İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Tıbbi Malpraktis Davaları

Yanlış İlaç ve Doz Hatası Nedeniyle Tazminat: Doktor, Hemşire, Eczacı ve Hastanenin Sorumluluğu

Hemşire ve eczacı reçete ile ilaç kutularını birlikte kontrol ediyor
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 12 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Yanlış ilaç ve doz hatasında doktor, hemşire, eczacı ve hastanenin sorumluluğu; reçete, uygulama kayıtları, tazminat ve dava süreleri.

Yanlış ilaç verilmesi, hatalı doz uygulanması veya ilaç kullanımının gerekli şekilde izlenmemesi nedeniyle zarar gören hasta, koşulları oluştuğunda maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Sorumlu kişinin belirlenmesi için reçete edilen ilaç, eczaneden teslim edilen ürün ve hastaya gerçekten uygulanan ilaç birbirinden ayrılmalıdır. Doktor, hemşire, eczacı ve hastane aynı süreçte yer alsa da görevleri ve sorumluluk dayanakları aynı değildir.

Her yan etki veya alerjik tepki tıbbi hata anlamına gelmez. Buna karşılık riskin öngörülebilir olmasına rağmen gerekli önlemlerin alınmaması, kayıtlı alerjinin gözden kaçırılması ya da gelişen tepkiye geç müdahale edilmesi sorumluluk doğurabilir. Hukuki inceleme, yalnız ilacın adından değil; hastanın özellikleri, uygulama biçimi, zaman çizelgesi ve ortaya çıkan zarardan hareket etmelidir.

İlaç hatasından şüphelenildiğinde öncelik gerekli sağlık değerlendirmesidir. Hukuki belge toplamak için tedavi geciktirilmemeli; ilaç veya doz değişikliği kişisel tahminle yapılmamalıdır. Kullanılan ürün ve mevcut belgeler sağlık ekibine gösterilmeli, sonrasında delillerin korunması sağlanmalıdır.

Yanlış ilaç ve doz hatası hangi durumları kapsar?

Reçete, hazırlama, uygulama ve izlem hataları

İlaç hatası yalnız yanlış kutunun teslim edilmesi değildir. Hastaya uygun olmayan etken maddenin seçilmesi, yanlış doz veya kullanım sıklığının yazılması, ilacın hatalı hazırlanması, yanlış hastaya ya da yanlış yoldan uygulanması ve gerekli izlemin yapılmaması da incelenmesi gereken durumlardır. Dozun atlanması veya aynı dozun tekrarlanması da hastalığın ve tedavinin niteliğine göre zarar doğurabilir.

Miligram ile mililitre aynı şeyi ifade etmez: biri etken madde miktarı, diğeri sıvı hacmiyle ilgilidir. Hukuki dosyada yalnız “bir ölçek verildi” ifadesi yeterli olmayabilir; ürünün konsantrasyonu, hekim istemi, hazırlanan miktar ve fiilen verilen miktar karşılaştırılmalıdır. Bu ayrım, tedavi dozu hesaplama önerisi değil, bilirkişi incelemesinin hangi veriye ihtiyaç duyduğunu gösterir.

Çocuklarda yaş ve kilo bilgisi, bazı hastalarda organ işlevleri, eş zamanlı ilaçlar ve bilinen alerjiler önem taşıyabilir. Ancak her ilaç için aynı tetkikin zorunlu olduğu veya her olumsuz sonucun bu verilerden kaynaklandığı söylenemez. Somut ilacın özellikleri ve olay tarihindeki tıbbi standart açıklanmalıdır. Hekimin önerdiği ilacın doğru olması, sonraki teslim veya uygulama hatasını ortadan kaldırmaz.

Yan etki ile önlenebilir zarar arasındaki fark

Usulüne uygun seçilmiş ve uygulanmış bir ilacın bilinen riski gerçekleşebilir. Böyle bir durumda ilacın verilmesi başlı başına kusur sayılmayabilir. Bununla birlikte hastanın kişisel riskleri değerlendirilmemiş, gerekli bilgilendirme yapılmamış veya ortaya çıkan bulgular zamanında ele alınmamışsa farklı yükümlülüklerin ihlali söz konusu olabilir.

Prospektüste yan etkinin yazması da bütün taraflara genel sorumsuzluk sağlamaz. Ürünün güvenliği, hastaya uygunluğu, bilgilendirme ve komplikasyon yönetimi ayrı sorulardır. Aynı şekilde bilinen bir riskin gerçekleşmesi, zararla bağlantılı başka bir uygulama hatasını görünmez kılmamalıdır. Tazminat incelemesinde ihlal, zarar ve nedensellik somutlaştırılır. [1–2]

Doktor, hemşire ve eczacının görevleri nasıl ayrılır?

Doktorun reçete ve takip sorumluluğu

Doktorun değerlendirmesi; ilacın gerekliliği, hastaya uygunluğu, doz ve süre, etkileşimler, kullanım açıklaması ve gerekli takip planını kapsayabilir. Hastanın önemli sağlık bilgilerinin makul ölçüde sorgulanması gerekir. Reçetedeki belirsizliğin, çelişkili istemlerin veya yeterli açıklama olmamasının sonraki aşamaları nasıl etkilediği araştırılır.

Doktor, hastanın kendisine bildirmediği her bilgiden koşulsuz sorumlu değildir. Ancak dosyada bulunan ya da uygun bir öykü ve değerlendirmeyle öğrenilmesi gereken bilginin gözden kaçırılması farklıdır. “Hasta söylemedi” savunması; sorulan sorular, mevcut kayıtlar, hastanın iletişim kurabilme durumu ve zaman baskısı dikkate alınarak incelenir. Hastanın eksik bilgi vermesi de zarara katkısı ölçüsünde değerlendirilebilir. [1–2]

Hemşirenin uygulama ve gözlem sorumluluğu

Hemşirenin görevi, yazılı istemi hiçbir değerlendirme yapmadan uygulamaktan ibaret değildir. İlaç, hasta, doz, yol, zaman ve kayıt bakımından görev alanına giren kontroller ile uygulama sonrası gözlem önemlidir. Hemşirelik Yönetmeliği, acil durumlar dışındaki yazılı istem kuralını ve hastaya zarar verebileceği öngörülen işlemlerde hekimle görüşme, kayıt ve izlem yükümlülüklerini düzenler. [3]

Bu düzenleme, hemşirenin hekim yerine bağımsız bir tedavi planı kurması gerektiği anlamına gelmez. İnceleme; istemde fark edilebilir bir sorun bulunup bulunmadığına, sorunun bildirilmesine, verilen cevaba ve uygulamanın nasıl yapıldığına odaklanır. Hekim talimatının varlığı, uygulanan dozun isteme aykırı olması gibi bağımsız bir hatayı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Stajyer veya yardımcı personelin işlemde yer aldığı olaylarda yetki, gözetim ve eğitim düzeni ayrıca araştırılmalıdır. İşlemi kimin yaptığı kadar kimin denetlemekle görevli olduğu da önem taşır. Sonradan düzenlenen genel bir gözetim beyanının, olay anındaki somut kayıtlarla desteklenip desteklenmediği değerlendirilmelidir.

Eczacının teslim, kontrol ve bilgilendirme sorumluluğu

Eczanede reçetenin doğru değerlendirilmesi, doğru ürünün ve farmasötik formun teslim edilmesi, saklama koşulları ve gerekli kullanım açıklamaları önemlidir. Okunamayan veya belirgin biçimde çelişkili bir reçetenin tahminle karşılanması ile belirsizliğin hekimle açıklığa kavuşturulması aynı özeni göstermez. Teslimi çalışanın yapması, işletme ve yardımcı kişi sorumluluğunun ayrıca incelenmesini engellemez. [1, 4]

Muadil ilaç verilmesi tek başına yanlış ilaç verilmesi demek değildir. Eşdeğerlik, etken madde, güç, form, uygulanabilir kurallar ve hastaya özgü durum değerlendirilmelidir. Buna karşılık yalnız isim benzerliği nedeniyle farklı etken maddeli bir ürünün teslimi başka bir sorundur. Kutunun adı kadar barkod, reçete ve satış kaydı da karşılaştırılmalıdır.

Doktrinde eczacının tazminat sorumluluğu, doğru teslim ve mesleki özen yanında sözleşme, haksız fiil ve yardımcı kişilerin davranışları üzerinden incelenmektedir. Bu çerçeve, her eczane uyuşmazlığının hekim–hasta arasındaki vekâlet ilişkisiyle aynı hukuki niteliğe ve aynı zamanaşımı süresine sahip olduğu anlamına gelmez. [4]

Hastane ve diğer taraflar ne zaman sorumlu olur?

Organizasyon ve elektronik sistem kaynaklı hatalar

Benzer ambalajlı ürünlerin karışmasını kolaylaştıran depolama, görev devrindeki eksiklik, okunaksız istemlerin giderilmemesi, hasta kimliğinin doğrulanmaması veya ilaç uygulama kayıtlarının güvenilir tutulmaması kurumsal inceleme gerektirebilir. Elektronik sistemin kullanılması tek başına güvenli uygulamanın kanıtı değildir; uyarıların kim tarafından görüldüğü ve işlemin nasıl tamamlandığı önemlidir.

Hastane “hata çalışana aittir” diyerek her durumda sorumluluktan kurtulamaz. Özel hukukta sözleşmeden doğan borç, yardımcı kişinin fiili ve organizasyon yükümlülükleri; kamu hizmetinde ise hizmetin kuruluş ve işleyişi değerlendirilir. Buna karşılık bir personel hatasının hangi hastane veya tüzel kişiye bağlanacağı somut çalışma ve hizmet ilişkisiyle belirlenmelidir. [1, 5]

Birden fazla hata ve üretici sorumluluğu

Varsayımsal olarak hatalı doz yazıldığı, eczanede açık çelişkinin fark edilmediği ve uygulama sırasında da kayıtlı uyarının gözden kaçırıldığı bir olay düşünülebilir. Aynı zarara katkı sağlayan davranışlar bulunması, birden fazla sorumlunun değerlendirilmesini gerektirir. Ancak her kişiye eşit kusur verilmesi veya bütün taraflara otomatik dava açılması doğru değildir.

İlacın üretim, içerik veya güvenlik yönünden uygunsuzluğu iddia ediliyorsa sağlık personelinin uygulama sorumluluğundan ayrı bir ürün sorumluluğu incelemesi gerekir. 7223 sayılı Kanun kapsamındaki imalatçı ve ithalatçı sorumluluğunun şartları ve süreleri ayrıdır. Bir kutunun hatalı uygulanması ile kutudaki ürünün uygunsuz olması aynı hukuki mesele değildir. Birlikte neden olan davranışlarda ilgili sorumluluk ve rücu hükümleri ayrıca ele alınır. [1, 6]

Yanlış ilaç veya doz hatası nasıl ispatlanır?

Reçete edilen, teslim edilen ve uygulanan ilaç karşılaştırması

Dosyanın merkezinde üç kayıt grubu bulunur: hekim istemi, eczane teslimi ve fiilî uygulama. Bu gruplar eşleştirilmeden yalnız reçeteye bakılarak uygulanan dozun aynı olduğu kabul edilmemelidir. Ayaktan hastada kullanım açıklaması ve hastanın fiilî kullanımı; yatan hastada uygulama çizelgesi ve personel kayıtları özellikle önem kazanır.

İncelenen aşamaDelil örnekleriTemel ayrım
İlaç seçimiReçete, istem değişiklikleri, alerji ve önceki tedavi kayıtlarıHangi tedavi, hangi bilgiye dayanarak planlandı?
Teslim ve hazırlamaEczane fişi, barkod, kutu, parti bilgisi, hazırlama kaydıİstenen ürünle teslim edilen ürün aynı mı?
Uygulamaİlaç uygulama çizelgesi, saat, miktar, yol, uygulayıcı bilgisiGerçekte ne verildi?
İzlemHemşire gözlemi, laboratuvar sonuçları, hekime haber verme zamanıTepki fark edildiğinde ne yapıldı?
ZararYeni tedavi dosyası, raporlar, gider ve gelir belgeleriHatanın doğurduğu ek kayıp nedir?

Kutu, prospektüs ve kalan ürün güvenli koşullarda korunmalı; fotoğraflarda ürün adı, barkod, seri veya parti ve son kullanma bilgileri okunabilir olmalıdır. İlacın yeniden kullanılması ya da deneme amacıyla uygulanması delil toplama yöntemi değildir. Hastane dosyasının örneği istenebilir; hasta dışındaki kişiler için temsil veya erişim yetkisi ayrıca önem taşır. [2]

Kayıtların yalnız ekran görüntüsü değil mümkünse tarih, işlem ve değişiklik geçmişini açıklayan örnekleri talep edilmelidir. Eksik kayıt tek başına hata kanıtı sayılmayabilir; ancak kontrol ve ispat değerlendirmesinde önem taşır. Kaybolma tehlikesi bulunan deliller için uygun yargı yolunda delil tespiti düşünülebilir. [7]

Bilirkişi kusuru ve nedenselliği nasıl incelemelidir?

Raporda hastaya uygulanması gereken tedaviyle fiilî uygulama karşılaştırılmalı; iddia edilen hatanın ortaya çıkan zararı açıklayıp açıklamadığı gösterilmelidir. Hastanın temel hastalığı, başka ilaçlar, önceden mevcut rahatsızlıklar ve sonradan yapılan müdahaleler alternatif nedenler olarak ele alınmalıdır. Zaman bakımından bir olayın diğerinden sonra gelmesi, tek başına nedenselliği ispatlamaz.

İnceleme konusu, gerektiğinde ilgili klinik uzmanlığı, farmakolojiyi, eczacılık bilgisini ve hemşirelik uygulamasını kapsamalıdır. Raporun hangi veriyi esas aldığı belirsizse veya reçete ile uygulama arasındaki farklılık açıklanmamışsa somut sorularla ek rapor ya da yeni inceleme istenmesi gündeme gelebilir. Hukuki sorumluluğun son değerlendirmesi mahkemeye aittir.

AYM’nin S.G. ve diğerleri kararı neden önemlidir?

AYM’nin 30 Ekim 2024 tarihli S.G. ve diğerleri kararında, çocuk hastaya yapılan enjeksiyon sonrasında gelişen zarar ele alınmıştır. Uygulamayı stajyerin yapması, gözetim, enjeksiyonun özellikleri ve bilgilendirme konularındaki iddiaların yeterince karşılanıp karşılanmadığı tartışılmıştır. Karar, yalnız “komplikasyon” denilmesinin bütün somut itirazları cevaplamayabileceğini gösterir. [8]

AYM, Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında ihlal ve yeniden yargılama sonucuna ulaşmıştır. Bu karar, doğrudan bir yanlış ilaç veya fazla doz tespiti değildir; ayrıca her enjeksiyon zararında otomatik tazminat sonucunu da doğurmaz. Yeniden yargılama giderim olarak yeterli görülmüş, AYM önündeki ilave tazminat talepleri reddedilmiştir. Kararın önemi, somut iddiaların etkili ve gerekçeli biçimde incelenmesi gereğidir.

Hangi mahkemeye başvurulur ve süreler nasıl hesaplanır?

Kamu hizmeti, özel sağlık hizmeti ve eczane ayrımı

Kamu hastanesinde görev kapsamında verilen sağlık hizmetinden doğan zarar için kural olarak ilgili idareye başvuru ve idari yargıda tam yargı davası değerlendirilir. Özel sağlık kuruluşunda tüketici işlemi niteliği taşıyan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesi ve dava şartı arabuluculuk gündeme gelir. Tüketici hakem heyetinin görev alanı ve diğer istisnalar ayrıca kontrol edilir. [5, 9]

Eczane işleminde tüketici ilişkisi, talep edilen zarar ve davalının sıfatı belirlenmelidir. Hekime karşı ileri sürülen sözleşmesel dayanak, eczacıya aynen kopyalanmamalıdır. Kamu hastanesi, bağımsız eczane ve ürün üreticisi aynı olayda yer aldığında bütün taleplerin mutlaka aynı mahkemede görülebileceği varsayılamaz. Görev, husumet ve bağlantı ayrı ayrı incelenir.

Tüketici kendi yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de dava açabilir. Bununla birlikte yargı yolunun ve dava şartlarının belirlenmesi, mahkemenin coğrafi yetkisinden önce çözümlenmelidir. Yabancı hastanın Türkiye’de ilaç alması veya tedavi görmesi hâlinde yabancılık unsuru, temsil, belgelerin çevirisi ve tebligat da dosya planına eklenmelidir.

Başlıca süreler

Talep veya başvuruTemel süreYanlış genellemeden kaçınma
İdari eylemden zararÖğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde eylemden itibaren 5 yıl içinde idareye başvuruGeç belirginleşen zararda başlangıç somut olarak incelenir.
İdari başvuru sonrası davaRet tebliği veya 30 günlük cevapsızlık sonrası genel olarak 60 günŞikâyet kaydı her zaman usulüne uygun tazminat başvurusu değildir.
Haksız fiilTBK m.72 uyarınca öğrenmeden 2 yıl, kural olarak fiilden 10 yılDaha uzun ceza zamanaşımı koşulları ayrıca değerlendirilir.
Vekâlet alacağıTBK m.147/5 kapsamında 5 yılHer eczane veya hastane sözleşmesi aynı nitelikte değildir.
Genel sözleşmesel alacakÖzel süre yoksa TBK m.146 uyarınca 10 yılMuacceliyet ve özel tüketici hükümleri ayrıca incelenir.
7223 kapsamında ürün tazminatıZarar ve yükümlünün öğrenilmesinden 3 yıl; her hâlde zararın doğmasından 10 yılÜretim hatası iddiası ile uygulama hatası ayrılmalıdır.

Bu tablo, dosyaya özel son gün hesabının yerine geçmez. Talebin doğduğu tarih, durma veya kesilme nedenleri ve uygulanacak geçmiş dönem mevzuatı önemlidir. Özellikle ayıplı mal veya hizmete ilişkin seçimlik haklarla bedensel zarar tazminatı tek bir süre altında toplanmamalıdır. [1, 5–6, 9]

Şikâyet, ceza soruşturması ve tazminatın ilişkisi

Sağlık kuruluşuna yapılan şikâyet, mesleki denetim veya savcılık başvurusu farklı amaçlara hizmet eder. Ceza sorumluluğu bakımından fiilin ve sonucun niteliği, taksir koşulları ve ilgili sağlık personeline uygulanabilecek soruşturma usulü ayrıca incelenir. Bir şikâyette bulunulması tazminatın kendiliğinden ödenmesini veya bütün sürelerin durmasını sağlamaz.

Bu nedenle delillerin toplanması, süre hesabı ve hukuki başvuru planı ceza dosyasının sonucuna bırakılmamalıdır. Uzlaşma ya da ödeme teklifi alınırsa belgenin hangi zararları kapsadığı, ibra veya feragat sonucu doğurup doğurmadığı ve gelecekteki tedavi ihtiyacının değerlendirilip değerlendirilmediği açıklığa kavuşturulmalıdır. Bir ödemenin alınması ile bütün haklardan vazgeçilmesi aynı işlem değildir.

Hangi maddi ve manevi zararlar talep edilebilir?

Ek tedavi giderleri, çalışma ve kazanç kaybı, bakım ihtiyacı, çalışma gücü azalması ve ekonomik geleceğe ilişkin kayıplar somut olayda incelenebilir. Manevi tazminat, bedensel zarar nedeniyle yaşanan acı ve yaşam etkilerinin hukuki değerlendirmesine bağlıdır. Ağır bedensel zarar veya ölümde yakınların talepleri ve destekten yoksun kalma zararı ayrıca ele alınır. [1]

İlacın ücretinin iadesi ile ilacın yol açtığı bedensel zararın karşılanması aynı kapsamda değildir. Yanlış ürün kullanılmadan fark edilmişse bedensel zarar bulunmayabilir; buna rağmen işlemden doğan başka hakların koşulları değerlendirilebilir. Tersine düşük fiyatlı bir ilacın neden olduğu ciddi zararda tazminat yalnız kutu bedeliyle sınırlanmaz.

Zarar hesabında olayla bağlantılı gider ve kayıplar belgelenmelidir. Fatura, çalışma ve gelir kayıtları, bakım ihtiyacını gösteren raporlar ve tedavi planları önemlidir. Henüz kesinleşmemiş gelecekteki giderler makul tıbbi dayanakla değerlendirilir; varsayımsal bütün harcamalar otomatik olarak kabul edilmez. Mükerrer tahsil ve yapılmış ödemelerin niteliği ayrıca incelenir.

Yargılama giderleri, bilirkişi incelemesi, karşı vekâlet ücreti riski ve koşulları varsa adli yardım baştan değerlendirilmelidir. Tüketici harç muafiyeti bütün masrafların yokluğu anlamına gelmez. Karar sonrası kanun yolu, icra ve sigorta kapsamında ödeme konuları ayrıca takip edilir; sigortanın varlığı dava kazanma veya tahsil garantisi oluşturmaz. [5, 7]

Sonuç

Yanlış ilaç ve doz hatası dosyalarında sorumluluk, ilacın hastaya ulaşana kadar geçtiği her aşamanın ayrı incelenmesiyle belirlenir. Reçete, teslim, uygulama ve izlem kayıtları arasındaki uyum veya çelişki, olayın açıklanmasında temel öneme sahiptir. Yan etkinin bulunması tek başına kusuru; hekim talimatının veya prospektüs uyarısının bulunması da tek başına sorumsuzluğu göstermez.

Sağlık değerlendirmesi sürerken belgelerin korunması, zarar ile iddia edilen hata arasındaki bağın araştırılması ve her muhatap için uygun başvuru süresinin belirlenmesi gerekir. Etkili bir tazminat talebi, “yanlış ilaç verildi” ifadesini kimin, hangi aşamada, hangi yükümlülüğü ihlal ettiğini gösteren delillerle somutlaştırmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Yan etki yaşayan herkes tazminat alabilir mi?

Hayır. Riskin gerçekleşmesi ile özen yükümlülüğüne aykırılık ayrılır. İlaç seçimi, bilgilendirme, uygulama ve gelişen tepkinin yönetimi birlikte değerlendirilir; zarar ve nedensellik ayrıca gösterilmelidir.

Eczacı muadil ilaç verdiğinde hata yapmış olur mu?

Sırf marka farklılığı hata anlamına gelmez. Eşdeğerlik, güç, farmasötik form, uygulanabilir kurallar ve hastaya özgü koşullar incelenir. Farklı etken maddeli ürünün yanlışlıkla verilmesi ise ayrı bir durumdur.

Yanlış dozu doktor yazdıysa hemşire hiç sorumlu olmaz mı?

Böyle bir genel kural yoktur. Hemşirenin görev alanındaki kontroller, fark edilebilir risk, hekime bildirim ve fiilî uygulama değerlendirilir. Tıbbi karar verme yetkisi ile güvenli uygulama yükümlülüğü birbirinden ayrılmalıdır.

İlaç kutusunu attıysam hakkımı kaybeder miyim?

Hayır; fakat ürünün belirlenmesi zorlaşabilir. Reçete, eczane ve satış kayıtları, fotoğraflar, barkod bilgisi, hastane kayıtları ve diğer deliller araştırılabilir. Eksik belge bütün talebi kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Hatalı ilacı kullanmadan fark edersem bedensel zarar tazminatı isteyebilir miyim?

Bedensel zarar tazminatı için bu tür zararın gerçekleşmesi ve bağlantısının gösterilmesi gerekir. Ürün bedeli veya başka somut kayıplara ilişkin haklar farklı dayanaklarla değerlendirilebilir; sırf hata ihtimali aynı tazminat sonucunu doğurmaz.

Şikâyet ettikten sonra dava açmak için beklemeli miyim?

Şikâyetin sonucu beklenirken tazminat süreleri işlemeye devam edebilir. Kamu veya özel hizmet, eczane işlemi ve ürün sorumluluğuna göre başvuru takvimi ayrı kurulmalıdır.

Kaynakça

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m.49–56, 61, 72, 112, 115–116, 146–149, 502, 506. Bakanlık yayını.
  2. Sağlık Bakanlığı. Hasta Hakları Yönetmeliği, RG 01.08.1998, 23420; özellikle m.15–18, 24, 42/A. Resmî kurum yayını.
  3. Sağlık Bakanlığı. Hemşirelik Yönetmeliği, RG 08.03.2010, 27515; m.6. Bakanlık mevzuat dizini. Resmî Gazete metninin LEXPERA yayını.
  4. Doğan, Murat. “Eczacının Tazminat Sorumluluğu”, Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. VII, S. 3–4, 2012, s.1–18. Tam metin.
  5. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, özellikle m.3, 11–16, 68, 73, 73/A. Ticaret Bakanlığı yayını.
  6. 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu, özellikle m.6, 21, 26. Ticaret Bakanlığı yayını.
  7. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.190, 266, 281, 334 ve devamı, 400 ve devamı. Adalet Bakanlığı mevzuat kaydı.
  8. Anayasa Mahkemesi. S.G. ve diğerleri, B. No: 2021/60720, 30.10.2024; özellikle §§24–35 ve hüküm. AYM toplantı ve karar kaydı. Kararın yeniden yayımlanan tam metni.
  9. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, özellikle m.7, 13, 31. Gelir İdaresi Başkanlığı mevzuat yayını.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları