İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

İş Hukuku

Şua İzninin Kullandırılmaması Nedenli Radyasyon Hasarı, Meslek Hastalığı ve Maddi-Manevi Tazminat Davaları

Radyoloji ünitesinde beyaz önlüklü hekimin karşısındaki kişiye belge uzatması; arkada tomografi cihazı ve radyasyon simgesi.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 35 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Şua izni verilmemesi, radyasyon hasarı ve meslek hastalığı davalarında illiyet, SGK süreci, deliller ile maddi-manevi tazminat koşulları.

İyonlaştırıcı radyasyonla çalışan bir kişinin sağlık izninden, yaygın adıyla şua izninden yararlandırılmaması; işverenin çalışma düzeni ve radyasyondan korunma yükümlülüklerine aykırılık oluşturabilir. Ancak bu aykırılık, çalışanda sonradan ortaya çıkan kanser, katarakt veya başka bir sağlık sorununun kendiliğinden meslek hastalığı sayılmasına ve tazminatın otomatik olarak doğmasına yol açmaz.

Bir tazminat dosyasında ayrı ayrı yanıtlanması gereken sorular şunlardır: Çalışan ilgili dönemde şua iznine hak kazanmış mıdır? İzin tam ve doğru kullandırılmış mıdır? Çalışanın gerçek iyonlaştırıcı radyasyon maruziyeti nedir? Tanı tıbben nedir ve ne zaman başlamıştır? Hastalık ile iş arasındaki uygun illiyet bağı kurulabilir mi? İşveren hangi koruma tedbirini ihlal etmiştir? Bedensel, ekonomik ve manevi zarar ne kadardır? Hangi yargı yolu ve süre uygulanacaktır?

Bu makale, bu soruları özel sektör işçisi ve kamu görevlisi ayrımını gözeterek; dönemsel mevzuat, iş kazası–meslek hastalığı ayrımı, Kurum sağlık kurulları, hastalığa özgü tıbbi illiyet, doz rekonstrüksiyonu, taraf ve sorumluluk haritası, HMK ispat araçları, doğrulanmış içtihatlar ve 2026 tarihli usul değişiklikleriyle birlikte ele almaktadır.

1. Şua izni nedir, ne değildir?

Şua izni, iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak sunulan sağlık hizmetlerinde, ilgili şartları taşıyan personelin kontrollü alandaki fiilî çalışmasına bağlı özel sağlık iznidir. Yıllık izinle aynı hak değildir; dinlenme amacı taşıyan genel yıllık iznin yerine geçirilemez.

Güncel temel düzenleme, 13 Nisan 2023 tarihli ve 32162 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliktir. Yönetmeliğe göre sağlık izni, kontrollü alanda fiilen çalışılan saate göre bir gün ile otuz gün arasında belirlenir. İlk 50 saat için bir gün; sonraki her 50 saatlik dilim için bir gün daha esas alınır ve 1.451–1.500 saat aralığında üst sınır olan 30 güne ulaşılır. Dolayısıyla her radyasyon çalışanı için koşulsuz ve sabit 30 günlük izin kabulü güncel düzenlemeyi yansıtmaz.

İzin bölünemez; ait olduğu yılda kullanılır, sonraki yıla devredilemez ve mali bir karşılıkla çalışana görev yaptırmanın aracı hâline getirilemez. İlgili yıl içinde doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin gibi Yönetmelikte sayılan süreler kontrollü alandaki fiilî çalışma hesabına eklenmez. İzin hesabı yapılırken ilgili dönemin yürürlükteki mevzuatı ayrıca belirlenmelidir; geçmiş dönemler bugünkü kuralla otomatik olarak hesaplanamaz.

Doz limitinin aşılması hâlinde uygulanacak derhâl işten uzaklaştırma/sağlık izni tedbiri ile yıllık fiilî saate göre hak edilen planlı sağlık izni de birbirinden ayrılmalıdır. Haftalık çalışma süresine ilişkin 35 saatlik sınır, kişisel doz takibi, risk değerlendirmesi ve sağlık gözetimi ise şua izninden bağımsız yükümlülüklerdir. Birinin yerine getirilmesi diğerindeki eksikliği gidermez.

1/A. Uyuşmazlık dönemine göre hangi mevzuat uygulanır?

Radyasyona bağlı bedensel zarar yıllar sonra ortaya çıkabildiği için, bugünkü izin kuralını geçmiş yıllara doğrudan uygulamak hatalıdır. Önce her çalışma yılı ayrı satır hâlinde belirlenmeli; sonra o yıl yürürlükte bulunan izin, çalışma süresi, doz izleme ve sağlık gözetimi hükümleri uygulanmalıdır.

Çalışma/uyuşmazlık dönemiTemel düzenleme çerçevesiSomut dosyada yapılacak inceleme
25.06.2021 öncesi3153 sayılı Kanun, kamu görevlileri için 657 sayılı Kanun m.103, 1937 tarihli Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulup 1939’da yayımlanan Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname ile o dönemin radyasyon güvenliği ve çalışma süresi hükümleriÇalışanın statüsü, röntgen/radyom mahalli, fiilî görev, dönemin günlük-haftalık süreleri, yıllık sağlık izni ve iş sözleşmesinin sona erip ermediği
25.06.2021–25.04.2022Nizamname 4144 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla kaldırılmıştır; 3153 sayılı Kanun Ek m.1, 657 sayılı Kanun m.103, genel İSG ve radyasyondan korunma hükümleri yürürlüktedirBu aralık “hak yokluğu” olarak kabul edilmez; talep türü ve statüye göre doğrudan kanun hükümleri, varsa toplu/ferdî iş sözleşmesi ve yürürlükteki koruma düzenlemeleri ayrı belirlenir
26.04.2022–12.04.20235530 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan 2022 tarihli İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında YönetmelikKontrollü/gözetimli alan tanımları, fiilî çalışma ve 2022 Yönetmeliğinin o tarihteki izin koşulları esas alınır
13.04.2023 ve sonrası7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan 2023 tarihli aynı adlı YönetmelikKontrollü alandaki fiilî saat üzerinden Ek-2 tablosundaki 1–30 günlük sistem; hareketli cihaz, doz aşımı, bölünmezlik ve hesap dışı süreler incelenir
31.07.2026 sonrası açılan veya devam eden davalar7589 sayılı Kanunun HMK m.107, HMK m.109/4 ve TBK m.55 değişiklikleri ile geçiş hükümleriZarar verici olay ve dava tarihi ayrı yazılır; maddi hukuk ile usul hükümlerinin geçmişe etkisi birbirine karıştırılmaz

Danıştay 12. Dairesinin E.2023/3019, K.2025/2741 sayılı kararında çoğunluk; 2023 Yönetmeliğinin kontrollü alandaki fiilî çalışma ve izin tablosu hükümlerinde üst norma aykırılık görmemiştir. Karşı oy ise özellikle 657 sayılı Kanun m.103’teki bir aylık iznin Yönetmelikle daraltılamayacağını savunmuştur. Karar metninde temyiz yolunun açık olduğu belirtildiğinden, yayından ve her somut başvurudan önce kesinleşme/temyiz durumu ayrıca kontrol edilmelidir.

Bu dönem tablosu, yalnız şua izni alacağını belirler. Hastalığın hangi yıllardaki maruziyetten doğduğu, işverenlerin kusur ve katkısı ile tazminat zamanaşımı ayrıca değerlendirilir. Aynı kişinin yirmi yıllık çalışmasında izin hesabına dört farklı dönem hukuku uygulanırken, tıbbi illiyet kümülatif maruziyet üzerinden incelenebilir.

2. Kimler hak sahibi olabilir?

Hak sahipliği yalnızca diploma, kadro veya bölüm adına bakılarak kurulmaz. Radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi, girişimsel işlemler, ameliyathane veya başka bir birimde görev yapılması önemli olmakla birlikte; belirleyici inceleme, kontrollü alandaki fiilî çalışma ve maruziyet koşullarıdır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 20.02.2024 tarihli E.2023/16380, K.2024/2775 sayılı kararında; dozimetre kayıtlarının yanı sıra çalışanın yaptığı işler, operasyonlar, günlük hasta/işlem sayısı, cihazlar, maruziyet süresi ve oranının araştırılması; alanında uzman tıbbi ve teknik bilirkişilerden rapor alınması, gerekirse işyerinde keşif yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Bu nedenle aşağıdaki kişilerden hiçbiri salt unvanı nedeniyle otomatik biçimde hak sahibi veya hak dışı sayılamaz:

  • Radyoloji teknikeri/teknisyeni ve radyolog,
  • Nükleer tıp ve radyasyon onkolojisi çalışanı,
  • Floroskopi veya C-kollu skopi kullanılan ameliyathane personeli,
  • Girişimsel kardiyoloji veya girişimsel radyoloji ekibi,
  • Diş görüntüleme birimi çalışanı,
  • Radyasyon kaynağı veya cihazıyla görev yapan diğer sağlık personeli.

Her olayda kontrollü alan tanımı, görev yeri, cihazın niteliği, çalışanın kaynakla mesafesi, bariyerler, hasta/işlem hacmi ve ilgili yıla ait fiilî saatler birlikte incelenmelidir.

3. İznin kullandırılmaması neden önemlidir?

Şua izninin eksik veya hiç kullandırılmaması üç farklı hukuk alanında sonuç doğurabilir:

  1. Çalışma/izin hakkı: Hak edilen iznin fiilen kullandırılması ve çalışma düzeninin hukuka uygun kurulması gerekir. Geçmiş dönem izin/alacak sonuçları, iş ilişkisinin sürüp sürmediği ve dönemin mevzuatına göre ayrıca değerlendirilir.
  2. İş sağlığı ve güvenliği: İzin kaydı; maruziyet süresini azaltma, çalışma planını denetleme ve koruyucu organizasyonu tamamlama yükümlülüklerinden biridir. Ancak ikame, zırhlama, mesafe, süre, kişisel koruyucu donanım, eğitim, dozimetri ve sağlık gözetiminin yerine geçmez.
  3. Tazminat delili: Kullandırmama, işverenin mevzuata aykırılığını ve organizasyon kusurunu gösterebilecek bir olgudur. Fakat hastalığın radyasyondan doğduğunu tek başına kanıtlamaz.

Sağlık izni bir tıbbi tedavi değildir. İznin, oluşmuş DNA hasarını belirli bir günde “onardığı” veya hastalığı önlediği şeklinde kesin bir bilimsel sonuç kurulamaz. Hukuki işlevi; mevzuatın öngördüğü dönemde çalışanın maruziyet ortamından uzak kalmasını ve koruyucu çalışma düzeninin uygulanmasını sağlamaktır.

3/A. Ani olay iş kazası mı, tekrarlanan maruziyet meslek hastalığı mı?

Radyasyonla bağlantılı her sağlık zararı aynı sosyal güvenlik sınıfına girmez. Hukuki nitelendirme, hastalığın adına değil zararı doğuran sürecin oluş biçimine göre yapılmalıdır.

Maruziyet modeliMuhtemel hukukî nitelendirmeKritik delil ve işlem
Tek, belirlenebilir ve beklenmedik olay; örneğin kaynak güvenliği arızası, olağandışı saçılma veya kısa sürede yüksek doz şüphesi5510 sayılı Kanun m.13 anlamında iş kazası gündeme gelebilirOlay saati, alarm/log, tutanak, alan ölçümü, biyolojik ve fiziksel dozimetri, acil muayene; iş kazasına özgü bildirim süreleri
İşin niteliği yüzünden tekrarlanan veya uzun döneme yayılan maruziyet5510 sayılı Kanun m.14 anlamında meslek hastalığı incelemesiTüm çalışma geçmişi, kümülatif ve organ dozu, görev-maruziyet matrisi, latent dönem, Kurum Sağlık Kurulu süreci
Akut olaydan sonra gecikerek gelişen hastalık veya akut olayla eski kümülatif maruziyetin birleşmesiİş kazası ve meslek hastalığı yollarının birlikte ya da alternatifli değerlendirilmesi gerekebilirAkut olayın ayrı, önceki maruziyetin ayrı zaman çizelgesi; iki mekanizmanın hastalığa katkısını açıklayan tıbbi-teknik rapor

Bir olayın iş kazası olarak bildirilmiş olması, yıllara yayılan maruziyet iddiasını ortadan kaldırmaz; meslek hastalığı tespiti de somut bir akut olayın incelenmesini gereksiz kılmaz. Yanlış sınıflandırma bildirim süresi, SGK incelemesi, görevli yargı ve delil planında hak kaybına yol açabilir. Bu nedenle “iş kazası mı, meslek hastalığı mı?” sorusu dilekçe başlığıyla değil, olay ve maruziyet kronolojisiyle yanıtlanmalıdır. Bildirim yükümlüsü ve süresi, sigortalılık statüsü ile olayın ne zaman ve nasıl öğrenildiğine göre ayrıca kontrol edilmelidir.

4. Radyasyon hasarı ile meslek hastalığı arasındaki bilimsel ayrım

İyonlaştırıcı radyasyonun sağlık etkileri tek tip değildir. Dünya Sağlık Örgütü; yüksek dozların akut veya gecikmiş doku/organ etkilerine yol açabileceğini, etkinin doz ve doz hızına bağlı olduğunu belirtmektedir. IARC, X ve gama radyasyonunu insanlar için kanserojen olarak sınıflandırmıştır. Bu bilgiler, işyerinde koruma gerekliliğini güçlü biçimde destekler; fakat belirli bir kişinin hastalığının belirli bir işverendeki maruziyetten kaynaklandığını tek başına ispatlamaz.

Etki türüGenel bilimsel özellikHukuki dosyada araştırılacaklar
Doku reaksiyonuBelirli dokularda doz yükseldikçe olasılık ve şiddet artar; eşik tartışmaları dokuya göre değişirOrgan dozu, olay/işlem kayıtları, gecikme süresi, klinik bulgu, alternatif nedenler
Stokastik etkiKanser gibi etkilerde olasılık dozla artabilir; bireysel olayda kesin kaynak tayini zordurKümülatif doz, çalışma süresi, hastalığın tipi ve latent dönemi, yaş, önceki maruziyetler, tıbbi ve kişisel etkenler
Akut maruziyet olayıKısa sürede yüksek maruziyet ihtimaliOlay tutanağı, alarm ve alan ölçümleri, biyolojik dozimetri, acil sağlık kayıtları
Kronik düşük doz maruziyetUzun döneme yayılır; epidemiyolojik değerlendirme gerekirYıllara yayılmış ham doz verileri, görev matrisi, eksik kayıtlar ve belirsizlik analizi

ICRP’nin radyasyondan korunma yaklaşımı, doku reaksiyonlarını önlemeyi ve stokastik riskleri makul ölçüde azaltmayı amaçlar. NDK’nın kamuya açık bilgisinde mesleki etkin doz sınırı, beş yıl ortalaması yılda 20 mSv olacak ve hiçbir tek yılda 50 mSv’yi aşmayacak biçimde açıklanmaktadır. Bu sınırlar koruma standardıdır; sınır altında kalmak bireysel hastalığı kesin biçimde dışlamadığı gibi, sınırın aşılması da tek başına belirli hastalığın nedenini kesinleştirmez.

4/A. Hastalık türüne göre tıbbi illiyet matrisi

“Radyasyon hastalığı” tek bir tanı değildir. Hastalık türü değiştikçe ilgili organ dozu, beklenen zaman ilişkisi ve dışlanması gereken ortak nedenler de değişir. Aşağıdaki matris, bilirkişi incelemesinin asgari çerçevesidir; herhangi bir tanı için otomatik meslek hastalığı karinesi oluşturmaz.

Hastalık/etki grubuMaruziyet bakımından odakDosyada aranacak başlıca verilerÖzellikle değerlendirilecek ortak/alternatif etkenler
Akut doku hasarı; cilt hasarı veya hematopoietik sendrom şüphesiKısa zaman dilimindeki yüksek lokal ya da tüm vücut dozuOlay ve alarm kayıtları, fiziksel/biyolojik dozimetri, ilk semptom zamanı, seri kan sayımları, cilt bulgularıEnfeksiyon, ilaç/toksin, dermatolojik veya hematolojik diğer nedenler
Lens opasitesi/kataraktGöz merceği dozu; özellikle girişimsel işlemlerde baş-boyun maruziyetiYaka/göz dozimetresi, kurşun gözlük ve tavan askılı siper kullanımı, kaynakla konum, floroskopi iş yükü, oftalmolojik seri kayıtYaş, diyabet, steroid kullanımı, travma, UV ve diğer katarakt nedenleri
Lösemi ve diğer hematolojik malignitelerAktif kemik iliği dozu, kümülatif maruziyet ve hastalık alt tipiYıllara göre görev-doz çizelgesi, patoloji/hematoloji alt tipi, ilk bulgu ve tanı tarihi, önceki iş ve tıbbi ışınlamalarGenetik yatkınlık, kemoterapi/radyoterapi, benzen ve diğer hematotoksik maruziyetler
Tiroid, meme, akciğer ve diğer solid kanserlerHastalığa özgü organ/doku dozu ve çoğu olayda uzun gelişim dönemiOrgan dozu rekonstrüksiyonu, yaş ve maruziyet yaşı, patoloji alt tipi, çalışma süresi, bariyer/konum verileriSigara, aile/genetik öykü, hormon/metabolizma etkenleri, tanısal/tedavi amaçlı ışınlama ve çevresel maruziyet
Üreme sağlığı, gebelik, embriyo/fetüs etkileriGonad, uterus ve embriyo/fetüs dozu ile gebeliğin kesin haftasıİşlem/radyonüklit türü, görev tarihi, doz ve kontaminasyon verileri, gebelik kronolojisi, obstetrik ve pediatrik bulgularGenetik, obstetrik, enfeksiyöz, ilaç ve diğer çevresel etkenler
Nükleer tıpta iç kontaminasyon şüphesiRadyonüklit, alım yolu, fiziksel/biyolojik yarılanma ve biyokinetikKontaminasyon ölçümü, tiroid/whole-body sayımı, wipe örnekleri, uygun biyolojik örnekler, olay anındaki iş akışıTıbbi amaçlı verilen radyonüklit, çevresel ve önceki iç maruziyetler

Kronik düşük doz maruziyetin belirli bir kişide belirli bir hastalığa yol açtığını tek başına gösteren özgül bir biyobelirteç çoğu durumda yoktur. Epidemiyolojik bir grupta risk artışının gösterilmesi, bireysel olayda tek başına illiyet kararı değildir; fakat doz, hastalık alt tipi, zaman ilişkisi ve alternatif nedenlerle birlikte bilimsel dayanak oluşturabilir. Yabancı ülkelerde kullanılan sayısal “nedensellik olasılığı” araçları da Türk mahkemesini bağlayan bir hukuk kuralı değildir. Sonuç, ilgili klinik branş ile iş ve meslek hastalıkları uzmanlığının radyasyon fiziği verileriyle birlikte değerlendirmesine dayanmalıdır.

4/B. Doz rekonstrüksiyonu nasıl yapılmalıdır?

Doz rekonstrüksiyonu, dosyadaki en yüksek tek sayıyı seçmek değildir. Ölçülmüş ve eksik dönemleri, çalışanın gerçek görevlerini ve hedef organı aynı modelde birleştiren, belirsizliği açıkça gösteren bir incelemedir.

  1. Doğrudan ölçümleri toplayın: TLD, OSL veya elektronik kişisel dozimetrelerin ham dönem sonuçları; NDK ve yetkilendirilmiş dozimetri hizmeti kayıtları; varsa ekstremite ve göz dozimetresi alınmalıdır.
  2. Rozet verisinin geçerliliğini sınayın: Rozetin kime, ne zaman teslim edildiği; geri dönüp dönmediği; gerçekten iş sırasında takıldığı; kurşun önlüğün altında mı, yaka düzeyinde üstünde mi kullanıldığı araştırılmalıdır. Sürekli sıfır, kayıp veya olağandışı yüksek değerler iş akışıyla karşılaştırılarak denetlenmelidir.
  3. Görev-maruziyet matrisi kurun: Her cihaz ve işlem için çalışanın konumu, kaynakla mesafesi, bariyer ve kurşun önlük, işlem/floroskopi süresi, vardiya ile hasta/işlem sayısı tarihsel olarak eşleştirilmelidir.
  4. Cihaz ve işlem verisini doğru yorumlayın: PACS, RIS, HBYS ve cihaz logları; varsa Radiation Dose Structured Report, kerma-alan çarpımı (KAP/DAP), CTDIvol ve DLP verileri iş yükünü ve saçılan radyasyon modelini destekleyebilir. Bunlar esasen hasta/cihaz çıktılarıdır; hiçbirisi dönüşüm ve geometrik model olmaksızın çalışanın kişisel dozu sayılamaz.
  5. Alan ve teknik güvenliği ekleyin: Alan ölçümleri, zırhlama projesi, kalite kontrol, kalibrasyon, bakım, kaçak testleri ve olağandışı olay kayıtları görev matrisiyle birlikte okunmalıdır.
  6. Hedef organı ayrı hesaplayın: Etkin doz, belirli bir hastalıkta ihtiyaç duyulan lens, tiroid, meme, akciğer, aktif kemik iliği, deri veya ekstremite dozunun yerine geçmeyebilir. ICRP 139’un girişimsel işlemler için açıkladığı üzere, önlük altında gövdede ve önlük üstünde yaka düzeyinde iki dozimetre kullanımı etkin dozun kestirimi için en iyi mevcut bilgiyi sağlayabilir; yaka dozimetresi lens dozu bakımından da veri sunar. Göreve göre yüzük/ekstremite dozimetresi gerekebilir.
  7. İç maruziyet ve belirsizliği ayrı raporlayın: Açık radyonüklitlerle çalışmada dış dozimetri tek başına yeterli değildir. Radyonüklit, alım yolu ve biyokinetiğe göre uygun iç doz değerlendirmesi gerekir. Eksik yıllar tek bir kesin değerle doldurulmamalı; kullanılan varsayımlar, alt-üst senaryolar ve güven aralığı açıkça yazılmalıdır.

Son rapor, ölçülen dozu, modellenen dozu ve veri bulunmayan dönemi birbirinden ayırmalıdır. “0 mSv”, “kayıt yok” ve “ölçüm altı” aynı olgu değildir. Sahte kesinlik üreten ondalıklı tek sonuç yerine, veri kalitesi ve duyarlılık analiziyle gerekçelendirilmiş aralık verilmesi daha denetlenebilirdir.

5. Meslek hastalığı ve işveren sorumluluğunun koşulları

Bir hastalığın SGK bakımından meslek hastalığı olarak değerlendirilmesi ile işverenin özel hukuk tazminat sorumluluğu ilişkili, fakat özdeş olmayan konulardır. Dosyada genellikle şu unsurlar araştırılır:

  • Geçerli ve belgeli tıbbi tanı,
  • Çalışanın yaptığı işle hastalık arasında mesleki bağlantı,
  • Maruziyetin niteliği, yoğunluğu, süresi ve zamanlaması,
  • Hastalığın beklenen latent/gelişim süresi,
  • İşverenin önlem alma, denetleme ve eğitim yükümlülüklerine aykırılığı,
  • İşverenin aykırılığı ile zarar arasında uygun illiyet bağı,
  • Geçici veya sürekli iş göremezlik, tedavi gideri, kazanç kaybı ya da manevi zarar,
  • Önceki işyerleri, tıbbi geçmiş ve alternatif etkenler,
  • Birden çok işveren varsa her birinin maruziyete ve zarara katkısı.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin E.2020/7011, K.2021/4792 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, yalnızca hastalığın varlığı yeterli değildir; hastalık ile yürütülen iş arasında uygun illiyet bağı kurulmalıdır. E.2024/5160, K.2024/6367 ve E.2024/6591, K.2025/5113 sayılı kararlar ise tıbbi geçmiş, tüm çalışma dönemleri, işyeri koşulları, benzer vakalar, alınan önlemler ve her işverenin katkısının çok disiplinli bir incelemeyle belirlenmesini gerektirmektedir.

5/A. Kim sorumlu olabilir ve hangi hukukî temelde?

Radyasyon dosyasında “işveren” sözcüğü bütün aktörleri kapsayan tek bir sorumluluk etiketi değildir. Her davalı bakımından hukukî ilişki, ihlal, nedensellik ve zarar ayrı kurulmalıdır.

AktörGündeme gelebilecek hukukî temelİspat odağıUygulama sınırı
Doğrudan işverenTBK m.112 ve m.417; 6331 sayılı Kanun; statü ve döneme göre özel radyasyon hükümleriRisk değerlendirmesi, çalışma düzeni, izin, eğitim, denetim, dozimetri, sağlık gözetimi, cihaz/alan güvenliğiMevzuat ihlali tek başına belirli hastalığın nedeni ve tüm zararın miktarı değildir
Asıl işveren ve alt işveren4857 sayılı Kanun m.2’deki koşullar ile somut sözleşme ve iş organizasyonuİşin kime ait olduğu, birlikte sorumluluğun şartları, emir-denetim, koruma tedbirlerinin paylaşımıSalt aynı hastanede bulunmak veya hizmet alımı ilişkisi bütün aktörleri otomatik olarak müteselsil sorumlu yapmaz
Kamu idaresiKamu görevlileri bakımından hizmet kusuru ve tam yargı; işçi statüsünde özel hukuk hükümleriPersonel statüsü, görev-yargı yolu, hizmetin kuruluş ve işleyişindeki kusurKamu hastanesi olması, her çalışan için idari yargı anlamına gelmez
Önceki ve sonraki işverenlerHer dönemdeki sözleşmesel/gözetme yükümlülüğü ve zarara katkıİşyeri bazında süre, doz, görev, önlem ve hastalığın gelişim dönemine katkıSon işveren bütün meslek yaşamının maruziyetinden varsayımla sorumlu tutulamaz; katkı ve uygulanacak teselsül hükümleri somutlaştırılır
Cihazın üretici, ithalatçı, bakım veya kalite kontrol kuruluşuAyıplı/tehlikeli ürün, sözleşmeye aykırılık veya haksız fiil hükümleri somut olaya göreTeknik kusur, arıza/kaçak, bakım-kalibrasyon, uyarı ve bu kusurun maruziyete etkisiCihazın dosyada bulunması sorumluluk için yeterli değildir; teknik kusur ve nedensellik kanıtlanmalıdır
Yetkili dozimetri hizmeti kuruluşuÖlçüm/raporlama hizmetindeki sözleşmesel veya haksız fiil niteliğindeki kusurRozet zinciri, okuma yöntemi, kalite güvence, hatalı/kayıp sonucun karar süreçlerine etkisiHatalı kayıt, hastalığın bizzat kuruluşça meydana getirildiğini otomatik olarak göstermez
Sorumluluk sigortacısıPoliçe kapsamı, limit, istisna ve ihbar koşullarıPoliçe dönemi, rizikonun gerçekleşme/ihbar tarihi ve kapsamSigortacı ile zarar sorumlusunun borcu ve savunmaları özdeş değildir
SGK5510 sayılı Kanun uyarınca meslek hastalığı tespiti ve sosyal sigorta yardımları; koşullarında rücuKurum sağlık süreci, gelir/ödenek, rücuya tabi ödemelerSGK işverenin yerine geçen tazminat borçlusu değildir; Kurum ödemeleri her zarar kalemini karşılamayabilir

TBK m.71’deki önemli ölçüde tehlike arz eden işletme sorumluluğunun radyasyonla çalışan her sağlık kuruluşuna kendiliğinden uygulanacağı söylenemez. İşletmenin niteliği, özel tehlikenin gerçekleşmesi, zarar ve illiyet somut olayda ayrıca tartışılmalıdır. Bu hüküm ancak şartları açıklanarak alternatif veya tamamlayıcı hukukî temel olarak ileri sürülebilir; işverenin kusur ve gözetme borcu incelemesini peşinen gereksiz kılmaz.

6. İşverenin başlıca yükümlülükleri

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.4 ve devamı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.417, 3153 sayılı Kanun ve ilgili radyasyondan korunma düzenlemeleri birlikte değerlendirildiğinde işverenin yükümlülükleri yalnızca izin çizelgesi tutmaktan ibaret değildir. Somut işyerinin niteliğine göre işverenin:

  • Risk değerlendirmesi yapması ve güncellemesi,
  • Tehlikeyi kaynağında azaltması; süre, mesafe ve zırhlama ilkelerini uygulaması,
  • Kontrollü/gözetimli alanları doğru sınıflandırması ve erişimi sınırlandırması,
  • Cihazların bakım, kalibrasyon ve kalite kontrolünü yaptırması,
  • Kişisel dozimetreyi usulüne uygun sağlatması, sonuçları izlemesi ve anormallikleri araştırması,
  • Alan doz ölçümlerini ve olay kayıtlarını saklaması,
  • Uygun kişisel koruyucu donanımı sağlaması ve kullanımını denetlemesi,
  • Çalışana görevine özgü eğitim ve bilgi vermesi,
  • İşe giriş ve periyodik sağlık gözetimini sağlaması,
  • Haftalık çalışma süresi ile sağlık iznini doğru planlaması,
  • Doz aşımı veya olağandışı maruziyette derhâl koruyucu işlem yapması,
  • Sağlık verileri ve doz kayıtlarını mevzuata uygun biçimde muhafaza etmesi

gerekebilir. İşverenin kayıt üretmemesi veya saklamaması, delil değerlendirmesinde önem taşıyabilir; ancak kaydın yokluğu da hastalık ve nedenselliği tek başına kanıtlamaz.

Ciddi ve yakın tehlikede çalışmaktan kaçınma

6331 sayılı Kanun m.13 uyarınca ciddi ve yakın tehlikeyle karşı karşıya kalan çalışan, iş sağlığı ve güvenliği kuruluna; kurulun bulunmadığı yerde işverene başvurarak durumun tespitini ve gerekli tedbirlerin alınmasını isteyebilir. Talep yönünde karar verilirse tedbirler alınana kadar çalışmaktan kaçınma hakkı doğar ve bu dönemde ücret ile kanunlardan ve iş sözleşmesinden kaynaklanan haklar korunur. Tehlike ciddi, yakın ve önlenemez nitelikteyse çalışan, belirlenen prosedüre uymak zorunda olmaksızın tehlikeli bölgeyi terk ederek güvenli yere gidebilir.

Talebe rağmen gerekli tedbirlerin alınmaması hâlinde iş sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin sonuçlar, çalışanın statüsü ve tabi olduğu kanuna göre değerlendirilir. Her doz kaydı, her eksik izin veya soyut risk bu hakkı kendiliğinden doğurmaz; tehlikenin güncel, ciddi ve yakın niteliği ile yapılan başvuruların belgelendirilmesi gerekir. Acil sağlık riski varsa hukuki yazışma beklenmeden işyeri hekimi, acil sağlık ve yetkili radyasyondan korunma birimlerine başvurulmalıdır.

7. Hangi deliller toplanmalıdır?

Radyasyon dosyasının en önemli özelliği, tıbbi ve teknik zaman çizelgesinin birlikte kurulmasıdır. Yalnızca tanı raporu veya yalnızca dozimetre çıktısı yeterli bir dosya oluşturmaz.

İspat konusuTemel delillerİnceleme sorusu
Fiilî görevİş sözleşmesi, kadro/görev tanımı, vardiya ve nöbet çizelgeleri, tanık, yetkilendirme kayıtlarıÇalışan gerçekte hangi cihaz ve işlemlerde, ne kadar süre görev yaptı?
İş yüküHBYS/PACS/RIS kayıtları, işlem ve hasta sayıları, ameliyathane/girişimsel işlem listeleriMaruziyet ihtimali yaratan iş hacmi ve konum neydi?
Kişisel dozHam dozimetri sonuçları, rozet teslim-iade ve değişim kayıtları, okuma laboratuvarı verisiDozimetre doğru kişide, doğru yerde ve süre boyunca kullanıldı mı?
Alan/cihazAlan ölçümleri, zırhlama projeleri, NDK lisans/izin belgeleri, bakım-kalibrasyon ve kalite kontrol kayıtlarıCihaz ve ortam güvenli miydi; olağandışı olay var mıydı?
Koruyucu tedbirRisk değerlendirmesi, eğitim, KKD teslim ve kontrol formları, sağlık gözetimiTedbir kâğıt üzerinde mi kaldı, uygulanıp denetlendi mi?
Şua izniİzin kurulu/İK kayıtları, puantaj, bordro, yıllık izin ve sağlık izni çizelgeleriİlgili yılın kontrollü alan saati ve hak edilen izin doğru hesaplandı mı?
HastalıkTüm epikrizler, görüntüleme, patoloji, laboratuvar, reçete ve kurul raporlarıTanı, başlangıç, seyir ve işlev kaybı nedir?
Alternatif etkenÖnceki işyerleri, tanısal/tedavi amaçlı maruziyetler, aile öyküsü, ilgili yaşam tarzı ve çevresel verilerHastalığa katkıda bulunabilecek başka etkenler var mı?

Dozimetre sonuçlarının sürekli “sıfır” veya çok düşük olması işveren lehine önemli bir veri olabilir. Buna rağmen rozetin hiç teslim edilmemesi, başkasınca kullanılması, yanlış konumda taşınması, kurşun önlüğün altında/üstünde yanlış yerleştirilmesi, okuma dönemlerinin eksikliği, laboratuvar veya cihaz kalibrasyon sorunu ya da iş akışıyla açık uyumsuzluk varsa ham kayıt ve sistem bütünü incelenmelidir. Aynı biçimde, yalnızca dozimetre kaydının bulunmaması çalışanın iddiasını otomatik olarak doğrulamaz.

Kayıplı elektronik veriler bakımından delil tespiti, mahkemeden kayıtların celbi ve koşulları varsa HMK m.400 ve devamı uyarınca delil tespiti değerlendirilebilir. Bunun için delilin kaybolma veya ileride ileri sürülmesinin önemli ölçüde güçleşme ihtimali somutlaştırılmalıdır.

7/A. İspat yükü, somutlaştırma, belge ibrazı ve delil tespiti

HMK m.190 uyarınca taraflardan her biri, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, hakkını bağladığı vakıaları ispatlar. Bu genel kural radyasyon dosyasında otomatik bir “işveren ispatlasın” veya “çalışan bütün kayıtları getirsin” formülüne indirgenemez. Çalışan; fiilî görevi, zararını ve talebinin dayandığı mesleki bağlantıyı somutlaştırır. İşveren ise kullandırdığını ileri sürdüğü izni, sağladığını savunduğu eğitim/koruma/denetimi ve kendi sisteminde tutulması gereken kayıtları dayanak gösteriyorsa bunları ortaya koyar. İspat kolaylığı ve delilin hangi tarafın hâkimiyet alanında bulunduğu, mahkemenin delil değerlendirmesinde önem taşır; fakat kanunî ispat yükü gerekçesiz biçimde tersine çevrilemez.

HMK m.194 gereğince “radyasyon kayıtlarının tamamı” gibi belirsiz bir talep yerine her vakıa ve ona bağlanan delil somutlaştırılmalıdır. Örneğin “2021 Ocak–Haziran döneminde C-kollu skopi kullanılan ameliyathanedeki vardiya, cihaz logu ve dozimetre teslim-okuma kayıtları” biçimindeki istem, hem ibraz kararının uygulanmasını hem bilirkişi denetimini mümkün kılar.

Kayıt kaynağıSomut olarak istenebilecek kayıtKanıtladığı başlıca konu
İşveren/hastaneVardiya, nöbet, puantaj, sağlık izni, görev ataması, eğitim, KKD, risk değerlendirmesi, sağlık gözetimiFiilî çalışma, izin, alınan ve denetlenen önlemler
PACS/RIS/HBYS ve cihaz sistemleriKullanıcı/işlem logları, floroskopi süresi, işlem listeleri, mevcutsa RDSR/KAP-DAP/CTDIvol/DLPİş yükü, cihaz ve işlem türü; gerekli modellemede saçılan radyasyon girdisi
NDK ve yetkilendirilmiş dozimetri hizmeti kuruluşuKişisel doz kayıtları, rozet teslim/okuma zinciri, kuruluş yetki bilgisi; eldeki kapsam ölçüsünde alan/lisans kayıtlarıÖlçülmüş kişisel dozun bütünlüğü ve ölçüm hizmetinin güvenilirliği
SGK ve yetkili sağlık hizmet sunucularıMeslek hastalığı dosyası, işyeri incelemesi, kurul raporları, gelir/ödenek belgeleriSosyal sigorta tespiti, çalışma gücü kaybı ve mahsup/rücu verileri
Sağlık Bakanlığı ve sağlık kuruluşlarıEpikriz, patoloji, görüntüleme, laboratuvar, kurul ve periyodik muayene kayıtlarıTanı, başlangıç, seyir, alternatif nedenler ve işlev kaybı
Önceki işverenlerGörev, doz, izin, sağlık gözetimi ve işyeri teknik kayıtlarıKümülatif maruziyet ile her işverenin dönemsel katkısı

HMK m.219–220 kapsamında tarafın elindeki belgenin ibrazına karar verilebilmesi için belgenin uyuşmazlıkla ilgisi ve yeterli tanımı gösterilmelidir. Mahkemenin usulüne uygun ibraz emrine kabul edilebilir bir neden olmaksızın uyulmaması, HMK m.220’deki şartlarla ilgili vakıanın ispatı bakımından karşı taraf lehine sonuç doğurabilir. Bu sonuç kendiliğinden gerçekleşen bir “davayı kazanma” karinesi değildir; önce ibraz edilebilir belgenin varlığı, ilgisi, emrin kapsamı ve ibraz etmeme nedeni incelenir. Üçüncü kişilerdeki belgeler için HMK’nın üçüncü kişinin belge ibrazına ilişkin hükümleri uygulanır.

Teknik veya tıbbi özel bilgi gereken hususlarda HMK m.266 uyarınca bilirkişiye başvurulur. Taraflar rapordaki eksik, belirsiz veya çelişkili noktaları HMK m.281 çerçevesinde somut sorularla göstermeli; mahkeme HMK m.282 gereğince raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirmelidir. Bilirkişi hukukî nitelendirme yapmamalı; doz hesabı, hastalıkla uyum, ihlal ve katkı analizinin bilimsel-teknik gerekçesini açıklamalıdır.

Silinme, üzerine yazılma, cihazın değiştirilmesi veya tanık hafızasının kaybı riski varsa HMK m.400 ve devamındaki delil tespiti yolu dava açılmadan önce veya dava sırasında değerlendirilebilir. Risk, kayıt sistemi, saklama süresi ve tarih aralığıyla somutlaştırılmalıdır. TBK m.50, zarar miktarının tam ispat edilemediği hâllerde hâkime olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek miktarı belirleme imkânı verir; ancak bu hüküm, ihlal ve uygun illiyet bağının hiç kanıtlanmamasını telafi etmez.

8. SGK meslek hastalığı süreci

5510 sayılı Kanuna göre meslek hastalığı; sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliği yüzünden tekrarlanan sebeple ya da işin yürütüm şartları nedeniyle uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâlidir.

Uygulamada süreç genel olarak şöyledir:

  1. Tanı ve belgeler SGK tarafından yetkilendirilmiş sağlık hizmet sunucularında oluşturulur.
  2. İşveren, 4/a sigortalısı bakımından meslek hastalığını öğrendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde bildirim yükümlülüğünü yerine getirir. İşveren bildirmezse çalışan veya hak sahipleri Kuruma başvurabilir.
  3. Sağlık raporu, çalışma/maruziyet belgeleri ve diğer kayıtlar Kurum Sağlık Kurulunca değerlendirilir.
  4. Karara karşı sosyal güvenlik mevzuatındaki itiraz ve yargı yolları somut statüye göre kullanılır.
  5. Koşulları varsa geçici iş göremezlik ödeneği; meslekte kazanma gücünün en az %10 azaldığının tespiti hâlinde sürekli iş göremezlik geliri gündeme gelir.

Sürekli iş göremezlik geliri “değişmez ve koşulsuz ömür boyu ödeme” şeklinde anlatılmamalıdır; kontrol muayenesi, oran değişikliği ve kanuni kesilme/değişme hâlleri bulunabilir.

SGK’nın meslek hastalığı tespiti, işverene karşı açılacak tazminat davasında güçlü ve çoğu zaman merkezî bir unsurdur. Bununla birlikte Kurum işlemi ile işverenin kusur ve tazminat sorumluluğu aynı karar değildir. Meslek hastalığı statüsü çekişmeliyse mahkeme, Kurum sürecinin tamamlanmasını veya ayrı tespit uyuşmazlığının çözülmesini bekletici mesele yapabilir. İzlenecek yol, sigortalılık statüsü ve mevcut Kurum kararına göre belirlenmelidir.

Meslek hastalıkları listesi, yükümlülük süresi ve liste dışı hastalık

Bir hastalığın Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamındaki Meslek Hastalıkları Listesinde yer alması, tek başına o kişide mesleki illiyeti tamamlamaz; listedeki hastalık, meslek/iş, maruziyet süresi ve yükümlülük süresi koşulları somutlaştırılır. “Yükümlülük süresi”, sigortalının hastalığa neden olan işten fiilen ayrıldığı tarih ile hastalığın ortaya çıktığı tarih arasındaki en uzun süreyi; “maruziyet süresi” ise zararlı etkenle karşılaşmanın başlaması ile hastalık belirtilerinin ortaya çıkması için gereken en az süreyi ifade eder. Bunların hiçbiri dava zamanaşımıyla aynı kavram değildir.

5510 sayılı Kanun m.14’teki koşullar çerçevesinde, listede bulunmayan bir hastalığın iş nedeniyle doğduğunun ileri sürülmesi veya listede öngörülen sürenin aşılması iddiayı salt bu nedenle hukukî ve tıbbi inceleme dışına çıkarmaz. Kurumun yetkili sağlık kurulları ve gerekli hâllerde Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu, hastalık-meslek bağlantısını tıbbi ve teknik belgeler üzerinden değerlendirir. Liste, yükümlülük süresi, klinik tanı, işin niteliği ve gerçek maruziyet birbirinden ayrı başlıklar hâlinde raporlanmalıdır.

Kurumsal karar akışı ve raporlar arası çelişki

  1. Şüphe ve sağlık belgesi: Yetkili sağlık hizmet sunucusunun sağlık kurulu raporu ile dayanak tıbbi belgeler tamamlanır. İşverenin bildirim yapmaması, sigortalı veya hak sahiplerinin Kuruma başvurmasına engel değildir.
  2. Çalışma ve maruziyet incelemesi: SGK; işyeri, görev, sigortalılık, mesleki geçmiş ve maruziyet belgelerini toplar; gerekli inceleme ve denetim sürecini yürütür. Tanı raporu, çalışma koşulunun kanıtı yerine geçmez.
  3. Kurum Sağlık Kurulu: Meslek hastalığı ve meslekte kazanma gücü kaybı yönünden dosya Kurum Sağlık Kurulunda değerlendirilir. Eksik çalışma/doz verisi varsa kararın hangi varsayıma dayandığı sorgulanmalıdır.
  4. Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu: Kurum Sağlık Kurulu kararına itiraz, SGK’nın il/merkez birimi üzerinden ve Kurumun yayımladığı itiraz dilekçesi kullanılarak Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna taşınabilir. Kurul kararı Kurum bakımından idarî olarak son aşamadır; uyuşmazlığın tarafları yönünden yargısal denetimi ortadan kaldırmaz.
  5. Yargılama ve bağımsız tıbbi inceleme: Dava sırasında mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine göre Adlî Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinin ilgili uzman kurullarından rapor alabilir. Bu raporlar SGK’ya yapılan idarî itirazın yerine geçen otomatik bir “üst kurul” değildir; mahkemenin delilidir.
  6. Çelişkinin giderilmesi: Kurum, Yüksek Sağlık Kurulu, Adlî Tıp ve üniversite raporları arasında hastalık, oran, başlangıç veya illiyet yönünden çelişki varsa, çelişkinin konusu açıkça belirlenerek yetkin ve daha kapsamlı bir kuruldan denetlenebilir rapor alınmalıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.09.2024 tarihli E.2023/10-287, K.2024/474 sayılı kararı özel bir usulî duruma ilişkindir: Kurum sağlık kurullarının karar vermekten kaçındığı dosyada, meslek hastalıkları hastanesi ile Adlî Tıp Kurumu 1. ve 3. İhtisas Kurullarının birbiriyle uyumlu raporları bulunduğundan mahkemenin esasa gidebileceği kabul edilmiştir. Bu karar, SGK sürecinin her davada atlanabileceği şeklinde genelleştirilemez; kurumsal sürecin fiilen tıkandığı ve tutarlı, yetkin raporların bulunduğu istisnai olayın sınırları içinde okunmalıdır.

9. Özel sektör çalışanı ile kamu görevlisinin yolu farklıdır

İş sözleşmesiyle çalışan kişi bakımından, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğüne aykırılığından doğan maddi ve manevi tazminat uyuşmazlığı kural olarak iş mahkemesinde görülür. Davalıların, sigortalılık ve alt işveren/asıl işveren ilişkisinin doğru belirlenmesi gerekir. SGK işleminin iptali/tespit gibi sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında Kurumun taraflığı ayrıca değerlendirilir.

Kamu görevlisi bakımından zarar, idari işlem veya idari eylemden doğabilir. İYUK m.12 ve m.13 kapsamında başvuru, tam yargı ve dava süresi ayrımı yapılır. İdari eylemden doğan zarar için, eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvuru; ret veya kanuni cevap süresinin geçmesi sonrasında dava süresi gündeme gelebilir. Gizli veya zaman içinde ortaya çıkan hastalıklarda “öğrenme” ve başlangıç tartışmalı olabileceğinden, tanı ve mesleki bağlantı öğrenildiğinde gecikmeden başvuru yapılmalıdır. İdari işlemden kaynaklanan zararda İYUK m.12’nin seçenekleri ayrıca incelenir.

Hastane veya kurumun kamuya ait olması tek başına çalışanın kamu görevlisi olduğunu göstermez. İşçi statüsünde çalışan kamu personeli ile memur/sözleşmeli kamu görevlisinin yolları farklı olabilir.

10. Maddi tazminat kapsamında neler istenebilir?

Somut olaya ve kanıta göre maddi zarar hesabında şu kalemler gündeme gelebilir:

  • Geçici iş göremezlik dönemindeki gerçek kazanç kaybı,
  • Sürekli çalışma gücü/meslekte kazanma gücü kaybına bağlı zarar,
  • Belgeli ve gerekli tedavi, ilaç, ulaşım, bakım ve yardımcı giderler,
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar,
  • Ölüm hâlinde cenaze giderleri ve desteğinden yoksun kalma zararı.

Hesap, sabit bir çevrim içi formül veya emsal dosyadaki tutarla yapılamaz. Yaş, gerçek ücret, aktif/pasif dönem, iş göremezlik oranı, kusur ve kaçınılmazlık dağılımı, işlemiş/işleyecek dönem, SGK ödemeleri ve güncel aktüeryal yöntem birlikte ele alınır.

SGK tarafından bağlanan gelirlerin rücuya tabi kısmı ile aynı zararı karşılayan ödemeler, çifte tahsili önlemek üzere hesapta değerlendirilebilir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 19.03.2024 tarihli E.2023/14034, K.2024/2880 sayılı kararı, iş kazası bağlamında Kurumun rücuya tabi ilk peşin sermaye değerinin araştırılması gereğini vurgulamaktadır. Meslek hastalığı dosyasında da ödemenin niteliği ve rücu edilebilir kısmı somut olarak belirlenmelidir.

11. 31 Temmuz 2026 sonrası tazminat ve talep artırımı

7589 sayılı Kanun, bedensel zarar hesapları ve dava usulü bakımından önemli değişiklikler getirmiştir:

  • TBK m.55’e eklenen düzenlemeye göre, bilinmeyen dönemin tazminatına karar tarihinden; bilinen döneme ilişkin tazminata ise zarar verici olay tarihinden itibaren faiz yürütülür.
  • Yargılama başlayıncaya kadar yapılan ödemeler, ödeme tarihindeki tazminat tutarına oranlanarak mahsup edilir.
  • Bu TBK m.55 değişiklikleri, geçiş hükmü uyarınca Kanunun yürürlüğünden sonra gerçekleşen zarar verici olaylara uygulanır; önceki olaylar eski hükümlere tabidir.
  • HMK m.107, 31 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Kaldırılmadan önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski hüküm uygulanmaya devam eder.
  • HMK m.109/4 uyarınca kısmi davada talep, tahkikat sona erinceye kadar bir kez artırılabilir; artırılan kısım yönünden zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır ve talep artırımında iddianın genişletilmesi/değiştirilmesi yasağı uygulanmaz.

Bu hükümler, her dosyada olay tarihi, dava tarihi, talebin niteliği ve geçiş maddeleri kontrol edilerek uygulanmalıdır. Eski makalelerdeki “her durumda belirsiz alacak davası açılır” önerisi güncel değildir.

12. Manevi tazminat

TBK m.56 kapsamında bedensel bütünlüğün zedelenmesi hâlinde, olayın özellikleri haklı kılıyorsa uygun bir manevi tazminata karar verilebilir. Ölüm veya ağır bedensel zarar hâlinde yakınların manevi tazminat hakkı da koşullarına göre gündeme gelebilir.

Manevi tazminat matematiksel tarife değildir ve amacı zenginleşme ya da cezalandırma değildir. Hastalığın ağırlığı ve kalıcılığı, tedavi süreci, yaş, kusurun niteliği, olayın çalışma yaşamına ve gündelik hayata etkisi, tarafların sosyal-ekonomik durumu, paranın alım gücü ve hakkaniyet birlikte değerlendirilir. Başka bir dosyada hükmedilen tutar bu dosya için garanti oluşturmaz.

13. Arabuluculuk zorunlu mudur?

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/3 uyarınca iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında zorunlu arabuluculuk kuralı uygulanmaz.

Buna karşılık aynı dosya hazırlığında şua izni alacağı, ücret, fazla çalışma, kıdem veya başka bir sıradan işçilik alacağı da talep edilecekse bu taleplerin zorunlu arabuluculuk kapsamında olup olmadığı ayrıca incelenmelidir. Tüm talepleri “meslek hastalığı” etiketi altında tek usule tabi saymak hak kaybı doğurabilir. İhtiyari arabuluculuk ise hukuken mümkün olduğu ölçüde tarafların değerlendirebileceği ayrı bir seçenektir.

14. Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler

Meslek hastalığı dosyasında tek ve bütün olaylara uygulanacak bir “iki yıl/on yıl” formülü yoktur.

İşverenin gözetme borcuna aykırılığından doğan tazminat taleplerinde Yargıtay uygulamasında TBK m.146’daki on yıllık zamanaşımı sıklıkla esas alınmaktadır. Bununla birlikte haksız fiil hükümleri, TBK m.72’deki öğrenme ve üst süreler, fiilin aynı zamanda suç oluşturması hâlinde daha uzun ceza zamanaşımı, zararın zaman içinde gelişmesi ve davaya elverişli zararın ne zaman öğrenildiği somut olaya göre tartışılabilir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin E.2018/4197, K.2019/5879 sayılı kararı, gelişen bedensel zararda davaya elverişli zararın öğrenilmesi analizinin önemini göstermektedir; fakat her kontrol muayenesi süreyi yeniden başlatmaz.

Şua izni veya ücrete dönüşen işçilik alacağı bakımından beş yıllık zamanaşımı ve iş sözleşmesinin sona erme tarihi gibi ayrı kurallar gündeme gelebilir. Kamu görevlilerinde İYUK m.12 ve m.13’teki idari başvuru ve dava süreleri uygulanır. SGK’ya yapılacak bildirim ve Kurum işlemlerine itirazlar da kendi özel sürelerine tabidir.

Tanı, mesleki bağlantı veya işveren ihlali öğrenildiğinde “süre daha başlamamıştır” varsayımıyla beklenmemeli; tüm olası süreler aynı gün çizelgeye bağlanmalıdır.

15. Kusur ve illiyet raporu nasıl kurulmalıdır?

Tek uzmanlık alanından alınan genel bir rapor çoğu dosyada yeterli olmaz. Somut ihtiyaca göre heyette iş sağlığı ve güvenliği uzmanı, radyasyon fiziği/medikal fizik uzmanı, iş ve meslek hastalıkları uzmanı, ilgili klinik branş hekimi ve aktüerya bilirkişisi bulunabilir. Önceki işyerlerinin katkısı söz konusuysa her işyerindeki çalışma ve önlem düzeyi ayrı dönemler hâlinde incelenmelidir.

Bilirkişiye yalnızca “davalı kusurlu mudur?” sorusu yöneltilmemelidir. Aşağıdaki denetlenebilir sorular daha işlevseldir:

  • Hangi mevzuat hükmü, hangi tarihte ve hangi somut eylemle ihlal edilmiştir?
  • Çalışanın kontrollü alandaki fiilî süresi ve görev matrisi nedir?
  • Kişisel doz ve organ dozu verileri güvenilir midir; belirsizlik payı nedir?
  • Hastalığın tipi ve latent dönemi saptanan maruziyetle uyumlu mudur?
  • Alternatif veya ortak nedenler nelerdir?
  • İzin kullandırılsaydı maruziyet süresi ne ölçüde değişirdi; bu değişikliğin hastalık üzerindeki etkisi bilimsel olarak hangi kesinlikte söylenebilir?
  • Her işveren ve çalışanın davranışının zarara katkısı nedir?
  • Kaçınılmazlık varsa hangi bilimsel ve teknik gerekçeye dayanır?

Rapor; yalnız sonuç oranı vermemeli, kullanılan kayıtları, bilimsel kaynakları, varsayımları ve belirsizlikleri açıklamalıdır. Çelişkili SGK, Adli Tıp Kurumu veya bilirkişi raporlarında çelişki giderilmeden karar verilmemelidir.

15/A. Doğrulanmış kararların somut olayı, ilkesi ve uygulama sınırı

Aşağıdaki kararlar erişilebilir tam metin veya karar aktarımı üzerinden doğrulanmıştır. Hiçbiri “şua izni verilmemişse kanser işverendendir” biçiminde bir otomatik illiyet kuralı kurmamaktadır. Emsal kullanılırken yalnız sonuç cümlesi değil, kararın somut vakıası ve bozma nedeni esas alınmalıdır.

KararSomut uyuşmazlık ve kabul edilen ilkeUygulama sınırı
Yargıtay 9. HD, E.2010/6619, K.2012/15624, 07.05.2012Çalışma yerinin radyolojiye ayrılmış ve tecrit edilmiş bölüm niteliği teknik olarak araştırılmadan şua izni sonucu kurulamayacağı belirtildi.Salt hastane veya cihaz çevresinde çalışmak hak sahipliğini kanıtlamaz; karar, işyeri ve dönem mevzuatına özgü teknik inceleme gereğini gösterir.
Yargıtay 9. HD, E.2015/32289, K.2019/4787, 26.02.2019Tarihsel mevzuat dönemindeki kullanılmayan şua izni alacağının iş sözleşmesinin sona ermesi üzerine son ücret üzerinden hesabı ele alındı.2023 Yönetmeliği dönemindeki 1–30 günlük hesabı geçmişe taşımaz; alacak sonucu dönemin hukuku ve iş ilişkisinin sona ermesi şartıyla okunmalıdır.
Yargıtay 9. HD, E.2022/5703, K.2022/6472, 25.05.2022Kararın ilişkin olduğu dönemde, 3153 sayılı Kanun kapsamındaki sağlık izninin yıllık izinden ayrı bir hak olduğu kabul edildi.Karar, bugünkü Ek-2 saat tablosunun geçmiş yıllara uygulanmasına dayanak değildir; HMK m.107’ye ilişkin kısmı da 31.07.2026 tarihli değişiklik ve geçiş hükmüyle okunmalıdır.
Yargıtay 9. HD, E.2022/18262, K.2023/5962, 25.04.2023İşyerinin sağlık kuruluşu olmamasının, fiilen radyasyonla çalışan kişinin radyasyondan korunma ve çalışma süresi hükümleri yönünden incelenmesine engel olmadığı kabul edildi.Karar, sağlık hizmeti sunmayan her işyerinde 3153 sayılı Kanun kaynaklı sağlık izninin otomatik doğduğu anlamına gelmez; talep türü ve uygulanacak norm ayrılır.
Yargıtay 9. HD, E.2023/16380, K.2024/2775, 20.02.2024Dozimetre yanında gerçek görev, operasyonlar, hasta/işlem sayısı, cihaz, maruziyet süresi ve oranının uzman bilirkişiyle; gerekirse keşifle araştırılması istendi.Düşük veya sıfır doz kaydı kendiliğinden geçersiz sayılmaz; önce kayıt zinciri ve fiilî iş akışı karşılaştırılır. Karar tıbbi meslek hastalığı illiyetini tek başına çözmez.
Yargıtay 10. HD, E.2020/7011, K.2021/4792Meslek hastalığı için yalnız tanı değil, yapılan işle hastalık arasında uygun illiyet bağının yöntemine uygun kurulması gerektiği vurgulandı.SGK tespiti veya hastalık adı işverenin kusur ve tazminat borcunu otomatik doğurmaz.
Yargıtay 10. HD, E.2024/5160, K.2024/6367 ve E.2024/6591, K.2025/5113Tüm mesleki/tıbbi geçmiş, işyeri koşulları, önlemler, benzer vakalar ve birden çok işverenin katkısı incelenmeden kusur ve illiyet kurulamayacağı; uygun uzman kurulu gerektiği belirtildi.Başka sektördeki meslek hastalığı kararlarındaki araştırma yöntemi radyasyon dosyasına uyarlanabilir; hastalık ve doz hakkında özel tıbbi sonuç aynen aktarılamaz.
Yargıtay HGK, E.2013/10-2281, K.2015/1727, 19.06.2015SGK rücu uyuşmazlığında farklı işveren dönemlerinin, maruziyet ve kusur katkılarının ayrı araştırılmasının önemi ortaya konuldu.Rücu davasındaki sorumluluk rejimi zarar görenin tazminat davasıyla bütünüyle özdeş değildir; karar doğrudan bir oran formülü vermez.
Yargıtay HGK, E.2023/10-287, K.2024/474, 25.09.2024Kurum kurullarının değerlendirme yapmadığı istisnai dosyada, meslek hastalıkları hastanesi ve iki Adlî Tıp ihtisas kurulunun uyumlu raporlarıyla karar verilebileceği kabul edildi.SGK/Kurum Sağlık Kurulu sürecinin her dosyada atlanabileceği anlamına gelmez; kurumsal tıkanma ve tutarlı yetkin raporlarla sınırlı okunmalıdır.
Yargıtay 21. HD, E.2018/4197, K.2019/5879Zaman içinde gelişen bedensel zararda davaya elverişli zararın ve öğrenme anının somutlaştırılması gerektiği gösterildi.Her yeni muayene veya oran değişikliği zamanaşımını kendiliğinden yeniden başlatmaz.
Yargıtay 10. HD, E.2023/14034, K.2024/2880, 19.03.2024İş kazası zarar hesabında SGK’nın rücuya tabi ilk peşin sermaye değerinin araştırılması gerektiği belirtildi.İş kazası bağlamındaki karar meslek hastalığına mekanik biçimde uygulanmaz; ödemenin niteliği ve rücu edilebilir bölümü ayrıca belirlenir.
Danıştay 12. Daire, E.2023/3019, K.2025/2741Çoğunluk, 2023 Yönetmeliğinin kontrollü alandaki fiilî çalışma ve Ek-2 izin sistemini üst normlara aykırı bulmadı; karşı oy 657 sayılı Kanun m.103 yönünden aksi görüştedir.Karar metninde temyiz yolu açık gösterilmiştir. Kesinleşme durumu kontrol edilmeden “yerleşik ve kesin Danıştay içtihadı” olarak sunulmamalıdır.

Karar künyesi ve bağlantı, makalenin güncelleme tarihinde erişilebilen kaynağa göre verilmiştir. Dilekçede kullanılmadan önce UYAP/emsal veri tabanı veya onaylı karar örneğinden metin bütünlüğü, karar tarihi, kanun yolu ve somut olay benzerliği yeniden kontrol edilmelidir.

16. İşverenin olası savunmaları ve karşı inceleme

“Dozlar limitin altındaydı.” Bu veri önemlidir; fakat kayıtların bütünlüğü ve doğru ölçüm koşulları incelenmelidir. Limit, koruma standardıdır; bireysel illiyet hakkında tek başına kesin hüküm değildir.

“Çalışan dozimetreyi kullanmadı.” İşveren, cihazı sağladığını, kullanım eğitimi verdiğini ve kullanımı denetlediğini gösterebilir. Çalışanın talimata aykırı davranışı kusur dağılımını etkileyebilir; ancak denetim ve organizasyon yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

“Hastalık genetik/kişisel nedenlidir.” İlgili tıbbi etken somut ve bilimsel olarak değerlendirilmelidir. Soyut olasılık illiyeti kesmez; aynı şekilde kişisel yatkınlık da mesleki katkıyı otomatik olarak dışlamaz.

“İzin kayıtlarında çalışanın imzası var.” İzin tarihleri, puantaj, cihaz logları, HBYS/PACS işlemleri ve vardiyalar karşılaştırılmalıdır. Kayıtlar uyuşuyorsa güçlü delil; çelişiyorsa ayrıntılı inceleme gerekir.

“Önceki işverenler sorumludur.” Tüm maruziyet geçmişi araştırılır. Her işverenin dönemi ve katkısı ayrıştırılmadan sorumluluk kurulması eksik inceleme oluşturabilir.

17. Uygulama senaryoları

Senaryo A — İzin yok, doz ve iş akışı kayıtları eksik: Çalışan yıllarca kontrollü alanda görev yaptığını ileri sürmektedir; izin kaydı ve bazı dozimetri dönemleri yoktur. Bu olgular işverenin kayıt/organizasyon eksikliğini gösterebilir. Yine de hastalığın tanısı, gecikme süresi, işlem hacmi, alan ölçümleri, tanıklar ve alternatif nedenler araştırılmadan nedensellik kurulamaz.

Senaryo B — İzin eksik, dozlar düzenli ve düşük: İzin hesabının yanlışlığı ayrı bir çalışma hakkı ihlali oluşturabilir. Hastalık tazminatı bakımından ise düşük ve güvenilir doz verisi, uygun illiyet değerlendirmesinde işveren lehine önemli bir karşı delildir; tıbbi heyet tüm verileri birlikte tartar.

Senaryo C — Doz aşımı ve olağandışı olay: Alarm, olay tutanağı, biyolojik dozimetri ve akut semptomların zamanlaması birbiriyle uyumluysa olay ile zarar arasındaki bağ daha güçlü kurulabilir. Yine de organ dozu ve tanının tıbbi uygunluğu belirlenmelidir.

Senaryo D — Birden çok hastane/işveren: On beş yıllık çalışma içinde farklı işyerleri varsa yalnız son işverenin kayıtlarıyla sonuca gidilemez. Önceki maruziyetler ve her işverenin koruyucu tedbirleri ayrı dönemler hâlinde değerlendirilir.

Senaryo E — Hamilelik veya analık izniyle kesişen dönem: Analık, doğum veya yıllık izin dönemleri fiilî kontrollü alan çalışma saatine eklenmez. Farklı izin türleri birbiri yerine geçirilemez; ilgili yılın şua izni hesabı gerçek çalışma kayıtlarına göre ayrıca yapılır. Hamile çalışanların radyasyon riskinden korunmasına ilişkin özel iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri de bağımsız olarak uygulanır.

18. Adım adım başvuru ve dava hazırlığı

  1. Statüyü belirleyin: İşçi, kamu işçisi, memur, sözleşmeli personel, alt işveren çalışanı veya kendi namına çalışan ayrımını yapın.
  2. Zaman çizelgesi kurun: İşyerleri, birimler, cihazlar, izinler, doz kayıtları, ilk belirti, tanı, tedavi ve SGK işlemlerini tarih sırasına yerleştirin.
  3. Kayıtları koruyun: İşverenden personel/izin/doz/işlem/cihaz kayıtlarının saklanmasını ve suretini yazılı olarak isteyin. Sağlık verilerini açık e-posta veya herkese açık klasörlerde paylaşmayın.
  4. Tıbbi dosyayı tamamlayın: Yetkili sağlık hizmet sunucusu, patoloji ve ilgili uzmanlık kayıtlarını toplayın; önceki hastalık ve tedavileri saklamayın.
  5. SGK sürecini kontrol edin: Bildirim, Kurum Sağlık Kurulu kararı, itiraz ve gelir belgelerinin durumunu belirleyin.
  6. Yargı yolunu ve süreyi belirleyin: İş mahkemesi, sosyal güvenlik uyuşmazlığı veya idari yargı ayrımını yapın.
  7. Delil kaybı riskini değerlendirin: Silinebilecek HBYS/PACS logları, kamera, cihaz veya dijital vardiya kayıtları için gerektiğinde delil tespiti düşünün.
  8. Uzmanlık planını kurun: Tıbbi illiyet, radyasyon fiziği, iş güvenliği kusuru ve aktüerya hesaplarını birbirinden ayırın.
  9. Talepleri ayrıştırın: Meslek hastalığı tazminatı, SGK tespiti, şua izni/işçilik alacağı ve idari tam yargı taleplerini tek usul altında varsaymayın.
  10. Geçiş hükümlerini uygulayın: Olay ve dava tarihine göre HMK m.107, HMK m.109/4 ve TBK m.55 rejimini belirleyin.

19. Örnek kayıt isteme metni

Konu: Radyasyonla çalışma, sağlık izni ve doz kayıtlarının korunması/suret talebi

…/…/…–…/…/… döneminde yürüttüğüm görevlere ilişkin; kontrollü alandaki fiilî çalışma süreleri, vardiya ve nöbet çizelgeleri, sağlık/şua izni kayıtları, kişisel dozimetre ham sonuçları ve teslim-iade bilgileri, alan ölçümleri, görev yaptığım cihazların bakım-kalibrasyon/kalite kontrol belgeleri, risk değerlendirmeleri, radyasyondan korunma eğitimleri, kişisel koruyucu donanım teslim kayıtları ile kimliğimle ilişkilendirilebilen işlem/HBYS-PACS loglarının ilgili saklama süreleri boyunca muhafaza edilmesini ve kişisel verilerim yönünden mevzuata uygun suret/erişim sağlanmasını arz ederim.

Bu örnek, somut olayın statüsüne ve kurumun veri güvenliği prosedürüne göre uyarlanmalıdır. Üçüncü kişilere ait hasta verileri istenmemeli; gerekirse mahkeme aracılığıyla, maskeleme ve sınırlı erişim tedbirleriyle celp edilmelidir.

20. Sağlık verileri ve gizlilik

Tanı, genetik bilgi, patoloji ve sağlık kurulu kayıtları özel nitelikli kişisel veridir. Delil toplama hakkı, dosyayla ilgisiz sağlık verilerini yayma yetkisi vermez. Belgeler ihtiyaçla sınırlı tutulmalı, erişim yetkisi daraltılmalı, güvenli kanalla iletilmeli ve üçüncü kişilerin verileri mümkünse maskelenmelidir.

Mahkemeden hasta/işlem verisi istenirken çalışanı ve iş yükünü kanıtlamaya yetecek alanlar belirlenmeli; hasta kimliği gibi ilgisiz unsurlar anonimleştirilmeli veya yalnız bilirkişi/mahkeme erişimine açılmalıdır. İnternet yayınında hiçbir sağlık belgesi, açık kimlik veya dozimetre numarası paylaşılmamalıdır.

21. Sık yapılan hatalar

  • Her radyasyon çalışanının otomatik olarak 30 gün izni olduğunu varsaymak,
  • Şua izni, haftalık 35 saat, yıllık izin ve doz aşımı iznini birbirine karıştırmak,
  • İzin verilmemesini hastalığın kesin nedeni olarak göstermek,
  • Salt unvan veya bordroyla hak sahipliği kurmak,
  • Dozimetre kaydını iş akışı ve kalibrasyondan bağımsız okumak,
  • Önceki işyerlerini ve alternatif tıbbi etkenleri saklamak,
  • SGK tespiti ile işveren kusurunu aynı karar saymak,
  • Kamu görevlisi için iş mahkemesi yolunu varsaymak,
  • Tüm taleplerin arabuluculuk rejimini aynı kabul etmek,
  • 31 Temmuz 2026 sonrası HMK m.107’yi hâlâ yürürlükte sanmak,
  • Sağlık verilerini güvenli olmayan kanallarda paylaşmak,
  • Zamanaşımını tek bir tarihe ve tek bir süreye indirgemek.

22. Sık sorulan sorular

Şua izni verilmemesi meslek hastalığını tek başına kanıtlar mı?

Hayır. İzin ihlali, işverenin mevzuata aykırılığını gösterebilir; hastalık, maruziyet, uygun illiyet, zarar ve sorumluluk koşulları ayrıca ispatlanmalıdır.

Her radyasyon çalışanının 30 gün şua izni var mıdır?

Hayır. 2023 Yönetmeliğinde izin, kontrollü alandaki fiilî çalışma saatine bağlı olarak 1–30 gün arasında belirlenir. Geçmiş yıllar için o tarihte yürürlükte olan düzenleme esas alınır.

Şua izni yıllık izinden düşülebilir mi?

Hayır. Sağlık izni ile yıllık izin ayrı haklardır. Birinin diğerinin yerine kullandırılması kural olarak mümkün değildir.

İzin paraya çevrilebilir mi?

İş ilişkisi sürerken asıl olan iznin amacına uygun kullandırılmasıdır. İş sözleşmesi sona erdikten sonraki alacak sonucu ve hesap, dönemin mevzuatı ile Yargıtay uygulamasına göre ayrıca değerlendirilir. İzin yerine ödeme yaparak radyasyonlu çalışmaya devam ettirmek koruyucu amaca uygun değildir.

Dozimetre “sıfır” gösteriyorsa dava açılamaz mı?

Bu kayıt önemli bir karşı delildir; fakat rozetin teslimi, kullanımı, konumu, okuma süreleri ve cihaz/laboratuvar güvenilirliği araştırılabilir. Sıfır kayıt davayı otomatik bitirmediği gibi, kaydın bulunmaması da davayı otomatik kazandırmaz.

Doz sınırı aşılmışsa tazminat kesin midir?

Hayır. Aşım ciddi bir koruma ihlali ve güçlü delil olabilir; yine de belirli hastalıkla tıbbi illiyet ve zarar kanıtlanmalıdır.

Limit altı maruziyet hastalık ihtimalini tamamen dışlar mı?

Hayır. Limitler radyasyondan korunma standartlarıdır. Bireysel nedensellik, kümülatif doz, hastalığın türü, latent dönem ve diğer etkenlerle birlikte uzmanlarca değerlendirilir.

İşveren bildirim yapmazsa ne olur?

Çalışan veya hak sahipleri SGK’ya başvurabilir. İşverenin bildirim yükümlülüğüne aykırılığının idari ve mali sonuçları ayrıca doğabilir.

SGK meslek hastalığı kararı tazminatı otomatik doğurur mu?

Hayır. Kurum kararı mesleki bağlantı bakımından çok önemlidir; işverenin kusuru, uygun illiyet, zarar ve hesap ayrıca yargılamada incelenir.

Tazminat davasından önce arabuluculuk gerekir mi?

Meslek hastalığından doğan maddi-manevi tazminat ve bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları zorunlu arabuluculuk dışındadır. Birlikte ileri sürülen sıradan işçilik alacakları için ayrı kontrol gerekir.

Kamu hastanesinde çalışan herkes idari yargıya mı gider?

Hayır. Çalışanın memur/sözleşmeli kamu görevlisi mi, yoksa iş sözleşmesine tabi işçi mi olduğu belirlenmelidir.

Birden fazla işveren varsa kim sorumlu olur?

Her işyerindeki maruziyet, alınan önlemler ve hastalığa katkı araştırılır. Sorumluluk, somut olayın hukuki ilişkileri ve bilimsel katkı analiziyle belirlenir.

Hangi hastalıklar otomatik olarak radyasyon meslek hastalığıdır?

Hiçbir bireysel tanı yalnızca adı nedeniyle otomatik olarak belirli işverene yüklenemez. Kanser, katarakt veya başka bir hastalıkta görev, doz, latent dönem, tıbbi özellikler ve alternatif nedenler birlikte incelenir.

Dava ne kadar sürer ve ne kadar tazminat çıkar?

Dosyanın taraf sayısı, SGK süreci, bilirkişi kurulları, tıbbi kayıtlar ve kanun yolu nedeniyle süre ve tutar önceden garanti edilemez. Sağlıklı değerlendirme, eksiksiz kayıt ve somut hesap gerektirir.

Sonuç

Şua izninin kullandırılmaması, radyasyonla çalışan kişinin korunması bakımından ciddi bir mevzuat ve iş organizasyonu sorunudur. Bununla birlikte tazminat hukukunda sonuç, tek bir izin formundan değil; hak sahipliği, gerçek maruziyet, tıbbi tanı, uygun illiyet, işverenin önlemleri ve ölçülebilir zararın birlikte değerlendirilmesinden doğar.

Doğru dosya; izin kayıtları ile dozimetriyi, iş akışı ile cihaz/alan verilerini, işyeri geçmişi ile tıbbi geçmişi ve SGK süreci ile doğru yargı yolunu aynı zaman çizelgesinde birleştirir. Böylece ne çalışan sağlığına ilişkin risk küçümsenir ne de bilimsel olarak kurulmamış bir nedensellik peşinen kabul edilir.

Av. Umut Güneş tarafından, 1999’dan bu yana yürütülen hukuk pratiğinin kurumsal bilgi birikimi içinde hazırlanan bu genel bilgilendirme metni bakımından hukuk bürosunun çalışma merkezi Antalya’dır. Bu ifade belirli bir işte sonuç, süre veya tazminat taahhüdü oluşturmaz.

Hukuki ve tıbbi bilgilendirme notu: Bu yazı genel bilgi amaçlıdır; hukuki görüş, tıbbi tanı veya somut olay için sonuç garantisi değildir. Mevzuat, olay ve dava tarihine göre değişebilir. Kişisel dosyada sağlık, radyasyon fiziği, iş güvenliği, sosyal güvenlik ve usul hukuku birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynakça

  1. 7589 sayılı Kanun — TBMM tam metin
  2. 7589 sayılı Kanuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği duyurusu
  3. İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik — mevzuat metni erişim kaynağı; Resmî Gazete 13.04.2023/32162 ayrıca arşivden kontrol edilmelidir.
  4. 2022 tarihli İyonlaştırıcı Radyasyon Yönetmeliği — Sağlık Bakanlığı duyurusu
  5. 2021–2023 düzenleme geçişini inceleyen hakemli çalışma — Çalışma ve Toplum, 2025
  6. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu — Adalet Bakanlığı Mevzuat
  7. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — resmî tam metin
  8. Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği
  9. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — resmî tam metin
  10. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — resmî tam metin
  11. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İSG SSS
  12. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu — Adalet Bakanlığı Mevzuat
  13. SGK — Meslek Hastalığı
  14. SGK — Maluliyet tespiti ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz
  15. SGK — Form ve dilekçeler; sağlık kurulu itiraz dilekçesi dâhil
  16. SGK — İşverenin yükümlülükleri
  17. Nükleer Düzenleme Kurumu — Sıkça Sorulan Sorular
  18. NDK — Radyasyon ve İnsan
  19. NDK — Kişisel dozimetre kullanım rehberi
  20. NDK — Çalışma alanlarının sınıflandırılması ve izlenmesine ilişkin rehber
  21. NDK — E-NDK hizmetleri ve kişisel doz kayıtları
  22. NDK — Dozimetri hizmeti verecek kuruluşların yetkilendirilmesi
  23. TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği
  24. TBB — Reklam Yasağı Yönetmeliğinde 2024 değişiklikleri
  25. KVKK — Özel Nitelikli Kişisel Verilerin İşlenmesine İlişkin Rehber
  26. WHO — Ionizing radiation and health effects
  27. IARC Monographs — Ionizing Radiation, Part 1: X- and Gamma Radiation and Neutrons
  28. IARC Monographs Volume 100D — Radiation
  29. ICRP Publication 118 — Tissue Reactions
  30. ICRP Publication 139 — girişimsel işlemlerde mesleki radyasyondan korunma
  31. ICRP Publication 147 — radyolojik korunmada doz büyüklüklerinin kullanımı
  32. ICRP — Radyasyondan korunma amacı
  33. IAEA Basic Safety Standards — occupational dose limits
  34. IAEA — mesleki iç maruziyetin değerlendirilmesi
  35. IAEA — nükleer tıpta dozimetri
  36. INWORKS/BMJ 2023 — düşük doz iyonlaştırıcı radyasyon ve solid kanser mortalitesi
  37. INWORKS/PubMed 2024 — düşük doz maruziyet ve hematolojik malignite mortalitesi

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları