Şirket müdürünün veya kanuni temsilcinin şirketin bütün vergi borçlarından her durumda kişisel olarak sorumlu olduğu söylenemez. Vergi Usul Kanunu m.10 bakımından; yerine getirilmesi gereken vergi ödevleri, bu ödevlerin yerine getirilmemesi ve verginin şirket varlığından alınamaması arasındaki ilişki incelenir. 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesiyle düzenlenen genel kamu alacağı sorumluluğu ise farklı koşullar içerir. 1 2
Kanuni temsilci adına ödeme emri gönderildiğinde, borcun hangi kanuna, hangi döneme ve hangi temsil yetkisine dayanılarak kişiye yöneltildiği belirlenmelidir. Vergi alacağına ilişkin kişisel ödeme emrine karşı kural olarak 15 günlük dava süresi vardır. İstifa, görevden alınma veya pay devri belgeleri önemlidir; ancak tek başına her borç için aynı sonucu doğurmaz.
Kanuni temsilci kimdir?
Kanuni temsilci, tüzel kişinin ilgili ödevlerini yerine getirmeye yetkili ve yükümlü kişidir. Limited şirkette müdürlük ve temsil düzeni; anonim şirkette yönetim ve temsil yetkilerinin dağılımı ilgili ticaret hukuku hükümleriyle birlikte incelenir. Şirkette fiilen çalışmak, imza atmış olmak veya ortak sıfatı taşımak tek başına bütün vergisel dönemlerde kanuni temsilci olunduğunu göstermez. 3 Konunun ayrıntıları için işletme kurarken vergi yükümlülükleri bölümüne bakılabilir.
Şirket sözleşmesi, organ kararları, temsilin devri, imza yetkisinin kapsamı ve ticaret sicili kayıtları birlikte değerlendirilir. Muhasebecinin beyanname göndermesi, müdürün kanuni ödevlerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Buna karşılık sınırlı bir ticari vekâlet, her zaman genel kanuni temsil yetkisi sayılmaz.
Birden fazla müdür varsa neye bakılır?
Münferit veya müşterek temsil, görev dağılımı ve yetki dönemleri önemlidir. Şirket içindeki iş bölümü, dış ilişkideki kanuni sorumluluğu her durumda ortadan kaldırmaz. “Vergi işlerine diğer müdür bakıyordu” savunması; hukuken geçerli yetki düzeni, somut ödev ve kişinin yerine getirebileceği işlemlerle birlikte açıklanmalıdır.
VUK m.10 ile mükerrer m.35 arasındaki fark nedir?
VUK m.10, vergi ödevlerinin kanuni temsilcilerce yerine getirilmesini düzenler. Bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükellefin veya vergi sorumlusunun varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınabilir. Ödev ihlali ile alınamama arasındaki bağ bu düzenlemenin merkezindedir. 1
6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi ise tüzel kişiler ve maddede belirtilen teşekküllerin malvarlığından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacakları bakımından kanuni temsilcilere yönelik sorumluluğu düzenler. Vergi alacağına ilişkin özel hüküm ile genel kamu alacağı hükmü, daha kolay tahsil sağlayacağı düşüncesiyle birbirinin yerine kullanılamaz. 2
Vergi, vergi cezası ve başka kamu alacağı aynı mıdır?
İşlemde vergi aslı, vergi cezası, gecikme zammı ve başka idari alacaklar ayrı gösterilmelidir. Vergi cezalarında VUK m.333 ve m.10 bağlantısı; VUK kapsamı dışındaki alacaklarda ilgili özel düzenleme ayrıca değerlendirilir. SGK prim borcu gibi alacaklarda görev ve sorumluluk hükümleri farklı olabilir. Bir vergi davası makalesindeki sonuç bütün kamu borçlarına taşınmamalıdır. Konunun ayrıntıları için vergi cezalarında uzlaşma bölümüne bakılabilir.
Şirketten tahsil edilememe nasıl ortaya konulur?
Şirkete borç çıkarılmış olması ile şirket varlığından tahsil edilememesi aynı olgu değildir. Tahakkuk, ödeme emri, tebligat, malvarlığı araştırması, haciz ve tahsil kayıtları incelenir. Vergi Usul Kanunu m.10 uygulanırken kanundaki “alınamayan” koşulu, mükerrer m.35’teki “tahsil edilemeyeceği anlaşılan” ifadesiyle otomatik olarak değiştirilmemelidir.
Temsilci, şirketin tahsile elverişli varlıklarını, yapılan ödemeleri veya idarenin hesaba katmadığı mahsupları gösterebilir. İdare de yaptığı takip ve tahsil araştırmasını dosyaya sunar. Savunmanın yalnız “önce şirkete gidilsin” şeklinde bırakılması yerine hangi takip eksikliğinin veya mevcut malvarlığının sonuca etkili olduğu açıklanmalıdır.
Görev dönemi ve vergi ödevinin tarihi neden önemlidir?
Vergiyi doğuran olayın zamanı, beyannamenin verilmesi gereken tarih, ödeme vadesi ve kişinin görev dönemi farklı olabilir. Temsilcinin göreve başladığı tarihte bazı ödevler zaten ihlal edilmiş olabilir; bazı ödevler ise onun görev süresinde doğabilir. Bu nedenle yalnız verginin ait olduğu yıl üzerinden sorumluluk kurulması da yalnız ödeme vadesine bakılması da her dosyada yeterli değildir.
Örnek olarak, bir müdür görevden ayrıldıktan sonra şirketin geçmiş dönemi incelenerek ek vergi tarh edilebilir. Bu durumda ödeme emrinin yıllar sonra tebliğ edilmesi, eski müdürün sorumluluğunu ne otomatik kanıtlar ne de otomatik ortadan kaldırır. Hangi ödevin, hangi tarihte, kimin yetki döneminde yerine getirilmediği ve bunun tahsil edilememeyle ilişkisi açıklanmalıdır.
İstifa sorumluluğu sona erdirir mi?
İstifanın tarihi, şirkete ulaşması, organ kararı gerekip gerekmediği, temsil yetkisinin sona ermesi ve sicil işlemleri birlikte incelenir. Yalnız istifa dilekçesinin üzerinde tarih bulunması teslim ve hukuki sonuç bakımından yeterli olmayabilir. Noter bildirimi, teslim kaydı, yönetim veya genel kurul kararları ve ticaret sicili ilanları dosyaya eklenmelidir.
Görevin sona ermesi sonraki ödevler bakımından önemlidir; görev dönemindeki yükümlülüklerden doğan sorumluluğu ise geriye dönük olarak kendiliğinden silmez. Sicilde kaydın geç düzeltilmesi ile fiilî ve hukuki temsilin devamı birbirinden ayrılmalı, dış ilişki etkisi somut olaya göre değerlendirilmelidir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı neyi değiştirdi?
AYM’nin 19.03.2015 tarihli E.2014/144, K.2015/29 sayılı kararı, 6183 sayılı Kanun mükerrer m.35’in beşinci ve altıncı fıkralarını iptal etmiştir. Bunlar farklı zamanlarda görev yapan temsilcilerin müteselsil sorumluluğu ve VUK m.10 ile mükerrer m.35 arasındaki ilişkiye dair düzenlemelerdi. Karar, kanuni temsilcinin bütün kamu borcu sorumluluğunu kaldırmış değildir. 4
İptal edilen metinler güncel bir kanun hükmü gibi dilekçeye alınmamalıdır. Bununla birlikte eski dönemli uyuşmazlıkta yürürlük, uygulanacak hüküm ve kararın zaman bakımından etkisi ayrıca incelenir. Kararın sonucu, “eski müdüre hiçbir koşulda gidilemez” biçiminde genelleştirilemez.
Hem müdür hem ortak olan kişinin savunması
Limited şirket ortaklığına dayanan 6183 m.35 sorumluluğu ile temsilciliğe dayanan sorumluluk farklıdır. Ortaklıkta pay oranı önemlidir; kanuni temsilcilikte aynı oran otomatik üst sınır oluşturmaz. Ödeme emrinin hangi sıfat ve tutar hesabına dayandığı belirlenmelidir.
Şirketten, ortaktan veya temsilciden yapılan tahsilatların aynı borç hesabına yansıtılması gerekir. Birden fazla sorumlu bulunması aynı alacağın tekrar tekrar tahsilini haklı kılmaz. Borcun bir kısmı başka sorumlu tarafından ödenmişse dekont ve güncel bakiye birlikte sunulmalıdır.
