İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm

GÖKTÜRK ÇELEBİ VE DİĞERLERİ (2021/1116)

  • Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, pilot olarak görev yapmaktayken yükümlülük süresini tamamlayarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) istifa eden başvurucuların 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında görevine geri çağrılması akabinde zorunlu görev süresinin ikinci defa uzatılması nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkıMeslek (atama, disiplin, OHAL hariç işten çıkarma)İhlal Olmadığı—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

GÖKTÜRK ÇELEBİ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/1116)

 

Karar Tarihi: 18/2/2026

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Yıldız SEFERİNOĞLU

Kenan YAŞAR

Ömer ÇINAR

Metin KIRATLI

Raportör

:

Ayşenur TUNCER

Başvurucular

:

Göktürk ÇELEBİ ve diğerleri

[bkz. ekli listenin (C) ve (D) sütunları]

Vekili

:

Av. Celal ÜLGEN

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, pilot olarak görev yapmaktayken yükümlülük süresini tamamlayarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) istifa eden başvurucuların 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında görevine geri çağrılması akabinde zorunlu görev süresinin ikinci defa uzatılması nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucular, TSK bünyesinde pilot subay olarak görev yapmışlar ve zorunlu yükümlülük sürelerini doldurmalarının akabinde istifa ederek ya da başka nedenlerle 2017 yılı öncesinde görevlerinden ayrılmışlardır. 15 Temmuz darbe girişiminin sonrasında kabul edilen 25/8/2017 tarihli ve 30165 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (694 sayılı KHK) 37. maddesiyle, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na eklenen ek geçici 98. madde ile TSK'dan ayrılan pilot subayların yükümlülük süreleri on sekiz yıla çıkarılmış ve bu kapsamdaki pilotlar kamu görevlerine geri çağrılmıştır. 25/8/2017 tarihinde yürürlüğe giren söz konusu düzenleme 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 35. maddesiyle değiştirilerek kabul edilmiştir.

3. Anılan düzenleme doğrultusunda muvazzaf subaylığa nasbedilecekler kapsamına alınan başvurucular, on sekiz yıla çıkartılan yükümlülük süresini tamamlamak için çeşitli tarihlerde göreve katılım sağlamıştır. Devam eden süreçte 926 sayılı Kanun'un 113. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "Pilotaj eğitimini (pilot adaylarına verilen uçuş eğitimi) bitirenlerin yükümlülük süresi üç yıl ... daha uzatılır" hükmündeki “üç yıl” ibaresi 21/2/2019 tarihli ve 7166 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 6. maddesiyle “altı yıl” şeklinde değiştirilmiştir.

4. Bunun üzerine başvurucular, pilotlar için zorunlu hizmet süresini on sekiz yıldan yirmi bir yıla uzatan 7166 sayılı Kanun'la getirilen ek üç yıllık görev süresinin kendilerine uygulanmaması için talepte bulunmuştur. Söz konusu taleplerin zımnen reddedilmesi üzerine ise bu işlemlerin iptali istemiyle idare mahkemelerinde davalar açmıştır. Dava dilekçelerinde; başvurucular zorunlu hizmet süresini tamamladıktan sonra görevlerinden ayrıldıklarını, yeniden göreve çağrılmaları üzerine ise subay pilotluk görevine zorunlu dönüş yaptıklarını, zorunlu hizmet süresinin ikinci kez uzatılması nedeniyle kanunların geriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiğini belirtmiştir. Ayrıca hukuki güvenlik ilkesi ile bağdaşmayan ikinci kez üç yıllık uzatmanın anayasal hak ihlaline sebebiyet verdiğini belirten başvurucular, hukuka ve hakkaniyete aykırı olan zımnen ret işlemlerinin iptalini talep etmiştir.

5. İdare mahkemeleri 7166 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda 926 sayılı Kanun'un 113. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “üç yıl” ibaresinin “altı yıl” şeklinde değiştirildiğini vurgulayarak söz konusu yasal düzenlemenin başvuruculara uygulanacağı açık olduğundan dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştır. Böylelikle davaların reddine karar vermiştir. İstinaf başvurularını ise bölge idare mahkemeleri kesin şekilde reddetmiştir.

6. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

7. Aralarında bağlantı bulunması nedeniyle süresi içinde yapılan ekli listenin (B) sütununda numaraları belirtilen başvuruların süresinde yapılan 2021/1116 numaralı başvuru ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekir.

8. Başvurucular; zorunlu hizmet süresini tamamladıktan sonra TSK'daki görevlerinden ayrıldıklarını ancak çıkartılan yeni kanunla pilot subayların görev süresinin uzatılması nedeniyle kurdukları aile düzeninin ve sivil havacılık alanında çalıştıkları iş düzeninin temelinden sarsıldığını, geçmişe etkili olarak zorunlu görev süresinin önce on sekiz yıla, ardından da yirmi bir yıla uzatılmasının ise hukuki güvenlik ilkesini ihlal ettiğini belirtmiştir. Sonuç olarak başvurucular, zorunlu görev süresinin ikinci kez uzatılması dolayısıyla hukuk devleti ilkesinin ve taleplerinin reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

9. Bir kısım başvurucu yönünden sunulan Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda Anayasa Mahkemesi tarafından yapılacak incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği ifade edilmiştir. Bir kısım başvurucu Bakanlık görüşüne karşı sunduğu beyan dilekçesinde önceki ihlal iddialarını tekrar etmiştir.

10. Başvurucular hakkında gerçekleştirilen işlemler, özel hayata saygı hakkının otomatik olarak uygulanabilirliğini sağlamamakla birlikte müdahalenin başvurucuların mesleki faaliyetlerinin aksamasına, kariyer planlarının değişmesine, sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine önemli derecede etki ettiği ve bu etkinin belirli bir ağırlık düzeyine ulaştığı değerlendirildiğinden başvurular özel hayata saygı hakkı yönünden uygulanabilir bulunmuş ve bu kapsamda incelenmiştir (aynı yönde ayrıntılı değerlendirmeler için bkz. Erdal Erbayram [1. B.], B. No: 2019/25121, 7/6/2023, § 23; Tamer Mahmutoğlu [GK], B. No: 2017/38953, 23/7/2020, §§ 84-90; C.A. (3) [GK], B. No: 2018/10286, 2/7/2020, §§ 97-101; Ayla Demir İşat [GK], B. No: 2018/24245, 8/10/2020, §§ 106-110).

11. Bunun yanında zorunlu hizmet süresi üç yıl artırılarak göreve çağrılan pilotların göreve geri dönmesi akabinde yapılan yasal değişiklikle görev süresinin üç yıl daha uzatılmasına ilişkin uygulamanın özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğine dair şikâyetler Mustafa Gökşin Akyol ([1. B.], B. No: 2021/28071, 5/11/2025) kararında değerlendirilmiştir. Anılan kararda olduğu gibi başvuru konusu olayda da başvurucular belirtilen ikinci uzatma işlemine karşı iptal davaları açmıştır. Yapılan inceleme sonucunda davalara konu olan söz konusu işlemlerin olağanüstü hal sonrasında kabul edilen 7166 sayılı Kanun çerçevesinde tesis edildiği, dolayısıyla mevcut başvuruların Erdal Erbayram kararından farklı olarak Anayasa'nın 13. maddesi kapsamında olağan dönemde temel hak ve hürriyetlerin korunmasına ilişkin düzenlemeler çerçevesinde incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı görülmektedir. Bu durumda başvuru konusu olay bakımından da Mustafa Gökşin Akyol kararında yapılan tespitten ayrılmayı gerektiren bir husus olmadığı anlaşılmaktadır.

12. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

13. Olayda başvurucuların mesleki hayatına yönelik tedbirin 926 sayılı Kanun'un 113. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin 7166 sayılı Kanun'la değiştirilmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda yapılan değişiklikle zorunlu hizmet süresinin uzatılmasına ilişkin söz konusu tedbirin kamu gücünün kullanımından kaynaklandığı açıktır. Dolayısıyla başvuru devletin negatif yükümlülükleri bağlamında ele alınacaktır (Mustafa Gökşin Akyol, § 28).

14. Göreve geri çağrılmaları üzerine pilot sınıfında subay olarak zorunlu dönüş yapan başvurucuların zorunlu hizmet süresinin ikinci defa uzatılmasıyla özel hayata saygı hakkına bir müdahalede bulunulduğu açıktır. Bu sebeple müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa'nın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir (Mustafa Gökşin Akyol, §§ 29, 31).

15. Başvuru konusu müdahalenin 926 sayılı Kanun'un 113. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin 7166 sayılı Kanun'la değiştirilmesi sonucunda gerçekleştirildiği görülmektedir. Dolayısıyla müdahalenin kanuni dayanağı bulunmaktadır (Mustafa Gökşin Akyol, § 32).

16. Bunun yanında incelenen olayda özel hayata saygı hakkına müdahale teşkil eden mesleğe ilişkin tedbirlerde millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunmasının kamu hizmetinin sürdürülebilirliğinin sağlanmasının hakkın doğasından kaynaklanan bir sınırlandırma nedeni olarak kabul edilebileceği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda başvuru konusu yapılan olay özelinde başvurucuların özel hayata saygı hakkına yönelen müdahalenin söz konusu sınırlama nedenlerine dayandığı ve bu suretle meşru amaç unsurunu taşıdığı sonucuna varılmıştır (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Mustafa Gökşin Akyol, § 34).

17. Eldeki olaya konu olan ikinci uzatmaya ilişkin tedbirlerden önceki tarihte gerçekleşen olağanüstü hal döneminde TSK'da farklı rütbelerde görev yapan birçok pilot subay kamu görevinden uzaklaştırılmış ve pilot subayların sayısında önemli derecede azalma meydana gelmiştir. Bu kapsamda ortaya çıkan pilot ihtiyacının giderilmesi ve pilot sayısının artırılması amacıyla çeşitli yöntemler içeren bazı yasal düzenlemeler hayata geçirilmiştir. Tabi oldukları yükümlülük sürelerini tamamlayarak TSK'dan ayrılan pilot subayların görevlerine geri çağrılmaları da bu anlamda belirlenen yöntemlerden biri olmuştur. Yasal düzenlemeler ve bu kapsamda gerçekleştirilen işlemler, daha önce ayrılan pilot subayların tümünün otomatik olarak kamu görevlerine geri dönmelerine imkân vermemektedir. Buna göre başta fiziksel yeterlilikler olmak üzere gerekli şartları sağlayan ve haklarında yapılan güvenlik soruşturmaları olumlu şekilde sonuçlanan kişiler bu kapsama alınmaktadır (Erdal Erbayram, § 37; Mustafa Gökşin Akyol, § 41).

18. Ayrıca başvuru konusu olaya göre göreve geri çağrılan pilotlar hakkında yapılan düzenlemeler ile zorunlu hizmet süreleri, yeni personel kaynağının oluşması ve mevcut personelin tecrübesinin artırılması için gerekli olabilecek süre gözetilerek belirli bir zaman dilimiyle sınırlandırılmıştır. Ancak pilot ihtiyacının ortadan kalkmaması nedeniyle belirlenen üç yıllık sürenin üç yıl daha uzatılması söz konusu olmuştur. Bu durumda öncelikle pilotluk eğitiminin zorlu bir süreç içerdiği, pilotların eğitilmesinin, yetiştirilmesinin ve deneyimli bir pilot hâline getirilmesinin uzun sürdüğü, ekonomik olarak büyük fedakarlıklarla bir pilotun yetiştirilebildiği, ülke güvenliğinin sağlanmasında ise pilotların üstlendiği rolün önemli bir yere sahip olduğu vurgulanmalıdır. Böylelikle pilot ihtiyacının OHAL dönemi bittikten sonra da devam etmesi nedeniyle ülke güvenliğinin sağlanması adına pilotların zorunlu hizmet süresinde belirli bir süre uzatma yapılması şeklindeki uygulamanın anılan kamu hizmetinin niteliği de gözönünde bulundurulduğunda gerekli olduğu ve keyfî olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşmak mümkündür (Mustafa Gökşin Akyol, § 43).

19. Kaldı ki görevlerine dönen pilot subayların terfi işlemlerinin ve nasıplarının emsalleri dikkate alınarak gerçekleştirileceği, atanan pilot subayların dışarıda geçirdikleri sürelerin rütbe bekleme süresinden, uçuş sürelerinin ise uçuş hizmet süresinden sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte uçuş tazminatlarının uçuş sürelerine bakılmaksızın 23 uçuş hizmet yılı esas alınarak belirleneceğine, en az 120 saat uçuş yaptıkları her görev yılı için 80 saat üzerinden hesaplanacak toptan ödeme tutarında ilave tazminat ile her ay 10.000 TL tutarında tazminatın -damga vergisi hariç- herhangi bir vergiye tabi tutulmaksızın görevlerine dönen pilot subaylara ödeneceğine ilişkin düzenlemeler yapılmıştır (Mustafa Gökşin Akyol, § 44).

20. Bunun yanında 12/6/2024 tarihli ve 7517 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesinde yapılan düzenlemeyle de belirlenen yükümlülük süresini tamamlayarak TSK'dan ayrılanlara, mahsup uygulaması da dâhil bu fıkra hükümleri çerçevesinde, tabi oldukları son hizmet yılının başlangıcı ile ayrıldıkları tarih arasındaki dönemde 80 saate kadar uçulan süreler için toptan ödeme, toplamda 120 saati geçmemek üzere 80 saatin üzerinde uçulan süreler bakımından ise her uçuş saati için uçuş tazminatının %14'ü oranında ayrıca ilave tazminat ödeneceği kararlaştırılmıştır. Böylelikle göreve geri dönen pilotların sivil havacılık koşullarında elde edilen gelirden mümkün olduğunca mahrum kalmamaları amaçlanarak mali koşullar yönünden yapılan iyileştirmelerle kapsamdaki kişilerin üstleneceği külfetlerin azaltılması yolunda adımlar atıldığı görülmektedir (Mustafa Gökşin Akyol, § 45).

21. Anayasa Mahkemesi tüm bu hususları birlikte değerlendirerek Mustafa Gökşin Akyol kararında oluşan tecrübeli pilot açığının kapanmasının uzun bir süre aldığını ve belirlenen üç yıllık süreçte bu açık kapanmadığından başvurucunun hizmetine duyulan ihtiyacın olağanüstü hal dönemi bittikten sonra da devam ettiğini ortaya koymuştur. Ayrıca anılan kararda mali koşullar yönünden yapılan iyileştirmeler de gözönüne alındığında olağanüstü hal süresinin bittiği dönemde ülke savunması ve millî güvenliğin temin edilmesi amacıyla pilot başvurucuların zorunlu hizmet süresinin üç yıl uzatılmasıyla aşırı bir külfet altına sokulmadığı kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak ise kamunun menfaati ile başvurucuların kişisel menfaati arasında kurulmaya çalışılan dengenin adil olarak nitelendirilebileceği değerlendirilerek belirli bir süreye ve meşru amaca dayanarak yapılan uzatmanın Anayasa'nın 13. maddesi kapsamında gerekli ve ölçülü olduğu belirtilmiştir (Mustafa Gökşin Akyol, § 46). Dolayısıyla somut başvuruda da anılan kararda varılan sonuçtan ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır.

22. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE,

B. Özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

D. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA,

E. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 18/2/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, GÖKTÜRK ÇELEBİ VE DİĞERLERİ, B. No: 2021/1116, 18.02.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 04, sayfa 267–271

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.