İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Tıbbi Malpraktis Davaları

Türkiye’de Sağlık Turizminde Hasta Hakları: Yabancı Hastalar İçin Malpraktis ve Tazminat Rehberi

Seyahat çantası ve belgeleri bulunan bir çift, sağlık tesisinde hekimle görüşüyor.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 11 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Türkiye’de sağlık turizminde yabancı hastanın hakları, uygulanacak hukuk, deliller, sigorta ve tazminat. Gerçek karar ve güncel kaynaklarla rehber.

Türkiye’ye tedavi için gelen yabancı hastanın hak araması mümkündür; ancak doğru muhatap, uygulanacak hukuk, yetkili mahkeme, deliller ve süreler ayrı ayrı belirlenmelidir. Hastanın ülkesine dönmüş olması haklarını kendiliğinden sona erdirmez. Buna karşılık, Türkiye’de işlem yapılmış olması her talebe otomatik olarak aynı hukukun ve aynı başvuru yolunun uygulanacağı anlamına gelmez.

Sağlık turizmi uyuşmazlıklarında tedaviye hastane, bağımsız hekim, aracı kuruluş, tercüman ve seyahat hizmeti sunan kişiler katılabilir. Tedavi hatası, verilen sözün tutulmaması, kayıtların teslim edilmemesi ve ek masraflar farklı hukuki sorular doğurur. Bu makale, Türkiye’deki başvuru ve dava çerçevesini açıklar; yabancı ülkede açılacak davanın koşulları o ülkenin hukuku bakımından ayrıca incelenir.

Sağlık turizmi ile Türkiye’de geçici bulunurken ani hastalık veya acil durum nedeniyle hizmet alma, yönetmelikte ayrı kavramlarla ele alınır. Sosyal güvenlik anlaşmaları ve bazı özel statüler bakımından kapsam istisnaları vardır. Bu nedenle yabancı olan her kişinin her sağlık hizmeti otomatik olarak aynı sağlık turizmi paketine dâhil sayılmaz. [1]

Tedaviden önce hangi taraflar ve belgeler belirlenmelidir

Hastanın görüştüğü sosyal medya hesabı ile sözleşme yaptığı şirket aynı olmayabilir. Kliniğin ticari unvanı, tedaviyi yapacak hekim, işlemin gerçekleştirileceği sağlık tesisi ve aracının üstlendiği hizmetler açıkça belirlenmelidir. Ödemeyi alan kişinin kimliği, faturadaki unvan ve sözleşmedeki taraf karşılaştırılır. Bir kişinin bütün görüşmeleri yürütmesi, bütün tıbbi sonuçlardan mutlaka aynı kişinin sorumlu olduğu anlamına gelmez.

Uluslararası sağlık turizmi yetki belgeleri resmî kayıtlardan kontrol edilmelidir. Sağlık Bakanlığı’nın yetkili sağlık tesisleri listesi bunun için erişilebilir bir başlangıç noktasıdır. Aracı kuruluşun yetkilendirmesi ve hizmet kapsamı da ayrıca incelenir. Yetki belgesi, her somut tedavinin kusursuz yapılacağına veya tazminatın devlet tarafından ödeneceğine ilişkin garanti değildir. [1, 2]

Teklifte tıbbi işlemler, hekim, hastane, konaklama, transfer, tercüme, kontroller ve revizyon koşulları ayrı gösterilmelidir. “Her şey dâhil” ifadesi, komplikasyon sonrası yeni ameliyatın, ülkeye dönüşün veya bütün gelir kaybının karşılanacağını tek başına açıklamaz. Ek ücretlerin hangi durumda doğacağı ve iptal şartları işlem öncesinde anlaşılmalıdır. Reklam ve yazışmaların tarihli kayıtları saklanmalıdır.

