Karar yılı 2026 · İkinci Bölüm
ERİNÇ YALTKAYA (2020/34568)
- Mülkiyet hakkı
- Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru; kadastro tespitine itiraz davası sırasında taşınmaz üzerine konulan ihtiyati tedbirin uzun süredir devam etmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Mülkiyet hakkı | Geçici hukuki koruma (İhtiyati tedbir, haciz, ihtiyati haciz) | Süre Aşımı | — |
| Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) | Makul sürede yargılanma hakkı (hukuk) | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
ERİNÇ YALTKAYA BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2020/34568) |
|
|
|
Karar Tarihi: 5/5/2026 |
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Basri BAĞCI |
|
Üyeler |
: |
Engin YILDIRIM Kenan YAŞAR Ömer ÇINAR Metin KIRATLI |
|
Raportör |
: |
Gökhan SÖNMEZ |
|
Başvurucu |
: |
Erinç YALTKAYA |
|
Vekili |
: |
Av. Kemal ERGİN |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru; kadastro tespitine itiraz davası sırasında taşınmaz üzerine konulan ihtiyati tedbirin uzun süredir devam etmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Başvurucu, Alanya Kadastro Mahkemesinde (Mahkeme) görülmekte olan kadastro tespitine itiraz davasına 1999 yılında Antalya ili Alanya ilçesi Türkler Mahallesi 114 ada 2 parsel sayılı taşınmazını ihale yoluyla icra müdürlüğünden satın almasıyla dâhil olduğunu, bu dava nedeniyle taşınmazına üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulduğunu ifade etmiştir.
3. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden yapılan incelemede şu bilgilere ulaşılmıştır:
i. Başvurucunun 28/3/2017 havale tarihli dilekçe ile taşınmazı üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmesi üzerine Mahkeme 5/4/2017 tarihinde ihtiyati tedbirin "davalıdır" şerhine dokunulmaksızın kaldırılmasına karar vermiş ve bu kararı tapu müdürlüğüne bildirmiştir. Bu karar başvurucu vekiline 17/4/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Alanya Tapu Müdürlüğü kararın yerine getirildiğini 6/10/2017 tarihinde Mahkemeye bildirmiştir.
ii. Mahkemenin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararına karşı davacı Maliye Hazinesi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 1/2/2018 tarihli ve E.2017/470, K.2018/24 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karar başvurucu vekiline 21/6/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.
4. Başvurucu, 30/10/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvuru konusu yargılama derdesttir.
5. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
A. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
6. Başvurucu, taşınmazı üzerindeki ihtiyati tedbirin uzun süredir devam etmesi nedeniyle tasarruf yetkisinin kısıtlanmasından yakınmıştır.
7. Bireysel başvurunun ön şartlarından biri de başvuru süresidir. Süre, başvurunun her aşamasında dikkate alınması gereken bir usul hükmüdür (Deniz Baykal [2. B.], B. No: 2013/7521, 4/12/2013, § 32).
8. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereği bireysel başvurunun başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.
9. Bireysel başvuru süresinin işlemeye başlaması yönünden nihai kararın gerekçesinin tebliği, öğrenme şekillerinden biridir (Mehmet Ali Kurtuldu [2. B.], B. No: 2013/5504, 28/5/2014, § 27). Ancak öğrenme, gerekçeli kararın tebliği ile sınırlı olarak gerçekleşmez; başka şekillerde de öğrenme söz konusu olabilir. Başvurucunun nihai kararın gerekçesini dava dosyasını incelemek suretiyle öğrenmesi mümkündür. Bu doğrultuda dosyadan suret alınması gibi hâllerde başvurucunun gerekçeli kararı öğrendiği kabul edilebilir. Başvurucuların nihai kararın gerekçesini öğrendiklerini beyan ettikleri tarih de bireysel başvuru süresinin başlangıcı olarak ele alınabilir (İlyas Türedi [1. B.], B. No: 2013/1267, 13/6/2013, §§ 21, 22).
10. Diğer yandan somut olayın koşullarında başvurucunun nihai karardan daha erken bir tarihte haberdar olması gerektiğinin değerlendirilmesi durumunda Anayasa Mahkemesi, başvuru süresinin başlangıcı için bu tarihi de esas alabilir (Ögeday Akın [1. B.], B. No: 2014/2345, 10/6/2015, § 38).
11. İncelenen olayda başvuru konusu dava nedeniyle taşınmazı üzerine konulan ihtiyati tedbir başvurucunun talebi doğrultusunda 5/4/2017 tarihinde kaldırılmış ve karar başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına dair kararın yerine getirilmediği yönünde bir şikâyeti de bulunmadığı gözetildiğinde ihtiyati tedbirin sona erdiğini öğrenme tarihinden itibaren otuz günlük başvuru süresi geçtikten sonra 30/10/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır.
12. Açıklanan gerekçelerle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
13. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Veysi Ado ([GK], B. No: 2022/100837, 27/4/2023) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'un geçici 2. maddesinde 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile yapılan değişikliğe göre 9/3/2023 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla derdest olan, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarıyla yapılan başvurulara ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı neticesine varmıştır. Somut başvuruda da anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
14. Açıklanan gerekçelerle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 5/5/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, ERİNÇ YALTKAYA, B. No: 2020/34568, 05.05.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 08, sayfa 206–208
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.