Karar yılı 2023 · İkinci Bölüm
CEM DURSUN (2019/42915)
- Kötü muamele yasağı
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, ceza infaz kurumunda gerçekleşen fiziksel şiddet nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Kötü muamele yasağı | İnfaz kurumunda güç kullanımı | Açıkça Dayanaktan Yoksunluk | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
CEM DURSUN BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2019/42915) |
|
|
|
Karar Tarihi: 18/1/2023 |
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
Başkan |
: |
Kadir ÖZKAYA |
|
Üyeler |
: |
M. Emin KUZ |
|
|
|
Rıdvan GÜLEÇ |
|
|
|
Yıldız SEFERİNOĞLU |
|
|
|
Kenan YAŞAR |
|
Raportör |
: |
Volkan ÇAKMAK |
|
Başvurucu |
: |
Cem DURSUN |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, ceza infaz kurumunda gerçekleşen fiziksel şiddet nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, silahlı terör örgütü (DHKP-C) kurma/yönetme suçu isnadıyla hakkında yürütülen ceza yargılaması nedeniyle Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu sırada -iddiasına göre- görüş ziyaretinden dönerken diğer mahpuslarla birlikte ceza infaz kurumu personelinin fiziksel şiddetine maruz kalmıştır. Olayın gerçekleştiği gün kurum personeli tarafından tutulan 20/9/2018 tarihli tutanakta özetle saat 12.00 sıralarında mahpus T.O.nun revir biriminden dönerken yere oturduğu, "Direnme hakkımı kullanacağım." dediği, infaz koruma memurlarınca odasına götürülmeye çalışıldığı, bu sırada ziyaret görüşünden gelen E.M. adlı mahpusun kurum personeline "İşkenceciler, şerefsizler." diyerek bağırdığı, T.O.nun odasının önüne götürüldüğünde ayağa kalkarak infaz koruma memurlarının üzerine yürüdüğü, "İşkenceciler, şerefsizler." diyerek bağırdığı, akabinde de odasına alındığı belirtilmiştir.
3. Başvurucunun da aralarında bulunduğu birden fazla mahpus 21/9/2018 tarihli dilekçelerle Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde kurum personelinden şikâyetçi olmuştur. Dilekçelerde özetle başvurucu ile birlikte E.M. ve T.O.nun kurum personelinden fiziksel şiddet gördüğü, hakarete uğradığı ifade edilmiştir.
4. Başvurucu hakkında fiziksel şiddet iddiasına ilişkin olarak düzenlenmiş bir doktor raporu bulunmamaktadır. Ayrıca başvurucunun darp ve cebir için doktor raporu almak istediği, böyle bir talebinin bulunduğu ancak karşılanmadığı yönünde bir iddiası söz konusu değildir.
5. Adalet Bakanlığı tarafından sunulan belge içeriği uyarınca başvurucu, olay günü protesto amacıyla diğer mahpuslarla beraber koğuş kapılarına vurmuş ve gözetleme camını kırmıştır. Başvurucunun da aralarında olduğu olaya karışan mahpuslar hakkında başlatılan idari soruşturma sonucunda başvurucu; kurum tesislerine, araç ve gereçlerine zarar verme eylemi nedeniyle dört gün hücre cezası ile cezalandırılmıştır. Söz konusu cezaya yönelik itiraz Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla reddedilmiştir. Ayrıca aynı eylem nedeniyle açılan kamu davası sonucu başvurucu, kamu malına zarar verme suçundan 1 yıl hapis cezası ile tecziye edilmiş ve hüküm kesinleşmiştir.
6. Başvurucu ve diğer mahpusların beyanı üzerine başlatılan soruşturmada ilgili birimlerden sürece ilişkin bilgi/belge ve görüntü kayıtları temin edilmiştir. Kamera Kaydı İnceleme Tutanağı'na göre kayıtlarda başvurucuya ilişkin görüntü yer almamaktadır. Soruşturma sonunda 17/7/2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Gerekçede; infaz koruma memurlarının ölçülü şekilde direnmeye müdahale ettikleri, zor kullanma yetkilerini aştıklarına dair herhangi bir veri bulunmadığı, kötü muamele iddiasını ispatlar nitelikte delilin söz konusu olmadığı belirtilmiştir. Başvurucunun karara yönelik itirazı 21/11/2019 tarihinde reddedilmiştir.
7. Başvurucu, nihai kararı 21/11/2019 tarihinde öğrenmesinin ardından 17/12/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
8. Komisyon tarafından başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
9. Başvurucu, fiziksel şiddet gördüğünü, konuya ilişkin gereken soruşturmanın yapılmadığını ileri sürmüş ve ayrıca adli yardım talebinde bulunmuştur. Konuya ilişkin insan hakları yargısı içtihadını sunan Adalet Bakanlığı, adli makamların tespitinden ve ulaştığı sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir neden bulunmadığını beyan etmiştir.
10. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
11. Başvuru, kötü muamele yasağı kapsamında incelenmiştir.
12. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan maddi ve manevi varlığı koruma ve geliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü öncelikle negatif yükümlülük olarak kamu otoritelerinin kişilerin fiziksel ve ruhsal olarak zarar görmelerine neden olmamalarını gerektirdiği gibi ayrıca pozitif yükümlülük olarak devlete kişilerin işkence ve eziyete ya da insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir ceza veya muameleye maruz bırakılmalarını engelleyecek tedbirler alma ödevi yüklemektedir. Sınırları belli bazı durumlarda, mevzuata uygun olarak ve sadece kaçınılmaz hâllerde aşırı olmaması koşuluyla güvenlik güçleri tarafından fiziksel güce başvurulmasının kötü muamele olmadığı kabul edilmektedir. Kötü muamele iddialarının savunabilir olduğundan ve dolayısıyla bu iddialara ilişkin derhâl resmî bir soruşturma başlatılması gerekliliğinden söz edilebilmesi için iddiaların güçlü bir dayanak ile birlikte yetkili merciler nezdinde dile getirilmesi gerekmektedir. Söz konusu gereklilik sağlanmadığında mağdur olduğunu ileri süren kişilerin etkili soruşturma yürütülmesine ilişkin meşru bir beklentiye girebileceklerini söyleyebilmek mümkün değildir (Cezmi Demir ve diğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014, Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, Beyza Metin, B. No: 2014/19426, 12/12/2018).
13. Somut başvuruya temel olan 20/9/2018 tarihli olayda, direnen bazı mahpuslara karşı kurum personelinin zor kullanma yetkisine başvurduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar tutanakta olayın başlamasına sebebiyet veren mahpuslar arasında başvurunun adı geçmese de ve kamera kayıtlarında başvurucuya ait görüntü bulunmasa da sunulan şikayet dilekçeleri ve başvurucunun protestoya iştirak ederek kamu malına zarar verdiğine yönelik tespitler ile yaptırımlar dikkate alındığında başvurucunun meydana gelen olayların içinde yer aldığı görülmüştür. Terör suçu isnadı nedeniyle ceza infaz kurumunda tutulan başvurucu20/9/2018 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle hem disiplin hem de hapis cezası ile tecziye edilmiş, cezaları kesinleşmiştir. Bu noktada ceza infaz kurumlarında güvenliğin sağlanması, düzenin korunması adına güç kullanımının belli bazı durumlarda, mevzuata uygun olarak ve aşırı olmamak koşuluyla kötü muamele olarak kabul edilmediğini hatırlatmak gerekir (Ali Rıza Özer ve diğerleri, §§ 81, 82).
14. Başvurucunun fiziksel olarak şiddet gördüğüne ilişkin herhangi bir veri (doktor raporu, kamera kaydı vs.) bulunmamaktadır. Bununla beraber kurum personelinin kendilerine direnen ve odalarına girmek istemeyen mahpuslara kurum güvenliğinin sağlanması, düzenin korunması adına aşırı olmamak kaydıyla müdahale etmesinin, mahpusların koğuşlarına alınmasının kötü muamele yasağının ihlali için aranan asgari ağırlık derecesini aşan bir müdahale olarak nitelenemeyeceği de açıktır. Somut başvuruda müdahalenin aşırı olduğuna, asgari ağırlık derecesinin aşıldığına dair bir bilgi/belge tespit edilememiştir.
15. Sonuç olarak olay günü gerçekleşen eylemleri nedeniyle kesinleşmiş idari yaptırım ve hürriyeti bağlayıcı ceza ile tecziye edilmiş bulunan, kurum güvenliğinin sağlanması adına müdahale ile odasına alındığı anlaşılan ve fiziksel şiddete uğradığına dair bir delil/emare sunamayan başvurucunun kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin savunulabilir bir iddia ortaya koyamadığı değerlendirilmiştir.
16. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 18/1/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, CEM DURSUN, B. No: 2019/42915, 18.01.2023. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 02, sayfa 189–191
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.