Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm
AHMET KANİ ÇÖKMEN VE ÜNAL ÇÖKMEN (2020/28528)
- Mülkiyet hakkı
- Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru; taşınmaza kamulaştırmasız el atılması, kamulaştırmasız el atma tazminatının düşük belirlenmesi ve hükmedilen tazminatın ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Mülkiyet hakkı | Kamulaştırmasız el atma | Süre Aşımı | — |
| Mülkiyet hakkı | Kamulaştırmasız el atma | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
| Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) | Makul sürede yargılanma hakkı (hukuk) | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi | — |
| Mülkiyet hakkı | Kamulaştırmasız el atma | İşlemden Kaldırılma | — |
| Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) | Makul sürede yargılanma hakkı (hukuk) | İşlemden Kaldırılma | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
AHMET KANİ ÇÖKMEN VE ÜNAL ÇÖKMEN BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2020/28528) |
|
|
|
Karar Tarihi: 1/7/2026 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
İrfan FİDAN |
|
Üyeler |
: |
Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Yılmaz AKÇİL Şaban KAZDAL |
|
Raportör |
: |
Kamber Ozan TUTAL |
|
Başvurucular |
: |
1. Ahmet Kani ÇÖKMEN |
|
Vekili |
: |
Av. Coşkun DOĞRU 2. Ünal ÇÖKMEN |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru; taşınmaza kamulaştırmasız el atılması, kamulaştırmasız el atma tazminatının düşük belirlenmesi ve hükmedilen tazminatın ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Başvurucular, murislerinin hissedar oldukları, İzmir'in Gaziemir ilçesi Atıfbey Mahallesinde bulunan taşınmaza 1985 yılında kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla Ulaştırma Bakanlığına karşı 8/4/2011 tarihinde tazminat davası açmıştır.
3. Söz konusu davaya ilişkin yargılama süreci sonunda İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 5/9/2018 tarihinde davanın kabulü ile her bir başvurucuya ayrı ayrı 139.971 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmetmiştir.
4. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 26/2/2020 tarihinde tarafların temyiz itirazlarını reddederek kararı onamıştır.
5. Başvurucular vekiline nihai karar 13/3/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucular vekili 12/8/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
6. Başvurucuların kamulaştırmasız el atma tazminatı ile yargılama giderlerinin tahsili için 21/7/2020 tarihinde başlattıkları icra takibi dosyasına Ulaştırma Bakanlığı 12/8/2020 tarihinde 556.413,48 TL ödeme yapmıştır. Başvurucular vekiline 13/8/2020 tarihinde harçlar düşüldükten sonra toplam 541.666,49 TL ödenmiş ve dosyanın infazıyla kapatılmasına karar verilmiştir.
7. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
8. Başvurucu Ünal Çökmen 3/9/2020 tarihinde vekilini azletmiş, 29/5/2025 tarihinde vefat etmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
A. Başvurucu Ünal Çökmen Yönünden
9. Başvurunun incelenmesi devam ederken başvurucu Ünal Çökmen'in 29/5/2025 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.
10. Anayasa Mahkemesi Abdurrahman Beycur ve diğerleri ([GK], B. No: 2023/76490, 31/7/2025) kararında başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra vefat etmesi hâlinde bireysel başvurudan haberi olmayan mirasçılarının hak kaybına uğramaması için yapılması gerekenler hususunda genel ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi mirasçıların hak kaybına uğramalarını engellemek, bireysel başvuruların neticelendirilmesini sağlamak gerekliliğini birlikte karşılayabilecek bir yol olarak 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 49. maddesinin (7) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 84. maddesinin verdiği yetkiyle 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinin başvuru tarihinden sonra ölüm hâli için de uygulanabileceği kanaatine varmıştır. Anılan kararda Anayasa Mahkemesi, başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi hâlinde bu kişi yönünden başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı sonucuna ulaşmıştır. Bunun yanında vefat eden başvurucunun mirasçısı olduğunu bilgi ve belgeleriyle ispat eden kişilerin ise makul bir süre içinde bireysel başvuruyu takip etme iradesini ortaya koymaları hâlinde -mirasçıların menfaatlerinin bulunup bulunmadığını da gözeterek- başvurunun incelenmesine devam edilebileceğini belirtmiştir. Bu kapsamda bireysel başvuru yapıldıktan sonra ölen bir başvurucunun mirasçılarının başvuruyu devam ettirme yönündeki taleplerini Anayasa Mahkemesine iletme yükümlülüğünün kendileri üzerinde olduğu kaydedilmelidir. Öte yandan Anayasa’nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi durumunda dahi başvurunun incelenmeye devam edilebileceği vurgulanmalıdır. Somut başvuruda da anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
11. Açıklanan gerekçelerle başvurucu Ünal Çökmen yönünden başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
B. Başvurucu Ahmet Kani Çökmen Yönünden
1. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar
a. Kamulaştırmasız El Atıldığı ve Tazminatın Düşük Belirlendiğine İlişkin İddia
12. Başvurucu; taşınmazına kamulaştırmasız el atıldığını, dava süresince haklarından mahrum kaldığını, taşınmazın değerinin rayiçlerine göre düşük belirlendiğini ve en yüksek kamu faizine karar verilmediğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın koşullarının ve kamu kurumlarından temin edilen belgelerin dikkate alınması gerektiğini bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı başvuru formundaki iddialarını yinelemiştir.
13. 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası gereği bireysel başvurunun başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Somut olayda başvurucu vekiline, kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davası yargılamasına ilişkin nihai kararın 13/3/2020 tarihinde tebliğ edildiği kaydedilmelidir. Buna karşılık kamulaştırmasız el atılma ve tazminat bedelinin düşük belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönündeki başvurucunun şikâyetlerine konu bireysel başvurunun otuz günlük başvuru süresi geçtikten sonra 12/8/2020 tarihinde yapıldığı görülmektedir.
14. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. Kamulaştırmasız El Atma Karşılığında Hükmedilen Tazminatın Ödenmediğine İlişkin İddia
15. Başvurucu, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı alacağın ödenmediğini ve icra takibi başlatmak zorunda kaldığını ileri sürmüştür. Bakanlık görüşünde, Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın koşullarının ve kamu kurumlarından temin edilen belgelerin dikkate alınması gerektiği bildirilmiştir. Başvurucu 2/10/2025 tarihinde Bakanlık görüşüne karşı sunduğu beyanında başvuru formundaki iddialarını yineleyerek icra takibi başlatıldıktan sonra 12/8/2020 tarihinde ödeme yapıldığını, on yıldan uzun süren yargılama sonunda idarenin ayrıca ödeme yapmamasının tazminatı yetersiz duruma getirdiğini belirtmiştir.
16. 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi ve İçtüzük'ün 83. maddesi gereği başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde başvuru reddedilir. Yine İçtüzük'ün 59. maddesinin (5) numaralı fıkrasına göre başvuru formunda belirtilen bilgilerde ve başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik olduğunda bunun Mahkemeye bildirilmesi zorunludur.
17. Genel olarak bir hakkın öngörüldüğü amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk düzenince himaye edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının bireysel başvuru alanında özel olarak ele alındığı açıkça görülmektedir. Bu bağlamda bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve mahkemenin başvuruyu gereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür (Mehmet Güven Ulusoy [GK], B. No: 2013/1013, 2/7/2015, § 31; S.Ö. [2. B.], B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28).
18. Bu kapsamda özellikle Anayasa Mahkemesini yanıltmak amacıyla gerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge sunulması, başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında Anayasa Mahkemesinin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya tahrik edici bir üslup kullanılmasıyla söz konusu başvuru yolu kapsamında ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla bağdaşmayacak şekilde içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (Mehmet Güven Ulusoy, § 32; S.Ö., § 29).
19. Somut olayda başvurucu, kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminatın ödenmediğini ileri sürmüştür. Öte yandan başlatılan icra takibinde bireysel başvuru tarihi ile aynı gün takibe konu alacağın icra dosyasına yatırıldığı ve bir gün sonra da başvurucular vekiline ödendiği görülmektedir. Bununla birlikte başvurucunun söz konusu ödeme sonrasında Anayasa Mahkemesini bilgilendirmediği belirtilmelidir. Başvurucu vekilinin ilk olarak ödeme tarihinden beş yıldan fazla bir süre geçtikten sonra Bakanlık görüşüne karşı beyanında söz konusu ödemenin yapıldığını açıkladığı kaydedilmelidir.
20. Mahkeme ilamına bağlanan tazminatın ödenmediği şikâyetine ilişkin başvuruda iddiaya konu borcun süreç içinde kısmen veya tamamen ödenmesi başvurucunun mağdur statüsünün değerlendirilmesi bakımından önem taşımaktadır. Ödeme olgusunun değerlendirilmesi neticesinde ileri sürülen şikâyetler yönünden başvurucunun mağdur statüsünün hitama erdiği sonucuna ulaşılabilecek ve başvurunun düşmesine karar verilebilecektir. Buna karşılık somut olayda başvurucu, bireysel başvuru formunda başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik meydana geldiğinde bunu Anayasa Mahkemesine bildireceğini beyan etmesine rağmen İçtüzük'ün 59. maddesinin (5) numaralı fıkrasında belirtilen yükümlülüklerine açıkça aykırı bir şekilde yukarıda ifade edilen olguya ilişkin olarak herhangi bir bildirimde bulunmamıştır.
21. Açıklanan gerekçelerle başvurunun değerlendirilmesinde esaslı olan bir unsur hakkında başvurucunun bilgi vermediği, bu süreçte vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında Anayasa Mahkemesini bilgilendirmemek suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasını engellediği anlaşıldığından başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.
22. Başvurunun mahiyeti gözetildiğinde 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi ve İçtüzük'ün 83. maddesi uyarınca başvurucu aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesine gerek görülmemiştir.
2. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
23. Başvurucu, yargılamanın uzun sürmesinden yakınmaktadır. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Veysi Ado ([GK] B. No: 2022/100837, 27/4/2023) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'un geçici 2. maddesinde 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile yapılan değişikliğe göre 9/3/2023 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla derdest olan, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarıyla yapılan başvurulara ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı neticesine varmıştır. Somut başvuruda, anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Dolayısıyla makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia yönünden başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik nedenleri incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
24. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
A. 1. Başvurucu Ünal Çökmen yönünden başvurunun İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,
2. Başvurucu Ahmet Kani Çökmen yönünden kamulaştırmasız el atma ve kamulaştırmasız el atma tazminatının düşük belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
3. Başvurucu Ahmet Kani Çökmen yönünden kamulaştırmasız el atma karşılığında hükmedilen tazminatın ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle REDDİNE,
4. Başvurucu Ahmet Kani Çökmen yönünden makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 1/7/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, AHMET KANİ ÇÖKMEN VE ÜNAL ÇÖKMEN, B. No: 2020/28528, 01.07.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 10, sayfa 186–190
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.