İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Tıbbi Malpraktis Davaları

Acil Serviste Geç Müdahale ve Yanlış Taburcu: Doktor ve Hastanenin Tazminat Sorumluluğu

Acil serviste hekim, sedyedeki hastanın dosyasını değerlendirirken arka planda sağlık ekibi
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 11 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Acil serviste geç müdahale ve yanlış taburcuda doktor ile hastanenin sorumluluğu, deliller, kamu–özel hastane ayrımı ve başvuru süreleri.

Acil serviste geç müdahale veya yanlış taburcu nedeniyle tazminat istenebilmesi için yalnızca hastanın durumunun ağırlaşması yeterli değildir. Hastanın o andaki belirtileri karşısında gerekli değerlendirme, izlem, tedavi ya da sevkin yapılmadığı ve bu eksikliğin zarara neden olduğu ortaya konulmalıdır. Özel hastanedeki sorumluluk ile kamu hastanesine karşı izlenecek başvuru yolu ve süreler farklıdır. Bu nedenle dosya, hem tıbbi zaman çizelgesi hem de doğru hukuki başvuru bakımından değerlendirilmelidir.

İlk bakışta hafif görünen bir yakınmanın sonradan ciddi bir hastalıkla ilişkilendirilmesi, tek başına ilk hekimin kusurlu olduğunu göstermez. Buna karşılık tekrarlayan başvuruların, kötüleşen bulguların veya bekleyen kritik tetkik sonuçlarının dikkate alınmaması sorumluluk doğurabilir. Belirleyici soru, sonradan öğrenilen tanının ilk anda bilinip bilinmediği değil; o anda elde bulunan ve özenli bir değerlendirmeyle elde edilebilecek bilgilerin nasıl yönetildiğidir.

Acil serviste hangi gecikmeler tıbbi uygulama hatası sayılabilir?

Triyaj ve yeniden değerlendirme yükümlülüğü

Triyaj, hastaları geliş sırasından önce tıbbi aciliyetlerine göre değerlendirmeyi amaçlar. İlk triyaj sınıflandırması, hastanın bütün bekleme süresi boyunca değişmez bir karar değildir. Yeni belirti ortaya çıkması veya mevcut bulguların ağırlaşması yeniden değerlendirme gerektirebilir. Acil servis hizmetlerine ilişkin Tebliğ, triyajı, konsültasyonu, sevki ve kayıt düzenini birlikte ele alır. [1]

Hastanın uzun süre beklemiş olması ile tıbben sakıncalı gecikme aynı şey değildir. Sürenin önemi; başvuru yakınması, yaşamsal bulgular, risk etkenleri, bekleme sırasında bildirilen değişiklikler ve yapılması gereken işlemle birlikte belirlenir. Her hasta ve hastalık için tek bir güvenli bekleme süresi kabul edilemez. Bilirkişi, somut klinik durumun ne kadar hızlı işlem gerektirdiğini açıklamalıdır.

Örneğin varsayımsal bir olayda, ilk değerlendirmesi görece düşük aciliyetle yapılan hastanın beklerken bilincinin bozulduğu ve bu değişikliğin personele bildirildiği düşünülürse, inceleme yalnız ilk triyaj koduyla sınırlanamaz. Bildirimin zamanı, kime yapıldığı ve sonrasında hangi işlemin gerçekleştirildiği araştırılır. İlk sınıflandırma uygun olsa bile sonraki izlem eksikliği bağımsız bir sorumluluk nedeni olabilir.

Tetkik, konsültasyon ve sevk gecikmesi

Gerekli tetkikin istenmemesi, istenen tetkikin sonuçlanmasının takip edilmemesi ve çıkan sonucun değerlendirilmemesi farklı ihmallerdir. Benzer şekilde uzman görüşünün geç istenmesi ile istenen konsültasyona geç cevap verilmesi aynı kişiye yüklenemez. Hekim istemi, laboratuvar süreci, uzman çağrısı ve hastane organizasyonu ayrı ayrı incelenmelidir.

Her hastaya bütün testlerin yapılması gerektiği söylenemez. Karşı tarafın güçlü savunması, başvuru anındaki bulguların ileri incelemeyi gerektirmediği olabilir. Bu savunmanın değeri, dosyada hastanın şikâyetlerinin, muayenesinin ve risk değerlendirmesinin bulunmasına bağlıdır. Sadece sonradan konulan tanıya bakılarak geriye dönük kusur yaratılmamalı; gerekli incelemelerin neden yapılmadığı da yanıtsız bırakılmamalıdır.

Sevk gereken olayda ise uygun merkezin belirlenmesi, koordinasyon, nakil koşulları ve hastanın sevke hazırlanması birlikte değerlendirilir. Hastanenin belirli bir uzmanlık veya donanıma sahip olmaması, her durumda sorumsuzluk sağlamaz; mevcut imkânlarla gerekli ilk işlemleri yapma ve uygun sevki örgütleme yükümlülüğü ayrıca önem taşır. [1]

Yanlış taburcu ile sonradan kötüleşme nasıl ayrılır?

Taburcu kararının dayanakları

Yanlış taburcu iddiasında kararın verildiği andaki klinik tablo esas alınır. Hastanın muayene ve tetkik bulguları, gözlem ihtiyacı, ağrı veya diğer yakınmaların seyri, tekrar başvurusu ve güvenli takip olanağı değerlendirilmelidir. Henüz sonuçlanmamış bir tetkik bulunması tek başına her taburcuyu hatalı yapmaz; sonucun klinik önemi ve sonuca göre hastaya ulaşma düzeni belirleyicidir.

Taburcu belgesindeki kısa bir tanı, bütün değerlendirme sürecini açıklamayabilir. Hastanın hangi belirtilerde yeniden başvuracağı, önerilen kontrol zamanı, tedavi ve izlem planı hakkında anlaşılır bilgi verilmesi gerekir. Bilginin gerçekten verildiği, matbu bir imza satırından daha kapsamlı kayıtlarla gösterilebilir. Hasta Hakları Yönetmeliği’nin bilgilendirme ve rızaya ilişkin hükümleri bu incelemenin dayanaklarındandır. [2]

Hastanın kendi isteğiyle ayrılması ve tedaviyi reddetmesi

Hastanın önerilen gözlemi veya yatışı reddetmesi hukuki değerlendirmeyi değiştirebilir. Ancak “kendi isteğiyle ayrıldı” kaydı, önceki gecikmeleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ret kararını verebilecek durumda olup olmadığı, açıklanan riskler, önerilen seçenekler ve ayrılış anındaki koşullar incelenir. Bilgilendirilmiş bir ret ile korku, iletişim güçlüğü veya yetersiz açıklama altında alınmış imza aynı değildir.

Öte yandan hastanın önemli belirtileri veya bilinen hastalıklarını gizlemesi, verilen anlaşılır uyarılara uymaması ya da makul şekilde önerilen kontrole gitmemesi zararın oluşumuna veya artmasına etkili olabilir. Bu durum otomatik olarak bütün talebi ortadan kaldırmaz; somut katkı ve nedensellik değerlendirilir. TBK m.52 kapsamında tazminattan indirim tartışması doğabilir. [3]

Acil koşullar da rıza meselesini bütünüyle önemsiz hâle getirmez. Rızanın alınamadığı ve gecikmenin ciddi tehlike yaratacağı durumlara ilişkin istisna, olayın özellikleriyle sınırlıdır. İletişim kurulabilen hastaya açıklama yapılması ve işlem kayıtlarının tutulması gereği, yalnızca işlemin acilde yapılması gerekçesiyle yok sayılamaz. [2]

Doktorun ve hastanenin sorumluluğu nasıl belirlenir?

Hekim kusuru ve organizasyon kusuru

Hekimin sorumluluğu; değerlendirme, tanı seçeneklerini ele alma, gerekli istemleri yapma, sonuçları izleme ve uygun karar verme davranışları üzerinden incelenir. Hastanenin sorumluluğu ise personel organizasyonu, görev paylaşımı, konsültasyon akışı, kayıtların güvenliği, cihaz ve tetkik erişimi gibi daha geniş bir alanı kapsayabilir. Özel hukuk bakımından sözleşme, yardımcı kişilerin fiilleri ve haksız fiil hükümleri birlikte gündeme gelebilir. [3]

“Servis çok yoğundu” açıklaması, koşulların anlaşılması bakımından önemlidir; fakat tek başına her gecikmeyi haklı kılmaz. Yoğunluğa karşı makul organizasyon yapılıp yapılmadığı ve somut hastanın önceliğinin korunup korunmadığı araştırılmalıdır. Buna karşılık bütün imkânların usulüne uygun kullanıldığı ve sonucun kaçınılmaz olduğu savunması da tıbbi verilerle değerlendirilmelidir.

Birden fazla kişinin hatası aynı zarara katkı sağlamışsa birlikte sorumluluk gündeme gelebilir. Ancak nöbet listesinde bulunmak, bütün çalışanları kendiliğinden sorumlu yapmaz. Her kişinin görevi, bilgisi, işlem yapma olanağı ve zarara katkısı belirlenmelidir. Özel hukukta TBK m.61’deki müteselsil sorumluluk koşulları ile kişiler arasındaki iç ilişki birbirinden ayrılır. [3]

Kamu ve özel hastane ayrımı

Kamu hastanesinde kamu hizmetinin yürütülmesinden doğan zarar için kural olarak ilgili idareye karşı idari başvuru ve tam yargı davası yolu değerlendirilir. Davalı her zaman hastanenin tabeladaki adı değildir; hizmeti yürüten idarenin doğru belirlenmesi gerekir. Kamu görevlisinin görev kapsamında yaptığı işlem nedeniyle doğrudan aynı tazminat davasının kişiye yöneltilmesi, görev ve husumet sorunlarına yol açabilir. [4]

Özel hastanede tüketici işlemi niteliği taşıyan sağlık hizmetinden doğan uyuşmazlıklar bakımından tüketici hukuku ve tüketici mahkemesi gündeme gelir. Dava şartı arabuluculuk ve kanuni istisnalar ayrıca değerlendirilir. Tüketici hakem heyetinin görev alanı, talebin değeri ve başvuru yılındaki parasal sınıra göre kontrol edilir; her tıbbi zarar dosyasının doğrudan aynı mercide açılacağı varsayılamaz. Tüketicinin yerleşim yerindeki mahkemenin yetkisi de dikkate alınır. [5]

Hastanenin ticari adı, SGK ile anlaşması veya tedavi ücretinin kim tarafından ödendiği tek başına kamu–özel ayrımını çözmez. Sağlık hizmetini hangi tüzel kişinin, hangi hukuki ilişki kapsamında sunduğu araştırılmalıdır. Bir kamu hastanesinden özel merkeze sevk edilen hastada farklı aşamalar için farklı muhataplar ve yargı yolları gündeme gelebilir.

Geç müdahale ve yanlış taburcu nasıl ispatlanır?

Dakika sırasıyla kurulması gereken dosya

Hasta veya yetkili temsilcisi, tıbbi dosyayı inceleme ve örnek alma hakkından yararlanabilir. Yalnız epikriz ya da e-Nabız ekranı, bütün acil servis sürecini göstermeyebilir. Triyaj, hemşire gözlemi, hekim istemi, konsültasyon ve sistem işlem kayıtları ayrıca talep edilmelidir. Sağlık verileri yalnız yetkili kişilerle ve uyuşmazlığın gerektirdiği kapsamda paylaşılmalıdır. [2]

Aşamaİstenebilecek kayıtCevaplanacak soru
Başvuru ve triyajKayıt zamanı, yakınma, yaşamsal bulgular, triyaj formuİlk risk değerlendirmesi uygun muydu?
Bekleme ve gözlemHemşire notları, tekrar ölçümler, bildirim kayıtlarıKötüleşme fark edildi ve değerlendirildi mi?
Tetkik ve konsültasyonİstem, örnek alma, sonuç, çağrı ve cevap zamanlarıGecikme hangi aşamada oluştu?
Taburcu veya sevkKarar, öneri, sevk koordinasyonu ve teslim kaydıKarar güvenli ve izlenebilir miydi?
Sonraki tedaviYeni başvuru dosyası, görüntüleme, ameliyat ve takip kayıtlarıİddia edilen gecikme hangi ek zarara yol açtı?

Elektronik kaydın sonradan sisteme girilmesi ile işlemin sonradan yapılması aynı değildir. Çelişkili saatlerde kayıt oluşturma ve değişiklik geçmişi, cihaz zamanları ve tanık anlatımları birlikte değerlendirilmelidir. Hastaya ait belgelerin orijinalleri korunmalı; açıklayıcı notlar ayrı kopyalara eklenmelidir. Kamera görüntüsü gibi kısa süre saklanabilecek deliller varsa korunması gecikmeden istenebilir. Hukuki yarar ve görev koşulları oluştuğunda delil tespiti seçeneği değerlendirilir. [6]

Bilirkişi raporunda hangi sorular cevaplanmalıdır?

Rapor, yalnız “komplikasyon gelişmiştir” veya “kusur yoktur” sonucuyla yetinmemelidir. Hangi bulgunun hangi anda mevcut olduğu, gereken işlemin ne olduğu, yapılan işlemin standarda uygunluğu ve farklı davranışın sonucu etkileyip etkilemeyeceği açıklanmalıdır. Acil tıp dışındaki uzmanlık gerektiren olaylarda ilgili branşların katkısı gerekebilir.

Altta yatan ağır hastalık önemli bir savunmadır. Ancak hastalığın zaten mevcut olması, önlenebilir kötüleşmenin ayrıca incelenmesini engellemez. Buna karşılık zamanında müdahale edilse de aynı zararın oluşacağı tıbben ortaya konulabiliyorsa nedensellik iddiası zayıflar. İyileşme ihtimalinin azaldığı yönündeki soyut düşünce, kendiliğinden belirli oranlı tazminat hesabına dönüştürülemez; uygulanacak hukuki yaklaşım ve tıbbi olasılık somutlaştırılmalıdır.

AYM’nin Nihari Kaya ve diğerleri kararı neyi gösterir?

AYM’nin 17 Şubat 2026 tarihli Nihari Kaya ve diğerleri kararında, tekrarlayan acil başvuruların ardından meydana gelen ölümle ilgili yargılama ele alınmıştır. Kararda tıbbi kayıt eksiklikleri ve derece mahkemelerindeki incelemeler de anlatılır. Bununla birlikte AYM’nin ihlal sonucu, on iki yılı aşan sürecin yaşam hakkının usul boyutuyla bağdaşmamasına ilişkindir; karar doğrudan hekimin malpraktisini saptayan bir hüküm değildir. [7]

Esasa ilişkin şikâyetin başvuru yolları tüketilmediği için incelenmemesi ile yargılamanın sürati bakımından verilen ihlal kararı ayrılmalıdır. Dosyanın bu yazı açısından değeri, kayıtların korunmasının ve etkili yargısal incelemenin önemini göstermesidir. Kararda yer alan parasal tutarlar başka acil servis uyuşmazlıkları için tazminat tarifesi oluşturmaz.

Başvuru süreleri ve dava öncesi işlemler

Hangi süre hangi talebe uygulanır?

Malpraktis uyuşmazlıkları için tek bir zamanaşımı süresi yoktur. Hastanenin statüsü, davalının sıfatı ve talebin hukuki dayanağı birlikte belirlenmelidir. Aşağıdaki süreler başlangıç noktalarını gösterir; kesilme, durma, özel hükümler ve olayın tarihi ayrıca incelenir. [3–5]

Hukuki yolTemel süre çerçevesiÖnemli ayrım
İdari eylemden doğan zararİYUK m.13: öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde eylemden itibaren 5 yıl içinde idareye başvuruZararın ve idari bağlantının sonradan anlaşılması başlangıç değerlendirmesini etkileyebilir.
Başvuru sonrasında idari davaRet tebliğinden veya 30 günlük cevapsızlık süresinin bitiminden sonra genel olarak 60 günTebliğ, tatil ve süre hesabı somut dosyada yapılmalıdır.
Haksız fiilTBK m.72: zarar ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl; kural olarak fiilden itibaren 10 yılFiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi ise ilgili koşullarla uzun süre uygulanabilir.
Vekâlet ilişkisinden doğan alacakTBK m.147/5 kapsamında 5 yılHastane sözleşmesindeki her talebe otomatik uygulanmaz.
Özel süreye tabi olmayan sözleşmesel alacakTBK m.146 kapsamında 10 yılHukuki nitelik ve muacceliyet başlangıcı ayrıca belirlenir.

Tüketici hukukundaki ayıplı hizmet süreleri ile bedensel zarar talebinin sözleşme veya haksız fiil dayanağı birbirine karıştırılmamalıdır. “Özel hastanede her dava iki yılda” veya “her malpraktis davası beş yılda” şeklindeki genellemeler hak kaybı yaratabilir. Geç ortaya çıkan zararda da yalnız belirti fark edilen tarihe bakılarak güvenli bir son gün hesaplanamaz.

Şikâyet tazminat başvurusunun yerine geçer mi?

Hasta hakları birimine, idari makamlara veya savcılığa yapılan şikâyetlerin amacı ve sonucu farklıdır. Bir şikâyet, içeriği ve muhatabı incelenmeden İYUK m.13 başvurusu sayılmamalıdır. Ceza soruşturmasının veya kurum içi incelemenin sonucu beklenirken tazminat sürelerinin kendiliğinden korunacağı düşünülmemelidir.

Dosya hazırlığında önce muhatap ve süre belirlenmeli, kayıtlar toplanmalı, somut tıbbi iddialar ayrıştırılmalı ve gerekiyorsa dava şartı arabuluculuk tamamlanmalıdır. Arabuluculuğun süreler üzerindeki kanuni etkisi, yalnız bir görüşme yapılmış olmasına değil usulüne uygun başvuruya bağlıdır. Talep tutarı başlangıçta kesin hesaplanamıyorsa usulün izin verdiği dava ve talep artırımı seçenekleri değerlendirilir; belirsiz alacak davası her dosyada otomatik olarak uygun değildir.

Hangi zararlar istenebilir, yargılama ve tahsil nasıl değerlendirilir?

Bedensel zarar hâlinde ek tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü azalması ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar gündeme gelebilir. Ölümde cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse ilgili tedavi ve çalışma kayıpları ile destekten yoksun kalma zararı değerlendirilir. Manevi tazminatın koşulları ve ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde yakınların durumu ayrıca ele alınır. [3]

Talep edilen giderin olayla bağlantısı gösterilmelidir. Makbuzlar, gelir belgeleri, bakım ihtiyacını gösteren raporlar ve çalışma kayıtları bu nedenle önemlidir. Destekten yoksun kalma talebi yalnız mirasçılık sıfatına bağlı değildir; fiilî destek ilişkisi araştırılır. Aynı zarar kalemi iki kez tahsil edilemez; ödemelerin niteliğine göre mahsup değerlendirmesi yapılır.

Yargılama süresi veya tazminat miktarı için garanti verilemez. Bilirkişi gideri, tebligat, vekâlet ücreti ve davanın sonucuna bağlı gider yükü ayrıca düşünülmelidir. Tüketiciye tanınan harç muafiyeti bütün giderlerin yokluğu anlamına gelmez. Koşulları bulunan kişiler için adli yardım değerlendirilebilir. [5–6]

Karar verildikten sonra kanun yolu süresi, kararın icra edilebilirliği ve ödeme muhatabı ayrıca kontrol edilir. Sigorta bulunması zararın bütününün doğrudan ve derhâl ödeneceği anlamına gelmez; teminat, limit ve olay tarihi incelenir. Yurt dışında yaşayan hasta bakımından tedavi sonrası yabancı ülkede düzenlenen kayıtların korunması ve gerektiğinde çevirisi önemlidir; yabancı bağlantı tek başına Türkiye’deki hukuki yolu ortadan kaldırmaz.

Sonuç

Acil serviste geç müdahale ve yanlış taburcu uyuşmazlıklarında en güçlü inceleme, hastanın başvurusundan sonraki tedavisine kadar uzanan doğrulanabilir zaman çizelgesidir. Hekimin klinik kararı, hastanenin organizasyonu ve hastanın davranışı bu çizelge üzerinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Sonucun ağır olması tek başına kusuru; imzalı taburcu belgesi de tek başına sorumsuzluğu göstermez.

Kayıtların korunması, doğru idare veya özel hukuk muhatabının belirlenmesi ve süre hesabının şikâyet sürecinden ayrı yürütülmesi önceliklidir. Tazminat talebinin temeli, hangi gecikmenin hangi önlenebilir zararı doğurduğunu somutlaştırmaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Acilde bekletilmek tek başına tazminat hakkı doğurur mu?

Hayır. Beklemenin hastanın tıbbi durumuna göre uygunsuz olduğu ve zarara etkisi gösterilmelidir. Triyaj, yeniden değerlendirme ve işlem zamanları birlikte incelenir.

Taburcu olduktan sonra başka hastanede ciddi tanı konulması yeterli midir?

Tek başına yeterli değildir. İlk başvuruda bu riski düşündüren bulguların bulunup bulunmadığı ve özenli incelemeyle fark edilip edilemeyeceği araştırılır. İki hastanenin kayıtları birlikte değerlendirilir.

İmzaladığım taburcu veya tedavi ret belgesi dava açmamı engeller mi?

Belge otomatik bir dava yasağı oluşturmaz. Verilen bilginin kapsamı, hastanın karar verme durumu, belgenin içeriği ve daha önceki işlemler önemlidir. Geçerli ret, zararın oluşumundaki katkı bakımından değerlendirilebilir.

Devlet hastanesindeki doktoru doğrudan tazminat için dava edebilir miyim?

Kamu hizmetinin yürütülmesinden doğan zarar bakımından kural olarak ilgili idareye karşı başvuru ve tam yargı davası yolu izlenir. Görevden ayrılabilen kişisel fiil iddiası gibi farklı durumlar ayrıca değerlendirilmelidir.

Hastane dosyası eksikse davayı mutlaka kaybeder miyim?

Hayır. Eksikliğin nedeni, kayıt tutma yükümlülüğü ve diğer deliller araştırılır. Eksik dosya davayı kendiliğinden kazandırmadığı gibi ispat yükünün bütün sonuçlarının otomatik olarak hastaya yüklenmesini de haklı kılmaz.

Savcılık soruşturmasını beklemek güvenli midir?

Tazminat süreleri bakımından otomatik olarak güvenli değildir. Ceza, disiplin ve tazminat yolları ayrı değerlendirilmelidir; başvuru takvimi soruşturmanın sonucuna bırakılmamalıdır.

Kaynakça

  1. Sağlık Bakanlığı. Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ, RG 13.09.2022, 31952; özellikle m.8, 11, 12, 14. Resmî kurum metni. 11.10.2024 değişikliği.
  2. Sağlık Bakanlığı. Hasta Hakları Yönetmeliği, RG 01.08.1998, 23420; özellikle m.15–18, 24–25, 42/A. Resmî kurum yayını.
  3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m.49–56, 61, 72, 112, 115–116, 146–149, 502, 506. Bakanlık yayını.
  4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, özellikle m.7, 13, 31. Gelir İdaresi Başkanlığı mevzuat yayını.
  5. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, özellikle m.3, 13–16, 68, 73, 73/A. Ticaret Bakanlığı yayını.
  6. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.107, 190, 266, 281, 334 ve devamı, 400 ve devamı. Adalet Bakanlığı mevzuat kaydı.
  7. Anayasa Mahkemesi. Nihari Kaya ve diğerleri, B. No: 2022/2450, 17.02.2026; özellikle §§31, 37–44; RG 30.04.2026, 33239. Kararın yeniden yayımlanan tam metni, Hukuki Haber.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları