HUKUK BÜROSU NEDİR?

Hukuk bürosu kısaca, birden fazla avukat ve yardımcı personelin birlikte çalıştığı firmadır. Dava, danışmanlık ve icra olarak üç departmana ayrılabilir ancak bu zorunlu değildir.

Hukuk bürosu kısaca, birden fazla avukat ve yardımcı personelin birlikte çalıştığı firmadır. Dava, danışmanlık ve icra olarak üç departmana ayrılabilir ancak bu zorunlu değildir. Hukuk bürosu yerine avukatlık bürosu ya da avukatlık ortaklığı isminin kullanılması, verilen hizmeti değiştirmez. Bu yerlerin tamamında temel hizmet avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetidir.

Bir hukuki sorunun hukuk büroları tarafından çözülmesi bir zorunluluk değildir. Yasalarla da koruma altına alındığı üzere, herkes kendi davasını kendisi yürütmekte, işini takip etmekte, kendisi adına davaya ilişkin evrak hazırlamakta ve sunmakta özgürdür. Ancak kanunların karmaşıklığı, mevzuat ve içtihatın sürekli yenilenmesi gibi hususlar nedeniyle hukuki sorunlarda bir avukat ile birlikte hareket edilmesi önerilmektedir.

Avukatlar, herhangi bir hukuki sorunu kanunlarda yazılı kurallar ve uygulamada mevcut teamüller ile birlikte değerlendirerek çözüme ulaştırma konusunda eğitim almış kişilerdir. Her avukat, bir baroya kayıtlı olarak çalışmaktadır. Kanunlara ve uygulanmasına ilişkin nitelikli ve özellikli eğitim almış, bu eğitimi ve avukatlık yapmaya ehil olduğu barolarca da kabul edilmiş avukatlarla birlikte hareket etmek; kişilerin hak kayıplarını engelleyeceği gibi maddi ve zamansal olarak kâr etmelerini de sağlayacaktır.

Kişilerin kendi davalarını kendilerinin yürütebileceğinden yukarıda bahsetmiştik. Ancak bu kuralın en önemli istisnasını anonim ve kooperatif şirketler oluşturmaktadır. Bu husus, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre, sermayesi Türk Ticaret Kanunu’nda belirlenen esas sermayenin beş ve daha fazla katı olan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri; sözleşmeli olarak avukat çalıştırmak zorundadır. Bu avukat, şirket bünyesinde sigortalı çalışan bir avukat olabileceği gibi bir hukuk bürosu ile de danışmanlık konusunda anlaşma yapmak mümkündür. Anonim ve kooperatif şirketlerin bu zorunluluğa uymaması halinde ise cezai sorumlulukları doğmaktadır.

Türkiye’de verilen hukuk eğitimi, avukatların her hukuk alanında çalışabilmesini sağlayacak kadar kapsamlı şekilde verilmektedir. Dolayısıyla bir avukat, hukukun neredeyse her alanında bilgi sahibi olacaktır. Ancak hukukun geniş olduğu kadar derinlikli bir disiplin olduğu da unutulmamalıdır. Bu nedenle bir avukatın hukukun her alanında tam olarak bilgi sahibi olması olanaklı değildir. Ancak avukatlar, birbirine yakın birkaç hukuk alanında önemli ölçüde deneyim ve bilgi sahibi olabilir.

Bazen, hukuki sorunlar birden fazla hukuk alanını kapsamaktadır. Böyle durumlarda, ilgili alanlarda derinlemesine bilgi sahibi olan avukatların iş birliği yapması gerekebilmektedir. Özellikle böyle durumlarda, farklı hukuk alanlarında çalışan birçok avukatın olduğu hukuk bürolarının tercih edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Hukuk bürosu seçmek, davanın emanet edileceği avukatın da seçilmesi demek olduğundan çok önemlidir. Burada en önemli nokta, hukuki sorunun hangi hukuk alanına girdiğinin doğru olarak tespitidir. Kişiler bu tespiti kendileri yapabilecekleri gibi hukuk bürolarından sözlü danışmanlık almaları da mümkündür. Doğru hukuk alanı tespitinden sonra ise ilgili alanlara dair derinlemesine bilgi sahibi olan avukatlar ile birlikte yola çıkılmalıdır.

Temel alanlar da diyebileceğimiz bazı hukuk alanlarında hemen hemen her hukuk bürosu hizmet vermektedir. Gündelik hayatta sıklıkla karşılaştığımız sorunlar, çoğunlukla bu hukuk alanlarının içinde yer almaktadır. Özellikle Aile Hukuku, Ceza Hukuku, İş Hukuku ve Tazminat Hukuku; temel alanlar olarak sayılabilir. Boşanma, nafaka, velayet gibi konular Aile Hukukunun; dolandırıcılık, hırsızlık, taciz gibi suçlar Ceza Hukukunun; işe iade, sigortalılığın tespiti, kıdem ve ihbar tazminatı gibi konular İş Hukukunun; trafik kazaları, iş kazaları, malpraktis davalarından doğan maddi ve manevi tazminat gibi konular ise Tazminat Hukukunun konularından bazılarıdır.

Yabancıların, kendi dillerinde anlaşabilecekleri, bu mümkün değilse İngilizce anlaşabilecekleri hukuk büroları ile birlikte çalışması da önemlidir. Hukuki sorunun doğru olarak tespit edilmesi ve yol haritasının çizilmesi açısından müvekkilin vereceği bilgiler fazlasıyla önemli olup, bu aşamada müvekkil ve avukatın doğru anlaşması davanın seyrini fazlasıyla etkileyecektir.

Özellikle yabancı müvekkiller, yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı kendi dillerini bilen avukatlarla birlikte çalışmayı seçmektedir. Bu nedenle bir hukuk bürosunun yalnızca alanında iyi derecede bilgi sahibi değil, aynı zamanda en az bir dili ileri seviyede konuşan avukatlardan oluşması gerektiğini düşünüyoruz. Bu noktada, özellikle yabancılar hukuku veya uluslararası hukuk alanında çalışmayı düşünen hukuk öğrencilerine, eğitimleri esnasında en az bir yabancı dili ileri seviyede öğrenmelerini tavsiye ediyoruz.

Sonuç olarak, doğru hukuk bürosunun tespitinin net bir çözümü olmadığını söylemek gerekir. Esasında bir hukuk bürosunun olmazsa olmazı yalnızca avukattır. Yukarıda sıraladığımız unsurlar ise uyuşmazlıkların özelliklerine göre daha hızlı, daha az masraflı ve nitelikli olarak çözülebilmesi için önerebileceğimiz birer araç niteliği taşımaktadır.

Beste Aydos
Avukat

GÜNEŞ & GÜNEŞ Hukuk Bürosu