Karar yılı 2026 · Birinci Bölüm
ÖZGE SUSAM VE DİĞERLERİ (2020/14027)
- Sendika hakkı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, üyesi oldukları sendikaların aldıkları kararlar üzerine öğle arasındaki nöbet görevlerini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin disiplin cezaları ile cezalandırılması nedeniyle sendika haklarının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Sendika hakkı | Sendika | İhlal | Manevi tazminat, Yeniden yargılama |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
ÖZGE SUSAM VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2020/14027) |
|
|
|
Karar Tarihi: 21/4/2026 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
İrfan FİDAN |
|
Üyeler |
: |
Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Yılmaz AKÇİL |
|
Raportör |
: |
Muhammed Cemil KANDEMİR |
|
Başvurucular |
: |
1. Halil İbrahim KELEŞ 2. Hamide GÜNGÖR ÇAYLAK 3. Kahraman ATAY 4. Muhammed Alper KARAASLAN 5. Nezaket Ülkü YILDIRIM 6. Seval ÇORUH 7. Yavuz DAŞTAN 8. Yusuf YILDIRIM |
|
Vekili |
: |
Av. İsmihan Kübra TOPAL 9. Neşe CAVLAK Av. Dilek ATAK 10. Aslı TAŞKIN 11. Ayşen ÇOTUR 12. Cevahir BOY 13. İsmahan KIRLANGIÇ 14. Kader ARSLAN 15. Kubilay UYSAL 16. Mehmet Ali TURHAN 17. Mustafa SUSAM 18. Özge SUSAM 19. Özgür KAHRAMAN 20. Özgür ÖZTÜRK 21. Reyhan KARABEY ÖZTÜRK 22. Sebahattin KIRLANGIÇ 23. Sevgi GÜLBİTTİ Av. İlkay BAHÇETEPE KARAKURT 24. Veysel IŞIK |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, üyesi oldukları sendikaların aldıkları kararlar üzerine öğle arasındaki nöbet görevlerini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin disiplin cezaları ile cezalandırılması nedeniyle sendika haklarının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucular, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda öğretmen olup Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN) ve Türk Eğitim Sendikası (TÜRK EĞİTİM-SEN) üyesidir.
A. Arka Plan Bilgisi
3. Öğretmenlerin görev ve sorumlulukları ile nöbet görevine ilişkin genel arka plan bilgisi için bkz. Osman Bayat ve diğerleri [GK], B. No: 2016/11319, 5/9/2024, §§ 5-10.
4. Öğretmenlerin görev ve sorumlulukları ile nöbet görevine ilişkin düzenlemeler 26/7/2014 tarihli ve 29072 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin (İlköğretim Kurumları Yönetmeliği) "Müdür yardımcısı ve öğretmenlerin nöbet görevi" başlıklı 44. maddesi ile 7/9/2013 tarihli ve 28758 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin (Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği) "Öğretmenlerin görevleri ve sorumlulukları" başlıklı 86. ve "Öğretmenlere nöbet görevi verilmesinin esasları" başlıklı 91. maddesinde yer almaktadır (Osman Bayat ve diğerleri, § 5).
5. Anılan mevzuata göre nöbetlerde uyulması gereken esaslar öğretmenler kurulunda görüşülerek nöbetçi öğretmen görev talimatnamesi hazırlanır. Söz konusu görev, eğitim faaliyetinin başlamasından belli bir süre öncesinde başlar ve bitiminden sonra belli bir süre daha devam eder. Bu süre zarfında nöbetçi öğretmenden öğrencilerin izlenmesinden, öğretmenlerin derslere zamanında girip girmediğinin kontrolüne, izinli öğretmenler nedeniyle boş kalan sınıfların idareye bildirilmesinden, binanın ısıtma, elektrik ve sıhhi tesisatın çalışıp çalışmadığının takibine kadar idarecilerle koordinasyon içinde olmak kaydıyla bir dizi yoğun emek ve dikkat gerektiren çeşitli görevleri yerine getirmesi beklenir. Buna göre nöbet görevi eğitim ve öğretim hizmetlerinin gereği gibi (düzenli ve sürekli) yerine getirilmesinin asli bir unsurudur ve bu bağlamda izleme ve denetleme görevlerini kapsar (Osman Bayat ve diğerleri, § 6).
6. Nöbet görevi, öğretmenlerin asli görevi içinde kabul edilmektedir (Osman Bayat ve diğerleri, § 7). TÜRK EĞİTİM-SEN tam gün eğitim yapan eğitim kurumlarında görev yapan üyelerinden isteyenlerin 2017-2018 öğretim yılı sonuna kadar öğle arasında nöbet tutmamaları kararını almıştır. Mezkûr 12/3/2018 tarihli ve 53 sayılı karar şöyledir:
"Tam gün eğitim yapan eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlere, kesintisiz bir şekilde, tüm gün nöbet görevi verilmekte ve öğle arasında da nöbet alanında bulunarak nöbet görevini yerine getirmeleri istenilmektedir. Öğretmenlerimizi beslenme, dinlenme ve ibadet gibi en temel ve insani ihtiyaçlarını karşılama hakkı verilmeksizin tüm gün nöbet görevi verilmesi yasal ve adil değildir. Bu sebeple tam gün eğitim yapan eğitim kurumlarında nöbet görevini yerine getiren üyelerimizden isteyenlerin 2017-2018 öğretim yılı sonuna kadar öğle arasında dinlenme hakkını kullanmalarına ve öğle arasında nöbet tutmamalarına karar verilmiştir."
7. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikasının (EĞİTİM SEN) 26/2/2018 tarihli kararının ilgili kısmı şöyledir:
"Tam gün eğitim yapılan okullarda, sendikamız üyesi öğretmenlerin öğle tatillerinde, temel gereksinimlerini karşılayabilmeleri için, nöbet görevlerini 2017-2018 öğretim yılı sonuna kadar yerine getirmemeleri kararı alınmıştır.”
8. Öte yandan mezkûr sendika kararlarının (bkz. §§ 6-7) alındığı ve başvuru konusu disiplin cezalarının tesis edildiği tarihlerde tam gün eğitim yapan okullarda öğle arasında nöbet tutmaya ilişkin anılan yönetmeliklerde bir düzenleme olmadığı görülmektedir. İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nde 10/7/2019 tarihinde ve Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nde 5/9/2019 tarihinde yapılan değişikliklerle tam gün eğitim yapan okullarda öğle arası nöbet görevinin öğretmenlerin temel ihtiyaçlarının gözönüne alınarak dengeli bir şekilde düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
B. Somut Olaylara İlişkin Bilgiler
9. Başvurucular; söz konusu sendika kararlarına istinaden kendilerine nöbet görevi verilmemesini, verilmesi hâlinde bu görevlerini yerine getirmeyeceklerini okul idarelerine bildirmiştir. Başvurucuların nöbet görevlerini yerine getirmediklerinin tespit edilmesi üzerine haklarında disiplin soruşturmaları başlatılmıştır. Başvurucuların 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrası uyarınca çeşitli disiplin cezaları (uyarma, kınama veya aylıktan kesme) ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Başvurucular, haklarında tesis edilen disiplin cezalarının iptali talebiyle davalar açmıştır.
10. Başvurucuların açtıkları davalarda bazı idare mahkemeleri dava konusu işlemin iptaline bazıları ise davanın reddine karar vermiştir. İstinaf aşamasında yapılan incelemelerde, ilk derece mahkemelerinin davanın reddine ilişkin kararlarına karşı yapılan başvurular reddedilirken; işlemin iptali yönündeki ilk derece mahkeme kararları kaldırılarak davaların reddine karar verilmiştir. Yargılama mercileri nihai olarak başvurucuların açtıkları davaların reddine karar vermiştir.
11. Yargılama mercilerinin davaların reddine ilişkin kararlarının gerekçeleri benzerdir. Kararlarda; usulüne uygun olarak yürürlüğe konulan yönetmelikle tam gün eğitim yapan okullarda öğretmenlere öğle arası da dâhil -tam gün- nöbet görevi verilebileceğinin düzenlendiği, söz konusu sendika kararlarının nöbet görevinin yerine getirilmemesinin mazereti olarak gösterilemeyeceği, sendika kararlarının kamu görevlilerinin ortak menfaatlerini korumak şeklindeki sınırı aşarak mevzuat hükümlerinin eğitim öğretim dönemi boyunca uygulanmaması niteliği taşıdığı, yönetmelikle getirilen nöbet görevinin sendika kararıyla sürekli olarak işlevsiz kılınmasının sendikal faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçelerinin bir kısmına veya tamamına yer verildiği görülmektedir.
II. DEĞERLENDİRME
12. Aralarında bağlantı bulunması nedeniyle süresi içinde yapılan ekli tablonun (B) sütununda belirtilen başvuruların 2020/14027 numaralı başvuru ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekir.
A. Sendika Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar
13. Başvurucular, üyesi oldukları sendikaların aldıkları kararlar uyarınca gerçekleştirdikleri eylemler nedeniyle disiplin cezası almaları sebebiyle ifade ve örgütlenme özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
14. Anayasa Mahkemesi, önceki kararlarında kamu görevlileri sendikalarının faaliyet alanlarına ilişkin oldukça geniş açıklamalarda bulunmuştur (Ahmet Parmaksız [GK], B. No: 2017/29263, 22/5/2019, §§ 50, 62; Ayfer Altuntaş ve İkbal Ünzile Gürsoy [1. B.], B. No: 2018/24874, 31/3/2022, §§ 26, 36). Başvurucular, başvuru konusu nöbet tutmama eylemleriyle idareyi baskı altına alarak öğle arasındaki nöbet görevlerine ilişkin düzenlemenin değiştirilmesini hedeflemiş ve bu eylemleri sendika kararı üzerine gerçekleştirmiştir. Dolayısıyla anılan eylem çağrısının kamu görevlisinin çalışma hayatı ve bu bağlamda sendikaların çekirdek faaliyet alanı ile ilgili olduğu anlaşıldığından somut olaya konu müdahalelerin sendika hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir (sendikal hakların değerlendirme usulü ve mahiyeti için bkz. Ahmet Parmaksız, §§ 48-63; Ayfer Altuntaş ve İkbal Ünzile Gürsoy, §§ 24-34).
15. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvuruların bu kısımlarının kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
16. Başvurucuların üyesi oldukları sendikaların kararlarını gerekçe göstererek nöbet tutmamaları üzerine disiplin cezasıyla cezalandırılmaları sendika hakkına bir müdahaledir. 657 sayılı Kanun'un 26. ve 125. maddelerinin müdahalelerin kanuni dayanağını oluşturduğu ve kanunilik ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır. Başvurucuların nöbet görevlerini yerine getirmemeleri nedeniyle yapılan müdahalelerin kamu hizmetinin gereği gibi yerine getirilmesine yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve Anayasa'nın 51. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kamu düzeninin korunması meşru amacını taşıdığı sonucuna varılmıştır. Bunun yanı sıra sendika hakkına yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı olması gerekir (Tayfun Cengiz [2. B.], B. No: 2013/8463, 18/9/2014, § 55; Abidin Aydın Tüfekçi [1. B.], B. No: 2013/1315, 15/4/2015, § 52; Hikmet Aslan [2. B.], B. No: 2014/11036, 16/6/2016, § 50). Bu itibarla müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluğu yönünden inceleme yapılacaktır.
17. Başvurucuların sendika faaliyetleri çerçevesinde öğle arasında nöbet tutmamak şeklindeki eylemlerine verilen disiplin cezalarının demokratik toplumda gerekli olduğunun kabulü için disiplin cezası verilmesine ve buna dair açılan davaların yargılama mercilerince reddedilmesine ilişkin gerekçelerin ilgili ve yeterli olması gereklidir (benzer yaklaşım için bkz. Tayfun Cengiz, § 57).
