İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Şirketler Hukuku

Adi Ortaklık Sona Erdikten Sonra İşletmeyi Bir Ortağın Kullanması: Gelirler, Giderler ve Hesaplaşma

Çalışmaya devam eden kafede POS kullanan işletmeci; önde hesap defteri, anahtarlar ve boş sandalye.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 9 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Sona erme ile fiilî teslim arasındaki POS gelirleri, stok kullanımı ve giderler nasıl ayrılır? Eski ve yeni faaliyet için hesaplaşma rehberi.

Adi ortaklık sona erdikten sonra işletmenin bir ortak tarafından kullanılmaya devam edilmesi, o dönemdeki bütün gelirlerin kendiliğinden yalnız kullanan ortağa ait olduğu anlamına gelmez. Önce ortaklığın gerçekten sona erdiği tarih, ortak malvarlığının fiilî teslimi ve faaliyetlerin hukuki dayanağı belirlenir. Eski ortaklık alacaklarının tahsili, ortak stokların kullanılması ve yeni işletme faaliyetleri ayrı hesaplarda izlenmeli; aynı değer tasfiyede iki kez sayılmamalıdır.

Uygulamada ortaklardan biri işyerinden ayrılırken diğeri aynı adreste, aynı ekipmanla ve aynı müşterilerle çalışmayı sürdürebilir. POS cihazı değişebilir, vergi kaydı başka kişiye geçebilir veya yeni bir şirket kurulabilir. Bu değişiklikler tek başına eski ortaklığın bütün hak ve borçlarının sona erdiğini kanıtlamaz. Özellikle sona erme ile malların, kayıtların ve hesapların fiilen teslimi arasındaki dönem ayrı bir inceleme gerektirir.

Sona erme, işletmeden ayrılma ve tasfiyenin bitmesi aynı mıdır?

Bir ortağın işyerine gitmemesi, anahtarını bırakması veya diğer ortakla ilişkisinin bozulması her durumda ortaklığın hukuken sona erdiği anlamına gelmez. TBK m. 639 ve devamındaki sona erme sebepleri, sözleşmenin devam hükümleri ve tarafların davranışları birlikte değerlendirilir. Ortaklığın varlığı sürüyorsa devam eden faaliyetlerin hesabı buna göre kurulur.

Sona erme gerçekleşmiş olsa bile ortaklık ilişkisi tasfiye için gerekli ölçüde devam eder. Alacakların toplanması, borçların ödenmesi, malların değerlendirilmesi ve son bakiyenin paylaşılması gerekir. Bu nedenle sona erme tarihiyle son paranın dağıtıldığı veya son eşyanın teslim edildiği tarih farklı olabilir.

Fiilî teslimin de kapsamı somutlaştırılmalıdır. İşyerinin anahtarının verilmesi; stok, banka erişimi, müşteri alacağı, dijital kayıt ve sözleşmelerin tamamının devredildiği anlamına gelmez. Kısmi teslim varsa hangi unsurun ne zaman teslim edildiği ayrı gösterilmelidir. “İşletme devredildi” şeklindeki tek cümle, sonradan doğabilecek hesap uyuşmazlığını çözmeye yetmeyebilir.

İnceleme için üç tarih neden ayrı belirlenir?

İlk tarih hukuki sona ermedir. Bu tarih, hangi malvarlığının tasfiye başlangıcında mevcut olduğunu belirlemek bakımından önemlidir. İkinci tarih fiilî ayrılma veya kullanımın tek ortakta toplanmasıdır. Üçüncü tarih ise ilgili malların, kayıtların ve işletme unsurlarının teslimidir. Bu tarihler aynı güne denk gelebileceği gibi aralarında aylar da bulunabilir.

Örneğin ortakların 1 Mart'ta sona erme konusunda anlaştığı, işyerinin 15 Mart'ta bir ortağın kullanımında kaldığı ve stok sayımının 30 Nisan'da yapıldığı varsayılsın. Nisan sonunda görülen stok eksikliği doğrudan kişisel kullanım olarak yazılamaz; Mart ve Nisan satışları, iadeler, bozulma ve yeni alımlar da incelenir. Buna karşılık başlangıç stoku hiç belirlenmemişse sonraki hesabın güvenilirliği zayıflar.

Bu örnekteki tarihler gerçek dosyaya ait değildir. Amaç, tek bir kesim tarihinin bütün soruları çözmediğini göstermektir. Hukuki sona erme, ekonomik faaliyet ve zilyetliğin devri ayrı olgular olarak belgelendiğinde gelir ve giderler doğru döneme yerleştirilebilir.

İşletmeyi kullanmaya devam eden ortağın yetkisi nereden gelir?

Tasfiyeyi tamamlamak için yapılan işlemler

TBK m. 644, tasfiyenin kural olarak bütün ortakların elbirliğiyle yürütülmesini öngörür. Sözleşmede bir ortağın kendi adına ve ortaklık hesabına belirli işlemleri yapması kararlaştırılmışsa, sona erme sonrasında da bu işlemleri yapma ve hesap verme yükümlülüğü devam eder. Mevcut alacağın tahsili veya önceden üstlenilmiş işin tamamlanması bu çerçevede değerlendirilebilir.

Ancak bu hüküm her yeni sipariş, kredi veya yatırımın eski ortaklık hesabına yapılmasına sınırsız izin vermez. İşlemin tasfiye için gerekli olup olmadığı, diğer ortakların rızası, temsil yetkisi ve üçüncü kişinin durumu ayrıca incelenir. İç ilişkide yetkisiz sayılan bir işlemin dış ilişkideki sonucu da temsil hükümlerine göre farklı olabilir.

Yeni bir işletme faaliyetine geçilmesi

Taraflar işletmenin belirli tarihten itibaren bir ortağa ait olacağı konusunda anlaşmış olabilir. Bu durumda devredilen malvarlığı, devralınan borçlar, bedel, kira ve ruhsat ilişkileriyle geçiş dönemi hesabı açıkça düzenlenmelidir. Yalnız vergi kaydının değişmesi, eski ortakların birbirine karşı bütün haklarından vazgeçtiği anlamına gelmez.

Yeni faaliyet eski ortaklığın stok, ekipman veya müşteri sözleşmelerini kullanıyorsa bunların hukuki ve ekonomik karşılığı belirlenmelidir. Bir malın mülkiyetinin devri ile yalnız kullanımının bırakılması aynı değildir. Ortaklık hesabındaki varlıkların karşılıksız kişisel malvarlığına aktarılması, ayrıca hesap verme veya tazminat tartışması doğurabilir.

Gelirler hangi başlıklarla ayrılmalıdır?

Gelir veya tahsilat türüSorulacak temel soruHesap yaklaşımı
Sona ermeden önceki müşteri alacağının tahsiliAlacak başlangıç bilançosunda zaten bulunuyor mu?Alacak azalması ve para girişi eşleştirilir
Eski stokun satılmasıSatılan ürün hangi envanterden çıktı?Stok maliyeti, satış ve ilgili gider birlikte izlenir
Yeni alınan stokla yeni satışFinansman ve işlem kimin hesabına yapıldı?Yeni faaliyetin eski ortaklıkla ilişkisi ayrıca belirlenir
Ekipmanın kiraya verilmesi veya satılmasıTasarruf yetkisi ve varlığın aidiyeti nedir?Bedel ve ilgili mal hareketi tasfiye hesabında gösterilir
Teminat veya vergi iadesiİade hangi eski işlemden doğmuştur?Kaynağına göre ortaklık hesabına alınması değerlendirilir

Bu sınıflandırma bir muhasebe etiketinden ibaret değildir. Her başlığın altında işlemin kimin hesabına yapıldığı ve hangi hakka dayandığı araştırılır. Aynı hesaba girmiş paraların tamamının ortaklık geliri olduğu söylenemeyeceği gibi, kişisel hesaba aktarılan ortaklık tahsilatları da sırf hesap sahibinin adı nedeniyle ortaklık hesabının dışında kalmaz.

POS ve banka kayıtları nasıl karşılaştırılır?

POS satış raporu, bankaya geçen tutar ve muhasebe hasılat kaydı çoğu zaman aynı gün ve aynı tutarı göstermez. Komisyon, taksit, bloke, iade ve ters ibraz işlemleri farklılık yaratabilir. Bu nedenle tek bir ekran toplamıyla sonuca gidilmemeli; işlem tarihi ve banka valörü ayrı sütunlarda izlenmelidir.

Önce eski ve yeni POS üye işyeri numaraları, bağlantılı banka hesapları ve kullanım dönemleri belirlenir. Tahsilat sağlayıcısının kayıtlarıyla günlük satış ve iade listeleri karşılaştırılır. Aynı satış hem POS raporunda hem banka ekstresinde bulunuyorsa iki ayrı gelir yazılmamalıdır. Banka hesabına sonradan geçen eski satış bedeli de yeni satış sayılmamalıdır.

Hesaba gelen havalenin açıklaması tek başına kesin belirleyici değildir. Müşteri sözleşmesi, fatura, teslim ve ödeme bilgileri birlikte değerlendirilir. Kayıtlar farklı kişiler veya işletmeler adına tutulmuşsa hangi işlem grubunun adi ortaklığa ait olduğu ayrıştırılır. Gerekli banka ve ödeme kuruluşu kayıtlarının mahkeme aracılığıyla getirtilmesi talebi, hesap ve tarih aralığı belirtilerek yapılmalıdır.

Stok, demirbaş ve işletme giderleri nasıl hesaba katılır?

Stok tüketimi ve demirbaş kullanımı

Sona erme tarihindeki stok listesi, fiilî sayım ve sonraki hareketlerle karşılaştırılmalıdır. Malın yeni satışta kullanılması, bedelinin hangi hesapta görüneceğini etkiler. Ancak stok değerinin hem başlangıç aktifinde aynen tutulması hem de satış gelirinin maliyet düşülmeden eklenmesi mükerrer sonuca yol açabilir.

Demirbaşların kullanımında mülkiyet, ekonomik yıpranma, bakım ve teslim koşulları belirlenir. Her kullanım için otomatik kira veya ecrimisil sonucu çıkarılamaz. Talebin sözleşmeye, ortaklık hesabına, haksız kullanıma veya başka bir hukuki sebebe dayanıp dayanmadığı incelenir. Aynı ekonomik kayıp için hem kullanım bedeli hem de aynı dönemin bütün kazancının çifte tahsili istenmemelidir.

Zorunlu gider ile yeni faaliyet gideri

Bozulabilir stokun korunması, eski borcun ödenmesi veya mevcut işin güvenli biçimde tamamlanması için yapılan giderler ile yeni müşteri kazanmak amacıyla yapılan yatırım aynı değildir. Her harcamanın dönemi, amacı, belgesi ve yararı gösterilmelidir. Sona ermeden sonra yapılan her ödeme otomatik olarak kişisel gider sayılamaz; her ödeme eski ortaklığa da yüklenemez.

İşletmeyi tek başına kullanan ortak, kendi emeği için dilediği tutarı sonuç hesabından düşemez. Ücret veya yönetim karşılığının sözleşmesel yahut başka bir hukuki dayanağı bulunmalıdır. Buna karşılık zorunlu ve yararlı giderlerin belgeleriyle ileri sürülmesi mümkündür. Emeğin kazanç payıyla, ücretin giderle ve avansın sermayeyle karıştırılmaması gerekir.

Basit bir dönem hesabı nasıl kurulur?

Varsayımsal bir örnekte sona erme bilançosunda 100.000 TL stok ve 60.000 TL müşteri alacağı bulunduğu düşünülsün. Sonraki dönemde alacağın 60.000 TL'si tahsil edilmiş, başlangıç stokunun 40.000 TL maliyetli kısmı 70.000 TL'ye satılmış ve satışla doğrudan ilgili 10.000 TL gider yapılmış olsun. Başka hareket olmadığı varsayılırsa kalan stok 60.000 TL, bu işlemlerden gelen net nakit 120.000 TL olur.

Bu örnekte tahsil edilen 60.000 TL, başlangıçtaki alacağa eklenen yeni bir kazanç değildir; alacağın paraya dönüşmesidir. Stok satışındaki 30.000 TL farktan ilgili 10.000 TL gider düşüldüğünde 20.000 TL'lik dönem sonucu ortaya çıkar. Vergi, başka borç, ortak avansı ve sözleşmedeki paylaşım oranı değerlendirilmeden bu tutarın yarısının hemen diğer ortağa ödeneceği söylenemez.

Örneğin yararı, malvarlığı hareketi ile kazancın ayrılmasıdır. Gerçek dosyada stok maliyeti, satışın aidiyeti, giderin gerekliliği ve tahsilatın varlığı ispatlanmalıdır. Faaliyetin kimin hesabına yürütüldüğü tartışmalıysa aynı veriler farklı hukuki kabuller altında karşılaştırmalı olarak hesaplanabilir.

Diğer ortak bilgi ve hesap vermeyi nasıl isteyebilir?

TBK m. 630 ve 631 çerçevesinde yönetim, hesap verme ve inceleme hakları önem taşır. Talep, belirli bir dönem ve işlem grubuna yöneltilmelidir. Banka ekstreleri, POS raporları, stok sayımları, yeni alım faturaları, eski müşteri tahsilatları ve demirbaş teslim kayıtları ayrı başlıklarla istenebilir.

Kayıtların silinmesi veya malvarlığının elden çıkarılması riski varsa uygun geçici hukuki koruma değerlendirilir. Delil tespiti ile ihtiyati tedbir aynı şey değildir. Delil tespiti mevcut bir olgunun korunmasına; tedbir ise kanuni koşulları içinde hakkın elde edilmesinin güçleşmesini önlemeye yöneliktir. İşletmenin bütünüyle durdurulması, her uyuşmazlık için ölçülü veya uygun bir çözüm olmayabilir.

Elektronik kayıtlara erişim talebi, başkasının hesabına izinsiz girme yetkisi oluşturmaz. Erişilebilen kayıtların güvenli biçimde saklanması, gerektiğinde mahkemeden ibraz veya tespit istenmesi tercih edilmelidir. Çalışan ve müşteri verilerinin incelenmesinde amaçla ilgisiz kişisel bilgiler ayıklanmalı veya erişim sınırlandırılmalıdır.

İşletmenin yeni bir şirket üzerinden sürdürülmesi neyi değiştirir?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 4 Aralık 2017 tarihli, 2016/4117 E., 2017/6841 K. sayılı kararında, işletmenin daha sonra limited şirket bünyesinde sürdürülmesi ve sözleşme kapsamındaki ödemelerin devam etmesi değerlendirilmiştir. Adi ortaklığın tasfiye edilmediği kabul edilen somut olayda, sözleşmeden doğan hakların sözleşmenin tarafı olan ortağa yöneltilebileceği benimsenmiştir. Diğer kişinin yeni limited şirkete kendiliğinden ortak olarak tescili ise kabul edilmemiştir.

Bu karar, gerçekten sona ermiş her ortaklıkta yeni şirketin bütün kazancının eski ortaklar arasında paylaşılacağına dair genel bir kural değildir. Kararın ayırt edici yönü, ortaklık ilişkisinin tasfiye edilmeden devam ettiğinin kabul edilmesidir. Yeni şirketin ayrı tüzel kişiliği, mal ve borç devrinin koşulları ve sözleşmenin tarafları somut dosyada ayrıca incelenmelidir.

Teslim ve geçiş protokolünde neler yazılmalıdır?

Protokolde kesim tarihi, stok ve demirbaş listesi, eski alacakların tahsil yetkisi, POS iadeleri, çalışan ve tedarikçi borçları, yeni siparişlerin aidiyeti ve belgelerin teslim biçimi gösterilmelidir. Devir bedeliyle tasfiye payının aynı tutar olup olmadığı açıklanmalı; ara ödemenin nihai ibra sayılıp sayılmadığı açık tutulmalıdır.

Teslim eklerinde mümkünse sayım tutanağı, cihaz listesi, dönem sonu hesap dökümleri ve açık sipariş listesi yer almalıdır. Elektronik kayıtlar için dosya biçimi ve tarih aralığı yazılabilir; yalnız bir kullanıcı parolasının verilmesi bütün kayıtların eksiksiz teslim edildiğini göstermez. Teslim sırasında görüş ayrılığı bulunan kalemlerin çekincesiz kabul edilmiş gibi yazılmaması, sonraki inceleme bakımından önemlidir.

Sonradan gelecek fatura, müşteri iadesi veya vergi işlemi için bildirim ve belge paylaşımı düzeni kurulabilir. Tarafların iç anlaşması, üçüncü kişilerin haklarını kendiliğinden sona erdirmez. Ayrıca bir ortağın kira sözleşmesinden, kefaletten veya banka yükümlülüğünden çıkması, ilgili üçüncü kişiyle gereken işlemler yapılmadan gerçekleşmiş sayılmaz.

İlgili yazılar: Adi Ortaklıkta Tasfiye Görevlisi ve Yetkileri; Adi Ortaklıkta Bilirkişi Raporuna İtiraz; Adi Ortaklık Tasfiye Sonrası Borçlar ve Rücu; Adi Ortaklık Tasfiye Protokolü: Ödeme, Teminat ve İbra.

Sonuç

Sona erme sonrasındaki kullanım uyuşmazlığında doğru hesap, önce ilişkinin hukuki durumunun ve dönemlerin belirlenmesine bağlıdır. Eski alacağın tahsili, ortak malın satılması ve yeni faaliyetin geliri ayrıştırılmalıdır. Belgeye dayalı dönem hesabı, çift sayımı önler ve kullanım nedeniyle ileri sürülebilecek taleplerin sınırını görünür kılar. Fiilî teslimin kapsamını açıklayan bir protokol ise sonraki hesaplaşmayı önemli ölçüde kolaylaştırır.

Sıkça Sorulan Sorular

Bir ortağın işyerinden ayrılması ortaklığı bitirir mi?

Her zaman bitirmez. Sözleşme, sona erme sebebi, bildirimler ve tarafların davranışları değerlendirilir. Fiilî ayrılma ile hukuki sona erme ayrı tarihlerde gerçekleşebilir.

Eski müşteri borcunu tahsil eden ortak parayı kendisine alabilir mi?

Tahsilatın hangi alacağa ve kimin hesabına ait olduğu belirlenir. Ortaklık alacağının tahsili, tahsil edenin kişisel kazancı olarak kabul edilemez; tasfiye hesabında gösterilmelidir.

İşletme başka vergi numarasıyla çalışırsa eski haklar kaybolur mu?

Vergi kaydındaki değişiklik tek başına eski ortakların haklarını sona erdirmez. Devir, tasfiye, ibra ve faaliyetin devam koşulları ayrıca incelenir.

Kullanılan ortak mal için hem gelir payı hem kullanım bedeli istenir mi?

Talebin hukuki dayanağı ve kapsadığı zarar veya yarar belirlenmelidir. Aynı ekonomik değerin iki farklı ad altında mükerrer tahsiline izin verilemez.

Sonradan kurulan limited şirkete kendiliğinden ortak olunur mu?

Hayır. Adi ortaklık ilişkisi tek başına limited şirkette pay sahipliği yaratmaz. Şirket ortaklığının kazanılması ve varsa devir işlemleri kendi koşullarına tabidir.

Kaynakça

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m. 623, 627–631, 637–645.
  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, belge ibrazı, bilirkişi, ihtiyati tedbir ve delil tespitine ilişkin hükümler.
  3. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 04.12.2017, 2016/4117 E., 2017/6841 K., karar tam metni; veri tabanında erişim hesabı gerekebilir.
  4. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 26.09.2024, 2023/4233 E., 2024/2600 K., birbirine karışmış işletme hesaplarının incelenmesine ilişkin karar.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları