İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2022 · Birinci Bölüm

MOHAMMAD YOUNES (2019/21018)

  • Kötü muamele yasağı
  • Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, sınır dışı edilmek üzere havalimanındaki transit (uluslararası) bölgede idari gözetim kararı olmaksızın fiilen tutulma nedeniyle kötü muamele yasağı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Kötü muamele yasağıKötü muamele riskine rağmen sınır dışıDüşme—
Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkıİdari gözetimBaşvuru Yollarının Tüketilmemesi—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MOHAMMAD YOUNES BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/21018)

 

Karar Tarihi: 15/3/2022

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Muammer TOPAL

 

 

Recai AKYEL

 

 

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Hüseyin MECEK

Başvurucu

:

Mohammad YOUNES

Vekili

:

Av. Azad METE

 

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, sınır dışı edilmek üzere havalimanındaki transit (uluslararası) bölgede idari gözetim kararı olmaksızın fiilen tutulma nedeniyle kötü muamele yasağı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 25/6/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

3. Anayasa Mahkemesinin 5/7/2019 tarihli kararıyla başvurucunun sınır dışı ve idari gözetimin kaldırılması yönündeki tedbir talepleri reddedilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

4. Başvuru formu ve ekleri, ilgili kurumlardan ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) elde edilen bilgi ve belgelere göre olaylar özetle şöyledir:

5. 1991 doğumlu Suriye ve Lübnan vatandaşı olduğunu ifade eden başvurucu, Lübnan’daki mülteci kampından kaçarak Türkiye’den transit olarak geçmek isterken 25/5/2019 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda yakalanmıştır. Kabul edilemez yolcu statüsünde bulunan başvurucunun Türkiye’ye girişine izin verilmeyerek başvurucu, havalimanında transit bölgede bekletilmiştir.

6. Başvurucu 19/6/2019 tarihinde Lübnan’a deport edilmiş ancak Lübnan makamları başvurucuyu ülkeye kabul etmeyerek bir gün sonra Türkiye’ye iade etmiştir.

7. Başvurucu vekilinin 17/2/2020 tarihli dilekçesinde verdiği bilgilere göre başvurucu 16/7/2019 tarihinde Türkiye'ye kabul edilerek serbest bırakılmıştır.

8. Göç İdaresi Başkanlığının 14/1/2021 tarihli yazısında başvurucunun Türkiye’ye kabul edilerek Edirne’de ikamet etmeye başladığı bildirilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

9. Anayasa Mahkemesinin 15/3/2022 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi Yönünden

10. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

11. Başvurucu; vatandaşı olduğu Suriye’de iç savaş olduğunu, ülkesine iadesi hâlinde iç savaş nedeniyle öldürülme, işkence ya da kötü muameleye maruz kalma riski bulunduğunu, ikinci vatandaşlığa sahip olduğu Lübnan’da kaldığı mülteci kampının koşullarının insan haysiyetiyle bağdaşmadığını belirterek kötü muamele yasağının ihlal edileceğini öne sürmüştür.

12. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün “Düşme kararı” kenar başlıklı 80. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

 “(1) Bölümler ya da komisyonlarca yargılamanın her aşamasında aşağıdaki hallerde düşme kararı verilebilir:

...

ç) Bölümler ya da Komisyonlarca saptanan herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi.

…

 (2) Bölümler ya da Komisyonlar; yukarıdaki fıkrada belirtilen nitelikteki bir başvuruyu, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde incelemeye devam edebilir.”

13. Başvurucunun havalimanında transit bölgede bir süre bekletildikten sonra Türkiye'ye girişine izin verilmiş olması, Türkiye'ye girdikten sonra hakkında verilmiş güncel ve uygulanabilir bir sınır dışı kararı alınmaması dikkate alındığında başvurucunun vatandaşı olduğu ülkelerden birine gönderilme ihtimalinin ortadan kalktığı anlaşılmıştır.

14. Açıklanan gerekçelerle başvurunun incelenmesine devam edilmesini gerektiren bir husus bulunmadığından başvurunun bu kısmının düşmesine karar verilmesi gerekir.

C. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

15. Başvurucu, idari gözetim kararı olmadan transit bölgede tutulduğunu belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini öne sürmüştür.

16. Anayasa Mahkemesi A.A. (B. No: 2014/18827, 20/12/2017, § 37) başvurusunda idari gözetimin sona erdiği durumlarda tam yargı davası açmak üzere idari yargıya müracaat edilebileceğini ifade etmiştir. Başvurucunun başvuru tarihinden sonra Türkiye’ye giriş yaptığı ve transit bölgede bekletilmesinin sona erdiği anlaşıldığından başvurucunun tam yargı davası açmasının önünde bir engel bulunmamaktadır.

17. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddia yönünden başvurunun DÜŞMESİNE,

C. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyete neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,

E. Kararın bir örneğinin bilgi için İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne GÖNDERİLMESİNE 15/3/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, MOHAMMAD YOUNES, B. No: 2019/21018, 15.03.2022. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 04, sayfa 15–17

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.