İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm

İLHAN KIZILTEPE (2021/17008)

  • Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı)

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, on sekiz yaşını doldurmamış kişilere alkollü içecek satışı yapıldığı gerekçesiyle idari para cezası verilmesi nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı)Silahların eşitliği ilkesi / çelişmeli yargılama ilkesi (ceza)İhlal Olmadığı—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

İLHAN KIZILTEPE BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/17008)

 

Karar Tarihi: 18/5/2026

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Kenan YAŞAR

Metin KIRATLI

Şaban KAZDAL

Raportör

:

Tahir Hami TOPAÇ

Başvurucu

:

İlhan KIZILTEPE

Vekili

:

Av. Buse YILDIRIM

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, on sekiz yaşını doldurmamış kişilere alkollü içecek satışı yapıldığı gerekçesiyle idari para cezası verilmesi nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, Çorum'da alkollü içecek satışı yapan bir işletmenin sahibidir.

3. 14/12/2019 tarihinde kolluk kuvvetlerince düzenlenen tutanakta başvurucuya ait işyerinden on sekiz yaşını doldurmamış kişilere alkollü içecek satışı yapıldığının tespit edildiği belirtilmiştir. Söz konusu tutanakta; siyah renkli poşet taşıyan bazı öğrencilerin durumlarından şüphelenilerek polis merkezine davet edildikleri, bu sırada poşetin parkta bulunan bir ağacın yanına bırakıldığı, yapılan kontrolde poşet içinde iki adet bira bulunduğu, alkollü içecekleri nereden temin ettikleri sorulan kişilerin alkollü içecekleri başvurucuya ait işyerinden aldıklarını, işyeri sahibinin yaşlarını sormakla birlikte kimlik kontrolü yapmadan satış işlemini gerçekleştirdiğini ifade ettikleri görülmüştür.

4. Bu kapsamda başlatılan incelemede başvurucu ve alkollü içeceği satın alan şahısların kolluk tarafından beyanları alınmıştır.

5. Başvurucu beyanında özetle iki kişinin işletmesine gelerek bira almak istediklerini söylediklerini, bunun üzerine bu kişilere yaşlarını sorduğunu, onların da kendisine on sekiz yaşından büyük olduklarını ifade etmelerinin ardından satışı gerçekleştirdiğini, bu durumun kamera kayıtları ile de sabit olduğunu, kimlik sorma yetkisinin olduğunu bilmediğini dile getirmiştir. Anılan kişiler de benzer yönde beyanda bulunmuştur.

6. Tahkikat sonucunda idare tarafından başvurucu aleyhine 8/6/1942 tarihli ve 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 6. maddesinin üçüncü fıkrasına göre alkollü içeceklerin on sekiz yaşını doldurmamış kişilere satılamayacağı hükmüne dayanılarak 17.763 TL idari para cezası uygulanmıştır.

7. Başvurucu, bu idari para cezasına itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde şahısların on sekiz yaşından büyük gösterdiklerini, kendilerinin de on sekiz yaşından büyük olduklarını söyleyince satışı gerçekleştirdiğini, şahısların yaşını sorduğuna ve cevaplarına ilişkin kamera kaydının da olduğunu, ticari itibarının zedelenmemesi için on sekiz yaşından büyük olduğunu söyleyen kişilerden kimlik istemediğini belirtmiştir.

8. Çorum Sulh Ceza Hâkimliğince (Hâkimlik) dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 12/2/2021 tarihinde başvurunun reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucunun hem itiraz dilekçesinde hem de kolluk tarafından alınan beyanında on sekiz yaşından küçük olduğu anlaşılan kişilere kimlik ve yaş bilgilerini teyit etmeksizin ve yalnızca bu kişilere yaşlarını sormakla yetinerek alkollü içecek sattığını kabul ettiği, başvurucunun yaş tespiti konusunda sadece beyana itibar etmemesi gerektiği, bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle kabahat eyleminin sabit olduğu belirtilmiştir.

9. Başvurucu, Hâkimlik kararına itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde özetle işyerine gelen şahısların on sekiz yaşından büyük göründüklerini, genç müşterilere genellikle yaşlarını sorduğu için bu kişilere de yaşlarını sorduğunu, kendilerinin on sekiz yaşından büyük olduklarını beyan ettiklerini, eğer bu kişilerin yaşları hakkında şüphe duymuş olsaydı satış yapmayacağını, yaş konusunda herhangi bir tereddüt yaşamadığını ve verilen cezanın orantısız olduğunu ifade etmiştir. Başvurucu ayrıca küçüklere alkol satmadığı hususunda esnaf kişilerin tanık olarak dinlenmesini talep etmiş, olaya ilişkin görüntüleri sunarak izlenmesini istemiştir.

10. Sungurlu Sulh Ceza Hâkimliği (İtiraz merci) 16/3/2021 tarihli kararında idari yaptırım karar tutanağına konu bilgi ve belgeler ile dosyanın bir bütün olarak değerlendirildiği, verilen kararın mevzuat hükümlerine uygun olduğu ve kararın düzeltilmesini gerektirecek herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığını belirterek itirazın reddine karar vermiştir.

11. Başvurucu, nihai kararı 24/3/2021 tarihinde öğrendikten sonra 21/4/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

12. Komisyonca başvurunun kabul edilemez olduğu hususunda oybirliği sağlanamaması nedeniyle kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

13. Başvurucu; şahısların yaşlarının on sekizden küçük olduğu hususunda şüpheye düşmüş olsaydı alkollü içeceği satmayacağını, yaş konusunda hataya düşürüldüğünü, prensip olarak genç müşterilere yaşlarını sorduğunu, alkollü içeceklerin satışına ilişkin düzenlemelere aykırılıktan daha önce hakkında hiçbir yaptırım uygulanmadığını, yargılama makamlarının sunulan delilleri değerlendirmediğini, uygulanan yaptırımın ölçüsüz olduğunu belirterek hukuk devleti ve silahların eşitliği ilkeleri ile savunma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

14. Başvurucunun iddiaları, adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ilkesi yönünden incelenmiştir.

15. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

16. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes iddia, savunma ve adil yargılanma hakkına sahiptir. Anayasa'nın anılan maddesinde adil yargılanma hakkından ayrı olarak iddia ve savunma hakkına birlikte yer verilmesi, taraflara iddia ve savunmalarını mahkeme önünde dile getirme fırsatı tanınması gerektiği anlamını da içermektedir (Gökay Dayan [2. B.], B. No: 2014/12206, 21/9/2017, § 21).

17. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine "... ile adil yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılama hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi de Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Bu itibarla anılan ilkelerin adil yargılanma hakkının kapsam ve içeriğine dâhil olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Anılan ilkelere uygun yürütülmeyen bir yargılamanın hakkaniyete uygun olması olanaklı değildir (Ruhşen Mahmutoğlu [1. B.], B. No: 2015/22, 15/1/2020, § 56).

18. Ceza davasında ulaşılması hedeflenen temel amaç, maddi gerçeğin adil yargılanma hakkına uygun olarak ortaya çıkarılmasıdır. Çelişmeli yargılama ilkesi, bu amacın gerçekleştirilmesinin en önemli unsurlarındandır. Anılan ilke taraflara dava dosyası hakkında bilgi sahibi olma ve yorum yapma hakkının tanınmasını gerektirmektedir. Dolayısıyla ceza davalarında mahkemenin kararını etkilemek amacıyla dosyaya sunulan görüş ve delillerden sanığın haberdar olmasına, bunlara karşı etkili bir şekilde karşı çıkmasına fırsat verilmesi gerekir (Tahir Gökatalay [2. B.], B. No: 2013/1780, 20/3/2014, § 25; Cezair Akgül [1. B.], B. No: 2014/10634, 26/10/2016, §§ 27-31).

19. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usule ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelir (Yaşasın Aslan [2. B.], B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32). Bu usul güvencesi uyuşmazlığın her iki tarafına da savunmasının temel dayanağı olan delilleri sunma imkânı tanınmasını kapsamaktadır (Yüksel Hançer [1. B.], B. No: 2013/2116, 23/1/2014, § 18).

20. Belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme ve gösterilen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisi kural olarak yargılamayı yürüten mahkemeye aittir (Mustafa İbiş [1. B.], B. No: 2015/13089, 17/7/2018, § 35). Bu konuda değerlendirme yapmak Anayasa Mahkemesinin görevi değildir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin usule ilişkin imkânlar konusunda taraflardan birinin diğerine nazaran dezavantajlı bir konuma düşürülüp düşürülmediğini denetleme görevi bulunmaktadır.

21. Silahların eşitliği ilkesi kapsamında yapılacak inceleme, başvuru konusu yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığının değerlendirilmesidir (Yüksel Hançer, § 19).

22. Başvurucu; idari yaptırıma karşı savunmalarının dikkate alınmadığını, sunduğu delillerin incelenmediğini iddia etmiştir.

23. Somut olayda on sekiz yaşından küçük kişilere alkollü içecek satışı nedeniyle başvurucuya idari para cezası uygulandığı dikkate alındığında, başvurucunun alkollü içeceği satın alan kişilerin yaşları hususunda tereddüte düşüp düşmediğinin belirlenmesi önem taşımaktadır. Zira 7/1/2011 tarihli ve 27808 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (f) bendine göre alkollü içecek satışı yapanların, bunları almak isteyen kişilerin on sekiz yaşından büyük olup olmadığı hususunda tereddüte düşmesi hâlinde kimlik ibrazını istemesi gerekmektedir. Başka bir anlatımla alkollü içecek satışı yapanların, müşterinin yaşına ilişkin bir tereddüt yaşamasına rağmen kimlik kontrolü yapmaksızın satış işlemini gerçekleştirmesi hâlinde idari yaptırım uygulanması zorunludur.

24. Başvurucu alkollü içecek almak isteyen kişilere yaşlarını sorduğunu ve onların on sekiz yaşından büyük olduklarını beyan etmeleri üzerine satışı gerçekleştirdiğini ifade etmiştir. Bununla birlikte başvurucunun müşterilere yaşlarını sorma ihtiyacı duyması, yaş konusunda bir tereddüt yaşadığını da ortaya koymaktadır. Bu durumda başvurucunun ilgili mevzuat gereğince kimlik belgesi talep etmesi gerekirken yalnızca kişilerin sözlü beyanlarıyla yetinerek satış işlemini tamamladığı anlaşılmaktadır.

25. Bu çerçevede başvurucunun sunduğu kamera kayıtlarının ve ileri sürdüğü diğer hususların, başvurucunun yaş konusunda tereddüt yaşadığı ve buna rağmen mevzuattan kaynaklanan kimlik kontrolü yükümlülüğünü yerine getirmediği yönündeki tespiti değiştirebilecek nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir. Yargılama makamlarınca mevcut bilgi ve belgeler üzerinden ulaşılan sonucun ve buna bağlı olarak alt sınırdan uygulanan idari yaptırımın bir bütün olarak yargılamanın hakkaniyetini zedelemediği, başvurucunun iddia ettiği şekilde ayrıca bir araştırma yapılmasının somut olayın çözümü bakımından zorunlu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

26. Bu durumda başvurucunun sunduğu kamera kayıtları incelenmeksizin karar verilmesinin somut olayın özel şartları gözetildiğinde silahların eşitliği ilkesini ihlal etmediği kanaatine varılmıştır.

27. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ilkesinin ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.

III.   HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ilkesinin İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 18/5/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, İLHAN KIZILTEPE, B. No: 2021/17008, 18.05.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 09, sayfa 57–61

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.