18. Anayasa Mahkemesi Mustafa Kumcu ([2. B.], B. No: 2020/19864, 17/9/2025) kararında, üyesi olduğu sendikanın aldığı eylem kararı üzerine öğle arasındaki nöbet görevlerini yerine getirmeyen kamu görevlisine kınama cezası verilmesini sendika hakkı kapsamında incelemiştir. Mustafa Kumcu kararında; sendikanın eyleminin gerekçesini, tam gün eğitim yapan okullarda öğretmenlere kesintisiz olarak tüm gün nöbet görevi verilmesi nedeniyle öğle arasında da nöbet tutan öğretmenlerin beslenme, dinlenme ve ibadet gibi en temel ve insani ihtiyaçlarını karşılayamadıkları şeklinde açıkladığı görülmektedir (Mustafa Kumcu, § 56). Kararda, ne disiplin soruşturma raporunda ne de mahkeme kararlarında başvurucunun öğle arasında nöbet tutmama gerekçesine ilişkin olarak bir değerlendirmede bulunulmadığı oysa tam gün eğitim yapan okullarda öğle arasında nöbet tutmamanın gerekçeleri konusunda ileri sürülen görüşlerin yapılacak idari ve yargısal değerlendirmede haklı bulunması durumunun davanın esasını ve sonucunu doğrudan etkileme ihtimaline sahip olduğu belirtilmiştir (Mustafa Kumcu, § 57). Mustafa Kumcu kararında, disiplin cezasına konu eylem kararının alındığı süreçte nöbetçi öğretmenlerin temel gereksinimlerini karşılaması için yeterli zamanın sağlanmasını temin eden bir mekanizma olmadığı, yargılama mercii kararlarında da sadece başvurucunun yönetmelik hükmüyle kendisi için öngörülen görevi sürekli olarak yerine getirmemesinin sendikal faaliyet kapsamına girmediği tespitinde bulunulmakla yetinildiği, mahkemelerin bu gerekçesinin yeterli olmadığı ifade edilmiştir (Mustafa Kumcu, § 58). 2019 yılında yapılan mevzuat değişiklikleriyle tam gün eğitim yapan okullarda öğle arası nöbet görevinin öğretmenlerin temel ihtiyaçlarının gözönüne alınarak dengeli bir şekilde düzenlenmesi gerektiği yönünde ilgili yönetmeliklerde düzenlemeler yapılmıştır (bkz. § 8, Mustafa Kumcu, §§ 20-22). Kararda, sendika hakkına yapılan müdahalenin demokratik toplumda gerekli olduğunun ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya konulamadığı değerlendirmesiyle ihlal sonucuna ulaşılmıştır.
19. Somut olayda, tam gün eğitim yapan okulda görev yapan başvurucuların üyesi oldukları sendikaların aldığı karar üzerine öğle arasında nöbet tutmamaları nedeniyle çeşitli disiplin cezalarıyla cezalandırıldıkları görülmektedir. Yargılama mercileri verdikleri kararlarda başvurucuların öğle arasında nöbet tutmama gerekçesine ilişkin olarak herhangi bir değerlendirmede bulunmamıştır. Anayasa Mahkemesinin Mustafa Kumcu kararındaki değerlendirmeleri dikkate alındığında başvuruculara verilen disiplin cezalarının öğle arasında nöbet görevinin yerine getirilmemesi yönünden söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren bir durum yoktur. Bu itibarla ilgili ve yeterli gerekçe içermeyen yargı kararlarıyla başvurucuların sendika hakkına yapılan müdahaleler zorunlu sosyal bir ihtiyaca karşılık gelmediği için demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
20. Açıklanan gerekçelerle müdahalelerin Anayasa’nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkını ihlal ettiğine karar verilmesi gerekir.
21. 2020/39298 ve 2020/39957 başvuru numaralı dosyalarda başvurucuların disiplin cezasıyla cezalandırılmalarının bir diğer gerekçesi olarak okul servislerine ilişkin sendikanın aldığı karar uyarınca eyleme katılarak nöbet görevini yerine getirmemeleri de gösterilmiştir. Anayasa Mahkemesi Evrim Aydar ve Nermin Bilgin ([2. B.], B. No: 2021/62868, 1/10/2025) kararında nöbetçi öğretmenlerden öğrenci servislerine ilişkin olarak istenilen görevlerin nöbet görevi kapsamını aştığı yönündeki şikâyetlerin temelsiz olmadığı, nitekim 2024 yılında yapılan mevzuat değişikliğiyle öğretmenlerin öğrenci taşıma uygulamasına ilişkin nöbet görevlerinin ayrıntılı olarak düzenlendiği, idari soruşturmada ve buna ilişkin yargısal denetimde bu itirazları karşılayacak ilgili ve yeterli gerekçe bulunması gerekirken ne idari kararda ne de mahkeme kararlarında buna ilişkin değerlendirme bulunmadığı gerekçesiyle ihlal kararı vermiştir (Evrim Aydar ve Nermin Bilgin, §§ 23-25). Dolayısıyla belirtilen iki başvuruda ek olarak sunulan gerekçe bakımından anılan karardan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
B. Diğer İhlal İddiaları
22. Başvurucular disiplin cezasıyla cezalandırılmaları şeklindeki müdahale nedeniyle adil yargılanma ve dinlenme hakları ile eşitlik ilkesi ve angarya yasağının da ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Sendika hakkının ihlal edildiği şikâyeti yönünden ulaşılan sonuç ve aşağıda hükmedilen giderim gözetildiğinde başvurucuların diğer ihlal iddialarının ayrıca incelenmesine gerek olmadığına karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
23. Başvurucular ihlalin tespit edilmesini istemiş ve yeniden yargılama talebinde bulunmuşlardır. 2020/14027, 2020/14028, 2020/20606, 2021/14055, 2021/14471, 2021/15395, 2021/15397, 2021/15817, 2021/17998, 2021/3194, 2021/34878, 2021/35396, 2021/4150, 2022/97830 başvuru numaralı dosyalarda 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir. 2021/4743 başvuru numaralı dosyada ise 4.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir.
24. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
25. İhlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvuruculara manevi zararları karşılığında 2021/4743 numaralı başvuruda başvurucuya 50.000 TL, 2020/14027, 2020/14028, 2020/20606, 2021/14055, 2021/14471, 2021/15395, 2021/15397, 2021/15817, 2021/17998, 2021/3194, 2021/34878, 2021/35396, 2021/4150, 2022/97830 numaralı başvurularda ise taleple bağlı kalınarak 20.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Maddi tazminata ilişkin taleplerin ise belgelenemediğinden reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE,
B. Sendika hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa’nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
Ç. Diğer ihlal iddialarının İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA,
D. 2021/4743 numaralı başvuruda 50.000 TL, 2020/14027, 2020/14028, 2020/20606, 2021/14055, 2021/14471, 2021/15395, 2021/15397, 2021/15817, 2021/17998, 2021/3194, 2021/34878, 2021/35396, 2021/4150, 2022/97830 numaralı başvurularda ise 20.000 TL manevi tazminatın başvuruculara ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
E. Kararın bir örneğinin sendika hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ekli tablonun (D) sütununda gösterilen mahkemelere GÖNDERİLMESİNE,
F. Ekli tablonun (E) sütununda belirtilen harç ve (F) sütununda gösterilen vekâlet ücretlerinden oluşan yargılama giderlerinin tabloda gösterildiği şekliyle başvuruculara ÖDENMESİNE,
G. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
Ğ. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 21/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, ÖZGE SUSAM VE DİĞERLERİ, B. No: 2020/14027, 21.04.2026. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 07, sayfa 215–220
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.