İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2023 · İkinci Bölüm

MUSTAFA ÖZEN VE DİĞERLERİ (2019/14899)

  • Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, kamudaki göreve iade edilirken daha önceki yöneticilik görevine atamanın yapılmaması nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkıMeslek (atama, disiplin, OHAL hariç işten çıkarma)İhlalYeniden yargılama

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MUSTAFA ÖZEN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/14899)

 

Karar Tarihi: 6/9/2023

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Yıldız SEFERİNOĞLU

 

 

Basri BAĞCI

 

 

Kenan YAŞAR

Raportör

:

Duygu KALUKÇU

Başvurucular

:

Mustafa ÖZEN ve diğerleri [bkz. ekli tablonun (B) sütunu]

Başvurucular Vekilleri

:

bkz. ekli tablonun (C) sütunu

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, kamudaki göreve iade edilirken daha önceki yöneticilik görevine atamanın yapılmaması nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurular, muhtelif tarihlerde vebireysel başvuru süresi içinde yapılmıştır. Ekli tablonun (A) sütununda numaraları belirtilen başvuruların konu yönünden irtibatı nedeniyle 2019/14899 numaralı başvuru ile birleştirilmesine ve incelemenin 2019/14899 numaralı başvuru üzerinden Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

3. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Somut olayda başvurucular, önceki pozisyonlarına atanması taleplerinin reddine dayanak yapılan kanun hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğunu, masum oldukları sabit olduğu hâlde kazanılmış haklarına aykırı bir şekilde özlük hakları ve unvan yönünden daha düşük bir pozisyona atanmaları nedeniyle mülkiyet ve çalışma haklarının, eşitlik ilkesinin ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucuların iddialarının özel hayata saygı hakkı yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

4. Anayasa Mahkemesi 24/12/2019 tarihli ve E.2018/159, K.2019/93 sayılı kararıyla başvuruya konu yargılamada uygulanan 1/2/2018 ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 10. maddesinin 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değiştirilen (1) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. İptal edilen düzenlemede, müdür yardımcısı veya daha üstü ile bunlara eş değer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılanların atamalarında, söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanlarının dikkate alınacağı hüküm altına alınmıştır.

5. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Abdulkadir Tuncay (B. No: 2019/35343, 30/3/2022) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu kapsamda başvurucunun meslek hayatı bakımından gerçekleştirilen müdahalenin doğrudan dayanağını oluşturan düzenlemenin kanunilik şartını sağlamadığı, olayın koşulları çerçevesinde başvurucunun durumuna özgü hukuki ve fiilî koşullara dair bir değerlendirme yapılmadan, yöneticilik görevine iade edilmesine engel teşkil eden hukuki ve fiilî bir zorunluluk bulunduğu gösterilmeden gerçekleştirilen müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesi ve özel hayata saygı hakkını düzenleyen 20. maddesini ihlal ettiği sonucuna varılmıştır. Somut başvuruda anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Bu doğrultuda başvurucuların Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

6. Başvurucular, ihlalin tespiti ve yeniden yargılama yapılması ile maddi/manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100). İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

7. Dosyadaki belgelerden tespit edilen ekli tablonun (F) sütununda gösterilen miktarlardaki harç ile yine ekli tabloda (C) sütununda vekil ile temsil edildiği belirtilen başvurucular yönünden 9.900 TL vekâlet ücretinin ayrı ayrı başvuruculara ödenmesine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin özel hayata saygı hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ekli tablonun (E) sütununda belirtilen mahkemelere GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuların tazminat talebinin REDDİNE,

E. Ekli tablonun (F) sütununda gösterilen miktarlardaki harç ile yine ekli tabloda (C) sütununda vekil ile temsil edildiği belirtilen başvuruculara 9.900 TL vekâlet ücretinin AYRI AYRI ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 6/9/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, MUSTAFA ÖZEN VE DİĞERLERİ, B. No: 2019/14899, 06.09.2023. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 12, sayfa 72–74

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.