Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm
YASİN GÖKTEPE (2020/9493)
- Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, ziyaret gününün öğrenim gören çocuklarla görüşmeyi sağlayacak şekilde düzenlenmemesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı | Ceza infaz kurumu uygulamaları | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
| Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı | Ceza infaz kurumu uygulamaları | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
YASİN GÖKTEPE BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2020/9493) |
|
|
|
Karar Tarihi: 1/7/2026 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
İrfan FİDAN |
|
Üyeler |
: |
Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Yılmaz AKÇİL Şaban KAZDAL |
|
Raportör |
: |
Abdurrahman Remzi AKPINAR |
|
Başvurucu |
: |
Yasin GÖKTEPE |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, ziyaret gününün öğrenim gören çocuklarla görüşmeyi sağlayacak şekilde düzenlenmemesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, hükümlü olarak Tekirdağ 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) kalmakta olduğu sırada ziyaret gününün çocuklarının eğitim durumu nedeniyle hafta sonuna aktarılmasını 12/10/2018 tarihinde talep etmiştir. Başvurucunun talebi, İnfaz Kurumu tarafından reddedilmiştir.
3. Başvurucu, bu karara itiraz etmiştir. Tekirdağ 2. İnfaz Hâkimliği (Hâkimlik) 21/11/2018 tarihinde itirazın kabulüne ve İnfaz Kurumunun kararının iptaline karar vermiştir. İptal kararının gerekçesinde, başvurucunun çocuklarını görme hakkının anayasal bir hak olduğunu ve İnfaz Kurumunun başvurucunun çocukları ile hafta sonu görüşebilmeleri için gerekli tedbirleri alıp bu konuda yeniden karar alması gerektiğini belirtmiştir.
4. Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) 30/11/2018 tarihinde Hâkimlik kararına itiraz edilmiştir. Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 10/12/2018 tarihinde itirazı kesin olarak reddetmiştir. Anılan karar başvurucuya henüz tebliğ edilmeden başvurucu 18/12/2018 tarihinde İnfaz Kurumuna verdiği dilekçe ile Hâkimlik kararının bir an önce uygulanmasını talep etmiştir.
5. Başvurucu, Mahkeme kararını 19/12/2018 tarihinde öğrendikten sonra 11/1/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
6. Öte yandan nihai karar üzerine İnfaz Kurumu tarafından 28/12/2018 tarihinde başvurucunun yakınları ile hafta sonu görüşmesine karar verilmiştir. Bu karar üzerine başvurucu 12/1/2019 tarihinde çocukları ile hafta sonu görüşmüştür.
7. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
8. Başvurucu, adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir (Mehmet Şerif Ay [2. B.], B. No: 2012/1181, 17/9/2013).
A. İnfaz Hâkimliği Kararının Geç Uygulandığına İlişkin İddia
9. Başvurucu 21/11/2018 tarihinde Hâkimlik tarafından itirazının kabul edilmiş olmasına rağmen Mahkeme tarafından nihai karar verilene kadar kararın uygulanmadığını, dolayısıyla ailesiyle görüştürülmesinin otuz yedi (37) gün daha geciktirildiğini belirterek aile hayatına saygı ve eğitim haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bakanlık görüşünde; başvurucunun aile hayatına saygı hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede öncelikli olarak başvurucunun mağdur sıfatının tartışılması gerektiği, öte yandan Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı verdiği beyanında önceki iddialarını yinelemiştir.
10. Başvuru, aile hayatına saygı hakkı kapsamında incelenmiştir.
11. Hükümlü ve tutukluların haftalık telefon görüşme gün ve saatlerinin öğrenim gören çocuklarıyla görüşme sağlayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğine ilişkin genel ilkeler Anayasa Mahkemesinin Yeliz Erten ([2. B.], B. No: 2020/99, 11/3/2021, §§ 34-38) kararında açıklanmıştır. Bu bağlamda Anayasa'nın 20. ve 41. maddeleri ebeveynin çocuklarıyla bütünleşmesinin sağlanması amacıyla tedbirler alınmasını isteme hakkını ve kamusal makamların bu tür tedbirleri alma yükümlülüğünü içermektedir. Mahkemeler, idari makamlar ve yasama organı tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocuğun üstün yararının gözetilmesi ve aile ilişkilerinin sürdürülmesini sağlayacak şekilde hareket edilmesi, devletin pozitif yükümlülüklerinin gereğidir. Hükümlü ve tutukluların bazı haklarının sınırlandırılması, tutulmanın kaçınılmaz sonucu olsa da ceza infaz kurumu idaresi hükümlü ve tutukluların ailesiyle temasını sağlayacak tedbirler almak zorundadır. Bu tedbirler alınırken çocuğun yüksek yararı gözetilerek kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi ile aile hayatına saygı hakkı arasında adil bir denge sağlanmalı ve bu konuda ikna edici gerekçeler ortaya konmalıdır. Telefonla görüşme hakkı konusunda tespit edilen bu ilkeler, açık ve kapalı görüşlerin çocuk ve ebeveynin aile bağlarını sürdürecek şekilde temas etmesini sağlaması bakımından da geçerlidir (aynı yönde değerlendirmeler için bkz. Kenan Gülbay [2. B.], B. No: 2020/9239, 8/6/2023, § 10; Enes Akelma ve diğerleri [1. B.], B. No: 2020/37466, 8/2/2024, § 10; Şaban Cinoğlu [2. B.], B. No: 2020/8674, 8/6/2023, § 9).
12. Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan Yeliz Erten ve aynı yöndeki diğer kararlarında (Yeliz Erten, § 43; Kenan Gülbay, § 12; Enes Akelma ve diğerleri, § 12; Şaban Cinoğlu, § 11) çocuğun üstün yararının da gözetilerek aile ilişkilerinin devamlılığını sağlayacak şekilde hareket edilmediği, telefonla görüşme ve ziyaret gününün hafta sonu olacak şekilde ayarlanmasının kurumun güvenliğini ne şekilde tehlikeye düşüreceğinin ilgili kararlarda somut ve yeterli şekilde açıklanmadığı belirtilerek aile hayatına saygı hakkı bakımından devletten beklenen pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmediği sonucuna ulaşılmıştır.
13. Somut olayda başvurucunun öğrenim gören çocukları ile ilgili talebi her ne kadar İnfaz Kurumu tarafından reddedilmiş ise de Hâkimlik kararı ile mezkûr karar kaldırılmıştır. Bu karara yapılan itirazın 10/12/2018 tarihinde Mahkeme tarafından kesin olarak reddedilmesi üzerine İnfaz Kurumu 28/12/2018 tarihinde başvurucunun ziyaret günlerinin çocukların eğitimlerini etkilemeyecek şekilde hafta sonu yaptırılmasına karar vermiştir. Söz konusu karar üzerine başvurucu 12/1/2019 tarihinde çocukları ile hafta sonu görüşmüştür. Bu bağlamda başvurucunun ziyaret gününün öğrenim gören çocuklarıyla görüşmeyi sağlayacak şekilde belirlenmesi talebinin Hâkimlik kararıyla kabul edildiği, bu kararın kesinleşmesi ile birlikte görüş günlerinin çocukların eğitimlerini etkilemeyecek şekilde düzenlenmiş olduğu gözönüne alındığında başvurucunun aile hayatına saygı hakkına yönelen açık ve görünür bir ihlalin olmadığı sonucuna varılmıştır.
14. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. 2016-2017 Yılları Arasında Ziyaret Gününün Hafta Sonuna Alınması Taleplerine Cevap Verilmediğine İlişkin İddia
15. Öte yandan başvurucu 2016-2017 yılları arasında ziyaret gününün öğrenim gören çocuklarıyla görüşmeyi sağlayacak şekilde belirlenmesine yönelik muhtelif tarihlerde yapmış olduğu taleplerine Adalet Bakanlığı, Başsavcılık ve İnfaz Kurumu tarafından cevap verilmediğini belirterek aile hayatına saygı ve dilekçe haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
16. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermesi gerekir (İsmail Buğra İşlek [1. B.], B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).
17. Anayasa Mahkemesi 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun 5. maddesinde belirtilen infaz hâkimliğine şikâyet yolunun bu kapsamda kalan iddialar bakımından telafi kabiliyetini haiz, etkili bir hukuk yolu olduğuna karar vermiştir (İsmail Solmaz [1. B.], B. No: 2017/15251, 12/2/2020, §§ 104, 105; Turgut Sezer [2. B.], B. No: 2019/39785, 11/5/2023, §§ 11-13).
18. Somut başvuru yönünden anılan içtihattan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Başvurucunun iddialarının ceza infaz kurumunda tutulma koşullarına ilişkin olduğu ve bu kapsamda infaz hâkimliği görev alanına girdiği anlaşılmıştır. Başvurucunun 2016-2017 yılları arasındaki taleplerine cevap verilmediğine yönelik iddialar için infaz hâkimliğine başvuru yaptığına ilişkin bilgi ve belge başvuru dosyasında bulunmamaktadır. Bu durumda anılan şikâyetin Anayasa Mahkemesince bu aşamada incelenmesi, bireysel başvurunun ikincil niteliğiyle bağdaşmaz. Dolayısıyla başvurucunun hukuk sisteminde mevcut yargısal yolları tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.
19. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. 1. İnfaz Hâkimliği kararının geç uygulanması nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Ziyaret gününün hafta sonuna alınması taleplerine cevap verilmemesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 1/7/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, YASİN GÖKTEPE, B. No: 2020/9493, 01.07.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 10, sayfa 161–164
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.