Karar yılı 2017 · Birinci Bölüm
EBRU BAYRAM (2014/15024)
- Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı
- Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı)
AYM kayıt alanı
Başvuru konusu
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve Cumhuriyet savcısının verdiği mütalaaya karşı görüş alınmadan tutukluluk hâlinin devamına karar verilmesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması, mahkûmiyet kararının gerekçesiz olması, ana dilde savunma talebinin reddedilmesi ve haksız yere mahkûmiyet kararı verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru konusu, başvurucunun iddiasını anlatır; AYM’nin ihlal bulduğu anlamına gelmez. Sonuç için ilgili hakka ait hükmü okuyun.
Hak bazında
İncelenen haklar ve sonuç
| Hak | Müdahale | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı | Tutulan kişinin yargı merciine başvuru hakkı (hakim önüne çıkarılma) | Süre Aşımı | — |
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | Sözlü yargılanma hakkı (aleni yargılanma, duruşmada hazır bulunma vs.) | Süre Aşımı | — |
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | Makul sürede yargılanma hakkı (ceza) | Süre Aşımı | — |
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | Gerekçeli karar hakkı (ceza) | Süre Aşımı | — |
| Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) | Müdafi yardımından yararlanma hakkı (ceza) | Süre Aşımı | — |
Bu tablo AYM’nin kayıt alanlarından aktarılmıştır. Bir kararda birden fazla hak ve farklı sonuç bulunabilir; kesin sonuç için kararın hüküm bölümü esastır.
Resmî metin
Resmî kararın tam metni
Kaynak: Anayasa Mahkemesi. Okunabilirlik için HTML biçimi düzenlenmiş; kararın metni ve kaynakta varsa ayrı görüşler korunmuştur. Karar, verildiği dönemin hukukunu yansıtır; sonraki mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
|
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
EBRU BAYRAM BAŞVURUSU |
|
(Başvuru Numarası: 2014/15024) |
|
|
|
Karar Tarihi: 22/11/2017 |
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
|
|
KARAR |
|
|
|
Başkan |
: |
Burhan ÜSTÜN |
|
Üyeler |
: |
Hicabi DURSUN |
|
|
|
Hasan Tahsin GÖKCAN |
|
|
|
Kadir ÖZKAYA |
|
|
|
Yusuf Şevki HAKYEMEZ |
|
Raportör |
: |
Akif YILDIRIM |
|
Başvurucu |
: |
Ebru BAYRAM |
|
Vekili |
: |
Av. Ramazan DEMİR |
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve Cumhuriyet savcısının verdiği mütalaaya karşı görüş alınmadan tutukluluk hâlinin devamına karar verilmesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması, mahkûmiyet kararının gerekçesiz olması, ana dilde savunma talebinin reddedilmesi ve haksız yere mahkûmiyet kararı verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 5/9/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.
5. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu, isnat edilen suçlara ilişkin olarak 25/2/2011 tarihinde gözaltına alınmış ve aynı tarihte tutuklanmıştır.
9. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK mülga 250. madde ile görevli) 1/4/2011 tarihli iddianame ile başvurucunun PKK terör örgütü adına suç işleme, terör örgütünün propagandasını yapma, mala zarar verme, patlayıcı maddeleri izinsiz olarak bulundurma, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açmıştır.
10. Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK mülga 250. madde ile görevli) 28/12/2012 tarihli ve E.2011/87, K.2012/326 sayılı kararıyla başvurucunun mala zarar verme, memura görevini yaptırmamak için direnme, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, silahlı terör örgütü üyeliği ve patlayıcı maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçlarından hapis ve adli para cezalarıyla cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir.
11. Anılan kararın başvurucu tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesi 15/4/2014 tarihli ve E.2013/18110, K.2014/4538 sayılı kararıyla genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçu yönünden hükmü bozmuş; diğer mahkûmiyet hükümlerini ise onamıştır.
12. Bu arada 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) mülga 250. maddesiyle görevlendirilen özel yetkili mahkemeler kapatılmıştır. Bunun üzerine bozulan hükme ilişkin yapılan yargılama dosyası Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesine tevzi edilmiştir.
13. Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtayın kısmi bozma kararını ceza infaz kurumu aracılığıyla başvurucuya 4/8/2014 tarihinde tebliğ etmiştir. Daha sonra dosya, yargılamanın suçun işlendiği yer mahkemesince yapılması gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararıyla Mersin Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
14. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi 26/12/2014 tarihli ve E.2014/468, K.2014/454 sayılı kararıyla başvurucunun müsnet suçtan beraatine karar vermiştir.
15. Başvurucu 5/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
16. Mahkemenin 22/11/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
17. Başvurucu; tutukluluk hâlinin devamına ilişkin kararlara yapılan itirazın soyut ve matbu gerekçelerle reddedildiğini, itirazların dosya üzerinden ve duruşmasız olarak incelendiğini, bu aşamada Savcılık tarafından sunulan mütalaaların kendisine tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca, hakkındaki soruşturmanın bizzat savcılık tarafından yürütülmesi gerekirken kolluk görevlileri tarafından yürütüldüğünü, isnat edilen suçlara ilişkin olarak Mahkeme tarafından hiçbir somut ve gerçekçi değerlendirme yapılmadığını, isnat edilen fiiller arasındaki nedensellik bağının hukuka uygun delillerle ortaya konulamadığını, somut olaya ilişkin delillerin yeterince araştırılmadığını ve deliller arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, ara kararlarına yapılan itirazların gerekçesiz olarak reddedildiğini, ana dilde savunma yapma talebinin reddedildiğini, müdafii beklenmeksizin hakkında mahkûmiyet kararı verildiğini ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılamadığını belirterek güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
18. Başvurucunun bozulan hükme ilişkin yürütülen yargılamaya yönelik bir şikâyeti bulunmamaktadır.
B. Değerlendirme
19. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereği bireysel başvurunun başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.
20. Somut olayda, nihai kararın tebliğ edildiği 4/8/2014 tarihinden itibaren otuz günlük başvuru süresi geçtikten sonra 5/9/2014 tarihinde adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik bireysel başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır.
21. Diğer taraftan bir suç isnadına bağlı olarak tutuklulukla ilgili şikâyetleri içeren bireysel başvurunun -ilk derece mahkemesince hüküm ile birlikte verilen tutukluluğun devamı kararına itiraz edilmemiş ise- kararın verildiği tarihten itibaren, itiraz edilmiş ise itiraz merciince verilen kararın öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmektedir (Muhammet Ömeroğlu, B. No: 2014/657, 17/5/2016, § 40). Somut olayda başvurucu tarafından ilk derece mahkemesince hüküm ile birlikte verilen tutukluluğun devamı kararına itiraz edildiğine yönelik bir bilgi ve/veya belge bulunmamaktadır. Bu nedenle başvurunun ilk derece mahkemesinin nihai kararını verdiği 28/12/2012 tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılması gerekirken 5/9/2014 tarihinde yapılan bireysel başvuruda süre aşımı olduğu sonucuna varılmıştır.
22. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 22/11/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
AYM, EBRU BAYRAM, B. No: 2014/15024, 22.11.2017. Resmî kaynak.
Bu kararı içeren okuma derlemesi (PDF) · Bölüm 14, sayfa 101–103
Arşiv kesiti: 12 Ekim 2026. Kararlar tarihsel bağlamlarıyla aktarılır.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirelim.
İlk iletişimde konunuzu kısaca iletebilirsiniz.
Hukuki hizmet alanlarımızı inceleyin
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayınızın koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.