Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm
AHMET AYDEMİR VE DİĞERLERİ (2020/36893)
- Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)
- Mülkiyet hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, işçilik alacağının ödenmesine karar verilmesi talebiyle açılan davanın dava şartı yokluğu gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, bir kısım alacak kalemlerinin reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) | Mahkemeye erişim hakkı (hukuk) | İhlal | Yeniden yargılama |
| Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) | Mahkemeye erişim hakkı (hukuk) | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
| Mülkiyet hakkı | Kamudan olan ücret (aylık, maaş vb.) uyuşmazlıkları | Konu Bakımından Yetkisizlik | — |
| Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) | Makul sürede yargılanma hakkı (hukuk) | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
AHMET AYDEMİR VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2020/36893) |
|
|
|
Karar Tarihi: 13/1/2026 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Basri BAĞCI |
|
Üyeler |
: |
Engin YILDIRIM Rıdvan GÜLEÇ Kenan YAŞAR Ömer ÇINAR |
|
Raportör |
: |
Mutlu ALAF |
|
Başvurucular |
: |
1. Ahmet AYDEMİR |
|
Vekilleri |
: |
Av. Mehmet KURT 2. Çetinkaya GÜNGÖR Av. Gizem ÖZDEM GÖNÜLALAN 3. İlhan YILMAZ Av. Mustafa GEMİCİ 4. Murat GÜMÜŞ Av. Ahmet ÇEVİK 5. Necmettin UCE Av. Rıdvan GÜR 6. Sabri AÇIŞ Av. Osman ASLAN 7. Sefer ABİ Av. Mikail DEMİROĞLU 8. Ahmet URAL Av. Kenan YILDIZ |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, işçilik alacağının ödenmesine karar verilmesi talebiyle açılan davanın dava şartı yokluğu gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, bir kısım alacak kalemlerinin reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
A. 2020/36893 Numaralı Bireysel Başvuru
2. Başvurucu, işçi olarak çalışmaktayken iş akdi feshedilmiştir. Başvurucu 20/8/2019 tarihinde Van 1. İş Mahkemesinde 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000 TL kıdem tazminatı, 1.000 TL ihbar tazminatı talepli dava açmıştır. Mahkeme alacakların tespiti için dosyayı hesap bilirkişisine göndermiştir. 16/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda başvurucunun 4.900,51 TL net kıdem tazminatı, 1.258,63 TL net ihbar tazminatı alacağı olduğu tespit edilmiştir. Mahkeme 13/2/2020 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Kararında 4.900,51 TL net kıdem tazminatına, 1.000 TL net ihbar tazminatına hükmetmiştir. Karara karşı davalı işveren tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
3. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 15/10/2020 tarihli kararı ile mahkeme kararını kaldırmış ve davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucunun taleplerinin miktar ve değerini belirleyebilecek durumda olduğu, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı değerlendirmesini yapmıştır.
B. 2021/45173 Numaralı Bireysel Başvuru
4. Başvurucu, işçi olarak çalışmaktayken iş akdi feshedilmiştir. Başvurucu 19/4/2018 tarihinde Ankara 44. İş Mahkemesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ve alacağının tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda artırılmak üzere kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili alacakları için dava açmıştır. Başvurucu her bir alacak kalemi için ayrı ayrı 100 TL talep etmiştir.
5. Mahkeme alacakların tespiti için dosyayı hesap bilirkişisine göndermiştir. Bilirkişi raporunda hafta tatili ücreti alacağı dışındaki alacak kalemleri yönünden hesaplamalar yapılmıştır. Başvurucu, alacak kalemlerini bilirkişi raporunda tespit edilen indirimsiz hesaplamalar üzerinden ıslah etmiştir. Mahkeme 26/2/2019 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Kararında brüt fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretine hükmetmiştir. Hafta tatili alacağı talebi sübut bulmadığından bu talebi reddetmiştir. Kıdem ve ihbar tazminatına yönelik talepleri ise belirsiz alacak davası olarak açıldığından hukuki yarar yokluğundan reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, kıdem ve ihbar tazminatına yönelik alacaklar yönünden başvurucunun aldığı ücreti bilebilecek durumda olduğunu, bu talepler yönünden belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaati bulunmadığını belirtmiştir. Başvurucu bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Başvurucu; istinaf dilekçesinde kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin alacaklarla ilgili olarak pompacı olarak çalıştığını, ücret bordrosuna yansımayan alacak kalemleri olduğunu, bu alacakları hesap edebilecek durumda bulunmadığını ileri sürmüştür. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi 24/3/2021 tarihli kararıyla istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, ücret bordrolarında düzenlilik arz eden ek ödeme ve yardım tahakkukunun bulunmadığı, kıdem ve ihbar tazminatlarının belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği değerlendirmesini yapmıştır.
C. 2022/24561 Numaralı Bireysel Başvuru
6. Başvurucu, işçi olarak çalışmaktayken iş akdi feshedilmiştir. Başvurucu 19/2/2016 tarihinde Kozluk Asliye Hukuk Mahkemesinde (iş mahkemesi sıfatıyla) belirsiz alacak davası açmıştır. Bu davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre tazminatı, asgari geçim indirimi alacağı, hafta tatili alacağı, fazla mesai alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı talep etmiştir. Her bir alacak kalemi bakımından ayrı ayrı 10 TL harca esas değer belirlemiştir.
7. Mahkemece alınan 9/7/2018 tarihli bilirkişi raporunda talep edilen alacaklar yönünden hesaplamalar yapılmıştır. Başvurucu, rapora itiraz etmiştir. Mahkeme rapora itirazları reddetmiş ve başvurucuya ıslah için süre vermiştir. Başvurucu, alacak kalemlerini ıslah etmiştir. Mahkeme 30/4/2019 tarihinde davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar vermiştir. Mahkeme; kıdem, ihbar, işe başlatmama ve boşta geçen süre tazminatı yönünden davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine, diğer alacak kalemleri yönünden ise ıslah talebi ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre alacağı bakımından alacağın miktarının belirlenememesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, belirlenebilir nitelikteki bir alacak için belirsiz alacak davası açmakta başvurucunun hukuki yararının bulunmadığını belirtmiştir. Davalı işveren karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
8. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 31/12/2021 tarihli kararı ile davalı işverenin bir kısım istinaf talebini kabul etmiş ve kararı kaldırmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde, asgari geçim indirimi alacağının da belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı değerlendirmesinde bulunmuştur. Buna göre asgari geçim indirimi alacağı talebinin de hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermiş, diğer alacak kalemleri yönünden mahkeme kararındaki gibi hüküm tesis etmiştir.
D. 2022/44545 Numaralı Bireysel Başvuru
9. Başvurucu, işçi olarak çalışmaktayken iş akdi feshedilmiştir. Başvurucu 20/11/2015 tarihinde Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde (iş mahkemesi sıfatıyla) belirsiz alacak davası açmıştır. Bu davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak eksik ödenen kıdem tazminatı, fazla mesai alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, hafta tatili alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı, servis aracı tahsis ücreti alacağı, ücret/maaş zam fark alacağı, sosyal yardım ödemeleri ve ikramiye alacağı talep etmiştir.
10. Mahkeme alacakların tespiti için dosyayı hesap bilirkişisine göndermiştir. Bilirkişi raporunda, bir kısım alacak yönünden hesaplama yapıldığı görülmüştür. Başvurucu 20/9/2017 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporunda tespit edilen alacaklar yönünden bedel artırım talebinde bulunmuştur.
11. 14/12/2018 tarihli duruşmada davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bu kararla kıdem tazminatına, yıllık izin ücreti alacağına, yakacak yardımı alacağına, yemek yardımı alacağına, giyim yardımı alacağına, gıda yardımı alacağına, bayram yardımı alacağına, izin yardımı alacağına hükmedilmiştir. Servis ücreti, ücret, maaş, zam fark alacakları, ikramiye, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve fazla mesai alacak taleplerinin ise reddine karar verilmiştir. Başvurucu ve davalı işveren karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
12. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 18/11/2021 tarihli kararı ile anılan karar kaldırılmıştır. Kararda; kıdem tazminatı, yıllık izin, ikramiye, aile ve çocuk yardımı, yemek ve yakacak yardımı, evlenme yardımı, doğum yardımı, giyim yardımı, gıda yardımı, bayram yardımı, izin yardımı altında talep edilen sosyal yardım ödemeleri, servis aracı tahsis ücreti, ücret fark alacağı ücret alacağı niteliğinde değerlendirilmiş olup Yargıtay içtihatlarına göre belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği gerekçesiyle bu alacaklar yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacak talepleri bakımından ise bu alacakların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Başvurucu, kararı temyiz etmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2/3/2022 tarihli kararla söz konusu kararın onanmasına karar vermiştir.
E. 2022/59397 Numaralı Bireysel Başvuru
13. Başvurucu, işçi olarak çalışmaktayken iş akdi feshedilmiştir. Başvurucu 1/6/2016 tarihinde Kayseri 2. İş Mahkemesinde alacak davası açmıştır. Bu davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, hafta tatili alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı talep etmiştir.
14. Mahkeme alacakların tespiti için dosyayı hesap bilirkişisine göndermiştir. 17/9/2018 tarihli bilirkişi raporunda bir kısım alacak yönünden hesaplama yapıldığı görülmüştür. Başvurucu ve davalı taraf bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sunmuştur. Başvurucu, rapora itirazında aynı zamanda dava dilekçesinde talep ettiği tüm alacaklara ilişkin davayı belirsiz alacak davası niteliğinde açtığını beyan etmiştir. Başvurucu 6/3/2019 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporunda tespit edilen alacaklar yönünden ıslah talebinde bulunmuştur.
15. Mahkemece 7/5/2019 tarihinde davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bu kararla genel tatil alacağının kabulüne, fazla çalışma ve hafta tatili alacağı taleplerinin ise reddine hükmedilmiştir. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağı ise hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağı talepleri yönünden bu alacakların gerçekte belirlenebilir alacak olması ve belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği değerlendirmesi yapılmıştır. Başvurucu, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde, alacaklarının belirlenebilir nitelikte olmadığını ileri sürmüştür.
16. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi 27/4/2022 tarihli kararla istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun işyerinde işveren tarafından sosyal yardım sağlandığını ileri sürmeksizin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarını belirsiz alacak davası ile talep ettiğini ve bu alacakların bu hâlde belirlenebilir olduğunu değerlendirmiştir.
F. 2022/107939 Numaralı Bireysel Başvuru
17. Başvurucu, işçi olarak çalışmaktayken emekli olmuştur. Başvurucu 27/2/2019 tarihinde Hakkâri Asliye Hukuk Mahkemesinde (iş mahkemesi sıfatıyla) belirsiz alacak davası açmıştır. Bu davada yıllık izin ücreti talep etmiştir.
18. Mahkeme alacakların tespiti için dosyayı hesap bilirkişisine göndermiştir. Bilirkişi raporunda başvurucunun alacağı tespit edilmiştir. Başvurucu 23/11/2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini 90.901,60 TL'ye artırmıştır.
19. Mahkeme 30/11/2021 tarihli duruşmada davanın kısmen kabulüne ve 69.545,20 TL yıllık izin ücreti alacağına karar vermiştir. Karara karşı taraflar istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 24/11/2022 tarihli kararı ile mahkeme kararını kaldırmış ve davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde, yıllık izin alacağının başvurucu tarafından belirlenebilir nitelik taşıdığı tespitini yapmıştır.
G. 2023/6327 Numaralı Bireysel Başvuru
20. Başvurucu, iş akdini feshetmiştir. Başvurucu 11/8/2022 tarihinde Antalya 5. İş Mahkemesinde belirsiz alacak davası açmıştır. Bu davada kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ücret, yıllık izin ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti talep etmiştir.
21. Mahkeme 24/8/2022 tarihli tensip zaptı ile davayı fazla mesai ücret talebi yönünden tefrik etmiştir. 14/12/2022 tarihinde davanın usulden reddine miktar itibarıyla kesin olmak üzere karar vermiştir. Mahkeme gerekçesinde özetle dava konusu alacakların belirlenebilir nitelikte olduğu değerlendirmesini yapmıştır.
H. 2023/89062 Numaralı Bireysel Başvuru
22. Başvurucunun iş akdi feshedilmiştir. Başvurucu 4/7/2019 tarihinde Van 1. İş Mahkemesinde belirsiz alacak davası açmıştır. Bu davada kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma alacağı, asgari geçim indirimi alacağı, hafta tatili ücreti alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı, yıllık izin ücreti alacağı talep etmiştir.
23. Mahkeme alacakların tespiti için dosyayı hesap bilirkişisine göndermiştir. Bilirkişi raporunda başvurucunun alacakları tespit edilmiştir. Başvurucu 4/1/2021 tarihli ıslah dilekçesi sunmuştur. Bu ıslah dilekçesinde davanın türünün kısmi dava olduğunu, sehven belirsiz ibaresinin kullanıldığını beyan etmiş ve alacak kalemlerini ıslah etmiştir.
24. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararda; fazla çalışma ücretine, hafta tatili ücreti alacağına, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına hükmedilmiştir. Başvurucunun kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve asgari geçim indirimi alacakları yönünden açtığı davası dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ayrı ayrı reddedilmiştir. Dava şartı yokluğundan usulden reddedilen alacaklar yönünden gerekçede davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı değerlendirmesi yapılmıştır. Bu alacakların da belirlenebilir olduğu, bu alacaklar yönünden belirsiz alacak davası açılamayacağı sonucuna varılmıştır. Başvurucu, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
25. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 21/9/2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
26. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
27. Başvurucular Ahmet Ural, Sabri Açış ve Necmettin Uce adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucuların adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekir. Aralarında bağlantı bulunması nedeniyle süresi içinde yapılan 2021/45173, 2022/24561, 2022/44545, 2022/59397, 2022/107939, 2023/6327 ve 2023/89062 numaralı başvuruların süresinde yapılan 2020/36893 numaralı başvuru ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekir.
A. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
28. Başvurucular belirsiz alacak davasına ilişkin olarak Yargıtay 9. Hukuk ve 22. Hukuk Daireleri arasında içtihat farklılıkları olduğunu, dava türünü netleştirme hususunda kendilerine süre verilmediğini, başvuruya konu alacak kalemlerinin belirlenebilmesinin kendilerinden beklenemeyeceğini, davayı ayakta tutacak diğer imkânlar denenmeden davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
1. 2022/24561 (Asgari Geçim İndirimi Alacağı Bakımından) ve 2022/44545 (Fazla Çalışma, Hafta Tatili, Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti Dışındaki Alacaklar Bakımından) Numaralı Başvurular ile Diğer Başvurular Yönünden
29. Bir kısım başvuru yönünden verilen Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; ilgili kurumlardan temin edilen belgeler sunulmuş ve yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği bildirilmiştir. Bir kısım başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı sunduğu beyan dilekçelerinde bireysel başvuru formunda ileri sürdükleri şikâyetleri yinelemiştir.
30. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
31. Anayasa Mahkemesi, somut başvuruya benzer nitelikteki iddiaları İsmail Avcı kararında ([1. B.], B. No: 2019/12190, 22/2/2022) incelemiştir. Anayasa Mahkemesi anılan kararında özetle, başvuru konusu olaya dair verilen dava şartı yokluğundan usule ilişkin kısmen ret kararı ile yapılan müdahalenin kanun tarafından öngörülme ölçütünü karşıladığının karar gerekçesinde dayanılan kanun maddelerinden anlaşıldığını, davanın kısmen usulden reddedilmesinin mahkemelerin hukuken yarar elde edilemeyecek davalarla meşgul edilmesinin önlenmesi ve kişilerin medeni hakkıyla ilgili uyuşmazlığın karara bağlanması hususunda daha elverişli olan dava yoluna başvurmaya zorlanması şeklinde meşru bir amacı olduğunu belirtmiş, başvurucunun mahkemeye erişimine getirilen sınırlamanın ölçülü olup olmadığı ve bu sınırlamayla başvurucuya ağır bir külfet yüklenip yüklenmediği hususlarını değerlendirmiştir.
32. Bu bağlamda ölçülülük yönünden müdahale için seçilen aracın amaca ulaşılmasını sağlayıp sağlamadığı incelenmiş, genel eda davası olarak açılması gerekirken belirsiz alacak davası şeklinde açılan davanın usulden reddedilmesinin medeni hakla ilgili uyuşmazlığın çözümü için en etkili olan davanın açılmasını temin etme amacına ulaşılması yönünden elverişli bir araç olduğu değerlendirilmiştir. Ancak müdahalenin ölçülü olabilmesi için bu aracın son çare olması gerektiğine işaret edilmiştir.
33. Kararda 6100 sayılı Kanun'un usule aykırı olarak düzenlenen dava dilekçelerinin usulüne uygun hâle getirtilmesine yönelik olarak davacının maddi hakkının birtakım şekil eksiklikleri sebebiyle usule feda edilmesinin önlenmesi ve bu suretle mahkemeye erişim hakkından yararlanmasının sağlanması amacıyla hâkime güçlü yetkiler verdiği belirtilmiş, hatalı olarak belirsiz alacak davası biçiminde açıldığının düşünülmesi hâlinde davanın genel eda davası olduğu kabul edilerek başvurucunun talep sonucunu netleştirmesi için başvurucuya süre verilmesinin davanın usulden reddi biçimindeki ağır bir müdahaleden kaçınılmasını sağlayacak bir araç olduğu ifade edilmiştir.
34. Dolayısıyla davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi suretiyle mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalede, medeni hakla ilgili uyuşmazlığın karara bağlanması yönünden en etkili olan davanın açılmasını sağlama amacına ulaşılması için daha hafif müdahale teşkil eden aracın seçilmesi yerine başvurucunun mahkemeye erişimini imkânsız kılan ağır bir aracın tercih edilmesinin gereklilik şartına uygun olmadığı belirtilerek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Somut başvuruda da anılan karardan ayrılmayı gerektirir bir husus bulunmamaktadır.
35. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
36. Başvurucuların bir kısmı; gerekçeli karar hakkının, mülkiyet hakkının, hukuki dinlenilme hakkının ve çalışma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verildiğinden başvurucuların diğer şikâyetleri hakkında kabul edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek olmadığına karar verilmesi gerekir.
2. 2022/24561 Numaralı Başvuruda Kıdem, İhbar, İşe Başlatmama ve Boşta Geçen Süre Tazminatları Yönünden
37. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmadan önce ihlale neden olduğu iddia edilen işlem veya eylem için idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması gerekir.
38. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle iç hukukta düzenlenen başvuru yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca başvurucunun Anayasa Mahkemesi önüne getirdiği şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve adli mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması, aynı zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (Bayram Gök [2. B.], B. No: 2012/946, 26/3/2013, § 19).
39. Olayda başvurucunun kıdem, ihbar, işe başlatmama ve boşta geçen süre tazminatlarına yönelik alacak talepleri Kozluk Asliye Hukuk Mahkemesinin (iş mahkemesi sıfatıyla) 30/4/2019 tarihli kararı ile hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddedilmiştir. Başvurucu, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmamıştır. İstinaf kanun yoluna yalnızca davalı işveren tarafından başvurulmuştur. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi de 31/12/2021 tarihli kararı ile mahkeme kararını kaldırmışsa da bu alacaklar yönünden yine davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermiştir.
40. Bu itibarla başvurucunun istinaf kanun yoluna başvurmadığı, şikâyetlerini öncelikle yargısal makamlar önünde dile getirme imkânı bulunmasına rağmen iç hukukta sahip olduğu yargısal yolları usulünce tüketmediği sonucuna varılmıştır.
41. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. 2022/44545 Numaralı Başvuru Yönünden (Fazla Çalışma, Hafta Tatili, Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücretleri Bakımından) Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
42. Başvurucu; fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri yönünden tanık beyanlarının zayıf ve ispata yeter bulunmadığı gerekçesiyle başkaca hiçbir araştırma ve irdeleme yapılmadan reddedildiğini, dolayısıyla mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
43. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden şikâyet eden bir kimse, önce böyle bir hakkının var olduğunu kanıtlamak zorundadır (Mustafa Ateşoğlu ve diğerleri [2. B.], B. No: 2013/1178, 5/11/2015, §§ 49-54). Bu nedenle öncelikle başvurucunun Anayasa'nın 35. maddesi uyarınca korunmayı gerektiren mülkiyete ilişkin bir menfaate sahip olup olmadığı noktasındaki hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekir (Cemile Ünlü [2. B.], B. No: 2013/382, 16/4/2013, § 26; İhsan Vurucuoğlu [1. B.], B. No: 2013/539, 16/5/2013, § 31).
44. Anayasa'nın 35. maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, § 20). Bu bağlamda mülk olarak değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayan menkul ve gayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı ayni haklar ve fikrî hakların yanı sıra icrası kabil olan her türlü alacak da mülkiyet hakkının kapsamına dahildir (Mahmut Duran ve diğerleri [2. B.], B. No: 2014/11441, 1/2/2017, § 60).
45. Meşru beklenti objektif temelden uzak bir beklenti olmayıp belirli bir kanun hükmüne veya başarılı olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteren yerleşik bir yargı içtihadına ya da ayni menfaatle ilgili hukuki bir işleme dayanan yeterli derecede somut nitelikteki bir beklentidir (Selçuk Emiroğlu [1. B.], B. No: 2013/5660, 20/3/2014, § 28). Dolayısıyla Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ortak koruma kapsamında olan meşru beklentiye dayalı mülkiyet hakkının tespiti mevcut hukuk sisteminde iddia edilen mülkiyet iddiasının tanınmasına bağlı olup bu tespit, mevzuat hükümleri ve yargı kararları ile yapılmaktadır (Üçgen Nakliyat Ticaret Ltd. Şti. [2. B.], B. No: 2013/845, 20/11/2014, § 37). Temelsiz bir hak kazanma beklentisi veya sadece mülkiyet hakkı kapsamında ileri sürülebilir bir iddianın varlığı meşru beklentinin kabulü için yeterli değildir (Kemal Yeler ve Ali Arslan Çelebi [1. B.], B. No: 2012/636, 15/4/2014, § 37).
46. Diğer taraftan yargı mercileri önünde hukukun ne şekilde yorumlanacağına ve uygulanacağına dair bir uyuşmazlık olduğunda ve bu bağlamda başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların yargı mercilerince kesin olarak reddedildiği durumlarda açık bir keyfîlik olmadığı veya bariz takdir hatası içermediği sürece meşru bir beklentinin bulunduğu sonucuna varılamaz (Yusuf Dilekçi [2. B.], B. No: 2014/12026, 21/9/2017, § 48).
47. Başvurucu; diğer bazı işçilik alacakları yanında fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenmesi talebiyle dava açmıştır. Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (iş mahkemesi sıfatıyla) bu alacak kalemleri yönünden dosyadaki belge ve tanık beyanlarını dikkate alarak başvurucunun davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de benzer gerekçelerle başvurucunun bu taleplerini ispatlayamadığı sonucuna varmıştır. Kesinleşmiş bir mahkeme hükmüne dayanan icra edilebilir her türlü alacak mülkiyet hakkının kapsamındadır (bkz. § 43). Başvurucu ise mahkemece hüküm altına alınmayan kısım yönünden bireysel başvuruda bulunmuştur. Dolayısıyla başvurucunun davanın reddine karar verilen kısım yönünden mülkünün veya meşru bir beklentisinin bulunduğunu ortaya koyması gerekir. Mahkeme kararının dosyadaki delillere dayandığı ve karar gerekçesinde bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan bir hususun da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddi yönünden başvurucunun Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı kapsamında bir mülkünün veya somut ve yeterli bir hukuki temele dayalı olarak mülkiyeti elde etme yönünde meşru bir beklentisinin bulunduğunu kanıtlayamadığı sonucuna ulaşılmıştır.
48. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
C. 2022/24561 Numaralı Başvuru Yönünden Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
49. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
50. 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun'da değişiklik yapan 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun uyarınca üç ay içinde yapılacak müracaat üzerine makul süre şikâyetlerinin Tazminat Komisyonu tarafından inceleneceği düzenlenmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi Ahmet Kartalkuş ([2. B.], B. No: 2019/39635, 19/3/2024) kararında ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna ulaşmıştır. Somut başvuruda da anılan kararda açıklanan ilkelerden ve varılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
51. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
52. Başvurucular; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
53. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 6216 sayılı Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
54. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE,
B. Adli yardım taleplerinin KABULÜNE,
C. 1. 2022/24561 (asgari geçim indirimi alacağı bakımından) ve 2022/44545 (fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti dışındaki alacaklar bakımından) numaralı başvurular ile diğer başvurular yönünden mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. 2022/24561 numaralı başvuru yönünden kıdem, ihbar, işe başlatmama ve boşta geçen süre tazminatları bakımından mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
3. 2022/44545 numaralı başvuru yönünden (fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri bakımından) mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
4. 2022/24561 numaralı başvuru yönünden makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
D. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
E. Diğer ihlal iddialarının İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA,
F. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere 2020/36893 numaralı başvuru yönünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine (E.2020/771, K.2020/853) iletilmek üzere Van 1. İş Mahkemesine (E.2019/723, K.2020/88), 2021/45173 numaralı başvuru yönünden Ankara 44. İş Mahkemesine (E.2018/139, K.2019/144), 2022/24561 numaralı başvuru yönünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesine (E.2019/1157, K.2021/1966) iletilmek üzere Kozluk Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2016/49, K.2019/118), 2022/44545 numaralı başvuru yönünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesine (E.2019/1442, K.2021/1655) iletilmek üzere Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2015/1039, K.2018/840), 2022/59397 numaralı başvuru yönünden Kayseri 2. İş Mahkemesine (E.2016/368, K.2019/329), 2022/107939 numaralı başvuru yönünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine (E.2022/1156, K.2022/2171) iletilmek üzere Hakkâri Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2019/81, K.2021/803), 2023/6327 numaralı başvuru yönünden Antalya 5. İş Mahkemesine (E.2022/487, K.2022/562), 2023/89062 numaralı başvuru yönünden Van 1. İş Mahkemesine (E.2019/591, K.2023/6) GÖNDERİLMESİNE,
G. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE,
H. 446,90 TL harcın Ahmet Aydemir'e, 487,60 TL harcın Çetinkaya Güngör'e, 664,10 TL harcın İlhan Yılmaz'a, 664,10 TL harcın Sefer Abi'ye, 1.480,40 TL harcın Murat Gümüş'e AYRI AYRI ÖDENMESİNE, 40.000 TL vekâlet ücretinin başvuruculara AYRI AYRI ÖDENMESİNE,
I. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
J. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 13/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, AHMET AYDEMİR VE DİĞERLERİ, B. No: 2020/36893, 13.01.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 01, sayfa 592–601
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.