Türkiye’de vakıf kurmak, belirli ve sürekli bir amaca yeterli malvarlığı ayırmayı, kuruluş iradesini kanunun öngördüğü şekilde açıklamayı ve mahkeme siciline tescili gerektirir. Vakıf, yalnız noter işlemiyle tüzel kişilik kazanmaz. 2026 yılında asgari kuruluş malvarlığı 5.000.000 TL’dir. Yabancı gerçek ve tüzel kişiler de hukuki ve fiilî karşılıklılık şartıyla vakıf kurabilir; yönetim organında görev alanların çoğunluğu Türkiye’de yerleşik olmalıdır.
Bu rehber, Türk Medeni Kanunu’na göre kurulacak yeni vakıfları ele alır. Türkiye’de yaşayan kurucuların yanında yabancı yatırımcılar, yabancı kuruluşlar ve başka ülkelerde yaşayan Türk vatandaşları bakımından önemli ayrımları açıklar. Bir yabancının Türkiye’de yeni vakıf kurması ile başka ülkede kurulmuş bir vakfın Türkiye’de şube veya temsilcilik açması farklı işlemlerdir. Kuruluş modeli belirlenmeden belge hazırlığına başlanması, yanlış mercie başvuruya ve gereksiz masrafa yol açabilir.
Vakıf Nedir ve Hangi Amaçlarla Kurulabilir?
Vakıf, yeterli mal ve hakların belirli ve sürekli bir amaca ayrılmasıyla oluşan özel hukuk tüzel kişisidir. Temelinde kurucuların kişisel birlikteliğinden çok amaca özgülenmiş malvarlığı bulunur. Taşınmaz, nakit, ekonomik değeri olan haklar veya gerçekleşeceği anlaşılan gelirler vakfedilebilir. Bununla birlikte malvarlığının hukuken devredilebilir olması ve hedeflenen faaliyetleri karşılaması gerekir. Temel düzenlemeler Türk Medeni Kanunu (TMK) m.101–117 ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’dur.
Eğitim, sağlık, bilim, kültür, çevre ve sosyal dayanışma vakıf faaliyetlerine konu olabilir. Amaç hukuka uygun, yeterince belirli ve sürekli olmalıdır. TMK m.101’deki anayasal düzen, hukuk, ahlak, millî birlik ve menfaatler ile belirli bir ırk veya cemaat mensuplarını desteklemeye ilişkin yasaklar gözetilir. Bir faaliyet alanının genel olarak meşru olması, her senet metninin aynı şekilde tescil edileceği anlamına gelmez.
Vakıf ile Dernek Arasındaki Fark Nedir?
Dernek kişi topluluğuna, vakıf ise bir amaca ayrılan malvarlığına dayanır. Dernek için en az yedi kurucu gerekirken vakıf tek bir gerçek veya tüzel kişi tarafından kurulabilir. Vakıfta mahkeme siciline tescil zorunludur. Dernek kuruluşundaki bildirim modeli vakıf kuruluşuna uygulanamaz. Yapı seçimi için dernek kuruluşuna ilişkin açıklamalarımız ayrıca incelenebilir. Derneklerde örgütlenme özgürlüğünün hukuki çerçevesi için örgütlenme özgürlüğü yazımıza, kuruluş modelinin genel çerçevesi için dernek, vakıf ve kooperatif hukuku sayfamıza bakılabilir.
Vakıflarda üyeliğin mutlak biçimde yasak olduğu söylenemez. TMK m.101’deki üyelik yasağı, Anayasa Mahkemesinin 17.04.2008 tarihli, E.2005/14, K.2008/92 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; bu değişiklik güncel kanun metninde de gösterilir. Üyelik düzenlenecekse vakıf senedi ve ilgili uygulama hükümleri değerlendirilir. Üyelik imkânı, vakfın mal topluluğu niteliğini ortadan kaldırmaz.
Aile Vakfı ile Eski Vakıf Türleri Aynı Mıdır?
TMK m.372, aile bireylerinin eğitim, donanım ve desteklenmesi gibi amaçlarla aile vakfına izin verir. Ancak malları başkasına geçemeyecek şekilde aynı soyda kuşaktan kuşağa tutmaya yönelik aile fideikomisi yasaktır. Vakıf, bu yasağı dolanmak veya mirasçıların korunan haklarını etkisizleştirmek için kullanılamaz.
Mazbut, mülhak, cemaat ve esnaf vakıfları ise kendilerine özgü tarihsel ve kanuni statülere sahiptir. Bugün yeni bir vakıf kurarken bu statülerden biri serbestçe seçilemez. Çalışanlara ve işçilere yardım vakıflarında da TMK m.110 ve uygulanabilecek özel mevzuat ayrıca dikkate alınır.
Kimler Türkiye’de Vakıf Kurabilir?
Gerçek Kişiler ve Tüzel Kişiler
Resmî senetle vakıf kuracak gerçek kişinin fiil ehliyetine sahip olması gerekir. Tüzel kişi kurucularda kuruluş statüsü, yetkili organın kararı, temsil yetkisi ve malvarlığı tahsis yetkisi birlikte incelenir. Vakıflar Yönetmeliği m.5 uyarınca ilgili statü veya yetkili organ kararı mahkemeye sunulur. Şirket adına imza atabilmek, her durumda şirket malvarlığını vakfa özgülemeye de yetkili olmak anlamına gelmez.
Tek kişinin kurucu olabilmesi, yönetim organının her durumda tek kişiyle oluşturulacağı anlamına gelmez. Kurucu sayısı ile organların yapısı farklı konulardır. Yönetici seçiminde ayrıca 5737 sayılı Kanun m.9’daki mahkûmiyete bağlı engeller gözetilir; kuruculuk ile yöneticilik şartları birbirine karıştırılmaz.
Yurt Dışında Yaşayan Türk Vatandaşları
Türk vatandaşının başka ülkede yaşaması, onu yabancı kurucu hâline getirmez. Bu nedenle yalnız yabancı ülkede ikamet edilmesi sebebiyle yabancılara özgü karşılıklılık şartı uygulanmaz. Buna karşılık kimlik, temsil, belge tasdiki ve yönetimin Türkiye’de yerleşik çoğunlukla oluşturulması konuları kuruluş planına dâhil edilir.
Türkiye’deki vakıf kuruluşu Türkiye’deki noterlik, mahkeme ve sicil işlemleriyle tamamlanır. Başka ülkede vekâletname veya şirket kararı hazırlanması, kuruluşun yabancı ülkede yapıldığı anlamına gelmez. Çok vatandaşlık veya yabancı tüzel kişilik bağlantısı varsa tabiiyet ve ehliyete uygulanacak hukuk ayrıca değerlendirilir.
Yabancılar Türkiye’de Vakıf Kurabilir mi?
Hukuki ve Fiilî Karşılıklılık Şartı
Yabancı gerçek veya tüzel kişiler, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu m.5 uyarınca hukuki ve fiilî mütekabiliyet esasına göre yeni vakıf kurabilir. Kurucunun Türk vatandaşı olması zorunlu değildir. Bununla birlikte karşılıklılık, yalnız yabancı ülkedeki bir kanun maddesinin varlığına indirgenemez; Türk kişi ve kuruluşları bakımından fiilî uygulama da önemlidir.
Kurucunun ülkesine göre yapılacak değerlendirmede yabancı hukuk, tüzel kişinin statüsü ve gerektiğinde yetkili makamlardan alınacak bilgiler incelenir. Her ülke için geçerli olduğu varsayılan tek bir kabul listesiyle hareket edilmemelidir. Bir yabancı kişinin bağış yapabilmesi ile kurucu sıfatını kazanabilmesi de ayrı değerlendirilir.
Yönetimde Türkiye’de Yerleşik Çoğunluk
5737 sayılı Kanun m.6 uyarınca yeni vakıfların yönetim organında görev alanların çoğunluğunun Türkiye’de yerleşik bulunması gerekir. Bu hüküm vatandaşlık çoğunluğu değil, yerleşiklik şartıdır. Organın üye sayısı, üyelerin yerleşim yerleri ve temsil düzeni vakıf senedi hazırlanırken birlikte planlanmalıdır. Yabancı kişinin ikamet veya çalışma iznine ilişkin yükümlülükler ayrıca incelenir; vakıf kuruculuğu kendiliğinden ikamet, çalışma izni veya vatandaşlık sağlamaz.
Yabancı Kurucularda Taşınmaz Tahsisi
5737 sayılı Kanun m.12, kurucularının çoğunluğu yabancı uyruklu olan vakıfların taşınmaz edinimini Tapu Kanunu m.35’e bağlar. Bu nedenle bir taşınmazın kuruluş malvarlığına konulabilmesi, yalnız değerinin yeterli olmasına bağlı değildir. Kurucu yapısı, taşınmazın niteliği, konumu ve edinim sınırlamaları tapu işlemi öncesinde incelenmelidir. Şirket üzerinden edinim planlarında Kanun m.26’daki bağlantılı düzenleme de dikkate alınır.
2026 Yılında Vakıf Kurmak İçin Ne Kadar Malvarlığı Gerekir?
Vakıflar Meclisinin 22.12.2025 tarihli ve 819/790 sayılı kararıyla 2026 yılı için asgari kuruluş malvarlığı 5.000.000 TL olarak belirlenmiştir. Tutar, Vakıflar Genel Müdürlüğünün resmî duyurusunda yayımlanmıştır. Bu, yaklaşık bir piyasa maliyeti veya devlete ödenecek kuruluş harcı değildir; vakfın amacına özgülenecek asgari malvarlığıdır.
Asgari Tutarı Sağlamak Tescil İçin Yeterli midir?
Hayır. TMK m.101’in aradığı yeterlilik, vakfın amacına göre de değerlendirilir. Geniş ölçekli bir hastane veya eğitim faaliyeti ile sınırlı bir burs programının mali ihtiyacı aynı olmayabilir. Senette kapsamlı faaliyetler yazılıp bunları karşılayacak kaynak gösterilmemesi, kuruluş aşamasında ek inceleme veya tamamlama ihtiyacı doğurabilir.
