İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm

HALİL NUMAN VE DİĞERLERİ (2020/7295)

  • Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, pilot olarak görev yapmaktayken yükümlülük süresini tamamlayarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) istifa eden başvurucuların 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında görevine geri çağrılması nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkıOHAL diğer tedbirler (lisans iptali, rütbe sökme, resen emeklilik, geri çağırma vs)İhlal Olmadığı—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

HALİL NUMAN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2020/7295)

 

Karar Tarihi: 29/1/2026

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

GİZLİLİK TALEBİ KABUL

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Rıdvan GÜLEÇ

Kenan YAŞAR

Ömer ÇINAR

Raportör

:

Ayşenur TUNCER

Başvurucular

:

Halil NUMAN ve diğerleri [bkz. ekli listenin (C) sütunu]

Vekilleri

:

[bkz. ekli listenin (D) sütunu]

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, pilot olarak görev yapmaktayken yükümlülük süresini tamamlayarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) istifa eden başvurucuların 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında görevine geri çağrılması nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Ülkemizin 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmasına ilişkin süreç, Millî Güvenlik Kurulu kararları, darbe teşebbüsünün bastırılmasının akabinde Bakanlar Kurulu tarafından ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) süreci ve bu süreçte uygulanan tedbirler Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarında detaylı şekilde yer almaktadır (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-66; Selçuk Özdemir [GK], B. No: 2016/49158, 26/7/2017, §§ 20, 21; Alparslan Altan [GK], B. No: 2016/15586, 11/1/2018, § 10; ayrıca bkz. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/9/2017 tarihli ve E.2017/16.MD-956, K.2017/370 sayılı kararı).

3. OHAL sürecinde genel ve soyut normlar ihdas edilerek alınan tedbirlerin yanı sıra kişiler hakkında doğrudan etki doğurucu nitelikte işlemler de tesis edilmiştir. Bu bağlamda 25/8/2017 tarihli ve 30165 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (694 sayılı OHAL KHK'sı) 37. maddesiyle TSK'dan ayrılan pilot subayların uçuş için gerekli şartları sağlamaları ve haklarında yaptırılacak güvenlik soruşturmalarının olumlu olması kaydıyla ihtiyaç duyulan hava aracı tiplerinde on sekiz yıllık yükümlülük süresini tamamlamaları için yeniden subay nasbedileceklerine yönelik bir kural getirilmiştir.

4. Başvurucular, TSK bünyesinde pilot subay olarak görev yapmışlar ve zorunlu yükümlülük sürelerini doldurmalarının akabinde istifa ederek ya da başka nedenlerle 2017 yılı öncesinde görevlerinden ayrılmışlardır. 15 Temmuz darbe girişiminin sonrasında kabul edilen 694 sayılı OHAL KHK'sının 37. maddesiyle 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na eklenen ek geçici 98. madde ile TSK'dan ayrılan pilot subayların yükümlülük süreleri on sekiz yıla çıkarılmış ve bu kapsamdaki pilotlar kamu görevlerine geri çağrılmıştır. 25/8/2017 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren söz konusu OHAL düzenlemesi 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 35. maddesiyle değiştirilerek kabul edilmiştir.

5. Başvurucular, pilotaj muayenesi ve fizyolojik eğitim sürecinin başlatılması amacıyla çağrı yazılarıyla muayeneye davet edilmiştir. Başvurucular, söz konusu zorunlu çağrı işleminin iptal edilmesi talebiyle idare mahkemelerinde iptal davaları açmıştır. Dava dilekçelerinde özetle 2012 yılında yapılan yasal değişikliklerle pilotaj eğitim sürelerinin iki katı süreyle hizmet zorunluluğu getirildiğini, dolayısıyla pilotların on üçüncü hizmet yılında görevlerinden ayrılabilmelerine imkân sağlandığını, kendilerinin söz konusu süreyi tamamlayarak görevlerinden ayrıldıklarını, zorunlu yükümlülük süresini artıran ve geriye dönük şekilde uygulanan düzenlemenin sivil havacılıkta devam eden mesleki kariyerlerini, aile düzenlerini ve beklentilerini olumsuz şekilde etkileyeceğini ifade etmiştir.

6. İdare mahkemelerince, başvurucuların on sekiz yıllık zorunlu hizmet süresini tamamlamak üzere yeniden pilot subaylık görevine çağrılmalarına ilişkin dava konusu işlemlerde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiştir. Kararların gerekçelerinde özetle; göreve geri çağırma işleminin kanuni dayanağının bulunduğu, yapılan düzenlemede bu hususta idareye takdir hakkı tanınmadığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığının yeniden yapılandırılması kapsamında başvurucuların hizmetine ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir. Ayrıca bazı kararlarda millî savunma hizmetlerinin önemi ve ülkemizin ulusal güvenliğinin gerekleri çerçevesinde acilen kapatılması gereken personel açığının bulunduğu, pilotların zorlu süreçlerin ve uzun eğitimlerin sonunda göreve başlayabildikleri, bu durumda oluşan ihtiyacın kısa sürede başka türlü giderilemeyeceği ifade edilmiştir. Bazı kararlarda ise kapsama giren personelin olası mali kayıplarını giderici ya da azaltıcı hükümlerin de bulunduğu vurgulanmıştır. İstinaf başvuruları bölge idare mahkemesince kesin şekilde reddedilmiştir.

7. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

8. Aralarında bağlantı bulunması nedeniyle süresi içinde yapılan ekli listenin (B) sütununda bulunan başvuruların süresinde yapılan 2020/7295 numaralı başvuru ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekir.

9. Başvurucular; görevlerini yerine getirerek zorunlu hizmet sürelerini tamamladıklarını, akabinde istifa ederek veyahut başka nedenlerle görevlerinden ayrılmak suretiyle sivil havacılık alanında çalışmaya başladıklarını, zorunlu hizmet süresini on sekiz yıla çıkaran düzenlemelerin geriye dönük olarak uygulanmasının kazanılmış haklarına ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğunu ifade ederek adil yargılanma hakkının, özel hayata saygı hakkının ve hukuk devleti ilkesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.

10. Bir kısım başvurucu yönünden sunulan Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda Anayasa Mahkemesi tarafından yapılacak incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği ifade edilmiştir. Bir kısım başvurucu Bakanlık görüşüne karşı sunduğu beyan dilekçesinde önceki ihlal iddialarını tekrar etmiştir.

11. Başvurucular hakkında gerçekleştirilen işlemler, özel hayata saygı hakkının otomatik olarak uygulanabilirliğini sağlamamakla birlikte müdahalenin başvurucuların mesleki faaliyetlerinin aksamasına, kariyer planlarının değişmesine, sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine önemli derecede etki ettiği ve bu etkinin belirli bir ağırlık düzeyine ulaştığı değerlendirildiğinden başvuru özel hayata saygı hakkı yönünden uygulanabilir bulunmuş ve bu kapsamda incelenmiştir (aynı yönde ayrıntılı değerlendirmeler için bkz. Erdal Erbayram [1. B.], B. No: 2019/25121, 7/6/2023, § 23; Tamer Mahmutoğlu [GK], B. No: 2017/38953, 23/7/2020, §§ 84-90; C.A. (3) [GK], B. No: 2018/10286, 2/7/2020, §§ 97-101; Ayla Demir İşat [GK], B. No: 2018/24245, 8/10/2020, §§ 106-110).

12. Başvuruya konu olan işlemler, tüm ülkede OHAL'in devam ettiği bir süreçte tesis edilmiştir. Söz konusu işlemlerin terör örgütleriyle irtibatlı ya da iltisaklı olduğu değerlendirilen pilot subayların TSK'dan uzaklaştırılması nedeniyle ortaya çıkan personel açığının giderilmesine yönelik alınan tedbirlerden biri olduğu, bu durumun OHAL'in ortaya çıkardığı tehlikeleri bertaraf etmek amacına yöneldiği görülmektedir. Dolayısıyla başvurucuların özel hayata saygı hakkının ihlal edilip edilmediğine dair inceleme Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca yapılacaktır (Engin Karataş [2. B.], B. No: 2018/3488, 13/9/2022; Erdal Erbayram, § 24; Onur Çalışkan ve diğerleri [1. B.], B. No: 2019/2744, 5/9/2023, § 11).

13. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

14. Anayasa'nın 15. maddesine göre yapılacak inceleme; müdahalenin Anayasa'daki çekirdek haklarla ilgili olup olmadığı, anılan maddenin ikinci fıkrasında sayılan hak ve özgürlüklere dokunup dokunmadığı, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklere aykırılık teşkil edip etmediği ve durumun gerektirdiği ölçüde olup olmadığının tespitiyle sınırlı olacaktır (Ayla Demir İşat, § 146; Erdal Erbayram, § 26; Onur Çalışkan ve diğerleri, § 13).

15. Anayasa Mahkemesi somut başvuru konusunu Erdal Erbayram kararında Anayasa'nın 15. maddesi kapsamında inceleyerek özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir. Söz konusu kararda; ülke savunmasının zafiyete uğramaması ve millî güvenliğin temini açısından TSK bünyesinde görev yapan pilot subayların yeterli sayıda ve donanımda olmalarının vazgeçilmez gerekliliklerden biri olduğu, acil ihtiyacın hızlı bir şekilde giderilebilmesinin zaman alabileceği, mevcut kaynakların ya da sınıf değişikliği suretiyle elde edilen kaynağın yetersiz kalabileceği gibi gerekçelerle eski personelin göreve geri çağrılması şeklinde belirlenen aracın amacı gerçekleştirmeye elverişli olmadığının söylenemeyeceği, dolayısıyla öngörülen tedbirin keyfî olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte görevlerine dönen pilot subaylara tanınan mali imkânların iyileştirilmesine ilişkin düzenlemeleri de gözeterek kişilerin üstleneceği külfetlerin azaltıldığına dikkat çekilmiştir. Yapılan iyileştirmelerle kapsamdaki kişilerin üstleneceği külfetlerin azaltılması yolunda adımlar atıldığına, ülke savunması ve millî güvenliğin temin edilmesi konusunda oluşan acil ihtiyaç nedeniyle ortaya çıkan kamu yararı karşısında görevine geri çağrılan ve bir süre daha zorunlu hizmet süresine tabi tutulan pilotların aşırı külfet altına sokulmadığına ve tedbirin ölçülü olduğuna ilişkin değerlendirmelerde bulunulmuştur. Neticede kamunun menfaati ile görevlerine geri çağrılan pilotların kişisel menfaatleri arasında kurulmaya çalışılan dengenin adil olduğu, öngörülen güvencelere aykırı olmayan tedbirlerin olağanüstü yönetim usullerinin uygulanmasına neden olan durum karşısında ölçüsüz olduğunun söylenemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır (Erdal Erbayram, §§ 35-41; Onur Çalışkan ve diğerleri, § 17; Günay Özcan [2. B.], B. No: 2020/22028, 27/11/2024, §§ 16, 17).

16. Somut başvuruda da Anayasa Mahkemesinin Erdal Erbayram kararında ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durumun olmadığı anlaşılmaktadır.

17. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların özel hayata saygı hakkına etki eden tedbirin OHAL döneminde temel hak ve özgürlüklerin kullanımının durdurulmasını ve sınırlandırılmasını düzenleyen Anayasa'nın 15. maddesindeki ölçütlere uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE,

B. Kamuya açık belgelerde talep eden başvurucuların kimliklerinin gizli tutulması taleplerinin KABULÜNE,

C. Özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

D. Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

E. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 29/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, HALİL NUMAN VE DİĞERLERİ, B. No: 2020/7295, 29.01.2026. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 02, sayfa 505–508

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.