Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm
Ç.B. (2021/11082)
- Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı
- Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı)
- Mülkiyet hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru; haksız gözaltına alma işlemlerinden doğan maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açılan davada yeterli tazminata hükmedilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı, mülkiyet hakkı ve adil yargılanma hakkı ile yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı | Tutma nedeniyle tazminat hakkı | Başvurunun Reddi | — |
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | Makul sürede yargılanma hakkı (ceza) | Başvurunun Reddi | — |
| Mülkiyet hakkı | Tazminat (kamu kurumlarının tarafı olduğu uyuşmazlıklar) | Başvurunun Reddi | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
Ç.B. BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2021/11082) |
|
|
|
Karar Tarihi: 8/4/2026 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
|
Başkan |
: |
Basri BAĞCI |
|
Üyeler |
: |
Engin YILDIRIM Selahaddin MENTEŞ Kenan YAŞAR Ömer ÇINAR |
|
Raportör |
: |
Ömer Faruk NURSAÇAN |
|
Başvurucu |
: |
Ç.B. |
|
Vekili |
: |
Av. Vedat ÖZKAN |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru; haksız gözaltına alma işlemlerinden doğan maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açılan davada yeterli tazminata hükmedilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı, mülkiyet hakkı ve adil yargılanma hakkı ile yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Başvurucu, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan başlatılan soruşturma kapsamında 24/7/2015 tarihinde gözaltına alınmıştır. 26/7/2015 tarihinde Başsavcılık anılan suçtan tutuklanması istemiyle diğer kişilerin yanında başvurucuyu Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk etmiştir. Başvurucunun sorgusu sonucunda yurt dışına çıkış yasağı ve ikametine en yakın kolluk birimine haftanın belirli günleri imza atmak suretiyle adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakılmasına karar verilmiştir. 30/9/2015 tarihinde Başsavcılık başvurucu hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir.
3. Başvurucu; 16/10/2015 tarihinde (ön büro havale tarihi) hukuka aykırı şekilde gözaltına alındığını, kanuni gözaltı süresinin aşıldığını, evinde usulsüz arama yapıldığını ifade ederek 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141-144. maddeleri uyarınca Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinde tazminat davası açmıştır.
4. Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi 5/2/2016 tarihinde arama kararının ölçüsüz bir şekilde gerçekleştiği, makul olan 1 günlük süre dışında haksız olarak gözaltında kaldığı sonucuna ulaşarak başvurucuya 175 TL manevi tazminatın haksız arama tarihi olan 24/7/2015'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar vermiştir. Temyizden feragat üzerine karar 18/9/2017 tarihinde kesinleşmiştir.
5. Başvurucu; 8/3/2016 tarihinde hukuka aykırı şekilde gözaltına alındığını, gözaltı süresinde baskıya maruz kaldığını, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini ifade ederek 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi uyarınca Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinde tazminat davası açmıştır.
6. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi 13/5/2016 tarihinde başvurucunun haksız olarak 2 gün gözaltında kaldığı sonucuna ulaşarak başvurucuya daha önceden Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile hükmedilen manevi tazminatı dikkate almak suretiyle manevi tazminatın reddine, 58,73 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 24/7/2015'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Karar 19/4/2021 tarihinde temyiz kanun yolunda onanması ile kesinleşmiştir.
7. Başvurucu, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi kararı temyiz incelemesindeyken 3/3/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
8. Öte yandan başvurucu 14/6/2021 tarihinde Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi kararının temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesi üzerine haksız gözaltına alma işlemlerinden doğan maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle açılan davada yeterli tazminata hükmedilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı, mülkiyet hakkı ve adil yargılanma hakkı ile yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. 16/5/2023 tarihinde 2021/31384 numaralı bu başvuruyu görüşen Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Birinci Komisyonu makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle, diğer ihlal iddialarının ise kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamaması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
9. Komisyon, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne ve başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
10. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 49. maddesinin (7) numaralı fıkrası şöyledir:
"Bireysel başvuruların incelenmesinde, bu Kanun ve İçtüzükte hüküm bulunmayan hâllerde ilgili usul kanunlarının bireysel başvurunun niteliğine uygun hükümleri uygulanır."
11. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Dava şartları şunlardır:
…
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması."
12. 6100 sayılı Kanun'un 115. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder."
13. Buna göre bireysel başvuruların incelenmesinde 6216 sayılı Kanun ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nde hüküm bulunmayan hâllerde ilgili usul kanunlarının bireysel başvurunun niteliğine uygun hükümleri uygulanacaktır. Bireysel başvuruya ilişkin anılan mevzuatta mükerrer başvuru düzenlenmemiştir. Dolayısıyla aynı başvurucunun aynı nedenle birden fazla bireysel başvuruda bulunması durumunda başvurunun 6100 sayılı Kanun'un dava şartlarına ilişkin olarak yukarıda belirtilen hükümleri kıyasen uygulanmak suretiyle reddedilmesi gerekir.
14. Somut olayda başvurucu haksız gözaltı tedbirine dayalı olarak açtığı tazminat davasında yeterli tazminata hükmedilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, mülkiyet hakkının, adil yargılanma hakkının ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bununla birlikte başvurucu, aynı ihlal iddialarıyla daha önce bireysel başvuru yapmıştır. Anayasa Mahkemesi söz konusu başvuruda bu iddialar hakkında 16/5/2023 tarihinde kabul edilemezlik kararı vermiştir (bkz. § 8).
15. Açıklanan gerekçelerle başvurunun mükerrer başvuru olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir (benzer yönde bkz. Mehmet Murat Dalkuş [1. B.], B. No: 2021/29292, 13/2/2024, §§ 8-11).
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,
B. Başvurunun mükerrer başvuru olması nedeniyle REDDİNE,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 8/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, Ç.B., B. No: 2021/11082, 08.04.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 06, sayfa 561–563
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.