Kuruluş bütçesi üç ayrı kalemle hazırlanmalıdır: özgülenecek malvarlığı, işlem giderleri ve faaliyetlerin sürdürülebilmesi için işletme bütçesi. Asgari malvarlığına ulaşılması, diğer giderlerin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Yeni takvim yılına geçen işlemlerde o yıl için ilan edilen tutar ve mahkemenin yeterlilik değerlendirmesi yeniden kontrol edilir.
Nakit, Taşınmaz ve Diğer Haklar Nasıl Belgelenir?
Nakit özgülemede bankadaki blokajın kurulacak vakfa ilişkin olduğu açıkça belgelenir ve mahkemeye sunulur. Taşınır veya taşınmazlarda mülkiyet, değer, takyidatlar ve tahsise elverişlilik araştırılır; gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılır. Ekonomik değeri olan haklarda ise hakkın varlığı, devredilebilirliği ve gelir üretme kapasitesi ortaya konulur. Tescille kazanılan malvarlığı artık vakıf tüzel kişiliğine aittir; kurucunun kişisel hesabıyla karıştırılamaz.
Vakıf Senedi Nasıl Hazırlanır?
Senette Bulunması Gereken Zorunlu Unsurlar
TMK m.106 uyarınca vakıf senedinde şu unsurlar bulunur:
- Vakfın adı.
- Belirli ve sürekli kuruluş amacı.
- Bu amaca özgülenen mal ve haklar.
- Örgütlenme ve yönetim şekli.
- Vakfın yerleşim yeri.
Resmî senet, noterde düzenleme şeklinde hazırlanır. Hazır metnin altındaki imzanın onaylatılması bu şekil şartının yerine geçtiği varsayımıyla kullanılmamalıdır. Kuruluş amacı, malvarlığı ve temsil yetkileri birbiriyle uyumlu olmalıdır.
Yönetim ve Karar Alma Düzeni
TMK m.109’a göre zorunlu organ yönetim organıdır. Bunun mutlaka “mütevelli heyeti” adını taşıması gerekmez. Mütevelli heyeti, yönetim kurulu ve denetim organının kurulup kurulmayacağı, aralarındaki yetki dağılımı ve çalışma düzeni senette açıklanır. Organların üye sayıları, görev süreleri, toplantı ve karar yeter sayıları, temsil ve imza yetkileri ile üyeliklerin boşalması hâlinde izlenecek yol belirlenmelidir.
Yurt dışı faaliyet, şube, temsilcilik, işletme, bağış ve gelir kullanımı hükümleri de planlanan çalışmalara uygun yazılmalıdır. VGM’nin senet örnekleri yol göstericidir; örnek metindeki bütün hükümler her vakıf için zorunlu veya yeterli değildir. Kamu kurumlarıyla ilişki kurulacaksa 5072 sayılı Kanun’un isim, personel, kaynak ve kamu hizmetleriyle bağlantıya ilişkin sınırlamaları ayrıca gözetilir.
Eksik Senet ve Sonradan Değişiklik
Amaç ve bu amaca özgülenen mal ve haklar yeterince belirlenmişse diğer noksanlıklar doğrudan ret sebebi sayılmaz; TMK m.107 uyarınca tamamlattırılabilir. Ancak bu imkân, hukuka aykırı amaç veya yetersiz malvarlığı sorunlarının önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Kuruluştan sonraki değişikliklerde TMK m.112–113, 5737 sayılı Kanun, vakfın türü ve senet hükümleri birlikte uygulanır. Beşte bir teklif ve üçte iki kabul oranları bütün vakıflar için değişmez kanuni şart değildir. Örnek senette veya belirli bir vakfın senedinde bulunan yeter sayılar, genel hukuk kuralı gibi aktarılmamalıdır. Mahkeme kararı gereken değişiklikler yalnız iç organ kararıyla tamamlanamaz.
Türkiye’de Vakıf Kuruluşunun Aşamaları Nelerdir?
| Aşama | Temel işlem | Kontrol edilecek husus |
|---|---|---|
| Kuruluş planı | Amaç, kurucular, merkez ve malvarlığının belirlenmesi | Ehliyet, yabancılık ve karşılıklılık |
| Senet ve tahsis | Noterde düzenleme şeklinde resmî senet ve malvarlığının belgelenmesi | Yetki, blokaj, mülkiyet ve değer |
| Mahkeme incelemesi | Asliye hukuk mahkemesinde tescil talebi | VGM görüşü, eksiklikler ve gerektiğinde bilirkişi |
| Sicil ve ilan | Kesinleşme sonrası mahkeme sicili, merkezî sicil ve Resmî Gazete | Tüzel kişiliğin kazanıldığı tescil aşaması |
| Faaliyete geçiş | Organlar, banka, vergi numarası, defterler ve bildirimler | Sektörel izinler ve düzenli yükümlülükler |
Noter İşlemi ve Üç Aylık Dönem
Noter, düzenlediği senedin bir örneğini yedi gün içinde VGM’ye gönderir. Tescil talebi esas olarak vakfeden tarafından yapılır. Senedin düzenlenmesini izleyen üç ay içinde başvurulmamışsa, vakfedenin ölümü veya tüzel kişinin sona ermesi gibi düzenlemede belirtilen durumlar da gözetilerek VGM’nin başvuru yapması gündeme gelir. Üç aylık dönem, sürenin sonunda vakfın kendiliğinden kurulacağı veya kuruluş iradesinin otomatik geçersizleşeceği anlamına gelmez. Dayanaklar Vakıflar Yönetmeliği m.5 ve Tescil ve İlan Tüzüğü m.3’tür.
Görevli Mahkeme ve Yer Bakımından Yetki
Kuruluş için asliye hukuk mahkemesine başvurulur. TMK m.102 ve 104, vakfın yerleşim yeri mahkemesindeki sicili esas alır; başka mahkeme tescile karar vermişse belgelerin bu sicile gönderilmesini de düzenler. Buna karşılık Tescil ve İlan Tüzüğü m.3/4’te vakfedenin yerleşim yeri ifadesi bulunmaktadır. Kurucunun adresi ile vakıf merkezi farklıysa bu metin farkı dikkate alınmalı; ilk kuruluş ile mevcut vakfın senet değişikliği aynı yetki değerlendirmesine tabi tutulmamalıdır.
Öğretide Özyakışır ve Erdoğan, kanunun üstünlüğünden hareketle vakfın yerleşim yerini esas almakta; TMK m.104/2 nedeniyle başka yerdeki mahkemenin ilk tescil talebini inceleme imkânını da tartışmaktadır. Bu görüş, bütün vakıf uyuşmazlıklarında serbest mahkeme seçimi bulunduğu anlamına gelmez. Özellikle yabancı kurucularda Türkiye’deki merkez ve başvurulacak mahkeme dosya hazırlanırken belirlenmelidir. (2025, s.1019–1020.)
İnceleme, Kesinleşme, Tescil ve Malvarlığının Geçişi
Mahkeme VGM’nin görüşünü alır; gerektiğinde kurucuyu dinler ve bilirkişi incelemesi yaptırır. Mal ve hakların korunması için gerekli önlemleri de alabilir. Dosyanın niteliğine göre eksikliklerin giderilmesi istenir veya tescil talebi reddedilir. VGM görüşü, mahkemenin yapacağı hukuki incelemenin yerine geçmez.
Tescil kararının kesinleşmesinden sonra mahkeme siciline kayıt yapılır; vakıf bu tescille tüzel kişilik kazanır. Ardından VGM merkezî sicili ve Resmî Gazete ilanı tamamlanır. İlan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yapılan şirket kuruluş ilanıyla karıştırılmamalıdır. Özgülenen mal ve haklar TMK m.105 gereğince vakfa geçer; taşınmazların tapu işlemleri ve nakit blokajının vakıf hesabına aktarılması ayrıca takip edilir.
Vakıf Kurmak İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
Belge listesi kurucunun niteliğine ve özgülenecek malvarlığına göre değişir. Temel dosya aşağıdaki kayıtlar üzerinden hazırlanır:
- Kimlik veya pasaport, adres ve gerekli tercümeler.
- Düzenleme şeklindeki vakıf senedi ve tescil talep dilekçesi.
- Nakit blokaj belgesi, tapu ve diğer sicil kayıtları, malvarlığı ve değer belgeleri.
- Tüzel kişi kurucunun statüsü, kuruluş ve güncel temsil kayıtları, yetkili organ kararı.
- Temsilci kullanılıyorsa işleme uygun özel yetkileri içeren vekâletname.
- Yabancı kurucuda ehliyet, karşılıklılık, belge tasdiki ve yönetici yerleşikliğine ilişkin gerekli kayıtlar.
- Mahkeme veya ilgili makamın dosyaya özgü olarak istediği tamamlayıcı belgeler.
Yabancı belgelerde apostil veya konsolosluk tasdiki, belgenin düzenlendiği ülke, belge türü ve uygulanabilir sözleşmelere göre belirlenir. Apostil, belgedeki bütün maddi açıklamaların doğru olduğunu veya kuruluş şartlarının gerçekleştiğini kanıtlamaz. Türkçe tercüme ve onay gereklilikleri de ayrıca yerine getirilir. Mahkemeye sunulan yabancı resmî belgeler bakımından HMK m.224 dikkate alınır.
Vekâletnameyle Vakıf Kurulabilir mi?
Resmî senet yoluyla vakıf kurma işlemi temsilci aracılığıyla yapılabilir. Ancak TMK m.102 ve Vakıflar Yönetmeliği m.5 gereğince temsil yetkisinin noterlikçe düzenlenmiş belgeye dayanması ve vakfın amacı ile özgülenecek mal ve hakların bu belgede belirlenmesi gerekir. Genel ifadeler içeren standart bir vekâletname her işlem için yeterli değildir.
Yabancı ülkede hazırlanacak vekâletname, tasdik ve tercümenin yanında bu özel içerik şartlarını da karşılamalıdır. Konsoloslukta veya yabancı noter önünde işlem yapılmadan önce kullanılacak metnin Türkiye’deki kuruluş işlemleriyle uyumu kontrol edilmelidir. Ayrıntılar için vekâletname düzenlenmesine ilişkin rehberimiz incelenebilir.
Vasiyetname ile Vakıf Kurulabilir mi?
TMK m.526, mirasbırakanın terekenin tasarruf edilebilir bölümünün tamamını veya bir kısmını vakfa özgülemesine izin verir. Vasiyetname yapabilmek için ayırt etme gücü ve on beş yaşın doldurulması gerekir; bu, sağlararası resmî senetle kuruluşun ehliyet şartlarıyla aynı değildir. Miras sözleşmesi seçeneğinde ise işlemin niteliği, TMK m.503’teki ehliyet ve şekil şartları ile öğretideki tartışmalar ayrıca değerlendirilmelidir.
Vakıf ölümle kendiliğinden tüzel kişi olmaz; tescil gerekir. Sulh hâkimi kuruluş belgesinin örneğini yedi gün içinde VGM’ye gönderir. Tescil talebi, ilgililer ve VGM bakımından TMK m.102 ile Tüzük m.3 çerçevesinde takip edilir. Tüzük, vasiyetnamenin açılmasından itibaren üç ay içinde ilgililerce talepte bulunulmaması hâlinde VGM’nin başvurusunu da düzenler.
Özgülenen malvarlığı yetersizse ve mirasbırakan aksini istememişse, TMK m.107 şartlarıyla benzer amaçlı vakfa özgüleme gündeme gelebilir. Mirasçıların saklı paydan ve alacaklıların ilgili hükümlerden doğan dava hakları korunur. Ölüme bağlı tasarrufla kurulan vakfın mirasbırakanın borçlarından sorumluluğu özgülenen mal ve haklarla sınırlıdır.
Yabancı Vakıflar Türkiye’de Nasıl Şube veya Temsilcilik Açar?
Başka ülkede kurulmuş bir vakfın Türkiye’de faaliyeti, yabancı kişinin Türkiye’de yeni vakıf kurmasından ayrılır. Yabancı vakfın faaliyet, işbirliği, şube veya temsilcilik işlemlerinde 5253 sayılı Dernekler Kanunu ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde İçişleri Bakanlığı izni gerekir. Başvurular Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün ilgili usulü üzerinden yürütülür; Dışişleri Bakanlığı ve gerektiğinde diğer kurumların görüşleri alınır.
Bakanlığın yabancı STK başvuru rehberinde statü, yetkili organ kararı, başvuru formu, temsilcilik veya şube düzeni, tercüme ve tasdik belgeleri ayrı ayrı gösterilir. Türkiye’de kurulmuş yeni bir vakfın kendi şubesini açarken VGM’ye bildirimde bulunması, yabancı vakfın Bakanlık izin sürecinin yerine geçmez. Yabancı vakıfların Türkiye’deki şube ve temsilciliklerinin amaç ve kanuna uygunluk denetiminde VGM’nin görevleri de bulunmaktadır.
Vakıf Kurulduktan Sonra Hangi İşlemler Yapılır?
Organlar, Hesaplar, Defterler ve Bildirimler
Senetteki geçici veya yetkili organ ilk toplantıyı yapar, yönetim ve temsil düzenini oluşturur. Vergi kimlik numarası, banka hesapları, malvarlığının devri, muhasebe ve karar defterleri, bağış makbuzları ile elektronik bildirim işlemleri tamamlanır. Eğitim, sağlık veya benzeri düzenlenmiş bir alanda faaliyet yürütülecekse vakıf tesciline ek olarak ilgili izinler gerekir.
Başlıca bildirimler farklı süre ve başlangıçlara sahiptir:
| İşlem | Süre ve başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|
| Yönetici ve aynı yerleşim yeri içindeki adres değişikliği | Seçim veya değişiklikten itibaren 15 gün | Yönetmelik m.15 |
| Yıllık vakıf beyannamesi | Önceki yıl için her takvim yılının ilk altı ayı | Yönetmelik m.34 |
| Yurt dışı nakdî bağış ve yardım | Banka aracılığıyla işlem; bir ay içinde bildirim | Kanun m.25, Yönetmelik m.35 |
| Taşınmaz edinimi veya değişimi | Tapuya tescilden itibaren bir ay | Yönetmelik m.36 |
| İç denetim | Yıl sonundan itibaren altı ay içinde denetim; rapordan itibaren iki ay içinde bildirim | Yönetmelik m.39 |
Bu tablo bütün yükümlülükleri tüketmez. Şube, işletme, iştirak ve yönetici mal bildirimi gibi işlemler ayrıca takvime alınır. TMK m.114’teki ilk üç aylık yıllık rapor hükmü, Yönetmelik m.34’teki ilk altı aylık beyanname süresiyle aynı işlem gibi değerlendirilmemelidir. Elektronik gönderim kanalları bakımından VGM’nin güncel beyanname ve bildirim duyuruları izlenir.
Denetim ve Yönetici Sorumluluğu
Vakıf malvarlığı ve gelirleri senetteki amaca uygun kullanılmalıdır. İç denetim yanında VGM’nin amaç ve mevzuata uygunluk denetimi bulunur. Bildirimlerin yapılmaması, gerçeğe aykırı beyan veya malvarlığının amacı dışında kullanılması; ihlalin niteliğine göre idari yaptırım, zarardan sorumluluk ve yöneticilerin mahkeme kararıyla görevden alınması gibi sonuçlar doğurabilir. Kurucunun bağış yaptığı malı kendi malı gibi kullanması, ayrı tüzel kişilikle bağdaşmaz.
Vakıfların Gelirleri, Vergileri ve Yardım Toplama Kuralları
Bağış, Gelir ve İktisadi İşletme
Vakıflar bağış ve yardımların yanında kira, malvarlığı getirileri ve hukuka uygun faaliyetlerden gelir elde edebilir. Kanun m.26 çerçevesinde amaçlarını desteklemek ve gelir sağlamak için işletme veya şirket kurabilir, şirketlere ortak olabilirler. Bu gelirler vakfın amacı dışında kullanılamaz. Vakıf, kurucularına kâr dağıtmak için kurulmuş bir şirket gibi işletilemez.
Bağış kabul etmek ile kamuya yönelik yardım toplama faaliyeti aynı değildir. Kampanyanın yöntemi ve kapsamı 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu bakımından incelenir. Vakıf olmak veya vergi muafiyeti bulunması tek başına her kampanyayı izinsiz yürütme yetkisi vermez. Yurt dışı nakdî yardımlarda banka ve bildirim yükümlülükleri ayrıca uygulanır.
Vergi Muafiyeti Otomatik midir?
Hayır. Vakıf tüzel kişiliği sırf kurulmuş olması nedeniyle kurumlar vergisi mükellefi sayılmaz; ancak vakfa ait iktisadi işletmeler 5520 sayılı Kanun kapsamında kurumlar vergisi mükellefi olabilir. Stopaj, KDV, taşınmaz ve diğer işlemlerin vergisel sonuçları kendi düzenlemelerine göre değerlendirilir. Bu nedenle “vakıflar vergi ödemez” şeklinde genel bir ifade doğru değildir.
4962 sayılı Kanun m.20 kapsamında şartları sağlayan vakıflara Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınabilir. Bu özel statü kuruluş tescilinden ayrıdır ve bütün vergiler bakımından sınırsız muafiyet anlamına gelmez. Derneklerdeki kamu yararına çalışma statüsüyle de karıştırılmamalıdır. Vakıf kurulması devletten otomatik ödenek hakkı doğurmaz; kamu desteği ancak ilgili programın ve mevzuatın şartlarıyla değerlendirilir.
Vakıf Kuruluşu Ne Kadar Sürer ve Hangi Giderler Doğar?
Kuruluşun tamamlanacağı sabit bir süre yoktur. Senedin hazırlanması, yabancı belgelerin temini, karşılıklılık araştırması, malvarlığı incelemesi, VGM görüşü, mahkemenin iş yükü, tebligat ve kesinleşme süreci toplam süreyi etkiler. Noterin yedi günlük gönderim süresi, bütün kuruluşun yedi günde biteceği anlamına gelmez.
Başlıca giderler; noterlik işlemleri, yargılama harç ve giderleri, tebligat, bilirkişi, Resmî Gazete ilanı, tercüme ve tasdik, tapu işlemleri ile sözleşmeye göre avukatlık hizmetidir. Harç veya işlem tutarları belgeye ve işlem tarihine göre değişir. 5.000.000 TL’lik kuruluş malvarlığı bu giderlerden ayrı değerlendirilmelidir. Kurucunun devam eden faaliyet giderlerini ve personel ihtiyacını da bütçelemesi gerekir.
Tescil Talebi Reddedilirse Hangi Yollara Başvurulabilir?
Ret gerekçesi önce ayrıştırılmalıdır: tamamlanabilir senet noksanlığı, malvarlığı yetersizliği, ehliyet, temsil, amaç veya yabancılık şartı aynı hukuki sorun değildir. Mahkeme kararıyla ilgili kanun yolu, idari başvuruyla karıştırılmamalıdır. VGM’nin görüşüne itiraz edilmesi tek başına mahkeme kararını ortadan kaldırmaz.
TMK m.103’teki bir aylık temyiz süresi, her vakıf uyuşmazlığında ve istinafta aynı sürenin uygulanacağı anlamına gelmez. HMK m.345’te istinaf için, m.361’de genel temyiz düzeni bakımından iki haftalık süre öngörülür; özel hükmün hangi karara uygulanacağı ayrıca değerlendirilir. İstinaf ve temyiz aşamaları, karar türü, tebliğ tarihi ve uygulanabilir özel hükümler birlikte incelenmeli; bir aylık süreye güvenilerek iki haftalık dönem geçirilmemelidir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.10.2024 tarihli, E.2024/4579, K.2024/5594 sayılı kararında, vakfın sona ermesi ve sicilden silinmesi uyuşmazlığında iki haftadan sonra yapılan temyizin süreden reddi onanmıştır. Kararın önemi, kuruluş ve tescile ilişkin özel süreyi bütün vakıf davalarına yaymanın riskini göstermesidir; karar ilk kuruluşun bütün usul sorunlarını çözmez. Atıf, Avarsis’te yayımlanan tam karar metnine dayanmaktadır.
TMK m.103/2 ayrıca kuruluşu engelleyen sebepler varsa VGM ve ilgililer için iptal davası imkânı tanır. Mirasçı ve alacaklıların TMK m.108’de korunan hakları da saklıdır. Bu yolların şartları, dava türü ve süreleri, tescil kararının kanun yolu süresiyle birbirine karıştırılmamalıdır.
Vakıf Sona Ererse Malvarlığı Ne Olur?
Amaç gerçekleştirilemez hâle gelir ve değiştirilmesi de mümkün olmazsa vakıf kendiliğinden sona erer; mahkeme kararıyla sicilden silinir. Yasak amaç veya faaliyetin söz konusu olduğu ve amacın değiştirilmesinin mümkün bulunmadığı durumlarda ise TMK m.116 çerçevesinde dağıtma kararı verilebilir.
5737 sayılı Kanun m.27 iki sonucu ayırır. Sona eren yeni vakıfta borçların tasfiyesinden kalan mal ve haklar senet hükmüne göre; hüküm yoksa VGM görüşü alınarak mahkeme kararıyla benzer amaçlı vakfa aktarılır. Dağıtılan yeni vakıfta kalan mal ve haklar VGM’ye geçer. Her mahkeme kararında bütün malların doğrudan VGM’ye geçeceği söylenemez. Tasfiye, alacaklı hakları ve senetteki düzenlemeler birlikte değerlendirilir.
Vakıf Kuruluşunda Hukuki Destek
Güneş & Güneş Hukuk Bürosu, 1999’dan bu yana sunduğu hukuki hizmetler kapsamında vakıf kuruluş modelinin belirlenmesi, senet ve yetki belgelerinin hazırlanması, mahkeme sürecinin takibi ve kuruluş sonrası yükümlülüklerin düzenlenmesi konularında destek verir. Yabancı kurucularda karşılıklılık, yabancı belge, tercüme, temsil ve Türkiye’deki yönetim yapısı birlikte değerlendirilir.
Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânıyla, Türkiye’deki kuruluş işlemlerinin kapsamına uygun bir çalışma planı oluşturulabilir. Dosyanın incelenmesi ve hukuki hizmetin kapsamının belirlenmesi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut kuruluş dosyası ayrıca incelenir. Paylaşılan bilgi ve belgeler hukuki değerlendirme ve üstlenilen hizmet amacıyla, meslek sırrı ve kişisel verilerin korunması kuralları çerçevesinde ele alınır. Hassas belgeler büromuzun bildirdiği paylaşım yöntemiyle iletilmelidir. İlk iletişim veya belge gönderimi tek başına işin kabulü anlamına gelmez.
Sonuç
Türkiye’de vakıf kuruluşu; uygun amaç, yeterli malvarlığı, geçerli kuruluş iradesi ve mahkeme siciline tescilin birlikte gerçekleşmesine dayanır. Yabancı kurucularda karşılıklılık, yöneticilerin yerleşikliği ve gerektiğinde taşınmaz edinim sınırlamaları ayrıca incelenir. Kuruluş planı yalnız tescile kadar olan işlemleri değil; vergi, muhasebe, denetim, bağış ve bildirim yükümlülüklerini de kapsamalıdır. Yeni vakıf kurma, yabancı vakfın şube açması ve mevcut vakfın senet değişikliği doğru usullerle ayrı ayrı yürütülmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Vakıf Kurmak İçin Kaç Kişi Gerekir?
Tek bir gerçek veya tüzel kişi vakıf kurabilir. Yönetim organının yapısı ve yabancılık şartları ayrıca değerlendirilir; tek kurucu imkânı diğer kuruluş şartlarını ortadan kaldırmaz.
2026 Yılında Asgari Vakıf Kuruluş Malvarlığı Ne Kadardır?
2026 yılı için 5.000.000 TL’dir. Bu tutar harç değil, amaca özgülenecek malvarlığıdır; vakfın amacı daha yüksek kaynak gerektirebilir.
Yabancı Bir Kişi veya Şirket Türkiye’de Vakıf Kurabilir mi?
Hukuki ve fiilî karşılıklılık şartıyla kurabilir. Ehliyet, temsil, malvarlığı ve yönetimde Türkiye’de yerleşik çoğunluk şartları da sağlanmalıdır.
Başka Ülkede Yaşayan Türk Vatandaşı Vakıf Kurabilir mi?
Kurabilir. Başka ülkede yaşamak kişiyi yabancı kurucu yapmaz; belge ve temsil işlemleri Türkiye’deki kuruluş şartlarıyla uyumlu hazırlanır.
Noterde Senet Düzenlenince Vakıf Kurulmuş Olur mu?
Noter senedi tek başına tüzel kişilik kazandırmaz. Vakıf mahkeme nezdindeki sicile tescille tüzel kişilik kazanır; merkezî sicil ve ilan işlemleri de takip edilir.
Vakfın Zorunlu Organı Mütevelli Heyeti midir?
Zorunlu olan yönetim organıdır. Organın adı ve diğer organlarla ilişkisi vakıf senedinde belirlenir; her vakıfta aynı organ yapısı zorunlu değildir.
Vekâletnameyle Vakıf Kuruluşu Yapılabilir mi?
Resmî senet yoluyla kuruluşta temsil mümkündür. Noterlikçe düzenlenmiş yetki belgesinde vakfın amacı ve özgülenecek mal ve haklar belirlenmiş olmalıdır.
Vakfa Ayrılan Taşınmaz Kurucunun Malı Olarak Kalır mı?
Özgülenen mal ve haklar tüzel kişiliğin kazanılmasıyla vakfa geçer. Taşınmazın vakıf adına tapu kaydı da tamamlanmalıdır; yabancı ağırlıklı kurucularda edinim sınırlamaları ayrıca incelenir.
Vakıf Senedi Sonradan Değiştirilebilir mi?
Kanunun ve senedin şartları sağlanarak değiştirilebilir. Yetkili organ kararı, VGM görüşü ve gereken mahkeme işlemleri birlikte değerlendirilir; örnek senetlerdeki oy oranları her vakfa otomatik uygulanmaz.
Vasiyetname ile Vakıf Kurulabilir mi?
Kurulabilir. Tasarruf ehliyeti, şekil, tasarruf edilebilir tereke ve mirasçı hakları gözetilir; ölümden sonra mahkeme tescili ayrıca tamamlanır.
Türkiye’de Vakıf Kurmak ile Yabancı Vakfın Şube Açması Aynı İşlem midir?
Farklı işlemlerdir. Yeni vakıfta mahkeme tescili, mevcut yabancı vakfın Türkiye’de şube veya temsilciliğinde ise ilgili Bakanlık izin süreci uygulanır.
Vakıfların Gelir Kaynakları Nelerdir?
Bağış, yardım, kira, malvarlığı getirileri ve hukuka uygun işletme veya iştirak gelirleri olabilir. Gelirler senetteki amaca uygun kullanılmalı; bağış ve kampanya kuralları ayrıca gözetilmelidir.
Vakıflar Vergi Öder mi?
Vakfın kendi statüsü, iktisadi işletmesi ve yaptığı işlemler ayrı değerlendirilir. Kuruluş kendiliğinden bütün vergilerden muafiyet sağlamaz; özel vergi muafiyeti ayrıca tanınır.
Vakıflar Devletten Otomatik Destek Alır mı?
Vakıf kurulması otomatik ödenek veya hibe hakkı doğurmaz. İlgili destek programının şartları, başvuru ve bütçe düzenlemeleri ayrıca sağlanmalıdır.
Vakıf Kuruluşunda Hangi Mahkemeye Başvurulur?
Asliye hukuk mahkemesine başvurulur. Sicil, vakfın yerleşim yeri mahkemesinde tutulur. Kurucu adresi ile vakıf merkezi farklıysa yetki hükümleri ve ilk kuruluşun özellikleri dosya özelinde değerlendirilmelidir.
Vakıf Kararlarına Karşı Başvuru Süresi Her Zaman Bir Ay mıdır?
Hayır. İstinaf, temyiz ve özel süre hükümleri ayrılmalıdır. Kararın niteliğine göre iki haftalık süre uygulanabileceğinden, bir aylık süre bütün vakıf davalarına genellenmemelidir.
Kaynakça
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, özellikle m.9–16, 56, 101–117, 372, 502–503 ve 526; m.101’de AYM’nin 17.04.2008 tarihli, E.2005/14, K.2008/92 sayılı iptal kararına ilişkin kayıt.
- 5737 sayılı Vakıflar Kanunu, özellikle m.3–6, 8–12, 25–27 ve 31–33.
- Vakıflar Yönetmeliği, özellikle m.4–22, 34–39 ve 50–51.
- Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıfların Tescil ve İlanı Hakkında Tüzük, 25.03.2013 tarihli ve 2013/4513 sayılı karar; RG 26.04.2013, sayı 28629.
- Vakıflar Genel Müdürlüğü, Vakıf Nasıl Kurulur? ve 2026 yılı asgari kuruluş malvarlığı duyurusu; Vakıflar Meclisinin 22.12.2025 tarihli, 819/790 sayılı kararı.
- Vakıflar Genel Müdürlüğü, Yabancı Vakıfların Şube ve Temsilcilikleri, Vakıfların Yönetimi ve Beyanname ve Bildirim Duyurusu.
- 5253 sayılı Dernekler Kanunu, m.5 ve 36; Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü, Yabancı STK Başvuru Rehberi, 2023.
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, m.4 ve 9; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.224, 345 ve 361.
- 2644 sayılı Tapu Kanunu, m.35; 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun.
- 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, m.1–2; 4962 sayılı Kanun, m.20; 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu, özellikle m.2 ve 6.
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 03.10.2024, E.2024/4579, K.2024/5594; Avarsis’te yayımlanan karar metni.
- Özkan Özyakışır ve Kemal Erdoğan, “Vakıf Kurma İşleminin Geri Alınması”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 74(2), 2025, s.999–1048; özellikle s.1019–1020.