Tasfiye veya sicilden silinme durumu
Şirketin tasfiyeye girmesi, geçmiş temsil ödevlerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Tüzel kişiliği sona ermiş şirketler için VUK m.10’daki özel tarh ve ceza hükümleri ile tasfiye dönemi düzeni ayrıca değerlendirilir. Bu özel durumlar, olağan şirket takibi için kurulan açıklamalarla tamamen aynı sayılmamalıdır. Tasfiye başlangıcı, tasfiye memurları ve sicilden silinme tarihleri dosyaya eklenir. 1
Kişisel ödeme emrine karşı dava dosyası
Vergi alacağına ilişkin ödeme emrinin tebliğinden itibaren 15 günlük süre korunmalıdır. Dava dilekçesinde kişisel işlemin tarih ve numarası, borç dönemleri, kanuni temsil sıfatına yönelik itirazlar, uygulanması gereken hüküm ve deliller açıkça gösterilir. Şirket adına açılmış önceki dava, temsilcinin kendi işlemine karşı süresini otomatik korumaz. 2 5
- Atama, istifa, görevden alma ve temsil yetkisi belgeleri.
- Şirket sözleşmesi, organ kararları ve ticaret sicili kayıtları.
- Vergi ödevlerinin doğum ve ifa tarihlerini gösteren çizelge.
- İhbarname, tahakkuk, ödeme emri ve tebligat kayıtları.
- Şirketten tahsil işlemleri, malvarlığı ve ödeme belgeleri.
- Ödevin yerine getirildiğini veya ihlalin kişiye yüklenemeyeceğini gösteren kayıtlar.
Ödeme emri davası tahsilatı kendiliğinden durdurmaz. Kişisel malvarlığına müdahale riski varsa, açık hukuka aykırılık ve telafisi güç veya imkânsız zarar belgelerle açıklanarak yürütmenin durdurulması istenebilir. İşlemin tamamına mı belirli dönemlere mi itiraz edildiği talep sonucunda belirtilmelidir. Konunun ayrıntıları için vergi borçlarının tecili ve taksitlendirilmesi bölümüne bakılabilir.
Sonuç
Kanuni temsilcinin vergi sorumluluğu unvan üzerinden değil; uygulanacak hüküm, görev dönemi, somut vergi ödevi ve şirketten tahsil koşulları üzerinden değerlendirilmelidir. İstifa ve sicil belgeleri, vergi dönemleriyle birlikte okunmalıdır. Kişisel ödeme emrinin iptali ve geçici koruma talepleri kendi süreleri içinde hazırlanmalıdır.
İlgili yazılar: Anonim Şirketin Vergi Borcundan Kim Sorumludur?; Şirketin SGK Borcundan Kim Sorumludur?; Stopajdan Kim Sorumlu? Vergi Borcu, Ceza ve Dava.
Sıkça Sorulan Sorular
Şirket müdürü bütün vergi borcunu ödemek zorunda mı?
Sorumluluk şartları araştırılmadan bu sonuç kurulamaz. VUK m.10 ile mükerrer m.35 ayrımına ilişkin bölüme bakınız. İlgili açıklamaya dön
Müdürlükten istifa edince eski borçlar silinir mi?
Hayır. Görev dönemindeki ödevler ve istifanın hukuki etkisi ayrıca incelenir. “İstifa sorumluluğu sona erdirir mi?” bölümü bu ayrımı açıklar. İlgili açıklamaya dön
Muhasebecinin hatası müdürü her durumda sorumluluktan kurtarır mı?
Hayır. Kanuni ödev, yetki, somut ihlal ve alınamama arasındaki ilişki değerlendirilir. Kanuni temsilci ve VUK m.10 bölümlerine bakınız. İlgili açıklamaya dön
Şirkette yüzde 10 payım varsa müdür olarak sorumluluğum da yüzde 10 mu?
Bu sonuç otomatik değildir. Ortaklık ile temsilcilik sorumluluğunun koşulları farklıdır. “Hem müdür hem ortak olan kişinin savunması” bölümüne bakınız. İlgili açıklamaya dön
Vergi borcundan sorumlu tutulmak vergi suçu işlendiğini gösterir mi?
Hayır. Kamu alacağının tahsiline ilişkin sorumluluk ile kişisel ceza sorumluluğu farklıdır. Borç türleri ve kanuni temsilcilik bölümlerindeki ayrım esas alınmalıdır. İlgili açıklamaya dön
Kaynakça
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m.10 ve 333. Kaynak metni
- 6183 sayılı Kanun, m.35, mükerrer m.35 ve m.58. Kaynak metni
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, temsil ve yönetim hükümleri, özellikle m.367, 370, 623. Kaynak metni
- AYM, 19.03.2015, E.2014/144, K.2015/29. Kaynak metni
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m.3, 7–8 ve 27. Kaynak metni