İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Deniz Ticareti Hukuku

Gemi Kazalarında Deniz Kirliliği: Temizleme Giderleri, Üçüncü Kişi Zararları ve Sigorta

Deniz kirliliğine müdahale bariyerleri yanında numune ve olay kaydı hazırlayan uzmanların temsili görünümü
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 10 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Gemi kazalarında deniz kirliliği, temizleme giderleri, üçüncü kişi zararları, CLC ve Bunkers ayrımı ile P&I sigortasına başvurunun hukuki esasları.

Bir gemi kazasının ardından denize yayılan yakıt veya yük, yalnızca gemi sahibini ilgilendiren bir hasar oluşturmaz. Müdahale şirketinin faturası, balıkçının kaybı, kıyı tesisinin temizliği ve turizm işletmesinin faaliyet kesintisi aynı olaydan doğabilir. Tazminatın kime yöneltileceği; kirleten maddenin niteliğine, geminin türüne, olay yerine ve uygulanacak sorumluluk rejimine bağlıdır. İdari para cezası, temizleme gideri ve özel hukuk tazminatı ayrı değerlendirilir.

Bu makale, Türkiye bağlantılı gemi kazalarında donatanlar, yabancı sigortacılar, P&I kulüpleri, kıyı işletmeleri ve zarar görenler bakımından bu ayrımı açıklar. Kirlilik cezasına karşı başvuru usulünün ayrıntıları yerine, müdahale giderlerinin ve üçüncü kişi zararlarının belgelenmesine, sigorta ilişkisine ve sınır ötesi dosya yönetimine odaklanır.

Deniz kirliliğinde önce hangi hukuk uygulanır?

Hukuki inceleme, kazanın adından önce kirlenmenin kaynağını belirlemelidir. Tankerin taşıdığı kalıcı nitelikteki petrol, bir konteyner gemisinin bunker yakıtı ve kıyı boru hattından sızan kimyasal aynı düzenlemeye tabi olmayabilir. Geminin bayrağı önemlidir; ancak Türkiye’de oluşan çevresel zararın bütün sonuçlarını tek başına belirlemez.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1336. maddesi, tanımlanan petrol kirliliği zararlarında 1992 tarihli Hukuki Sorumluluk Sözleşmesi ile 1992 Fon Sözleşmesi’nin uygulanmasını düzenler. Bu sözleşmelerin düzenlediği hususlarda başka mevzuatın aynı konuya ilişkin hükümlerinin doğrudan üst üste uygulanması doğru olmaz. TTK 1337, bu sistemin yabancılık unsuru taşımayan olaylarda da uygulanacağını belirtir. [1]

5312 sayılı Kanun ise kendi kapsamındaki gemilerden ve kıyı tesislerinden kaynaklanan kirlenmeye müdahale ile zararların karşılanmasını düzenler. Kanunun 2. maddesi, petrol ve diğer zararlı maddeleri taşıyan 500 groston ve üzeri gemiler ile ilgili kıyı tesisleri üzerinden bir kapsam kurar. Bu eşik, daha küçük bir teknenin sebep olduğu kirliliğin hukuken karşılıksız kalacağı anlamına gelmez. Böyle bir olayda Çevre Kanunu, genel sorumluluk hükümleri ve varsa uygulanabilir özel düzenlemeler ayrıca incelenir. [2]

CLC, Bunkers ve IOPC Fund birbirinden nasıl ayrılır?

1992 CLC sistemi, sözleşmedeki gemi ve petrol tanımları karşılandığında, esas olarak dökme yük olarak taşınan kalıcı petrolün yol açtığı kirlenmeyi kapsar. İlgili tankerlerin kendi yakıtından kaynaklanan bazı sızıntılar da bu sisteme girebilir. Bunkers 2001 ise geminin işletilmesi veya sevki için kullanılan bunker yakıtından kaynaklanan, CLC kapsamında kalmayan zararlar bakımından önem taşır. Her petrol sızıntısında iki sistem birlikte tazminat ödemez. [3]

IOPC Funds, her deniz kazası için başvurulabilecek genel bir sigorta fonu değildir. Fonun devreye girmesi, 1992 Fon Sözleşmesi’nin olay, zarar ve coğrafi kapsam koşullarına bağlıdır. IMO’nun 2026 tarihli taraflık kaydında Türkiye; CLC 1992, FUND 1992 ve Bunkers 2001 bakımından taraf olarak yer almaktadır. Belirli kazada sözleşmenin uygulanabilmesi için kaza tarihindeki yürürlük durumu da dikkate alınır. [4]

İlk soruİncelenecek belge veya bilgiHukuki önemi
Denize ne karıştı?Yakıt ve yük belgeleri, numune analiziPetrol, bunker ve diğer zararlı madde ayrımı
Kaynak hangi gemi veya tesis?Olay kayıtları, iz sürme ve uzman incelemesiSorumlu tarafın belirlenmesi
Zarar nerede oluştu?Koordinat, kıyı ve deniz alanı kayıtlarıSözleşmenin coğrafi uygulama alanı
Hangi zarar talep ediliyor?Müdahale, mal hasarı ve gelir kaybı dosyalarıTalebin hukuki dayanağı ve ispatı
Hangi güvence mevcut?Poliçe, sertifika, kulüp kayıt belgesiSigortacıya veya garantöre başvuru

Temizleme ve koruyucu önlem giderlerini kim öder?

5312 sayılı Kanun’un 6. maddesi; temizleme, koruyucu önlemler, atıkların taşınması ve bertarafı, bozulan çevrenin yeniden oluşturulması ile belirli mal, kişi ve gelir zararları bakımından sorumlu tarafların müteselsil sorumluluğunu düzenler. Sorumlu tarafların kimliği kanundaki tanım ve somut olay birlikte değerlendirilerek belirlenir. Buna karşılık CLC gibi özel bir rejimde sorumluluğun belirli kişiye yöneltilmesi ve diğer kişilerin korunması ayrı kurallara bağlanmıştır. [1, 2]

Bu nedenle gemi sicilindeki malik, teknik yönetici, kiracı, kaptan, kıyı tesisi ve garantörün tamamına aynı gerekçeyle talep gönderilmesi yeterli bir dosya stratejisi değildir. Her muhatabın olaydaki rolü, sözleşmesel konumu ve ilgili rejimde sorumluluk taşıyıp taşımadığı gösterilmelidir. Acentenin bildirimleri alması da tek başına zarardan şahsen sorumlu olduğunu göstermez.

Müdahale sırasında yapılan harcamanın gerekli ve olayla bağlantılı olduğu belgelenmelidir. Kullanılan bariyerlerin uzunluğu, müdahale teknesinin çalışma saatleri, personel çizelgeleri, atık miktarı ve bertaraf teslim belgeleri faturayı açıklayan temel kayıtlardır. Aynı ekipmanın farklı zarar kalemlerinde tekrar yazılması, kullanılmayan personelin tam zamanlı gösterilmesi veya olayla ilgisiz bakımın temizlik giderine eklenmesi uyuşmazlık yaratır.

Bir kamu makamının müdahale emri veya görevlendirmesi, işin neden yapıldığını gösteren güçlü bir belgedir. Bununla birlikte her fatura kaleminin miktarı, makullüğü ve kazayla ilişkisi ayrıca incelenebilir. Acil müdahalenin zorunluluğu ile sonradan talep edilecek bedelin hesabı birbirini tamamlayan iki ayrı konudur.

Müdahale sözleşmesinde hangi kayıtlar önem taşır?

İş emri, hizmet alanı, birim fiyat, bekleme ücreti, ek personel onayı ve işin sona erme ölçütü açık olmalıdır. İlk müdahale başlamadan bütün teknik ayrıntıların kesinleşmesi mümkün olmayabilir. Bu durumda günlük faaliyet raporları, onaylı değişiklik emirleri ve ekipman listeleri sonradan çıkabilecek hesap uyuşmazlığını azaltır.

Müdahale şirketinin sözleşme alacağı ile zarar gören kişinin kirlilik tazminatı aynı hukuki talep değildir. Hizmeti sipariş edenin borcu, kirletenin sorumluluğu ve sigortacının ödeme yükümlülüğü ayrı ayrı kurulmalıdır. Bir tarafın ödeme yapması hâlinde rücu hakkının kapsamı ve gerekli belgelerin devri de düzenlenmelidir.

Balıkçılık, turizm ve diğer üçüncü kişi zararları nasıl hesaplanır?

Tekne, ağ, iskele, su alma sistemi veya kıyı ekipmanında fiziksel kirlenme oluştuğunda; olay öncesi durum, temizlik imkânı, onarım ihtiyacı ve ekonomik ömür birlikte değerlendirilir. Tamamen yenileme bedelinin istenmesi için mevcut malın neden makul biçimde temizlenemediği veya onarılamadığı açıklanmalıdır. Daha önce mevcut hasarlar kaza zararından ayrılır.

Gelir kaybında yalnızca satışların düşmesi yeterli olmayabilir. Kirlilik ile kayıp arasındaki bağ; faaliyet alanı, resmî kapatma kararı, avlanma yasağı, rezervasyon iptalleri, müşteri yazışmaları ve önceki dönem verileriyle gösterilir. Genel ekonomik yavaşlama, mevsimsel değişim veya işletmenin başka bir nedenle kapalı olması hesaba katılmalıdır.

Özellikle balıkçılık ve turizm taleplerinde brüt ciro ile gerçek ekonomik kayıp ayrılır. Faaliyet durduğunda yapılmayan yakıt, malzeme veya değişken personel giderleri hesaplamayı etkileyebilir. Alternatif av sahasına geçiş veya hizmetin başka yerde sunulması makul ise, bunun imkânı ve maliyeti değerlendirilir. Zararı azaltma tedbiri, zarar gören kişiden sınırsız mali fedakârlık beklenmesi anlamına gelmez.

IOPC Funds’ın talep rehberleri, kendi sistemi içinde ekonomik kayıp ile kirlenme arasında yeterince yakın bağ aranmasına ve iddiaların belgeyle desteklenmesine önem verir. Bu rehberler her ulusal davada kendiliğinden bağlayıcı kanun niteliğinde değildir; uygulanabilir fon rejimindeki değerlendirme yaklaşımını açıklar. Çevrenin eski hâline getirilmesine ilişkin taleplerde de soyut bir doğa değeri hesabı yerine, ilgili rejimin kabul ettiği makul iyileştirme önlemleri ve maliyetleri incelenir. [5]

İdari para cezası ve özel hukuk tazminatı aynı dosya mıdır?

Kirlilik nedeniyle uygulanan idari yaptırım, kamusal denetimin sonucudur. Temizleme gideri veya işletmenin zarar talebi ise ayrı bir alacağın konusudur. Ceza tutanağında yer alan konum, fotoğraf ve gözlem tazminat dosyasında önem taşıyabilir; ancak tutanakta ceza uygulanması her özel hukuk zararının miktarını kendiliğinden ispatlamaz.

İdari yaptırıma itiraz ile tazminat talebinin tabi olduğu görev, yetki ve süreler aynı kabul edilmemelidir. Bir başvurunun yapılması diğer işlemin süresini otomatik olarak durdurmayabilir. Ayrıca cezanın ödenmesi veya iptal edilmesi; kazadan kaynaklanan bütün özel hukuk alacaklarını tek başına sona erdirmez. Her işlemin hukuki etkisi ve kesinleşme durumu ayrı değerlendirilir.

Kaza soruşturması, çevresel inceleme ve hukuk davasında farklı amaçlarla düzenlenen raporlar bulunabilir. Teknik bir raporun “muhtemel kaynak” değerlendirmesi ile hukuken sorumluluğun kesin olarak belirlenmesi aynı aşama değildir. Dosyada bu ayrım korunmalı, uzman görüşleri hangi veriye dayandıklarıyla birlikte sunulmalıdır.

P&I, zorunlu mali güvence ve doğrudan başvuru

P&I sigortası, donatanın üçüncü kişilere karşı belirli sorumluluklarını güvence altına alır. Deniz kirliliği teminatı; poliçenin kapsamı, kulüp kuralları, istisnalar, olay tarihi ve sigortalı geminin kaydı üzerinden incelenir. Tekne ve makine sigortasının geminin kendi hasarını karşılaması, çevresel sorumluluğun da aynı poliçeden ödeneceği anlamına gelmez.

Gard’ın kirliliğe ilişkin Rule 38 düzenlemesi, bu alandaki kulüp teminatının bir örneğidir. Buna dayanarak bütün P&I poliçelerinin aynı şartlarla çalıştığı söylenemez. İdari para cezalarının teminatı da kirlilik tazminatından ayrı kontrol edilmelidir; bazı durumlarda özel kurallar veya kulübün takdiri gündeme gelir. [6]

Doğrudan sigortacıya başvuru, ilgili sözleşme veya uygulanacak hukukla kurulmalıdır. CLC ve Bunkers sistemleri belirli koşullarda doğrudan talep imkânı tanır. Sıradan bir poliçede aynı imkânın bulunduğu varsayılamaz. Türk hukukunun uygulanabildiği sorumluluk sigortalarında TTK 1478 de değerlendirilir; yabancı hukuk seçimi bulunan sigorta ilişkisinin etkisi ayrıca araştırılır. [1, 3]

Bunkers Sözleşmesi’ndeki zorunlu sigorta eşiği 1.000 grostonun üzerindeki gemiler bakımındandır. Bu eşik, sözleşmenin sorumluluk hükümlerinin yalnızca bu büyüklükteki gemilerde uygulanacağı şeklinde okunmamalıdır. Sertifika, mali güvenceyi gösterir; zarar kaleminin kapsamını, sorumluluğu ve tutarı ayrıca kanıtlamak gerekir. [3]

Yabancı şirketler için delil, süre ve tahsil planı

İlk dosyada geminin IMO numarası, olay tarihindeki sicil kaydı, donatan ve işletme zinciri, yük ve yakıt bilgileri, sigorta kayıtları, yetkili makam bildirimleri ile ilk teknik rapor birlikte bulunmalıdır. Numunelerin kim tarafından, nereden ve ne zaman alındığı; muhafaza ve teslim zinciriyle izlenebilir olmalıdır. Fotoğrafın orijinali, zaman bilgisi ve konumu korunmalıdır.

Yabancı hukuk bürosu ile Türkiye’deki ekip aynı olay çizelgesini kullanmalıdır. UTC ile yerel saat farkı, gemi ve şirket adlarının farklı yazımı, poliçe dönemleri ve para birimleri küçük görünen fakat uyuşmazlığı büyütebilen konulardır. Yabancı belgelerde tercüme, tasdik ve gerektiğinde apostil gerekliliği belge türüne ve kullanılacağı işleme göre belirlenir.

Talep süresi; kaza tarihi, zararın ortaya çıkışı, sorumlunun öğrenilmesi ve ilgili sözleşmeye göre ayrı ayrı hesaplanır. Sigortacıyla yazışmanın veya hasar dosyası açılmasının süreyi mutlaka koruduğu varsayılmamalıdır. Teminat mektubu alınacaksa kapsanan alacak, üst tutar, faiz ve giderler, uygulanacak hukuk, yetki ve sona erme koşulları açık yazılmalıdır. Teminatın kabul edilmesi ile alacaktan vazgeçilmesi farklı işlemlerdir.

5312 sayılı Kanun’un 12. maddesinde, daha uzun kanuni süreler ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler saklı tutularak; zararın öğrenildiği ve sorumlu tarafın tespit edildiği tarihten itibaren beş yıl, her hâlde olaydan itibaren on yıl öngörülür. Olaylar zincirinde son olay tarihi önemlidir. Bu süreler CLC veya Bunkers kapsamındaki talebe doğrudan taşınamaz. Kanunun 11. maddesindeki tazminat ve müdahale ücreti taleplerinin idareye bildirilmesi usulü de, dava ve süre incelemesinden ayrı olarak yerine getirilmelidir. [2]

Diğer zararlı maddeler açısından gelecekteki uluslararası rejimler de güncel durumuyla ele alınmalıdır. IMO, 2010 HNS Sözleşmesi’nin 2027’de yürürlüğe gireceğini açıklamıştır. Bu nedenle 14 Ekim 2026 itibarıyla, söz konusu sistem sanki yürürlükteki genel bir tazminat fonuymuş gibi sunulamaz. Olay tarihi ve ilgili devletlerin taraflığı ayrıca önem taşır. [7]

Karar incelemesi: temizleme giderinin kaynağı nasıl ispatlandı?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 9 Kasım 2023 tarihli, E. 2023/1196, K. 2023/3170 sayılı kararında, limandaki kirliliğin kıyıdaki bir binanın yakıt sisteminden kaynaklandığı kabul edilen bir olay değerlendirilmiştir. Temizleme çalışması yapan şirketin talebinde olay kayıtları, görüntüler ve teknik değerlendirme önem taşımıştır. Daire, tazminat yönünden değerlendirmeyi yerinde bulmuş; vekâlet ücretindeki düzeltmeyle hükmü onamıştır. [8]

Bu karar bir tanker kazası veya P&I kapsamı kararı olarak kullanılamaz. Makale açısından önemi, kirlenmenin kaynağı ile yapılan iş ve istenen bedel arasındaki bağın somut delillerle kurulmasıdır. Aynı limanda birden fazla muhtemel kaynak varsa yalnızca yakındaki geminin varlığına dayanmak yeterli olmayabilir.

Örnek dosya: yakıt sızıntısı ve sahil işletmesinin kaybı

Varsayımsal olarak, bir yük gemisinin yakıt sızıntısı nedeniyle bir sahil işletmesinin on gün faaliyet durdurduğunu düşünelim. İlk çalışma; olayın ilgili sorumluluk rejimini, kıyı kapanmasının dayanağını ve gerçek faaliyet kaybını belirler. İşletmenin önceki yıllardaki aynı dönem cirosu, mevcut rezervasyonları ve tasarruf ettiği değişken giderleri karşılaştırılır. Temizlik faturası ile işletme kaybı ayrı hesaplanır; aynı gider iki kez talep edilmez. Bu örnek, belirli bir tazminat tutarı veya dava sonucu vaadi içermez.

Sonuç

Gemi kaynaklı deniz kirliliğinde güçlü bir talep; doğru sorumluluk rejimi, belirlenmiş muhatap, izlenebilir müdahale kayıtları ve belgelenmiş zarar hesabı üzerine kurulur. Donatanın sorumluluğu, sigorta teminatı ve idari yaptırımın ayrı incelenmesi; yabancı şirketler ve zarar görenler için hem savunmanın hem tahsil planının temelini oluşturur. İlk teknik kayıtların korunması, sonradan hazırlanacak hukuki değerlendirme kadar önemlidir.

İlgili yazılar: Gemi enkazının kaldırılması; Mürettebatın yaralanması ve ölümü; Liman, iskele ve terminal hasarları; Deniz kirliliği cezasına itiraz; P&I sigortasında deniz kazası talepleri.

Sık Sorulan Sorular

Kirlilik cezası ödenirse temizleme gideri de kapanır mı?

Genellikle hayır. İdari para cezası ile müdahale gideri ve özel hukuk tazminatı ayrı hukuki kalemlerdir. Ödemenin etkisi, belgenin kapsamı ve ilgili düzenlemeye göre değerlendirilir.

Balıkçılar ve turizm işletmeleri gelir kaybı isteyebilir mi?

Uygulanacak rejimin kabul ettiği ölçüde isteyebilirler. Faaliyet ile kirlenme arasındaki ilişki, kaybın gerçekliği, süresi ve miktarı belgelenmelidir. Her ciro düşüşü otomatik olarak tazmin edilmez.

Her petrol sızıntısında IOPC Funds’a başvurulur mu?

Hayır. Geminin ve petrolün niteliği, zararın oluştuğu yer ve 1992 Fon Sözleşmesi’nin diğer koşulları incelenir. Fon, bütün bunker ve kimyasal kirliliği olaylarını kapsayan genel bir mekanizma değildir.

Sigortacıya doğrudan dava açılabilir mi?

CLC, Bunkers veya uygulanabilir ulusal hukuk doğrudan başvuru imkânı sağlayabilir. Yetki, talep türü, sigorta ilişkisi ve varsa yabancı hukuk unsuru birlikte değerlendirilmelidir.

Müdahale şirketinin faturası tek başına yeterli midir?

Fatura önemli bir belgedir; fakat iş emri, günlük faaliyet kaydı, ekipman ve personel çizelgesi, atık teslim belgesi ve fiyat açıklamasıyla desteklenmesi gerekir. İşin gerekliliği ve kazayla bağlantısı ayrıca incelenebilir.

Türkiye’de yabancı bayraklı gemiye karşı talep ileri sürülebilir mi?

Bayrağın yabancı olması bunu tek başına engellemez. Uygulanacak sözleşme, Türk mahkemelerinin yetkisi, sorumlu taraf ve kullanılabilecek teminat yolları somut olay üzerinden belirlenir.

Kaynakça

1 — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, özellikle m. 1336–1338 ve 1478.

2 — 5312 sayılı Kanun, TBMM kabul metni, özellikle m. 2, 3, 6–9; uygulama için UAB 2022/10 Genelgesi.

3 — IMO, CLC açıklaması ve Bunkers açıklaması.

4 — IMO, Status of IMO Treaties 2026, Vol. II, CLC 1992, FUND 1992 ve Bunkers 2001 taraflık tabloları.

5 — IOPC Funds, Claims Information Pack ve sektörel talep rehberleri.

6 — Gard, Rule 38: Pollution. Kulüp koşullarına örnek; her sigorta sözleşmesine genellenemez.

7 — IMO, 2010 HNS Sözleşmesi’nin 2027’de yürürlüğe girmesine ilişkin açıklama.

8 — Yargıtay 3. HD, 09.11.2023, E. 2023/1196, K. 2023/3170; karar kaydı. Tam metin incelendi.

Kaynak erişim ve mevzuat inceleme tarihi: 14 Ekim 2026. Yayımdan önce değişiklik ve somut olaya uygulanabilirlik kontrolü yapılmalıdır.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları