Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm
Z.S.S.Ö. (2020/33928)
- Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı | Tutukluluk (suç süphesi ve tutuklama nedeni) | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
Z.S.S.Ö. BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2020/33928) |
|
|
|
Karar Tarihi: 22/7/2026 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
|
Başkan |
: |
İrfan FİDAN |
|
Üyeler |
: |
Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ Yılmaz AKÇİL Şaban KAZDAL |
|
Raportör |
: |
Ömer Faruk NURSAÇAN |
|
Başvurucu |
: |
Z.S.S.Ö. |
|
Vekili |
: |
Av. Maide ÖZLÜ |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) avukatlık yapılanması ile bağlantılı olarak başvurucunun da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında soruşturma başlatılmıştır.
3. Başvurucu 12/9/2020 tarihinde kayınpederinin evinde yapılan aramada gözaltına alınmıştır.
4. Başvurucu, Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne getirilerek 22/9/2020 tarihine kadar burada gözaltında tutulmuş ve anılan tarihte Başsavcılıkça silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması talebiyle -başka şüphelilerle birlikte- Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir.
5. Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliği 22/9/2020 tarihinde başvurucu hakkındaki tutuklama talebinin reddine ve başvurucunun yurt dışına çıkışının yasaklanması ile konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbiri altına alınmasına karar vermiştir.
6. Başsavcılık 23/9/2020 tarihinde tutuklama talebinin reddi kararına itiraz etmiştir. Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğince 25/9/2020 tarihinde hakkında yakalama emri düzenlenmesine karar verilen başvurucu, aynı tarihte gözaltına alınmıştır. Başvurucu 26/9/2020 tarihinde -başka şüphelilerle birlikte- tutuklanması istemiyle Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) sevk edilmiştir. Hâkimlik 27/9/2020 tarihinde başvurucunun tutuklanmasına karar vermiştir.
7. Başvurucu 2/10/2020 tarihinde tutuklama kararına itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen Ankara 6. Sulh Ceza Hâkimliği 8/10/2020 tarihinde tutuklama kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar vermiştir.
8. Başvurucu, anılan kararı 12/10/2020 tarihinde öğrendiğini beyan etmiştir.
9. Başvurucu 6/11/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
10. İkinci Komisyon 12/2/2021 tarihinde başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Ayrıca yakalama ve gözaltı tedbirlerinin hukuki olmadığına, tutukluluğun makul süreyi aştığına, kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle, arama ve elkoyma işlemlerinden dolayı özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, eşitlik ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddialar ile soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması ve sulh ceza hâkimliklerinin yapısından dolayı kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların ise açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
11. Başsavcılık 16/12/2020 tarihinde başvurucu ve diğer şüpheliler hakkındaki tutukluluk hâlinin değerlendirilmesi için Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliğinden talepte bulunmuştur. Hâkimlik 17/12/2020 tarihinde başvurucunun tahliyesine ve yurt dışına çıkışının yasaklanması ile haftanın iki günü kolluk birimine imza karşılığı başvurması şeklinde adli kontrol altına alınmasına karar vermiştir.
12. Başsavcılık bu karara itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliği 18/12/2020 tarihinde tahliye kararının usul ve kanuna uygun olduğu kanaatiyle itirazın reddine karar vermiştir.
13. Başvurucu hakkında 17/5/2023 tarihli iddianameyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmıştır. Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesi 18/7/2023 tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermiş ve kovuşturma aşaması başlamıştır. Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesi 20/3/2024 tarihli kararıyla başvurucunun beraatine karar vermiştir. Beraat kararı istinaf kanun yoluna başvurulmadan 28/3/2024 tarihinde kesinleşmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
14. Başvurucu; somut suç şüphesi ve somut deliller bulunmadan hukuken geçersiz bir şekilde hakkında tutuklama kararı verildiğini, delilleri karartma ve kaçma şüphesi olmadığı hâlde şartları oluşmadan verilen tutuklama kararı dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
15. Bakanlık görüşünde, öncelikle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesindeki tazminat yolunun tüketilmesi gerektiği belirtilmiştir. Esas bakımından yapılacak inceleme yönünden ise başvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin meşru bir amacının olup olmadığı değerlendirilirken tutuklama kararının verildiği andaki genel koşulların gözardı edilmemesi gerektiği, tutuklama kararının gerekçesinden başvurucunun tutuklanmasına karar verilirken kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillere dayanıldığının anlaşıldığı, tutuklamaya dair verilen kararlara ilişkin gerekçeler kapsamında başvurucunun tutukluluğunun keyfî olduğunun savunulamayacağı ifade edilmiştir.
16. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında genel hatlarıyla başvuru formunda belirttiği iddialarını tekrarlamıştır.
17. Başvuru, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmiştir.
18. Anayasa Mahkemesi; haklarında verilen kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı kesinleşen kişiler yönünden de 5271 sayılı Kanun'da öngörülen tazminat davası açma yolunun bireysel başvuru öncesinde tüketilmesi gerektiğini ifade etmiştir (Hüseyin Hançer [2. B.], B. No: 2013/8319, 7/1/2016, §§ 37-41; Bilal Canpolat [1. B.], B. No: 2014/983, 18/5/2016, §§ 37-43; Kamil Erdoğan [2. B.], B. No: 2017/4023, 19/4/2018, §§ 38-42). Başvurucu, terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmıştır. Başvurucu 17/12/2020 tarihinde tahliye edilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda başvurucunun beraatine karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Somut olayda da kesinleşmiş bir hüküm bulunduğundan başvurucunun tutuklama tedbiri açısından 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde düzenlenen tazminat yoluna başvurabilmesi mümkündür.
19. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,
B. Tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 22/7/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, Z.S.S.Ö., B. No: 2020/33928, 22.07.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 10, sayfa 352–354
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.