Dil ve aydınlatılmış onam neden belirleyicidir

Hasta Hakları Yönetmeliği bakımından bilgilendirmenin anlaşılabilir olması esastır. Hastanın anlamadığı dilde bir formu imzalaması, içeriğin gerçekten açıklandığını tek başına göstermez. Tercümenin kim tarafından, hangi dilde ve hangi belgeler üzerinden yapıldığı; hastanın soru sorma ve karar verme imkânı önemlidir. Tıbbi işlem, önemli riskler, alternatifler ve tedaviyi reddetmenin sonuçları açıklanmalıdır. [3]

Pazarlama görüşmesiyle tıbbi bilgilendirme ayrılır. Aracının “risksiz”, “kesin sonuç” veya “ertesi gün uçabilirsiniz” gibi açıklamaları varsa bunların kim adına verildiği araştırılır. Uçuş veya takip konusunda bireysel tıbbi öneri, genel tanıtım cümlesiyle değiştirilemez. Hasta, ameliyat öncesinde kendisine sunulan işlemin ilk teklifle aynı olup olmadığını kontrol edebilmelidir.

Hasta farklı bir işlem için Türkiye’ye geldikten sonra plan değişirse, değişikliğin tıbbi gerekçesi, maliyeti ve riskleri yeniden açıklanmalıdır. Uçuş ve otel baskısı altında karar verilmiş olması tek başına bütün işlemleri geçersiz kılmaz; ancak bilgilendirmenin zamanı ve karar verme koşulları somut incelemede önem taşır. Ödeme yapılmış olması tıbbi rıza yerine geçmez.

Sorun çıktığında ilk yapılacak işler nelerdir

İlk adım gerekli sağlık hizmetine ulaşmaktır. Hukuki delil koruma amacıyla acil değerlendirme veya tedavi ertelenmez. Sonraki hekimden mevcut bulguların, önceki işlemle olası ilişkinin ve önerilen tedavinin gerekçesinin kayda geçirilmesi istenebilir. Sağlık sorununun başlangıcı, kliniğe yapılan bildirim ve verilen cevaplar tarih sırasıyla tutulmalıdır.

Türkiye’den ayrılmadan önce ameliyat ve anestezi notları, taburculuk belgesi, ilaç listesi, onamlar, görüntüler, kullanılan implant veya malzemeye ilişkin bilgiler ve faturalar istenir. Yalnız kısa İngilizce özet yeterli olmayabilir; tam kayıtların örneği de alınmalıdır. İkinci tedavide önceki bulgular değişebileceği için gerekli olduğunda delil tespiti değerlendirilir. Bu yol tazminat hakkını peşinen karara bağlamaz. [3, 7]

AşamaKorunacak bilgiNeden gerekli
Rezervasyon ve ödemeTeklif, sözleşme, reklam, ödeme alıcısıTarafı ve üstlenilen hizmeti belirlemek
MüdahaleTarih, hekim, tesis, tam tıbbi kayıtUygulamayı ve aydınlatmayı incelemek
İlk yakınmaFotoğraf, muayene, mesaj ve cevapBaşlangıcı ve takip sürecini göstermek
Ülkeye dönüşBilet, taburculuk önerisi, yeni muayeneSeyahat ve sonraki tedavinin bağlantısını açıklamak
Hukuki başvuruTebligat, başvuru ve arabuluculuk belgeleriSüreleri ve usul işlemlerini izlemek

Yönetmelik m.12, fatura veya fiş yanında hizmetlerin ayrıntılı dökümünü; talep hâlinde belirli tetkik, görüntü ve ilaç–malzeme belgelerinin ücretsiz verilmesini düzenler. Aracının konaklama, ulaşım, tercüme ve danışmanlık ücretleri de ayrı dökümle gösterilmelidir. Böylece toplam paket bedelinin hangi hizmetlere karşılık geldiği izlenebilir. [1]

Klinik kaydı vermiyorsa talep ve cevap yazılı saklanmalıdır. Hastanın veriye erişim hakkı ile karşı tarafın veri güvenliği yükümlülüğü birlikte değerlendirilir. Kimlik doğrulaması istenmesi tek başına hukuka aykırılık değildir; erişimin sebepsiz engellenmesi de sıradan bir müşteri hizmetleri sorunu olarak bırakılmamalıdır.

Türkiye’de mi hastanın ülkesinde mi dava açılır

Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, MÖHUK m.40 uyarınca iç hukukun yer itibarıyla yetki kuralları üzerinden belirlenir; özel milletlerarası yetki hükümleri ayrıca uygulanabilir. Davalının yerleşimi, hizmetin yeri ve sözleşmenin niteliği önemlidir. MÖHUK m.45’teki tüketici sözleşmelerine ilişkin yetki hükmünün kendi kapsam şartları vardır. Yabancı hasta sıfatından hareketle her durumda aynı mahkeme veya aynı ülke sonucu çıkarılamaz. [4]

Görevli mahkeme de ayrıca belirlenir. Özel sağlık hizmeti tüketici işlemi niteliğindeyse tüketici yargısı gündeme gelir. Türkiye’deki kamu sağlık hizmetinden kaynaklanan iddia ise kurum statüsüne göre idari başvuru ve tam yargı yolunu gerektirebilir. Hastanın başka ülkede yaşaması bu kamu–özel ayrımını ortadan kaldırmaz. [5, 8]

Sözleşmede yabancı mahkeme veya hukuk seçimi bulunması, bütün koruyucu kuralları ortadan kaldıran sınırsız bir yetki değildir. Yetki anlaşması ile uygulanacak hukuk anlaşması aynı değildir. MÖHUK m.47 ve ilgili koruyucu yetki hükümleri kapsamında geçerlilik incelenmelidir. Yabancı ülkede başvuru imkânı ise o ülkenin kuralları, tebligat, delil ve icra imkânlarıyla birlikte değerlendirilir. [4]

Hangi ülke hukuku uygulanır

Sözleşmeye dayalı talepler

MÖHUK m.24, sözleşmeye uygulanacak hukukun belirlenmesinde temel hükümdür. Geçerli hukuk seçimi ve bunun yokluğunda en sıkı ilişkili hukuk değerlendirilir. Sağlık hizmetinin Türkiye’de sunulması önemli bir bağlantıdır; ancak ilişkinin diğer unsurları incelenmeden otomatik sonuç kurulmaz. Doğrudan uygulanan kurallar ve kamu düzeni gibi genel sınırlamalar da gerektiğinde dikkate alınır. [4]

Tüketici sözleşmeleri için m.26 özel düzenleme içerir. Bununla birlikte m.26/4, paket turlar dışında, hizmetin tüketicinin mutad meskeninin bulunduğu ülkeden başka bir ülkede sağlanması zorunlu olan sözleşmeler bakımından önemli bir istisna getirir. Dolayısıyla “yabancı hasta tüketicidir, o hâlde mutlaka kendi ülkesinin hukuku uygulanır” açıklaması yeterli değildir.

Yarar ve Karma’nın 2025 tarihli çalışması, kendi imkânlarıyla Türkiye’ye gelip serbest hekimle sözleşme kuran sağlık turistini inceleyerek bu istisnanın önemini vurgular ve m.24 üzerinden değerlendirme yapar. Bu akademik görüş, kapsamına alınmayan bütün paket tur ve aracı kuruluş ilişkilerine mekanik biçimde genişletilmemelidir. Paket, reklamın yöneltildiği ülke, sözleşmenin kurulma biçimi ve hizmetlerin ayrılabilirliği ayrıca araştırılır. [9]

Haksız fiile dayalı talepler

MÖHUK m.34’te fiilin işlendiği yer, zararın başka ülkede meydana gelmesi ve daha sıkı ilişkili hukuk ayrımları bulunur. Hastanın ülkesine döndükten sonra belirti fark etmesi, hukuken zararın mutlaka orada meydana geldiğini tek başına göstermez. İlk zarar, sonraki sonuçlar ve tedavi gereksinimi olgulara göre belirlenir. Sözleşme ve haksız fiil temelleri aynı dosyada ileri sürülüyorsa her birinin bağlama kuralı açıklanmalıdır. [4]

Hukuk seçimi ile mahkeme seçimi farklı sonuçlara sahiptir. Türk mahkemesi, kuralların gerektirdiği durumda yabancı hukuku uygulayabilir. Yabancı hukukun içeriğinin tespiti ve tercüme ihtiyacı yargılamanın hazırlığında değerlendirilmelidir. Türkiye’de işlem yapıldığı gerekçesiyle bu aşamanın tamamen atlanması doğru değildir.

Hekim hastane ve aracı kuruluş ne ölçüde sorumludur

Yönetmelik m.6/3, tesis ile aracının sorumluluğunu sundukları hizmetin türüne bağlar ve sonraki komplikasyon ile tıbbi kötü uygulamaları da bu çerçevede ele alır. Hekimin tıbbi özen ve bilgilendirme yükümlülüğü ile hastanenin organizasyon borcu ayrı incelenir. Aracı kuruluş bakımından ise kendi sözleşmesi, verdiği bilgi, seçtiği hizmetler ve üstlendiği koordinasyon önemlidir. Sırf hastayı yönlendirdiği için her tıbbi davranıştan otomatik sorumluluk; sırf ameliyatı yapmadığı için her durumda sorumsuzluk kabul edilemez. [1, 6]

Örneğin varsayımsal bir pakette aracı, belirli hekimin ameliyat yapacağını açıkça üstlenmiş; hasta başka kişi tarafından işlem gördüğünü ileri sürmüş olabilir. Burada hem sözleşmenin içeriği hem müdahaleyi fiilen kimin yaptığı araştırılır. Başka örnekte aracı yalnız otel ve transfer üstlenmiş olabilir. Bu iki sözleşmeye aynı sorumluluk sonucu verilmez. Varsayımlar, gerçek dosyada belge ve mevzuatla sınanmalıdır.

Yurt dışında alınan rapor ve gider belgeleri kullanılabilir mi

Yabancı ülkedeki muayene, görüntüleme ve tedavi belgeleri delil olarak önem taşıyabilir. Belgelerin kaynağı, tarihi, içeriği ve gerektiğinde tercümesi belirlenmelidir. Resmî belgenin tasdik usulüyle özel sağlık raporunun değerlendirilmesi aynı değildir; her belgeye otomatik olarak aynı apostil şartı uygulanmaz. HMK’nın yabancı dilde ve yabancı resmî belgelerle ilgili hükümleri ile ilgili anlaşmalar dikkate alınır. [7]

Yabancı hekim raporu, Türk mahkemesinin tıbbi ve hukuki incelemesini ortadan kaldırmaz. Raporun hangi kayıtları gördüğü, önceki durumu bilip bilmediği ve neden belirli sonuca vardığı önemlidir. Türkiye’deki bilirkişi incelemesinde eksik kayıt veya çelişki varsa bunlar açıkça gösterilmelidir. Raporun ülkesinden çok gerekçesi ve veri temeli belirleyicidir.

Yurt dışındaki düzeltme gideri için ödeme belgesinin yanında gereklilik ve makullük araştırılır. Ulaşım, otel, refakat, iş kaybı ve ek uçuş giderleri ayrı kalemlerdir. Tatilin uzatılmasına ilişkin bütün bedellerin tıbbi hatadan doğduğu varsayılmaz. Dövizle borç ve zarar hesabı, talebin hukuki sebebine göre kurulur; hastanın yabancı olması tek başına belirli para biriminde veya cezalandırıcı miktarda tazminat hakkı vermez. [6]

Gerçek karar: Almanya’dan gelen hastanın diş tedavisi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 11.05.2023, E.2022/747, K.2023/1785: Alman vatandaşı hastanın Türkiye’de üç implant ve yirmi bir zirkonyum diş işlemi sonrası açtığı davada, tedavinin ayıpları ve yeniden tedavi ihtiyacı bilirkişi incelemelerine konu oldu. Önceki bozma, seçimlik hakkın açıklığa kavuşturulmasını gerektiriyordu. Bozma sonrasındaki kısmen kabul kararı onandı. [10]

Karar, yabancı hastanın Türkiye’de hak arayabildiğini ve ücret, düzeltme gideri ile diğer zararların somut değerlendirme gerektirdiğini gösterir. Buna karşılık ileri sürülen her seyahat giderinin veya günlük gelir iddiasının kabul edildiğini söylemez. Davanın 2013’te açılmış olması nedeniyle karardaki mahkeme ve eski kanun yolu kuralları, 2026’da açılacak yeni davaya doğrudan taşınamaz.

Sigorta varsa bütün masraflar ödenir mi

Mesleki sorumluluk sigortası ile komplikasyon sigortası aynı hukuki ve ekonomik işlevi taşımaz. Poliçe kapsamı, süre, bildirim koşulları, limit, istisna ve hangi tedavilerin karşılandığı incelenmelidir. TTK m.1478’deki doğrudan talep imkânı ve yabancılık unsurunda MÖHUK m.34/4 ayrıca değerlendirilir. Sigortanın varlığı, her giderin veya manevi tazminatın sınırsız karşılanacağı anlamına gelmez. [4, 11]

26 Nisan 2025 tarihli sağlık turizmi düzenlemesindeki komplikasyon sigortası hükmü hakkında yargısal süreç yaşanmıştır. İstanbul Dişhekimleri Odası’nın 11 Eylül 2026 tarihli açıklaması, yürütmeyi durdurma kararının kaldırıldığını ve uluslararası sağlık turizmi kapsamında ameliyathane ortamındaki cerrahi ve girişimsel işlemler için sigorta zorunluluğunun yeniden uygulanacağını bildirmektedir. Bu nedenle eski “zorunluluk durduruldu” bilgisinin güncel durum gibi kullanılması doğru değildir. [1, 12]

Bu açıklama bir meslek kuruluşunun güncel duyurusudur; düzenlemenin esasına ilişkin kesin hüküm gibi sunulmamalıdır. Hasta açısından somut soru, kendi işlemi tarihinde hangi düzenlemenin uygulandığı ve kendisine hangi poliçenin sağlandığıdır. Sigorta şirketine yapılan bildirim, diğer sorumlulara karşı dava ve başvuru sürelerinin kendiliğinden korunması anlamına gelmez.

Ülkeye döndükten sonra süreç nasıl yürütülür

Avukatla temsil ve uygun vekâletname üzerinden birçok işlem yürütülebilir. Vekâletnamenin konsoloslukta veya yabancı ülkede düzenlenmesi, tercüme ve tasdik usulleri ülkeye, belgeye ve kullanılacak yetkilere göre değerlendirilir. Mahkemenin gerekli gördüğü kişisel muayene veya başka işlemler ayrıca yerine getirilir. “Hiç Türkiye’ye gelmeden her dava kesin biter” vaadi doğru değildir.

MÖHUK m.48 uyarınca yabancıların dava veya takiplerinde teminat meselesi gündeme gelebilir. Karşılıklılık ve uygulanabilir milletlerarası anlaşmalar bakımından muafiyet değerlendirilir. Yabancılık, her durumda teminat yatırılacağı veya her durumda muaf olunacağı anlamına gelmez. Tercüme, tebligat, bilirkişi ve karşı vekâlet ücreti gibi giderler başlangıçta açıklanmalıdır. [4, 7]

Tüketici mahkemesi uyuşmazlığında kanuni istisnalar dışında arabuluculuk; kamu sağlık hizmetinde uygun idari başvuru değerlendirilir. TBK m.72, m.147/5 ve m.478 ile TKHK m.16’daki farklı süreler, ilişkinin niteliğine göre incelenir. İdari eylem zararında İYUK m.13’ün öğrenmeden bir ve eylemden beş yıllık başvuru çerçevesi ile sonraki dava süresi ayrı hesaplanır. Ülkeye dönüş tarihi, bütün sürelerin yeni başlangıcı değildir. [5, 6, 8]

Uzlaşma metninde ödeme tutarı, para birimi, ödeme tarihi, masraflar ve hangi taleplerin sona erdiği anlaşılmalıdır. Tedavi indirimi veya kısmi ödeme karşılığında bütün mevcut ve gelecekteki taleplerden vazgeçildiği ileri sürülebilir. Belgenin dili ve kapsamı değerlendirilmeden imzalanmamalıdır. Uzlaşma olmazsa dava, kanun yolu ve tahsil aşamaları ayrıca yürütülür. Türkiye’deki kararın başka ülkede uygulanması gerekiyorsa o ülkenin tanıma ve tenfiz kuralları incelenir; sınır ötesi tahsil otomatik değildir.

Sonuç

Sağlık turizminde hak aramanın temeli, ülke değiştiren tedavi sürecini tek bir belge ve olay çizelgesinde birleştirmektir. Hekim, tesis ve aracının üstlendiği işler; uygulanacak hukuk; süreler ve sigorta kapsamı ayrı belirlenmelidir. Hasta ülkesine döndükten sonra da haklarını izleyebilir; bunun için kayıtların erken korunması, giderlerin belgelenmesi ve başvuruların doğru muhataba süresinde yöneltilmesi gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Türkiye’den ayrılmak dava hakkını sona erdirir mi

Hayır. Ancak süreler işlemeye devam edebilir. Temsil, kayıt ve gerekli muayene işlemleri somut dosyaya göre planlanır.

Yabancı hastaya mutlaka kendi ülkesinin hukuku mu uygulanır

Hayır. MÖHUK’un sözleşme ve haksız fiil kuralları ile m.26/4’teki istisna değerlendirilir. Vatandaşlık tek başına sonucu belirlemez.

Aracı şirket her hekim hatasından sorumlu mudur

Otomatik olarak değil. Kendi taahhütleri, verdiği bilgi ve hizmete katılımı üzerinden sorumluluğu araştırılır.

Yurt dışında yapılan düzeltme tedavisinin bedeli istenebilir mi

Koşulları varsa istenebilir. Tedavinin gerekliliği, önceki işlemle ilişkisi, makul bedeli ve yapılan ödeme gösterilmelidir.

Komplikasyon sigortası tazminat davasının yerine geçer mi

Hayır. Poliçe kapsamındaki talep ile sorumlulara karşı tazminat talebi ayrı değerlendirilir; aynı zarar iki kez tahsil edilmez.

Yabancı hastanın teminat yatırması her durumda zorunlu mudur

Hayır. MÖHUK m.48, karşılıklılık ve ilgili anlaşmalar uyarınca muafiyet ihtimali ayrıca incelenir.

Kaynakça

[1] Sağlık Bakanlığı, Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik, 26.04.2025 tarihli ve 32882 sayılı Resmî Gazete, özellikle yetkilendirme ve hizmet esasları. Resmî tam metin; Bakanlığın yönetmelik dizini.

[2] Sağlık Bakanlığı, Sağlık Turizmi Daire Başkanlığı, Yetkili Sağlık Tesisleri, 05.10.2026 tarihli liste sayfası. Resmî listeler.

[3] Sağlık Bakanlığı, Hasta Hakları Yönetmeliği, m.15–18, 24 ve 31. Bakanlık metni.

[4] Türkiye Cumhuriyeti, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, özellikle m.2, 5–6, 24, 26, 34, 40, 45, 47 ve 48. Güncel metin.

[5] Türkiye Cumhuriyeti, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m.3, 13–16, 73 ve 73/A. Güncel metin.

[6] Türkiye Cumhuriyeti, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.49–56, 72, 99, 112–116, 147, 470–478 ve 506. Güncel metin.

[7] Türkiye Cumhuriyeti, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.71–74, 223–224, 266, 281 ve 400–406. Güncel metin.

[8] Türkiye Cumhuriyeti, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m.7 ve 13. Güncel metin.

[9] Güven Yarar ve Sezgin Karma, “Sağlık Turizmi Kapsamında Hekimin Hukukî Sorumluluğuna Uygulanacak Hukuka Dair Bazı Değerlendirmeler”, Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 15/1, 2025, s.499–528; özellikle s.518–519 ve 522–523. Yayın kaydı ve tam metin.

[10] Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 11.05.2023, E.2022/747, K.2023/1785, özellikle IV–VI. Resmî tam karar.

[11] Türkiye Cumhuriyeti, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m.1478 ve 1482–1484. Güncel metin.

[12] İstanbul Dişhekimleri Odası, “Sağlık Turizminde Komplikasyon Sigortası Zorunluluğu Yeniden Yürürlükte”, 11.09.2026, meslek kuruluşu duyurusu. Duyuru.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları