Su baskını veya altyapı arızasından doğan zarar için belediyeden tazminat istenebilmesi, zararla kamu hizmetinin yürütülmesi arasında hukuken anlamlı bir bağlantı kurulmasını gerektirir. Yağışın şiddetli olması belediyeyi kendiliğinden sorumluluktan kurtarmaz; taşınmazın zarar görmesi de tek başına belediyenin kusurunu kanıtlamaz. Görevli kurum, hizmetin eksikliği, zararın miktarı ve illiyet bağı birlikte incelenir.
İdari eylemden doğan tam yargı davalarında İYUK m.13 uyarınca önce ilgili idareye başvuru gerekir. Başvuru kural olarak zararı doğuran eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılır. Bununla birlikte trafik kazaları, abonelik ilişkileri ve özel hukuk işlemleri farklı görev ve süre kurallarına tabi olabilir. Bu makale 14 Ekim 2026 tarihinde erişilen mevzuat ve kararlar esas alınarak hazırlanmıştır.
Hizmet kusuru hangi durumlarda ortaya çıkar?
Kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi hizmet kusuru değerlendirmesinin temel çerçevesini oluşturur. Yağmur suyu hattının yetersiz planlanması, bilinen tıkanıklığın giderilmemesi, kanalizasyon bakımının ihmal edilmesi veya kazı alanında gerekli tedbirlerin alınmaması somut olaya göre bu kapsamda incelenebilir. Anayasa m.125, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödeme yükümlülüğünün anayasal dayanağıdır. [1]
Sorumluluk için yalnız hizmette bir eksiklik değil, gerçekleşmiş ve kişisel bir zarar ile bu eksiklik arasındaki nedensellik de ortaya konulmalıdır. Bir işyerinin su altında kalmasıyla aynı gün bölgede yağış bulunması, suyun hangi kaynaktan geldiğini tek başına açıklamaz. Yağmur suyu hattı, kanalizasyon geri basması, komşu parseldeki inşaat veya bina içi tesisat ayrı ihtimallerdir.
Görev paylaşımı neden önemlidir?
İlçe belediyesi, büyükşehir belediyesi, su ve kanalizasyon idaresi, karayolu idaresi ve başka kamu kurumları aynı olayda farklı görevler üstlenmiş olabilir. Belediye sınırları içinde meydana gelen her zararın davalısı ilçe belediyesi değildir. Yolun bakım sorumluluğu, hattın sahibi, bakım protokolü ve olay günündeki çalışma kayıtları araştırılmalıdır. 5393, 5216 ve ilgili hâllerde 2560 sayılı kanunlardaki görev dağılımı bu incelemenin başlangıç noktalarıdır. [2–4]
İşin yüklenici eliyle yürütülmesi de idarenin sorumluluğunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Buna karşılık doğrudan yükleniciye yöneltilen özel hukuk talebi başka bir yargı düzeninde incelenebilir. Davalı seçimi, yalnız araç üzerindeki logo veya çalışanın beyanıyla yapılmamalıdır. İhale dosyası, iş emri ve saha sorumluluğunu gösteren belgeler istenmelidir.
Her belediye zararında idare mahkemesi görevli değildir
Kamu hizmetinin kuruluşu ve yürütülmesinden doğan idari eylem zararları kural olarak tam yargı davasına konu olur. Ancak kanunun özel olarak adli yargıya bıraktığı uyuşmazlıklar ve idarenin özel hukuk ilişkileri ayrı değerlendirilir. Yanlış yargı kolunda dava açılması hem zaman hem gider doğurur; süreyi koruyan hükümlerin uygulanması da belirli şartlara bağlıdır.
Altyapı kazısında zarar: Uyuşmazlık Mahkemesi örneği
Uyuşmazlık Mahkemesinin 05.02.2024 tarihli E.2023/545, K.2024/40 sayılı kararında, İSKİ çalışmaları sırasında elektrik kablolarına verilen zarara ilişkin uyuşmazlık incelenmiştir. Çoğunluk, kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanan talepte idari yargıyı görevli görmüştür. Karşıoy ise tarafların niteliği ve haksız fiil ilişkisi üzerinden adli yargı yönündedir. [5]
Bu karar bir su baskını dosyası değildir; kazı zararına ilişkin görev kararıdır. Tazminatın mutlaka ödeneceği veya idarenin kusurunun kesinleştiği anlamına gelmez. Özellikle idari yargının alanındaki bir talebin ilamsız icra ve itirazın iptali yoluna taşınmasının görev sorununu gidermediğini göstermesi bakımından önemlidir.
Yol çukuru nedeniyle trafik kazası: özel görev kuralı
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.110 kapsamındaki sorumluluk davalarında adli yargı görevlidir. Uyuşmazlık Mahkemesinin 03.05.2021 tarihli E.2021/280, K.2021/273 sayılı kararında, belediyenin yol çalışması nedeniyle oluştuğu ileri sürülen çukura düşen aracın hasarına ilişkin sigortacı talebi bu kapsamda değerlendirilmiştir. [6]
Bu nedenle “belediyenin hizmet kusuru” ifadesinin dilekçede kullanılması, trafik kazası uyuşmazlığını idari davaya dönüştürmez. Olayın trafik mevzuatı kapsamına girip girmediği belirlenmelidir. Buna karşılık her kaldırım yaralanması veya her taşınmaz su baskını da trafik kazası değildir. Abonelik sözleşmesinden kaynaklanan tüketici uyuşmazlıklarında ayrıca tüketici hukuku hükümleri gündeme gelebilir.
İdareye başvuru ve dava açma süreleri nasıl işler?
İdari eylemden zarar gören kişi, İYUK m.13 kapsamındaki ön başvuruda olayın tarihini, yerini, sorumlu tutulan hizmeti, zarar kalemlerini ve ödeme talebini açıkça belirtmelidir. Yalnız “mazgal temizlensin” şeklindeki şikâyet, tazminat hakkının yerine getirilmesi talebiyle aynı değildir. Başvurunun kayıt numarası ve idareye ulaştığı tarih saklanmalıdır. [7]
| Aşama | Temel kural | Dosyada bulunması gereken belge |
|---|---|---|
| Eylem ve zararın öğrenilmesi | Bir yıllık başvuru süresi; her hâlde eylemden itibaren beş yıl | Olay ve öğrenme tarihini açıklayan kayıtlar |
| İlgili idareye tazminat başvurusu | Dava öncesi zorunlu başvuru | Talepli dilekçe, ekler ve alındı belgesi |
| Açık ret | Ret bildiriminin ardından genel dava süresi | Ret yazısı ve tebligat |
| Cevap verilmemesi | Otuz günlük cevapsızlık sonrasında dava süresi | Başvurunun teslim tarihi |
| Tam yargı davası | Kural olarak altmış gün | Başvuru dosyası, zarar hesabı ve deliller |
Öğrenme tarihi her dosyada basit değildir. Gizli altyapı kaçağı veya sonradan belirginleşen zarar bakımından olay, zarar ve idari bağlantının ne zaman öğrenildiği tartışılabilir. Sonradan rapor alınması, daha önce bilinen bir olayın süresini kendiliğinden yeniden başlatmaz. Sürekli zarar ile etkileri devam eden tek eylem de aynı değildir.
Yanlış mahkemeye başvurulmuşsa ne yapılır?
İYUK m.9, adli yargıda açılıp görev yönünden reddedilen davanın belirli şartlarla idari yargıya taşınmasında, görevsizlik kararının kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz günlük bir yol öngörür. İYUK m.13/2 de bu durumda ön başvuruya ilişkin özel düzenleme içerir. Bu hükümler sınırsız süre kurtarma araçları değildir; ilk davanın zamanı, kararın niteliği ve kesinleşme tarihi incelenmelidir. [7]
Zarar bir idari eylemden değil, örneğin hukuka aykırı ruhsat iptali gibi bir idari işlemden doğuyorsa İYUK m.12 seçenekleri gündeme gelir. İptal davasıyla birlikte veya ilgili şartlarla sonradan tazminat istenmesi, eylem zararındaki m.13 takvimiyle karıştırılmamalıdır. İdari tam yargı davası için genel bir zorunlu arabuluculuk şartı yoktur; adli yargıya giren uyuşmazlıklarda ise talebin niteliğine göre arabuluculuk ayrıca incelenir.
Yoğun yağış ve mücbir sebep savunması
İdare, yağışın olağanüstü yoğunluğu nedeniyle zararın önlenemediğini savunabilir. Bu savunmanın değerlendirilmesinde meteorolojik veriler, bölgenin geçmiş taşkınları, altyapının proje kapasitesi, bakım kayıtları ve önceden yapılan uyarılar önem taşır. Yağışın yüksek olması ile bütün makul önlemler alınsa da zararın kaçınılmaz olması aynı tespit değildir.
Zarar görenin savunması da yalnız “her yağmurda su basıyor” iddiasıyla sınırlı kalmamalıdır. Önceki tarihli başvurular, fotoğraflar ve müdahale kayıtları tekrarlanan sorunun bilindiğini gösterebilir. İdare ise hattın temiz ve yeterli olduğunu, zararın bağımsız bir bina kusurundan kaynaklandığını veya alınması gereken kişisel tedbirlerin alınmadığını belgeleyebilir.
Danıştayın 2026 tarihli su baskını kararı
Danıştay 8. Dairesinin 09.02.2026 tarihli E.2024/4025, K.2026/634 sayılı kararında, Ankara'daki bir işyerinin 07.06.2022 tarihli yağışta zarar görmesi değerlendirilmiştir. Daire, tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı yetersiz inceleme nedeniyle bozmuştur. İlgili idarelerin görevleri, altyapı koşulları, işletmenin hukuki ve fiilî durumu ile meteorolojik uzmanlık gerektiren hususların araştırılması gerektiği belirtilmiştir. [8]
Karar doğrudan tazminata hükmetmemiştir. Önemi, yoğun yağışı tek başına sorumluluğu kaldıran bir neden kabul etmek yerine, olayın teknik ve idari yönlerinin araştırılmasını istemesidir. Davacı açısından sonuç, hizmet eksikliği ile zararı bağlayan somut soruların bilirkişi incelemesine taşınması gereğidir.
Hasar ve kazanç kaybı nasıl belgelenir?
Zarar tespitinin olayın hemen sonrasında yapılması önemlidir. Can güvenliği sağlandıktan sonra fotoğraf ve video, suyun geliş yönü, su seviyesi, zarar gören eşyanın konumu ve çevredeki altyapı durumu kaydedilebilir. Tehlikeli alana yalnız delil toplamak amacıyla girilmemelidir. İtfaiye, belediye, su idaresi ve sigorta kayıtları temin edilmelidir.
Maddi zarar kalemleri
- Yapının ve sabit tesisatın gerekli onarım giderleri.
- Zarar gören stok, makine, demirbaş ve kişisel eşyaların gerçek kaybı.
- Makul temizleme, kurutma, tahliye ve zararı azaltma giderleri.
- Kanıtlanabilen faaliyet kesintisi ve net kazanç kaybı.
- Somut olaya göre bedensel zarardan doğan gider ve kayıplar.
Fatura, stok listesi, muhasebe kayıtları, servis raporu, hurda veya kurtarılan değer ve sigorta ödemesi birlikte değerlendirilir. Eski bir makinenin yerine alınan yeni makinenin bütün bedeli, amortisman ve değer artışı tartışılmadan otomatik zarar sayılamaz. Aynı kayıp hem sigortadan hem idareden iki kez tahsil edilemez; sigortacının halefiyeti de talep hakkını etkileyebilir.
Kazanç kaybında ciro ile net kazanç ayrılmalıdır. İşletmenin kapalı kaldığı süre, geçmiş dönem kayıtları, mevsimsellik, iptal edilen siparişler ve tasarruf edilen giderler incelenir. Varsayımsal büyüme beklentisi, gerçekleşeceği somut olarak ortaya konulan gelirle aynı değildir. Manevi tazminat da her malvarlığı hasarında otomatik değildir; kişisel etkiler ve hukuki şartları ayrıca açıklanmalıdır.
Bilirkişiye hangi sorular yöneltilmelidir?
İnceleme yalnız zararın parasal hesabından ibaret olmamalıdır. Suyun kaynağı, hattın kapasitesi, bakımın yeterliliği, yağışın teknik özelliği, bina bağlantılarının uygunluğu ve tarafların zarara katkısı araştırılmalıdır. Gerekirse inşaat, altyapı, meteoroloji ve mali hesap alanlarında uzmanlık birlikte kullanılmalıdır.
Olay yerinin onarım nedeniyle değişmesi bekleniyorsa uygun usulle delil tespiti değerlendirilir. Dava açıldıktan sonra idari yargıda delil tespiti talebi İYUK m.58 uyarınca davaya bakan mahkemeye yöneltilir. Özel ekspertiz raporu yararlı olabilir; mahkemenin keşif ve bilirkişi incelemesinin yerini kendiliğinden almaz. [7]
Zarar görenin kusuru, faiz ve kararın uygulanması
İdare; izinsiz bodrum kullanımı, yanlış gider bağlantısı, gerekli koruyucu tertibatın bulunmaması veya uyarılara rağmen eşyaların riskli yerde tutulması gibi olgulara dayanabilir. Bu durumların zararın doğumuna ve artmasına somut etkisi araştırılır. Yapının bir aykırılığı bulunması, her olayda idarenin tüm sorumluluğunu kaldırmaz; zarar görenin kusuru da yok sayılmaz.
Dava dilekçesinde maddi ve varsa manevi talepler, faiz talebi ve başlangıç gerekçesi açık olmalıdır. Faiz türü ve başlangıcı uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir; her belediye zararında olay tarihinden ticari faiz işleyeceği söylenemez. İYUK m.16/4, tam yargı davasındaki miktarın nihai karara kadar harcı ödenerek bir defa artırılmasına imkân tanır. Bu olanak ilk dilekçedeki zarar açıklamasını gereksiz kılmaz. [7]
Harç, keşif ve bilirkişi giderleri ile karşı vekâlet ücreti riski talep miktarı planlanırken değerlendirilmelidir. Maddi imkânı yetersiz kişi bakımından adli yardım şartları incelenebilir. Karar sonrasında ödeme için banka hesap bilgileri idareye yazılı bildirilir; İYUK m.28'deki uygulama rejimi takip edilir. İstinaf ve temyiz imkânı ise kararın türü, tutarı ve uygulanacak güncel kanun yolu hükümlerine bağlıdır.
Sonuç
Belediyeden tazminat isteminde başarıyı belirleyen temel unsurlar, doğru idare ve yargı kolunun seçilmesi, ön başvuru süresinin korunması ve teknik nedenselliğin belgelenmesidir. Su baskınını yalnız yağışa veya yalnız altyapıya bağlayan genellemeler yerine, olayın bütün nedenleri araştırılmalıdır. Tazminatın kapsamı da gerçek kayıp, zararı azaltma imkânları ve tarafların katkısı üzerinden belirlenir.
İlgili yazılar: İşyerinin mühürlenmesi ve kapatılması; Mühürleme ve İşyeri Kapatma Nedeniyle Tazminat
Sıkça Sorulan Sorular
Evimi su bastı; doğrudan belediyeye dava açabilir miyim?
İdari eylemden doğan tazminat talebinde kural olarak önce İYUK m.13 başvurusu gerekir. Önce sorumlu hizmet ve kurum belirlenmelidir; abonelik veya başka özel hukuk ilişkisi varsa yol değişebilir.
Belediye “doğal afet” derse tazminat hakkı biter mi?
Hayır. Olayın öngörülebilirliği, önlenebilirliği, altyapı ve bakım koşulları teknik olarak değerlendirilir. Gerçekten illiyet bağını kesen bir mücbir sebep varsa sonuç farklı olabilir.
Sigorta ödeme yaptıysa belediyeden de aynı bedeli alabilir miyim?
Aynı zarar iki kez tahsil edilemez. Sigorta ödemesinin kapsamı, ödenmeyen zararlar ve sigortacının halefiyet hakkı birlikte incelenir.
Yol çukurunda hasar gören araç için idare mahkemesine mi gidilir?
Trafik kazasından doğan ve KTK m.110 kapsamına giren sorumluluk talepleri adli yargıda görülür. Belediye aleyhine ileri sürülmesi tek başına idari yargıyı görevli kılmaz.
Tazminat miktarı başta tam hesaplanamıyorsa dava açılamaz mı?
Açılabilir; ancak zarar ve talep açıkça ortaya konulmalıdır. Tam yargı davasında İYUK m.16/4'teki bir defalık miktar artırımı, kanuni koşullarıyla kullanılabilir.
Kaynakça
- [1] Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m.125: Tam metin
- [2] 5393 sayılı Belediye Kanunu, özellikle m.14–15: Tam metin
- [3] 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, özellikle m.7: Tam metin
- [4] 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun, özellikle m.2: Tam metin
- [5] Uyuşmazlık Mahkemesi, 05.02.2024, E.2023/545, K.2024/40, çoğunluk ve karşıoy, resmî tam metin: Tam metin
- [6] Uyuşmazlık Mahkemesi, 03.05.2021, E.2021/280, K.2021/273; 2918 sayılı Kanun m.110'un uygulaması, resmî tam metin: Tam metin
- [7] 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m.9, 12, 13, 16, 28, 36 ve 58: Tam metin
- [8] Danıştay 8. Dairesi, 09.02.2026, E.2024/4025, K.2026/634, erişilebilir tam metin yayımı: Tam metin