Vasiyetnamede bir evin kişiye bırakılmış olması, o kişinin her durumda ölüm anında tapu maliki olduğu anlamına gelmez. Önce tasarrufun mirasçı atama mı, belirli mal bırakma mı olduğu belirlenir. Atanmış mirasçı ile vasiyet alacaklısının hakkı, tapuda sunacağı belgeler ve dava yolu farklıdır. Belirli taşınmazın vasiyet alacaklısı, kural olarak vasiyet borcunun yerine getirilmesini ve gerekli koşullarda tapunun adına tescilini ister. [1, 3]
Uygulamada bu süreç vasiyetnamenin tenfizi, vasiyetin yerine getirilmesi veya vasiyetnameye dayalı tapu iptali ve tescil olarak adlandırılır. Dilekçenin adı kadar, sonucunda hangi taşınmazın hangi payının kimin adına tescilinin istendiği önemlidir. Vasiyetnamenin açılmasıyla yetinilmiş bir dosya, her zaman bu sonucu sağlamaz.
Atanmış mirasçı ile vasiyet alacaklısı nasıl ayrılır?
Mirasın tamamında veya oranında hak sahibi olma
TMK m.516 kapsamında mirasın tamamı ya da belirli oranı için mirasçı atama yapılabilir. Atanmış mirasçı, TMK m.599 gereğince mirası ölümle kazanır. Külli halefiyet yalnız belirli bir evi istemekten farklıdır; mirasın hak ve borçlarıyla ilişkili sonuçlar doğurur. Belgenin hukuki niteliği, kullanılan tek bir sözcükten değil tasarrufun bütününden anlaşılır. [1]
Belirli evin, arsanın veya payın bırakılması
TMK m.517 ve 600 kapsamında belirli mal bırakılan kişi, vasiyet alacaklısı olabilir. Bu kişi sırf vasiyet nedeniyle taşınmaz üzerinde doğrudan mülkiyet kazanmaz; vasiyet yükümlüsüne karşı kişisel istem hakkı elde eder. Tapu devri gerçekleşmezse hakkın yerine getirilmesini talep eder. Aynı kişi hem yasal mirasçı hem belirli mal vasiyetinin alacaklısı olabilir; iki sıfatın kapsamı ayrı belirlenir. [1]
| Konum veya belge | Hukuki işlev | Tapu bakımından sonuç |
|---|---|---|
| Yasal veya atanmış mirasçılık | Mirasın ölümle kazanılması | Mirasçılık belgesiyle intikal yolu değerlendirilir |
| Belirli taşınmazın vasiyet alacaklısı | Vasiyet yükümlüsünden ifa isteme hakkı | Gerekli devir veya tescil işlemi tamamlanır |
| Vasiyetnamenin açılması kararı | Tasarrufun açıklanması ve ilgililere bildirim süreci | Tek başına her durumda tescil hükmü değildir |
| Tescili içeren mahkeme kararı | Belirli taşınmaz ve pay için uygulanabilir hüküm | Kesinleşme ve tapu işlem koşullarıyla tescil |
Vasiyetnamenin açılması neden tek başına yeterli olmayabilir?
Vasiyetname, mirasbırakanın ölümünden sonra sulh hukuk mahkemesinde açılır ve ilgililere bildirilir. Bu işlem, vasiyetnamenin her yönüyle geçerli olduğunun bütün taraflar arasında kesin hükümle saptandığı anlamına gelmez. Açılma dosyası, tebligatlar, ilgililerin itirazları ve varsa iptal veya tenkis davaları ayrıca incelenir. [1]
Bir aylık itiraz süresi ile iptal davası süresi
TMK m.598’de, atanmış mirasçılık veya vasiyet alacaklılığı belgesi verilmesi bakımından bildirimden başlayan bir aylık itiraz düzenlemesi yer alır. Bu süre, TMK m.559’daki vasiyetnamenin iptaline ilişkin bir yıllık ve uzun sürelerle aynı değildir. Bir ay sessiz kalınması, bütün iptal sebeplerinin ortadan kalktığı anlamına gelmez. [1]
“Vasiyet açıldı, bir yıl geçti, artık hiçbir savunma yapılamaz” sonucu da doğru değildir. Aktif iptal davası açma hakkıyla hükümsüzlüğün def’i yoluyla ileri sürülmesi ayrılır. Aşağıda incelenen 2026/893 sayılı karar bu ayrımın tescil davasındaki etkisini göstermektedir. [4]
Dava açmadan tapuya başvurmak mümkün mü?
Tapu Sicili Tüzüğü m.20/1-a, yasal veya atanmış mirasçının isteminde mirasçılık belgesini düzenler. Aynı maddenin b bendi ise vasiyet alacaklısının tek başına başvurmasıyla, yasal ve atanmış mirasçılarla birlikte başvurmasını ayırır. [3]
Mirasçılarla birlikte başvuru
Vasiyet alacaklısı ile yasal ve atanmış mirasçıların birlikte başvurduğu hâlde, vasiyetnamenin açılıp okunduğuna ilişkin karar ve vasiyetnamenin onaylı örneğiyle işlem yolu düzenlenmiştir. Diğer sicil koşulları da sağlanıyorsa her olayda önce çekişmeli tenfiz davası açılması gerektiği söylenemez. Kimlik, temsil, taşınmazın belirlenmesi ve özel sınırlamalar ayrıca kontrol edilir. [3]
Vasiyet alacaklısının tek başına başvurusu
Tek başına başvuruda tüzük, taşınmazın tanımlandığı ve tescil hükmünü de içeren tenfiz kararı veya tescil için hâkim yazısıyla birlikte tenfiz kararı ve vasiyetnamenin onaylı örneğini öngörür. Yalnız “vasiyetnamenin tenfizine” denilmiş olması uygulamada yeterli açıklığı sağlamayabilir. Mahkeme kararının hangi sicil işlemini gerektirdiği anlaşılmalıdır. [3]
Tescil talebi kim tarafından ve kime karşı ileri sürülür?
Davacı, yerine getirilebilir vasiyet alacağının sahibi veya hakkı kendisine geçen kişi olmalıdır. TMK m.600, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona; yoksa yasal veya atanmış mirasçılara yönelen kişisel istemi düzenler. İlgili kişinin görevi kabul edip etmediği, görev kapsamı, mirasçıların ret durumu ve mevcut tapu kayıtları araştırılır. [1]
Taşınmazın kayıt maliki ile vasiyet borcunun yükümlüsü farklı olabilir. Tescil sonucundan etkilenecek kişiler yönünden taraf teşkili sağlanmalıdır. Hakları tartışılan mirasçıların bir kısmının davada bulunması, her olayda diğerleri hakkında da hüküm kurulmasını sağlamaz. Bu dava, karşı tarafı gösterilmeyen basit bir belge verilmesi başvurusu gibi yürütülmez. [1, 2, 4]
Vasiyet alacaklısı mirasbırakandan sonra ölürse
Vasiyet alacaklısının mirasbırakandan sonra ölmesi, kazanılmış istem hakkının mutlaka sona erdiği anlamına gelmez. Hakkın niteliği ve tasarruf koşullarına göre mirasçıları tarafından ileri sürülebilir. Buna karşılık vasiyet alacaklısının mirasbırakandan önce ölmesi farklı bir durumdur; TMK m.581 ve vasiyetnamedeki yedek kazandırma hükümleri incelenir. [1, 5]
2023/6212: Vasiyet alacaklısı mirasçı gibi sorumlu tutulamaz
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 13.12.2023 tarihli, E.2023/4954, K.2023/6212 sayılı kararında, kendisine belirli alacaklardan oran bırakılan bir vakıf, atanmış mirasçı gibi davaya dâhil edilmiştir. Daire, vasiyet alacaklılığının külli halefiyet doğurmadığını ve bu sıfatın mirasbırakanın borçlarından mirasçı gibi sorumluluk yaratmadığını açıklamıştır. [6]
Karar düzeltme incelemesinde önceki onama kaldırılmış; ilgili taraf sıfatları, mirasın hükmen reddi ve ölen kişi hakkında hüküm kurulması sorunları nedeniyle hüküm bozulmuştur. Bu karar, vasiyetnamedeki yüzdelik ifadenin her olayda kişiyi atanmış mirasçı yaptığı şeklindeki genellemeyi önler. Tasarrufun hangi malvarlığı üzerinde kurulduğu belirleyicidir. [6]
Vasiyetin yerine getirilmesi için hangi koşullar araştırılır?
Önce geçerli ve hüküm doğurabilen bir tasarruf bulunmalıdır. Ardından tasarrufun kapsamı, alacağın muaccel olup olmadığı ve taşınmazın hukuki durumu incelenir. TMK m.600’e göre, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça vasiyet alacağı, yükümlünün mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyle muaccel olur. Ölüm, öğrenme ve muacceliyet her zaman aynı tarihte gerçekleşmez. [1]
Vasiyetnamenin açılma dosyası ve kesinleşme durumu, ilgililere bildirimler ve açılmış iptal veya tenkis davaları değerlendirilir. Sonucu tescil talebini etkileyecek başka dava varsa bekletici sorun gündeme gelebilir. Hâkim, sadece geçen zamana bakarak belgedeki bütün geçerlilik sorunlarının çözüldüğünü kabul etmez. [1, 2, 4]
Taşınmaz hâlâ terekeye dâhil mi?
Vasiyetnamedeki ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgisi bugünkü sicille eşleştirilmelidir. İmar, ifraz veya kat mülkiyeti değişiklikleri varsa eski tanımın hangi yeni hakka karşılık geldiği araştırılır. Mirasbırakanın taşınmazın tamamına değil yalnız bir payına sahip olması, tescil isteminin kapsamını etkiler. [1, 3, 5]
Taşınmazın mirasbırakan tarafından daha sonra satılmış olması, vasiyetten dönme ve tasarrufun konusu bakımından ayrıca incelenir. Başkasına ait taşınmazın yalnız vasiyetnamede yazdığı için o kişiden doğrudan alınabileceği kabul edilemez. Vasiyetin yorumuna, TMK m.517 ve 544’e ve ilgili borç ilişkisine göre farklı sonuçlar ortaya çıkabilir. [1]
2026/312: Dava dışı üçüncü kişinin payının korunması
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 19.01.2026 tarihli, E.2025/2171, K.2026/312 sayılı kararında, vasiyet alacaklısının mirasbırakandan sonra ölmüş olması üzerine onun mirasçılarının istem hakkı incelenmiştir. İstinaf, taşınmazlardan birinin yarısı dava dışı kişiye aitken tamamının iptaline karar verilmesini ve bu kapsamda değer hesabını hatalı bulmuş; hükmü davalıların paylarıyla sınırlı biçimde yeniden kurmuştur. [5]
Yargıtay bu kararı onamıştır. Böylece vasiyetnamenin varlığının, davada bulunmayan üçüncü kişinin payını kendiliğinden ortadan kaldırmadığı ve tescil ile harç hesabının gerçek talep kapsamına uyması gerektiği görülmektedir. Karar, üçüncü kişilere karşı bütün dava yollarını kapatan genel bir hüküm değildir. [5]
İptal davası açılmamış olması bütün savunmaları ortadan kaldırır mı?
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 19.02.2026 tarihli, E.2025/3167, K.2026/893 sayılı kararında, Hazine vasiyetnamenin açılma sürecinde haberdar edilmemiş; tescil davasında hükümsüzlük sebeplerini savunmuştur. Alt mahkeme, dava dilekçesinin tebliğinden sonra bir yıl içinde iptal davası açılmadığı gerekçesiyle vasiyetin yerine getirilmesini kabul etmiştir. [4]
Yargıtay, TMK m.559 gereğince hükümsüzlüğün def’i yoluyla her zaman ileri sürülebileceğini belirterek, süresinde sunulmuş savunmalar incelenmeden kabul kararı verilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır. Hüküm bozulmuştur. Bu, vasiyetnamenin kesin olarak geçersiz bulunduğu karar değildir; geçerlilik savunmasının incelenmesi gerektiğine ilişkin bozmadır. [4]
Def’inin maddi hukuk bakımından süreye bağlı olmaması ile yargılama sırasında savunma ve delillerin hangi aşamada sunulacağı farklı konulardır. Bu nedenle hükümsüzlük sebebi biliniyorsa cevap dilekçesinde somutlaştırılmalıdır. Bağımsız iptal davası açma hakkı korunmak isteniyorsa, yalnız savunmayla yetinmenin yeterli olup olmadığı ayrıca değerlendirilir. [1, 2]
Vasiyetin iptal nedenleri ve süreleri için vasiyetnamenin iptali davası rehberine bakılabilir. Saklı paya dayanan tenkis, belgenin iptalinden ve vasiyetin ifasından ayrı bir koruma yoludur.
Vasiyet alacağında on yıllık zamanaşımı ne zaman başlar?
TMK m.602 uyarınca dava hakkı, ölüme bağlı kazandırmanın öğrenilmesinden; vasiyet borcu daha sonra muaccel olacaksa muacceliyet tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre her olayda vasiyetnamenin düzenlendiği veya mirasbırakanın öldüğü gün başlamaz. [1]
Açılma duruşmasında hazır bulunma, içeriğin tebliği ve borcun hangi tarihte istenebilir hâle geldiği belgelenmelidir. Öğretide ve aktarılan yargı uygulamasında açılma kararının kesinleşmesini esas alan kararlarla öğrenmeyi öne çıkaran kararlar ayrılmaktadır. Bu nedenle yalnız kesinleşme tarihine güvenerek beklemek yerine, somut öğrenme ve muacceliyet tarihleri birlikte değerlendirilmelidir. [7]
| İşlem veya hak | Temel süre | Karıştırılmaması gereken nokta |
|---|---|---|
| Vasiyet alacağı | TMK m.602 uyarınca on yıl | Öğrenme ve daha sonraki muacceliyet |
| Vasiyetnamenin iptali | TMK m.559’daki bir, on ve yirmi yıllık düzen | İptal sebebi, hak sahipliği, iyiniyet ve başlangıç olayı |
| Belge verilmesine itiraz | TMK m.598’deki bir ay | Bütün iptal haklarını sona erdiren süre değildir |
| Hükümsüzlük def’i | TMK m.559/2 | Savunmanın usulüne uygun sunulması ayrıca gerekir |
Tenkis talebinin TMK m.571’deki süreleri de kendi koşullarıyla incelenir. Zamanaşımı ile hak düşürücü süre ve bağımsız dava ile savunma birbirine eşitlenmemelidir. [1]
Görevli ve yetkili mahkeme, tedbir ve yargılama giderleri
Vasiyetnamenin açılması sulh hukuk mahkemesinde yürütülür. Çekişmeli vasiyetin yerine getirilmesi ve buna bağlı tescil isteminde ise kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Vasiyetin yerine getirilmesinde mirasbırakanın son yerleşim yerinin kesin yetkisine ilişkin miras hukuku kuralı dikkate alınır; sırf sonuçta tapu tescili istenmesi nedeniyle genel taşınmaz davasının yetki kuralı otomatik uygulanmamalıdır. [1, 2, 7]
Yabancılık unsuru, farklı nitelikte birleşen talepler veya yabancı mahkeme kararı varsa ayrıca değerlendirme gerekir. Yabancı mahkeme kararının “tenfizi” ile Türk hukukundaki vasiyetnamenin yerine getirilmesi aynı kavram değildir. Bu yazı, Türkiye’deki iç hukuk uyuşmazlığında vasiyet alacağının ifasını ele almaktadır.
Dava sırf miras veya taşınmaz konusu içerdiği için her durumda zorunlu arabuluculuğa tabi olmaz. Talep aynı zamanda paylaştırma veya ortaklığın giderilmesini kapsıyorsa 6325 sayılı Kanun m.18/B incelenir. Tasarrufun konusu üzerinde anlaşmayla işlem yapılacaksa temsil ve tapu koşulları da gözetilir. [8]
Devir tehlikesinde ihtiyati tedbir; dava değeri yönünden ise tescili istenen taşınmaz veya pay önem taşır. Taşınmazın tamamına yönelik harç hesabı, talep yalnız belli paylara ilişkinse yanlış olabilir. Keşif, bilirkişi, tebligat ve karşı taraf gideri riski ayrıca değerlendirilir. Tescil sonucunu doğuran hükmün kesinleşmesi ve sicilde uygulanabilir açıklıkta olması sağlanmalıdır. [2, 3, 5]
Dava öncesi hangi belgeler bir araya getirilmeli?
Dosya, yalnız vasiyetnamenin fotokopisiyle değerlendirilmemelidir. Belgenin geçerliliği, hak sahibinin sıfatı ve istenen sicil işlemi birbirini tamamlayan üç ayrı incelemedir.
- Vasiyetnamenin aslı veya onaylı örneği, varsa sonraki vasiyet ve dönme belgeleri.
- Açılma dosyası, duruşma tutanakları, tebligatlar ve kesinleşme kayıtları.
- Yasal ve atanmış mirasçılık belgeleri; ölen lehtarların mirasçılık zinciri.
- Vasiyeti yerine getirme görevlisine ilişkin karar, bildirim ve görev bilgileri.
- Güncel ve geçmiş tapu kayıtları, parsel dönüşümleri ve mülkiyet payları.
- İptal, tenkis veya mirasın reddi dosyaları ile muacceliyet ve öğrenme delilleri.
Talep sonucunda kimin hangi kaydının hangi oranda iptal edilip kimin adına tescil edileceği açıkça gösterilmelidir. Tescil mümkün değilse alternatif talebin dayanağı ve sorumlusu ayrıca kurulmalıdır; taşınmazın alınamaması, her olayda aynı kişiden otomatik bedel alacağı doğurmaz. [1, 2, 3]
İlgili konular için vasiyetname nedir yazılarımıza ve tapu iptal ve tescil davaları sayfamıza da bakabilirsiniz.
Sonuç
Vasiyet edilen taşınmazın tapuya geçirilmesinde ilk adım, hak sahibinin sıfatını belirlemektir. Atanmış mirasçı ile belirli mal vasiyetinin alacaklısı aynı yoldan ilerlemez. Açılma, bildirim, muacceliyet ve tescil işlemleri kendi işlevleriyle ele alınmalıdır.
Doğru talep; bütün ilgili kişileri, güncel taşınmaz ve pay bilgisini, savunmaları ve süreleri kapsar. Vasiyetnamenin bulunması kadar, mahkeme hükmünün tapuda uygulanabilecek açıklıkta kurulması da önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Vasiyetnamede bana ev bırakıldıysa ölümle evin sahibi olur muyum?
Belirli mal vasiyetinin alacaklısıysanız kural olarak doğrudan malik olmaz, ifa isteme hakkı kazanırsınız. Atanmış mirasçılık farklıdır. Önce vasiyetnamenin hukuki niteliği belirlenir.
Vasiyetnamenin açılması kararıyla tek başıma tapu alabilir miyim?
Her durumda alamazsınız. Tapu Sicili Tüzüğü, tek başına istem ile mirasçılarla birlikte istemi farklı belgelerle düzenler. Açılma kararının kendiliğinden tescil hükmü olduğu kabul edilmez.
Mirasçılar kabul ediyorsa yine dava açmak gerekir mi?
Gerekli kişilerin birlikte başvurusu ve diğer sicil koşulları sağlanıyorsa tapuda işlem yolu değerlendirilebilir. Tüzük m.20/1-b bu durumu ayrıca düzenler.
Vasiyetnamenin tenfizi davası sulh hukukta mı açılır?
Vasiyetnamenin açılması sulh hukuk mahkemesinin işidir. Çekişmeli ifa ve tescil talebi kural olarak asliye hukuk mahkemesinde değerlendirilir.
Taşınmaz başka şehirdeyse dava orada mı açılmalıdır?
Vasiyetin yerine getirilmesinde mirasbırakanın son yerleşim yerinin kesin yetkisi gözetilir. Sırf tapu tescili istenmesi genel taşınmaz yetkisinin otomatik uygulanmasını sağlamaz.
Bir yıl içinde iptal davası açılmadıysa vasiyet kesinleşmiş sayılır mı?
Bütün itirazlar yönünden böyle bir sonuç çıkarılamaz. Hükümsüzlük def’i ayrıca değerlendirilir. 2026/893 sayılı karar, bu savunmanın incelenmeden tescile karar verilemeyeceğini göstermektedir.
Vasiyet alacaklısı sonradan ölürse mirasçıları dava açabilir mi?
Hakkın niteliğine ve tasarrufa göre açabilir. Mirasbırakandan önce ölme ile sonra ölme farklı değerlendirilir; mirasçılık zinciri ve kazanılan hakkın kapsamı belirlenmelidir.
On yıllık süre vasiyetnamenin yazıldığı gün mü başlar?
Hayır. TMK m.602, öğrenmeyi ve daha sonraki muacceliyeti esas alır. Açılma dosyasındaki bildirim ve öğrenme kayıtları birlikte incelenmelidir.
Kaynakça
1 — 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, özellikle m.516–518, 544, 550–556, 559, 571, 576, 581, 595–602.
2 — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.2, 11, 26, 111, 165, 297, 367 ve 389–397.
3 — Tapu Sicili Tüzüğü, 2013/5150, özellikle m.20/1-a, b ve e.
4 — Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 19.02.2026, E.2025/3167, K.2026/893, tam karar metninin kamuya açık aktarımı; hükümsüzlük def’inin incelenmesi için bozma.
5 — Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 19.01.2026, E.2025/2171, K.2026/312, tam karar metninin kamuya açık aktarımı; vasiyet alacaklısının mirasçıları, tescilin ve harcın payla sınırlanması.
6 — Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 13.12.2023, E.2023/4954, K.2023/6212, resmî karar metni; vasiyet alacaklılığının atanmış mirasçılıktan farkı ve taraf sıfatı.
7 — Mehmet Akçaal, “Vasiyetnamenin Tenfizi Kavramı ve Vasiyetnamenin Tenfizi Davası”, Necmettin Erbakan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2023, 6(1), s.374–396; özellikle s.377–378 ve 388–390. Öğreti ve aktarılan karar değerlendirmesidir; doğrudan incelenmiş kararlarla karıştırılmamalıdır.
8 — 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m.17/B ve 18/B.