İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Vergi Hukuku ve Vergi Uyuşmazlıkları

Vergi Haczinde İstihkak Davası: Başkasına Ait Malın Haczi Nasıl Kaldırılır?

Atölyedeki makine, mülkiyet belgelerini temsil eden dosya ve anahtarlar.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 6 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Vergi haczinde başkasına ait malın korunması, istihkak iddiası, 7 ve 15 günlük süreler, görevli mahkeme, deliller ve takibin ertelenmesi.

Vergi borçlusunun işyerinde bulunan her eşya borçluya ait olmayabilir. Kiralanan bir makine, tamir için bırakılan araç veya emanet edilen ürün de haciz sırasında borçlunun malı sanılabilir. Üçüncü kişi, mülkiyet veya rehin hakkına dayanarak istihkak iddiasında bulunabilir. 6183 sayılı Kanun’un 66–68. maddelerinde başvuru düzeni, malın kimin elinde haczedildiğine göre değişir. Özellikle üçüncü kişiye bildirilen yedi günlük dava süresi gözden kaçırılmamalıdır.

Bu yazı, vergi tahsil dairesinin yaptığı hacizde üçüncü kişinin eşya üzerindeki hakkını ele alır. Bankaya veya müşteriye gönderilen haciz bildirisine cevap verilmesi, borçlunun kendi malı için haczedilmezlik ileri sürmesi ve SGK takiplerindeki özel görev kuralları ayrıca değerlendirilir.

İstihkak iddiası ile haczin iptali arasındaki fark nedir?

İstihkak iddiasında temel soru, haczedilen malın borçluya mı yoksa üçüncü kişiye mi ait olduğudur. Rehin hakkı iddiası da bu düzenlemenin kapsamına girebilir. Haczin iptalinde ise haciz işleminin yetki, usul, borcun durumu veya diğer hukuka uygunluk şartları tartışılır. Başvurunun adında “haciz kaldırma” yazması, uyuşmazlığın hukuki niteliğini tek başına belirlemez.

Örneğin vergi borçlusu şirket, borcunu ödediği için haczin kaldırılmasını isteyebilir. Makinenin sahibi kiralama şirketi ise vergi borcunun miktarıyla değil, haczedilen makinenin kendi mülkiyetinde olmasıyla ilgilidir. Bu iki talebin delilleri ve başvuru yolları aynı değildir. Dilekçede hangi mal üzerindeki hangi hakkın korunmasının istendiği açıkça gösterilmelidir.

Üçüncü kişinin yalnızca borçludan alacaklı olması, borçlunun bütün malları üzerinde istihkak hakkı sağlamaz. Satış bedelinin ödenmemiş olması da her durumda satılan malın mülkiyetinin satıcıda kaldığı anlamına gelmez. Sözleşmenin türü, teslim ve varsa mülkiyeti saklı tutma düzenlemesinin geçerliliği ayrı incelenir.

Mal borçlunun elinde haczedilmişse hangi yol izlenir?

İddianın haciz tutanağına geçirilmesi

6183 sayılı Kanun m.66 uyarınca borçlu, elindeki malın üçüncü kişiye ait olduğunu veya üzerinde üçüncü kişinin rehni bulunduğunu bildirirse bu iddia haciz tutanağına yazılır. Üçüncü kişinin doğrudan ileri sürdüğü iddia da kayda geçirilir. İddiayı borçlu ileri sürmüşse üçüncü kişiye; üçüncü kişi ileri sürmüşse borçluya bildirim yapılır.

Tutanakta “mallar başkasına aittir” şeklindeki genel bir kayıt yerine malın marka, model, seri numarası, miktar ve bulunduğu yer bilgileri gösterilmelidir. Fatura veya sözleşme üzerindeki eşya ile haczedilen eşyanın aynı olduğunun anlaşılması gerekir. Haciz sırasında belge sunulamamışsa iddia yine açıkça kayda geçirilmeli; belgeler sonradan sunulurken başvuru ve dava süreleri ayrıca korunmalıdır.

Yedi günlük sürelerin başlangıçları farklıdır

Tahsil dairesi, haciz tutanağını aldığı tarihten itibaren yedi gün içinde iddiayı reddetmezse iddiayı kabul etmiş sayılır. Kanun, üçüncü kişiye yapılan bildirim bakımından da yedi günlük itiraz düzeni öngörür. İddia tahsil dairesince kabul edilmez veya borçlu iddiaya itiraz ederse, üçüncü kişiye yedi gün içinde mahkemeye başvurması gerektiği bildirilir. Bu süre içinde dava açılmaması, istihkak iddiasından vazgeçilmiş sayılma sonucunu doğurur.

Bu nedenle haciz tarihi, tutanağın daireye ulaştığı tarih ve üçüncü kişiye tebliğ tarihi aynı tarihmiş gibi kullanılmamalıdır. Tebligat belgesi, elektronik tebligat kayıtları ve başvurunun alındısı birlikte incelenmelidir. İdareyle sözlü görüşme yapılması dava süresini koruyan bir işlem değildir.

Mal üçüncü kişinin elindeyse kim dava açar?

6183 sayılı Kanun m.67, malın borçlunun elinde bulunmadığı ve mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü kişinin elinde haczedildiği durumu düzenler. İddia tutanağa geçirilir. Malın borçluya ait olduğunu savunan tahsil dairesi durumu alacaklı kamu idaresine bildirir. Kamu idaresi, bildirimden itibaren on beş gün içinde dava açmazsa istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.

Burada davayı açması gereken tarafın değişmesi önemlidir. Ancak üçüncü kişinin elinde bulunma şartı yalnızca adres beyanıyla belirlenmez; mal üzerindeki fiilî hâkimiyet ve kullanım ilişkisi araştırılır. Kanun, borçluyla birlikte ikamet eden kişinin iddiasında malı borçlunun elinde sayar. İşyerinin ortak kullanılması veya şirketler arasındaki fiilî iç içelik de somut belgelerle incelenmesi gereken bir konudur.

DurumTemel işlemKritik süre
Mal borçlunun elindeİddianın tutanağa geçirilmesi ve bildirimlerm.66’daki ayrı yedi günlük aşamalar
İddia reddedilmiş veya borçlu itiraz etmişÜçüncü kişiye dava açma bildirimiBildirime bağlı yedi gün
Mal hak iddia eden üçüncü kişinin elindeTahsil dairesinin kamu idaresine bildirimiKamu idaresinin dava açması için on beş gün

Hangi mahkemeye başvurulur, satış kendiliğinden durur mu?

Mülkiyet veya rehin hakkına dayanan istihkak uyuşmazlığı adli yargıda değerlendirilir. Vergi tahsil haczindeki klasik istihkak davasında genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; somut olayda özel bir görev hükmü bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilir. 6183 sayılı Kanun m.68, yer bakımından haczi yapan tahsil dairesinin bulunduğu yer mahkemesini yetkili kılar. Bu dava, her haciz uyuşmazlığının icra hukuk mahkemesine götürülmesi şeklinde anlaşılmamalıdır.

Davanın açılması satışın kendiliğinden durduğu anlamına gelmez. Davacı, delillerini sunarak takibin ertelenmesini isteyebilir. Mahkeme, delillerin niteliğini değerlendirir ve muhtemel zarar için yeterli teminat alınması suretiyle erteleme kararı verebilir. Yaklaşan satış, taşınma veya üretimin durması gibi somut olgular talepte açıklanmalıdır.

Kanun m.68’de ayrıca özel bir sonuç vardır: istihkak davası üzerine takip ertelenmiş ve sonuçta dava reddedilmişse dava konusu hacizli malın değerinin yüzde onu tutarında tazminata hükmolunur. Bu nedenle erteleme talebi, yalnızca zaman kazanmak amacıyla değil, hak iddiasını destekleyen belgelerle hazırlanmalıdır.

Mülkiyet veya rehin hakkı hangi belgelerle ispatlanır?

Belge ile eşya arasında bağlantı kurulmalıdır

Fatura, ödeme dekontu, teslim belgesi, taşıma kaydı, kira veya emanet sözleşmesi, demirbaş listesi, servis fişi ve sigorta kaydı birlikte değerlendirilir. Tek bir fatura her olayda yeterli değildir. Özellikle seri numarası olmayan toplu mallarda miktar, tarih ve sevkiyat ilişkisinin açıklanması gerekir. Rehin iddiasında hakkın kuruluş şartları, tescil veya teslim gerekliliği ve hakkın kapsamı gösterilmelidir.

İdare, belgelerin hacizden sonra düzenlendiğini, satışın gerçekte yapılmadığını veya malın ekonomik olarak borçluya ait olduğunu savunabilir. Bu ihtimale karşı eski tarihli banka hareketleri, bağımsız taşıyıcı kayıtları ve düzenli muhasebe kayıtları önem taşır. Akrabalık veya şirketler arasında ortaklık bulunması tek başına bütün iddiayı ortadan kaldırmaz; işlemin gerçekliği yine somut delillerle gösterilmelidir.

Örnek: kiralanan üretim makinesi

Bir işletmenin kullandığı makine başka bir şirkete aitse, sadece “kiralıktır” açıklamasıyla yetinilmemelidir. Makinenin satın alma faturası, kiralama sözleşmesi, teslim tutanağı ve düzenli kira ödemeleri eşleştirilir. Haciz tutanağındaki seri numarasının bu belgelerdeki numarayla uyumu gösterilir. Böylece hem mülkiyet hem de makinenin neden borçlunun işyerinde bulunduğu açıklanmış olur. Bu örnek temsili olup belirli bir davanın sonucu değildir.

Başvuru dosyasında hangi hatalardan kaçınılmalıdır?

Önce haczin hangi tahsil dairesince, hangi borçlu hakkında ve hangi mallar için uygulandığı belirlenmelidir. İstihkak iddiası, varsa ret yazısı ve tüm tebligat kayıtları birlikte dosyalanmalıdır. Talep edilen koruma her mal bakımından ayrı tanımlanmalı; birden çok makine varsa numaralı ek listesi hazırlanmalıdır.

6183 m.79 kapsamındaki haciz bildirisinin yedi günlük cevap süresi ile m.66 kapsamındaki dava süresi birbirinin yerine kullanılamaz. İstihkak dilekçesinin vergi dairesine sunulması, gerekli mahkeme başvurusunu kendiliğinden gerçekleştirmez. Malın satılmış olması halinde ise aynen iade, bedel veya zarar talepleri farklı hukuki inceleme gerektirebilir; satış öncesindeki koruma yolu aynen tekrarlanarak sonuca gidilemez.

Sonuç

Vergi haczinde üçüncü kişinin hakkını korumak için malın kimin elinde haczedildiği, iddianın hangi belgeye dayandığı ve bildirimlerin tarihleri birlikte ele alınmalıdır. Doğru mahkemeye süresinde başvuru ile gerekiyorsa takibin ertelenmesinin istenmesi, mülkiyet iddiasının etkili biçimde incelenmesini sağlar.

İlgili yazılar: Vergi Dairesinden Haciz Bildirisi Geldiğinde Ne Yapılmalı? Üçüncü Kişinin İtirazı ve Sorumluluğu; Vergi Borcu Nedeniyle E-Haciz Nasıl Kaldırılır? Banka Blokesi ve Dava Yolları; Vergi Borcu Nedeniyle Ev, Arsa ve Araç Haczi: İptal Davası ve Haczin Kaldırılması; Vergi Borcu Nedeniyle Haczedilen Taşınmazın Satışı: İhalenin Feshi, Süre ve Başvuru Yolları.

Sıkça Sorulan Sorular

Fatura benim adıma ise haciz hemen kalkar mı?

Her durumda hemen kalkmaz. “Mülkiyet veya rehin hakkı hangi belgelerle ispatlanır?” bölümünde açıklandığı gibi faturanın haczedilen eşyayla bağlantısı ve işlemin gerçekliği değerlendirilir. İlgili açıklama

Üçüncü kişinin dava açma süresi kaç gündür?

Malın borçlunun elinde haczedildiği m.66 sürecinde, ret veya itiraz sonrasında yapılan dava açma bildirimine bağlı yedi günlük süre söz konusudur. Ayrıntılar “Mal borçlunun elinde haczedilmişse hangi yol izlenir?” bölümündedir. İlgili açıklama

Mal benim elimdeyse yine ben mi dava açarım?

m.67’nin şartları varsa, iddianın kabul edilmemesi halinde dava açma yükü kamu idaresindedir. “Mal üçüncü kişinin elindeyse kim dava açar?” bölümündeki on beş günlük düzenleme ve birlikte ikamet istisnası dikkate alınmalıdır. İlgili açıklama

İstihkak davası satışı durdurur mu?

Tek başına durdurmaz. “Hangi mahkemeye başvurulur, satış kendiliğinden durur mu?” bölümündeki takibin ertelenmesi, teminat ve ret halinde tazminat hükümleri ayrıca değerlendirilir. İlgili açıklama

Kaynakça

  1. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, özellikle m.66–68 ve m.79. GİB mevzuat kaydı
  2. Hazine ve Maliye Bakanlığı, 6183 sayılı Kanun arşiv metni, m.66–68. Tarihli arşiv nüshası güncel değişikliklerle birlikte değerlendirilmelidir
  3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.2 ve ispat hükümleri

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları