Aile Hukuku

Aile Hukuku ve Davaları

Toplumun en küçük yapı taşı olan ailenin, sağlıklı bir şekilde kurulması, sürdürülmesi ve korunması güvenli ve huzurlu bir toplumun oluşturulması açısından çok önemli olduğundan, aile bireyleri açısından bütün bu ilişkilerin düzenlenmesi, olası yaşanacak sorunların giderilmesi, gerektiğinde tarafların haklarının korunarak en başarılı bir şekilde aile ilişkisinin sonlandırılması tüm aile bireyleri ve toplum için tarifsiz bir öneme sahiptir. İşte bu ilişkileri düzenlemeyen kurallar bütünü Aile Hukukudur.

Aile Hukuku, Medeni Hukukun dalları içerisinde yer alan ve aile ilişkilerini ve aile ile ilgili tüm konuları düzenleyen bir hukuk dalıdır. Aile Hukuku, evlilik, hısımlık ve vesayet olmak üzere üç kısımdan oluşur. Evlilik hukuku bölümünde, evlenme, boşanma, evliliğin genel hükümleri ve eşler arasındaki mal rejimleri konuları düzenlenmiş; hısımlık (akrabalık) bölümünde ise soybağının kurulması, evlat edinme ve aile bölümleri gibi konular yer almaktadır. Son bölümde ise vesayet konuları yer almış, vesayetin düzeni, yürütülmesi ve sona ermesi gibi konuları yer almaktadır.

Aile Hukuku kapsamı açısından geniş ve güncel yaşamda bireylerin çok sık başvurduğu hukuk alanıdır. Bu alan içerisinde başlıca; nişan, evlilik, boşanma, velayet, nafaka, aile konutu, mal rejimi, soybağı, evlat edinme gibi konulara ilişkin hukuki düzenlemeler yer almaktadır.

Aile Hukukunun temel özü evliliktir. Evlilik, özü itibariyle, bir insanın hayatında imzaladığı en önemli sözleşmedir.  Boşanma davası ise, evlilik sözleşmesinin iptali için açılan bir dava olup, eşlerin yanı sıra müşterek çocukların da hayatında sonuç ve etkileri itibariyle önemli bir dönüm noktası oluşturmaktadır. İşte bu nedenle boşanma davası ve boşanma sürecinin doğru yönetilmesi sonuçları itibariyle oldukça önemlidir. Boşanma süreci doğru yönetilmez ise, eşler ve çocuklar açısından bu süreç bir travmaya, ciddi sorunlara, hak ve ekonomik kayıplarına dönüşebilir. Boşanmanın mali sonuçları açısından, istenen ve arzulanan sonuç, etkili bir şekilde elde edilemez ise taraflar açısından ciddi mağduriyetler yaşanabilir. İşte tarafların bu süreçte doğru bilgilendirilmesi, yönlendirilmesi ve haklarının yetkin ve uzman ellere teslim edilmesi oldukça önem taşır.

23 yıldır boşanma davaları başta olmak velayet, nafaka, aile konutu, mal rejimi, soybağı, evlat edinme gibi aile hukuku konularına ait davalarda en iyi ve en başarılı bir şekilde hukuk bürosu olarak müvekkillerini temsil eden Güneş & Güneş Hukuk Bürosu; boşanma, nafaka, mal rejimi, velayet gibi davalarda uzman ve yetkin boşanma avukatları ile sizler için bu önemli sürecinizde yanınızda ve destekçiniz olarak çözüm ve sonuç odaklı Türkiye genelinde hizmet sunmaktadır.

Neden Güneş & Güneş Hukuk Bürosu?

23 Yıllık Tecrübe

1999 yılından beri müvekkillerimize hukuki danışmanlık hizmeti sağlamaktayız.

20 Kişilik Ekip

Farklı çalışma alanlarında uzman olan avukatlarımız ve yardımcı ekip arkadaşlarımızla 20 kişilik bir aileyiz.

4 Dilde Hizmet

Uluslararası olarak Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça dillerinde ana dil seviyesinde hukuki danışmanlık sağlamaktayız.

33 Farklı Çalışma Alanı

Bir çok farklı çalışma alanında müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.

Güneş & Güneş Hukuk Büromuzun Aile Hukuku Alanında Uzman Ve Deneyimli Avukatlarının Hukuksal Hizmetleri Şunlardır;

  • Evlilik Öncesi Eşlere İstemi İle Evliliklerinde Geçerli Olacak Mal Rejimi Sözleşmelerinin Hazırlanması,
  • Evlenme İzni, Kadınlar İçin İddet Müddetinin (bekleme süresinin) Kaldırılmasına İlişkin Davalar Ve Sürecin Takibi,
  • Nişanın Bozulmasından Kaynaklanan Özellikle Hediyelerin Geri Alınmasına, Maddi Ve Manevi Zararların Giderilmesine İlişkin  Davalar,
  • Anlaşmalı Ve Çekişmeli Boşanma Davalarının Açılması Ve Sürecin Başarı İle Takibi ve sonuçlandırılması,
  • Anlaşmalı Boşanma İçin Anlaşma Protokolünün Hazırlanması Ve Sürecin Yönetimi Ve Müzakere Görüşmelerinde Temsil,
  • Boşanma Davalarında, Tedbir, İştirak Ve Yoksulluk Nafakası İle Müşterek Çocukların Velayeti, Maddi Ve Manevi Tazminat Davaları,
  • Mahkemece Verilmiş Olan Tedbir, Yoksulluk, Yardım ve İştirak Nafakalarına İlişkin Nafakanın Arttırılması, Azaltılması Ve Kaldırılması Davası,
  • Eşler Arasındaki Mal Rejiminin Tasfiyesi Ve Katılma Payı Alacağı Davaları Ve Sürecin Yönetilmesi
  • Evlilik Dışı Doğan Çocuk İle Baba Arasında Soy Bağının Kurulması, Nesebin Reddi, Babalığın Reddi Veya Babalık Davaları,
  • Çocuk Malları Davalarının Takibi İle Evlat Edinme İşlemleri Ve Başvuru Süreci Ve Bu Sürecin Takibi,
  • Vesayet, Kayyım, Yasal Danışmanlık Gibi Konularında Hukuki Destek Ve Süreçlerin Takibi,
  • Velayetin Alınması, Değiştirilmesi Ve Denetlenmesi Gibi Konularda Dava Süreçleri Ve Takibi,
  • Vesayetin Kurulması, Vasi Atanması, Değiştirilmesi Ve Denetlenmesi Gibi Süreçlerin Dava Takibi,
  • Yurt Dışında Yaşayan Türk Vatandaşlarının Yabancı Ülke Mahkemelerinden Almış Oldukları Boşanma Kararlarının Tanınması Ve Tenfizi,
  • Yabancı Mahkeme Kararlarınca Verilen Nafaka, Boşanma Ve Velayete İlişkin Kararların Tanınması Ve Tenfizi,
  • Aile Konutu Şerhinin Tapu Kütüğüne İşlenmesi,
  • Aile İçi Şiddet Durumunda Korunmaya İlişkin Tedbir Kararının Talep Edilmesi, Alınması Ve Uyulması İle İlgili Süreçte Hukuki Destek,
  • Tüm Mal Varlığı Sözleşmeleri Hakkında Hukuki Destek, Sözleşmelerin Hazırlanması Ve Bu Konularda Danışmanlık Verilmesi,
  • Mutlak Butlan Nedeniyle Evlenmenin Feshi Davası Ve Sürecin Takibi,
  • Nispi Butlan Nedeni İle Evlenmenin Feshi Davası Ve Sürecin Takibi,
  • Velayet Ve Nafaka Hükümlerine Aykırı Davranılmasına Karşı Hukuki Çözüm İle Nafaka Alacaklarının Tahsili,
  • Nafaka borcunu ödememekten dolayı ceza davası açılması ve sonuçlandırılması,
  • Eşlerden Herhangi Birinin Tasarruf Yetkisinin Kısıtlanması
  • Aile Mahkemelerinde Görülen Diğer Tüm Uyuşmazlıkların Çözümü Ve Sonuçlandırılmasına İlişkin Dava Takibi
  • Mirasçılık Belgeleri Talebi, Mirasçılık Belgelerinin İptaline İlişkin Davalar,
  • Ev Eşyalarının Ve Eşlere Ait Malların Tespiti Başvurusu Ve İşlemleri,
  • Uluslararası Çocuk Kaçırma İadesi Davası ve Sürecin Takibi,

Antalya’da konumlanan ve tüm Türkiye genelinde en iyi hukuk, avukatlık ve dava hizmetini sunmaya gayret gösteren Güneş & Güneş Hukuk Bürosu’nun farkındalığını görmek ve davalarınızı emin ellere emanet etmek için bizimle iletişime geçerek, her türlü sorununuzla ilgili sorular sorup, danışmanlık ve avukatlık hizmeti alabilirsiniz.

“Çünkü biz doğru kararlar vermenize yardımcı olacak bilgi ve deneyime sahibiz.” 

Aile Hukuku ve Boşanma Davaları ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Medeni Kanun’a göre evlenme yaşı 17’dir. 17 yaşında olan henüz reşit olmamış bir genç aile izni ile evlenebilecektir.

Detaylı bilgi için tıklayın!

Medeni Kanun’a göre evlenme için yetkili yerler belediyelerdir. Evlilik için başvuruları eşlerden birinin ikametgahının bulunduğu ilçe yada il belediyesine yapabilirsiniz.

Aile içi şiddete maruz kalan kişiler birçok imkândan faydalanabilirler. Toplumumuzda henüz tam anlamıyla bu kavram gelişmese de yakın zamanda daha yararlı ve aktif şekilde kullanılacağını ümit ettiğimiz yasal hakları ve imkânlarınızı bu başlık altına ayrıntılı anlatacağız.

Detaylı bilgi için tıklayın!

Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda yapılan tanımlara göre Kadın Karşı Şiddet; “kadınlara, yalnızca kadın oldukları için uygulanan veya kadınları etkileyen cinsiyete dayalı bir ayrımcılık ile kadının insan hakları ihlaline yol açan… tutum ve davranışlardır.”

Detaylı bilgi için tıklayın!

Aile içi şiddet kavramı kanunda oldukça geniş tutulmuştur. Bu kavramları dört ana başlık halinde anlatmak anlaşılması için daha mantıklı olacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayın!

Özel Kanunlarda da hükümler olmasına karşın Aile İçi Şiddet dolayısıyla başvurulabilecek kanunlar aşağıdakilerdir.

  • 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun
  • 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu
  • 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu

Şiddete uğrayan aile bireyleri için en etkili yöntem Aile Mahkemesi ve Cumhuriyet Savcılıklarına başvurudur. Aile Mahkemesine aile içi şiddet sebebiyle yapılacak bir başvuru neticesinde mahkeme hakimi Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun gereğince şiddeti uygulayan kişiye çeşitli cezalar verebilmektedir.

Bu cezaların en başında müşterek evden uzaklaştırma ve eve belirli bir mesafeye kadar yaklaşmama cezası gelmektedir. Aile içi şiddeti uygulayan kişi bu cezaya uymadığı takdirde hapis cezası verilmektedir. Ayrıca aile içi şiddeti uygulayan kişiye Nafaka ödeme yükümlülüğü de verilebilmektedir. Şiddeti uygulayan kişi koruma süresi içerisinde ev eşyalarına zarar vermesi halinde hapis cezasına maruz kalacaktır. Ayrıca telefon yoluyla rahatsız etme, takip etme v.b durumlarda da ceza hapis cezasına çevrilecektir. Şiddet uygulayan kişinin adına kayıtlı silah olması halinde ceza süresi içerisinde silahını kolluk kuvvetlerine teslim etmesi zorunludur. Mahkeme hâkimi uygun göreceği tedbirleri dosyanın esasına girmeden ivedi bir şekilde verecektir. Bu dava harçsız açılmaktadır.

Aile Mahkemelerinde nafaka davası açabilmek için haklı bir neden bulunması gerekmektedir. Haklı nedenlerin en başında eşin evin ekonomik sorumluluklarını yerine getirmemesi ve evine özen göstermemesi söylenebilir. Boşanma aşamasında ise yoksulluğa düşecek eş diğerinden ağır kusurlu olmamak kaydıyla nafaka talep edebilir. Aile Mahkemelerinde Nafaka’nın ana mantığı evlilik içerisinde sorumluluklarını yerine getirmeyen eşlerin sorumluluklarını yerine getirmesini sağlamak, boşanma aşamasında ise evliliğin sona ermesi sebebiyle maddi durumunda kötüleşme olacak eşin evlilik içerisindeki maddi durumuna yakın bir duruma eriştirmektir.

Nafakayla ilgili dava açmak için illaki boşanma davası açma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ayrı yaşama olması da gerekmemektedir. Eşiniz ile ayrı yaşamasanız bile eğer eşiniz eviniz ile ilgilenmiyorsa nafakayla ilgili dava açabilirsiniz. Ayrı yaşama durumunda da nafakaya yönelik dava açılabilir.

Nafaka miktarı belirlenirken mahkeme çeşitli kriterleri göz önüne alacaktır. Fakat nafakanın belirlenmesinde hakimin takdir hakkı çok büyüktür. Nafaka belirlenmesinde tarafların ekonomik ve sosyal durumları en belirgin kriterlerdir. Hakim nafaka miktarını belirlerken nafaka ödeyecek eşin iş durumu, çalıştığı pozisyon, ailenin daha önceki yaşam tarzı v.b hususları değerlendirerek hakkaniyete göre bir miktar belirler.

Uygulamada çocukların yaşına göre değişmekle birlikte ortalama 200-600 TL arasında bir nafakaya hükmedilmektedir. Eşin ekonomik şartları normal vatandaşların oldukça üzerinde ise bu rakamda doğru orantılı olarak artacaktır. O yüzden Nafaka Miktarı nasıl belirlenir sorusuna verdiğimiz cevaba göre isteyeceğiniz nafaka miktarını belirleyebilirsiniz.

Eş mahkeme tarafından hükmedilmiş nafakayı ödemiyorsa bu durumda icra takibi yapılmalıdır. Nafaka için yapılacak tek bir icra takibi daha sonra doğacak nafakalar içinde geçerli olacaktır.

Ceza kanununda ana hüküm hiç kimse ekonomik sebeplerden dolayı özgürlüğünden mahrum bırakılamazdır. Fakat nafaka borcunu bu kuraldan müstesnadır. Nafaka borçları ödenmediği takdirde nafaka alacağı ödenmeyen eş tarafından şikayet hakkı vardır. Bu şikayet neticesinde mahkeme ödenmeyen her nafaka alacağı için ayrı ayrı cezaya hükmedecektir.

Nafaka davalarında mahkemeler sabit bir nafakaya hükmettiği takdirde enflasyon gibi nedenlerle belirli durumlarda nafaka miktarı günün koşullarına göre çok küçük rakamlarda kalmaktadır. Kanunda bu durumu engellemek adına iki çözüm getirilmiştir. Birincisi nafaka kararı alınırken nafakanın artan oranlı olarak belirlenmesidir. Fakat çoğu zaman mahkemeler uygulamada oluşan sorunlar sebebiyle bu şekilde bir karar vermezler. Nafaka alacaklısı eşin nafaka ücretinin günün ekonomik şartlarına göre az kalması sebebiyle açabileceği Nafaka Artırım davası mevcuttur. Nafakanın artırılması davasında hakim nafakayı günün koşullarına göre yeniden değerlendirip bir karar verecektir.

Nafakanın artırılması gibi düşürülmesi de mümkündür. Bunun için yeni bir dava açmanız gerekmektedir. Açılacak davanın adı nafakanın uyarlanmasıdır. Nafakanın uyarlanması davalarında öncelikli olarak hakimin takdir hakkı mevcuttur. Bu konuda objektif kriterler bulunmamaktadır. Hakim tarafların sosyo-ekonomik durumlarını değerlendirerek bir karar verecektir. Nafaka borçlusu ekonomik şartlarında bozulma olduğunu, nafaka miktarının çok yüksek oluşunu, kişisel ihtiyaçlarını nafaka borcu sebebiyle karşılayamaz hale geldiğini, nafaka alacaklısı eşin ekonomik durumunda ciddi artış olduğunu iddia ederek Nafakanın uyarlanmasını talep etmesi uygun olacaktır.

Nafaka her ay doğan bir borçtur. Kendiliğinden sona ermez. Nafakanın sona ermesi için; öncelikle nafaka çocuklara ödeniyorsa çocukların rüşte ermesinden başka bir deyişle 18 yaşını doldurmasından sonra çocuklar yönünden nafaka borcu sona ermektedir. Eş yönünden ise, eşin yeni bir evlilik yapması, ekonomik gelirinin çok iyi seviyeye gelmesi gibi durumlarda talep halinde nafakanın kaldırılması kararı verilebilir.

Mahkeme tarafından hükmedilen nafaka borçlarının ödenmemesi durumunda, nafaka alacaklısı olan taraf dilerse icra takibi yaparak söz konusu nafaka alacağını takip edebilir. Gerek tedbir nafakası ve gerekse de yoksulluk yada iştirak nafakaları, icra hukuku açısından öncelik taşıyan bir borç türüdür. Bu tür nafaka alacaklısı icra takibinin yanı sıra ayrıca dilerse nafaka borçlusunu şikayet edebilir. Nafaka borcunu ödemeyen taraf için 3 aya kadar tazyik hapsi öngörülmektedir. Hapis cezası verildikten sonra nafaka borcunun ödenmesi durumunda infaz durdurulup nafaka borçlusu tahliye edilmektedir.

Nafakanın ödenmemesi halinde, İcra İflas Kanunu’nun 344. Maddesine göre; “Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerinegetirilirse, borçlu tahliye edilir.

Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.” Yani,nafaka vermeye mahkum olup da ilamda gösterilen ödeme şartlarına riayet etmeyenborçlu, alacaklının şikayeti üzerine İcra Ceza Mahkemesince tarafların hal ve vaziyetlerine göre on günden üç aya kadar hafif hapse mahkum edilir. Cezanın infazından sonra işleyecek nafaka hakkında aynı hüküm işler.

Bize mesaj gönderin!
Whatsapp
Merhaba, size nasıl yardımcı olabiliriz?