İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Karar yılı 2017 · İkinci Bölüm

DURSUN ÇİÇEK (3) (2014/2185)

  • İfade özgürlüğü

AYM kayıt alanı

Başvuru konusu

Başvuru, suç duyurusunda kullanılan ifadeler nedeniyle verilen hapis cezasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.

Hak bazında

İncelenen haklar ve sonuç

HakMüdahaleSonuçGiderim
İfade özgürlüğüİfade özgürlüğü - şeref ve itibar dengesiDüşme—

Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.

Resmî metin

Resmî kararın tam metni

Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

DURSUN ÇİÇEK BAŞVURUSU (3)

(Başvuru Numarası: 2014/2185)

 

Karar Tarihi: 6/12/2017

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

 

 

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

 

 

Recep KÖMÜRCÜ

 

 

M. Emin KUZ

Raportör

:

Recep KAPLAN

Başvurucu

:

Dursun ÇİÇEK

Vekili

:

Av. İrem ÇİÇEK

 

 

 

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, suç duyurusunda kullanılan ifadeler nedeniyle verilen hapis cezasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/2/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

6. Emekli kurmay albay olan başvurucu 1960 doğumlu olup olaylar tarihinde Silivri Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunmaktadır.

7. Başvurucu, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına verdiği 16/5/2011 tarihli dilekçe ile bazı taleplerde bulunmuştur. Başvurucu ayrıca 26/5/2011 tarihinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine verdiği bir dilekçeylesuç duyurusu yapmıştır.

8. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250. madde ile görevli) anılan dilekçe ve suç duyurusunun "hakaret" içerdiği gerekçesiyle 20/6/2011 tarihinde Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur.

9. Yapılan soruşturma üzerine 27/6/2012 tarihli iddianame düzenlenmiştir. Silivri 1. Sulh Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda başvurucu 26/5/2011 tarihli suç duyurusunda yer alan ve iddianameye konu edilen ifadeleri nedeniyle 1 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Karar 3/12/2013 tarihinde Yargıtayca onanmıştır. Başvurucu, kararı 19/1/2014 tarihinde öğrendiğini beyan etmiştir.

10. Başvurucu 13/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

11.Öte yandan, başvurucu tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına itiraz yoluna gidilmesi talebinde bulunulmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bu talep uygun görülerek 7/1/2016 tarihli yazıyla itiraz yoluna gidilmiş vekararın bozulması talep edilmiştir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi 13/1/2016 tarihinde, itirazın kabulü ile hükmün bozulmasına ve yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

12. Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda 22/3/2016 tarihinde başvurucunun beraatına karar verilmiştir. Karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

13. Mahkemenin 6/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

14. Başvurucu adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

15. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi gereği Anayasa Mahkemesi, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kalkmış olması hâlinde başvurunun düşmesine karar verebilir (S.Ö., B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 23).

16. Başvuru konusu olayda başvurucu hakkında verilmiş olan karar, temyiz incelemesi sonucunda 3/12/2013 tarihinde Yargıtayca onanmıştır. Bireysel başvuru tarihinden sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının olağanüstü kanun yolu niteliğinde olan "itiraz" yetkisini kullanması üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesi 13/1/2016 tarihinde, itirazın kabulü ile hükmün bozulmasına ve yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sonunda 22/3/2016 tarihinde başvurucunun beraatına karar verilmiş ve karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir.

17. Somut olayda ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılarak başvurucunun mağdurluk statüsünün sona erdiği ve başvurunun incelenmesine devam edilmesini gerektiren bir husus bulunmadığı anlaşılmaktadır.

18. Açıklanan nedenlerle başvurunun düşmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun DÜŞMESİNE,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 6/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

AYM, DURSUN ÇİÇEK (3), B. No: 2014/2185, 06.12.2017. Resmî kaynak.

Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 14, sayfa 391–393

Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.

İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.

Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin

Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.