İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2023 · Birinci Bölüm

HAKAN SÖĞÜT (2019/26871)

  • Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, özel bir şirket bünyesinde çalışan başvurucunun ahlaki durum gerekçe gösterilerek iş akdinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkıMeslek (atama, disiplin, OHAL hariç işten çıkarma)Süre Aşımı—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

HAKAN SÖĞÜT BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/26871)

 

Karar Tarihi: 4/10/2023

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Muammer TOPAL

 

 

Recai AKYEL

 

 

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

İrfan FİDAN

Raportör

:

Ferhat YILDIZ

Başvurucu

:

Hakan SÖĞÜT

Vekili

:

Av. Emrullah Gökhan ÖZKAYA

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, özel bir şirket bünyesinde çalışan başvurucunun ahlaki durum gerekçe gösterilerek iş akdinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu; çıkan tartışma sırasında tarafları sakinleştirmeye çalıştığını, kamera görüntülerinde ses kaydı olmadığı için kimin kusurlu olduğunun anlaşılamadığını, kaldıkları otelin işyeri sayılamayacağını, savunmalarının mahkemelerce dikkate alınmayarak karar verilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca; otelin hukuka aykırı olarak görüntülerini kaydettiğini, bu görüntüler esas alınarak karar verildiğini, söz konusu olayların dinlenme saatinde gerçekleştiğini, işle ilgili bir durumun bulunmadığını, buna rağmen otel müdürünün gönderdiği e-posta ekinde kamera kayıtlarını göndermesinin özel hayatına bir saldırı niteliğinde olduğunu iddia etmiştir. Başvurucu son olarak; kamera kayıtlarının sorumsuz bir şekilde paylaşılması ve bu kayıtların içeriğinin mesleki bir durumla ilgili olmaması nedeniyle kişilik haklarının zedelendiğini ve özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğini ifade etmiştir.

3. Bakanlık görüşünde; ilgili yargı kararları ve Anayasa Mahkemesinin içtihatları tekrarlandıktan sonra, başvurucunun davranışının iş sözleşmesindeki güven unsurunu zedeleyip zedelemediği, başvurucunun özel hayata saygı hakkı ile işverenin yönetim yetkisi arasında adil bir denge sağlanıp sağlanmadığı, bu bağlamda kamu otoritesinin pozitif yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği hususlarının incelenmesi esnasında görüşte belirtilen hususların da gözönünde bulundurulması gerektiği belirtilmiştir.

4. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanında, bireysel başvuru formunda bulunan iddialarını tekrar etmiş ve özel görüntülerinin işlenmesi ve gönderilmesinin açıkça özel hayatın gizliliği hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

II. DEĞERLENDİRME

5. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Hüseyin Aşkan (B. No: 2017/15649, 21/7/2020) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Kararda Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nde (UYAP) evrak işlem kütüğü üzerinde yapılan incelemede başvurucu vekili tarafından nihai kararın açılarak okunduğu tespit edilen tarih, nihai kararın sonucunun öğrenildiği tarih kabul edilerek bireysel başvuru süresi bu tarihten itibaren başlatılmış ve başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Somut olayda da nihai kararın başvurucu tarafından UYAP üzerinden 26/6/2019 tarihinde okunduğu ve başvurunun otuz günlük bireysel başvuru süresi geçtikten sonra 30/7/2019 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 4/10/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, HAKAN SÖĞÜT, B. No: 2019/26871, 04.10.2023. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 13, sayfa 164–165

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.