Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm
L.M. VE DİĞERLERİ (2021/15509)
- Kötü muamele yasağı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, sağlık sorunları olan hükümlünün infazın ertelenmesi talebinin reddedilmesi ve kalabalık odada tutulması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Kötü muamele yasağı | İnfaz Kurumunun fiziki koşulları | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
| Kötü muamele yasağı | Tutulanın sağlık durumunun tutulmayla uyumsuzluğu | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
L.M. VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2021/15509) |
|
|
|
Karar Tarihi: 12/3/2026 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
|
Başkan |
: |
Basri BAĞCI |
|
Üyeler |
: |
Engin YILDIRIM Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Metin KIRATLI |
|
Raportör |
: |
Mustafa Erdem ATLIHAN |
|
Başvurucular |
: |
1. Leman MUĞLA 2. Mustafa Said MUĞLA 3. Neslihan ÇELİK 4. Nesrin GEZEN |
|
Vekili |
: |
Av. Mehmet ARSLAN |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, sağlık sorunları olan hükümlünün infazın ertelenmesi talebinin reddedilmesi ve kalabalık odada tutulması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvuru, başvurucuların miras bırakanı N.M. tarafından yapılsa da N.M. 13/2/2022 tarihinde vefat etmiştir. Başvurucuların başvuruyu devam ettirme konusundaki iradelerini bildirmeleri ve başvuruya devam etmelerini haklı kılabilecek maddi menfaatleri ile başvurunun sonuçlandırılması bakımından manevi menfaatlerinin bulunması nedeniyle bireysel başvuru açısından başvurucu sıfatı artık başvuruyu devam ettirmek isteyen mirasçılara aittir (Bireysel başvuruyu yapmalarının ardından ölen başvurucular adına başvurunun devam ettirilmesi konusunda yapılan değerlendirme için bkz. Özlem Güner Gürlek ve Mehmet Bartu Gürlek [GK], B. No: 2020/2003, 18/9/2025, § 22). Ne var ki anlatım kolaylığı açısından N.M.den başvurucu olarak söz edilecektir.
3. 1937 doğumlu olan vefat eden başvurucu N.M., Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesince Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına üye olma suçlamasıyla yargılanmış ve suçlu bulunarak kesinleşmiş müebbet hapis cezasının infazı amacıyla 6/1/2021 tarihinde Manisa T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) alınmıştır. Sağlık sorunları bulunan başvurucunun infazının ertelenmesi işlemleri için hakkında sağlık raporu düzenlenmesi amacıyla misafir hükümlü olarak 23/3/2021-31/3/2021 tarihleri arasında İzmir 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna yerleştirilen başvurucu N.M. 31/3/2021 tarihinde tekrar İnfaz Kurumuna nakledilmiştir.
A. Bireysel Başvuru Öncesi Dönem
4. Başvurucu 7/1/2021 tarihinde yaşlılığı ve hastalıkları nedeniyle infazın ertelenmesi talebiyle Manisa Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) başvurmuştur.
5. Başsavcılık tarafından bu talebin değerlendirilmesi amacıyla Manisa Şehir Hastanesinden başvurucu için alınmış olan 21/1/2021 tarihli durum bildirir sağlık kurulu raporunun (kurul raporu) ilgili kısmı şöyledir:
"... Bilateral hafif işitme kaybı, hipertansiyon, gonartroz, kapak hastalığı, koroner arter hastalığı, bening prostat hastalığı. Sağlık kurulumuzca şahsın şu anki haliyle; 1)Ağır bir hastalık, engellilik veya kocama hali teşkil eder, bu nedenle infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremez. 2) Cezasının infazına resmi sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam edebilir. 3) Cezasının infazına resmi sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam edilse bile hapis cezasının infazının hayatı için şu anki haliyle kesin bir tehlike teşkil etmez."
6. Başvurucunun infazının ertelenmesi talebi 8/2/2021 tarihli Başsavcılık kararıyla reddedilmiştir. Kararda bir önceki paragrafta yer verilen kurul raporuna işaret edilerek başvurucunun tedavisinin resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam edilebileceği bildirildiğinden 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 16. maddesi kapsamında öngörülen koşulların varlığının saptanamamış olduğu ifade edilmiştir. Anılan karara karşı yapılan itiraz; önce Manisa İnfaz Hâkimliği, sonra da Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) tarafından -11/3/2021 tarihli kararla- reddedilmiştir.
7. Başvurucunun, Başsavcılıkça verilmiş olan cezanın ertelenmesi talebinin reddi kararına itiraz süreci devam ederken Manisa Şehir Hastanesinden alınan kurul raporu İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna (Adli Tıp) gönderilmiştir. Adli Tıpın 1/3/2021 tarihli başvurucunun tam teşekküllü bir eğitim araştırma hastanesi veya üniversite hastanesi kardiyoloji ve göğüs hastalıkları bölümlerine sevki ile yatışının sağlanarak, gerekli tetkiklerinin ve tedavisinin yapılması, tedavisinin bitiminde son durumunu gösterir sağlık kurulu raporu ile birlikte muayeneye gönderilmesi sonrasında durumunun yeniden değerlendirileceği yönündeki raporu doğrultusunda başvurucu, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine (Hastane) gönderilerek yatışı yapılmıştır. Hastane tarafından yapılan tetkik ve gözlemler neticesinde başvurucunun ameliyat olması gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen 29/3/2021 tarihli dilekçesi ile "Kendi isteği ile tedaviyi kabul etmediğini" beyan etmesi üzerine başvurucu taburcu edilerek cezanın ertelenmesi işlemleri sonlandırılmıştır.
8. Başsavcılık tarafından infazın ertelenmesi talebi yeniden incelenmiş ve başvurucunun Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapmasından hemen önce verilen 2/4/2021 tarihli kararla talebin tekrar reddine karar verilmiştir. Adli Tıp raporu üzerine Hastaneye sevk edilerek yatışı yapılmış olan başvurucunun 29/3/2021 tarihli dilekçe ile tedaviyi kabul etmemesi nedeniyle İnfaz Kurumunca cezanın ertelenmesi işlemlerinin sonlandırıldığının bildirilmiş olması sebebiyle erteleme talebinin konusuz kalmış olduğu bu karara gerekçe olarak gösterilmiştir.
9. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/3/2021 tarihli kararını 17/3/2021 tarihinde tebellüğ etmesinin ardından başvurucu, 9/4/2021 tarihinde tedbir talebiyle bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. Bireysel Başvuru Sonrası Dönem
10. Anayasa Mahkemesi tarafından tedbir talebinin değerlendirilmesi için İnfaz Kurumuna yazdığı müzekkereye verilen yanıta ve Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşüne göre:
i. Başvurucunun İnfaz Kurumuna yerleştirildikten sonra 11/1/2021-15/6/2021 tarihleri arasında on dört kez muayenesi yapılmış, hipertansiyon ile romatizma ve kabızlık tanıları ile ilaç reçete edilmiştir.
ii. Başvurucunun İnfaz Kurumunda barındırıldığı oda içinde bir adet acil durum butonu mevcuttur ve olumsuz bir durum yaşanması hâlinde bu buton ile görevli personel çağrılabilmektedir. İnfaz Kurumunda hafta içi mesai saatlerinde revir-tabiplik hizmetleri sürdürülmektedir. Revir bölümünde bir aile hekimi, bir diş doktoru, bir psikiyatri doktoru ve sağlık memurları görev yapmaktadır. Rahatsızlığı olan mahpusların dilekçe ile sağlık sorunu olduğunu bildirmesi hâlinde İnfaz Kurumu görevlilerince revir birimine götürülerek ilk muayenesi gerçekleştirilmektedir. Mesai saatleri dışında acil bir sağlık probleminin yaşanması hâlinde ise İnfaz Kurumuna 112 Acil ekiplerinin çağrılarak mahpusların sağlık hizmetleri yerine getirilmektedir.
iii. Başvurucunun İnfaz Kurumunda barındırıldığı D-1 No.lu odada 6/1/2021-15/1/2021 tarihleri arasında en çok 6 kişi ile ve en az 4 kişi ile birlikte; A Blok A-24 No.lu odada 15/1/2021-19/2/2021 tarihlerinde en çok 10 kişi ile ve en az 8 kişi ile birlikte; A Blok A-10 No.lu odada 15/3/2021-22/3/2021 tarihlerinde ve 15 kişi ile birlikte barındırıldığı bildirilmiştir.
iv. Başvurucunun İnfaz Kurumuna kabul tarihinden itibaren acil sebeplerden ötürü herhangi bir hastane sevk işleminin yer almadığı, yalnızca ceza tehiri işlemleri için hastane sevk kaydı bulunduğu ifade edilmiştir.
11. Anayasa Mahkemesi 16/4/2021 tarihinde; kurul raporunda (bkz. § 5) varılan sonuçlara işaret ederek başvurucunun cezasının infazının yaşamı için tehlike yaratacağına ilişkin makul delillerin başvuru dosyasına yansımadığından tahliye edilmesi yönündeki tedbir talebinin reddine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi tedbire ilişkin aynı kararında kurul raporunda başvurucunun cezasının infazının resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam edilmesi hâlinde infazın yaşamı için engel teşkil etmeyeceğinin belirtildiğini, buna karşın cezasının infazına İnfaz Kurumunda devam edildiğinin görüldüğünü işaret ederek başvurucunun yaşamının maddi ve manevi bütünlüğünün korunması için hangi tedbirlerin alınması gerektiği noktasında takdir yetkisine sahip olan Başsavcılık ve İnfaz Kurumunca gerekli tüm tedbirlerin alınmasına karar vermiştir.
12. Bakanlık tarafından gönderilen görüşten Anayasa Mahkemesinin tedbir kararı üzerine İnfaz Kurumu tarafından Manisa ili sınırları içinde mahkûmlara ayrılan bölümü bulunan tek hastane olan Manisa Merkez Efendi Devlet Hastanesi Baştabipliğine yazılan 24/5/2021 tarihli yazı ile başvurucunun yatışı yapılarak gerekli tüm sağlık tedbirlerinin alınması ve yatışının yapılmaması hâlinde Anayasa Mahkemesine sunulmak üzere resmî yazı ile gerekçelerinin bildirilmesi talep edilmiştir. Bu hastanede yapılan tetkikler üzerine kalp bypass (baypas) ameliyatı önerildiği ancak başvurucunun tedaviyi reddetmesi nedeniyle İnfaz Kurumuna geri getirildiği anlaşılmıştır.
13. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP) temin edilen nüfus kayıt örneğinden başvurucunun 13/2/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Bu çerçevede başvurucu vekili ile mirasçılarına bireysel başvuruya mirasçı sıfatıyla devam edip edilmeyeceğinin bildirilmesi için gönderilmiş olan müzekkereler üzerine başvurucunun mirasçılarının katılma dilekçeleri gönderdikleri, başvurucunun vefatı ile bireysel başvuruya konu edilen sağlık sorunları olan hükümlünün infazın ertelenmesi talebinin reddedilmesine ilişkin olayın arasında bir bağ bulunduğunun ise ileri sürülmediği görülmüştür.
14. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
15. Başvurucu adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
16. Başvurucu; yaşlı, birçok hastalıktan muzdarip, daha önce kalp ameliyatı geçirmiş ve yeniden bir kalp ameliyatı olması gerekir hâlde bulunmasına rağmen cezasının ertelenmesi talebinin -mevzuata da aykırı şekilde Adli Tıp Kurumundan alınan ya da tam teşekküllü bir sağlık kurulundan alınıp Adli Tıp Kurumunca onaylanmış bulunan bir sağlık raporu olmaksızın- reddedilerek İnfaz Kurumunda -üstelik 4 ila 6 kişi için tasarlanmış koğuşlarda 20 kişi olarak- tutuluyor olmasının kötü muamele yasağını, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını, adil yargılanma hakkını, etkili başvuru hakkını ve ayrımcılık yasağını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Bakanlık görüşünde öncelikle konuya ilişkin insan hakları yargısı alanında verilmiş kararlar ve olaya dair silsile aktarılmış; başvurucunun tutulma koşulları ve tedavi imkânları hakkında bilgi verilerek öngörülen tıbbi tedaviyi reddeden başvurucunun sağlık durumunun ceza infaz kurumunda tutulması sebebiyle kötüye gittiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı ifade edilmiştir. Başvurucu, başvurucunun vekili ya da bireysel başvuruya mirasçı sıfatıyla devam eden mirasçıları katılma dilekçeleri dışında Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
17. Başvurucunun şikâyetlerini dile getiriş biçimi dikkate alındığında iddialarının özünün sağlık sorunları olan hükümlünün infazın ertelenmesi talebinin reddedilerek kalabalık odada barındırılıyor olmasının kötü muamele yasağını ihlal ettiğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi, ceza infaz kurumlarının fiziki ve tıbbi imkânlarının sağlık durumuna uygun olmamasına dayalı şikâyetleri istikrarlı şekilde kötü muamele yasağı kapsamında incelemektedir (Mete Dursun [1. B.], B. No: 2012/1195, 18/11/2015; Serdar Öztürk [1. B.], B. No: 2013/7532, 4/2/2016; Sabri Kaya [2. B.], B. No: 2014/8482, 29/6/2016; Ergin Aktaş [1. B.], B. No: 2014/14810, 21/9/2016; Hayati Kaytan [2. B.], B. No: 2014/19527, 16/11/2016; İmam Çelikdemir [1. B.], B. No: 2014/20289, 5/12/2017). Bunun yanında UYAP'tan temin edilen nüfus kayıt örneğinden başvurucunun 13/2/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış ve başvurucu vekili ile mirasçılarına bireysel başvuruya mirasçı sıfatıyla devam edip edilmeyeceğinin bildirilmesi için gönderilmiş olan müzekkereler üzerine başvurucunun mirasçılarının katılma dilekçeleri gönderdikleri görülmüştür. Başvurucu vekili ile mirasçıları tarafından başvurucunun vefatı ile bireysel başvuruya konu edilen sağlık sorunları olan hükümlünün infazın ertelenmesi talebinin reddedilmesine ilişkin olayın arasında bir bağ bulunduğu ileri sürülmediğinden yaşam hakkına ilişkin bir değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiş ve başvurucunun tüm iddiaları kötü muamele yasağı kapsamında ancak iki ayrı başlık altında incelenmiştir.
A. Ceza İnfaz Kurumunda Tutulma Şartları Yönünden
18. Başvurucu; İnfaz Kurumunda barındırıldığı süreçte 4 ila 6 kişi için tasarlanmış koğuşlarda 20 kişi olarak barındırıldığını belirterek Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
19. Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine yerleştirilmeleri, barındırılmaları, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak infaz hâkimliğinin görevidir. Nitekim Anayasa Mahkemesi, ceza infaz kurumlarındaki tutma şartlarından kaynaklanan kötü muamele iddialarına ilişkin olarak infaz hâkimliğine şikâyet yolunu tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu olarak gördüğünü çeşitli kararlarında istikrarlı şekilde belirtmiştir (birçok karar arasından bkz. Mehmet Baransu [2. B.], B. No: 2015/8046, 19/11/2015, §§ 23-35; Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, §§ 250-252; İsmail Çıtak [1. B.], B. No: 2016/78629, 28/11/2019, §§ 79-82).
20. Başvurucu, kalabalık koğuşta tutulmasına ilişkin şikâyetini bireysel başvuruda bulunmadan önce yetkili idari ya da adli mercilere taşıdığına ilişkin bir bilgi ya da belgeyi başvuru formu ve/veya ekinde sunmuş değildir. Bu durumda başvurunun bu kısmının gerekli olan hukuk yolu tüketilmeden yapıldığı anlaşılmıştır.
21. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Cezanın İnfazının Ertelenmesi Talebinin Reddedilmiş Olması Yönünden
22. Başvurucu; hastalıkları bulunmasına rağmen ve mevzuata da aykırı şekilde Adli Tıp Kurumundan alınan ya da tam teşekküllü bir sağlık kurulundan alınıp Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir sağlık raporu da olmaksızın cezasının ertelenmesi talebinin reddedilerek İnfaz Kurumunda tutulmasının Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
23. Anayasa'nın 17. veya başka bir maddesi, herhangi bir hastalıktan muzdarip kişilere tutuklanmayacakları yönünde mutlak bir güvence bahşetmez. Bununla birlikte tutukluların var olan rahatsızlıklarından kaynaklanan acılarının yetkililerin sorumlu tutulabileceği tutukluluk koşullarından dolayı artması ya da artması yönünde risk doğması hâlinde Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının ihlali söz konusu olabilir (benzer değerlendirmeler için bkz. Fatih Hilmioğlu [2. B.], B. No: 2014/648, 18/9/2014, § 66). Bu bakımdan ihlal iddiasıyla ilgili olarak bir sonuca varılabilmesi için başvurucu hakkında tanzim edilen tıbbi raporlar dikkatli bir şekilde incelenmelidir.
24. İnfaz Kurumunda tutulduğu süre içinde başvurucuya ihtiyaç duyduğu ve gerekli olan muayene, tahlil, tetkik ve tedavi hizmetlerinin verildiği görülmüştür (bkz. §§ 7, 10i, 12). Başvurucunun sunduğu veya ilgili kurumlardan gelen tıbbi belgelerde başvurucunun rahatsızlığının ceza infaz kurumunda tutulmasına mani olabilecek nitelikte olduğundan da bahsedilmemiştir (bkz. § 5). Bu koşullar altında Anayasa Mahkemesi; bu tıbbi belge ve raporlardaki tespitlerin aksi yönünde bir sonuca varmasını gerektirecek teknik bilgi ve belge bulunmadığı, başvurucunun durumunun bir tutuklu veya hükümlünün sağlık durumunun tutulma hâlinin devamıyla kesinlikle uyumlu olmadığı istisnai koşullara dâhil olmadığı kanaatine ulaşmıştır. Ayrıca ifade etmek gerekir ki Anayasa Mahkemesince başvurucunun yaşamının maddi ve manevi bütünlüğünün korunması için gerekli tüm tedbirlerin alınmasına yönelik kararı üzerine başvurucu Manisa Merkez Efendi Devlet Hastanesine yatırılmıştır ve ikinci defa tedaviyi reddeden başvurucunun (bkz. §§ 7, 12) Anayasa Mahkemesince verilen tedbir kararının uygulanmadığına ilişkin bir iddiası bulunmamaktadır.
25. Bu noktada ifade edilmelidir ki tedbir kararı, niteliği gereği bireysel başvuruya konu meselenin açığa çıkarılması sürecinde olumsuz bir duruma yol açılmasının önüne geçilmesi amacıyla verilmiş olup yapılan tedbir incelemesi hiçbir şekilde esas incelemesi anlamına gelmemektedir.
26. Bu tespitler ışığında başvurucunun geçirdiği kalp rahatsızlığına rağmen ceza infaz kurumunda tutulması nedeniyle kötü muameleye maruz kaldığı yönündeki iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varılmıştır.
27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Kamuya açık belgelerde başvurucuların kimliklerinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,
C. 1. Ceza infaz kurumunda tutulma şartlarından dolayı kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Cezanın infazının ertelenmesi talebinin reddedilmiş olmasından dolayı kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
D. Başvurucuların yakını N.M.nin ölümü nedeniyle 16/4/2021 tarihinde verilen tedbir kararıyla ilgili olarak DEĞERLENDİRME YAPILMASINA GEREK OLMADIĞINA,
E. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 12/3/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, L.M. VE DİĞERLERİ, B. No: 2021/15509, 12.03.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 06, sayfa 136–141
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.