvurucu İçtüzük'ün 59. maddesinin (5) numaralı fıkrasında belirtilen yükümlülüklerine açıkça aykırı bir şekilde başvuru sürecinde yukarıda belirtilen olgulara ilişkin olarak herhangi bir bildirimde bulunmamıştır.
22. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle REDDİNE,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 22/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, ALİ ÇAPKIN, B. No: 2021/21612, 22.04.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 07, sayfa 539–542
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.